EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Okullarda Enerji Verimliliği

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ~70.bin okul binası var. Bu okullarda ise yaklaşık 15 milyon öğrenci eğitim görüyor. Türkiye nüfusunun yaklaşık 1/4’ünün gün boyu içinde bulunduğu mekanların ‘tip proje’ yaklaşımı yerine çeşitliliği ve kendine özgülüğü destekliyor olması, açık alanların çoğaltılması ve çeşitlendirilmesi, fiziksel mekanın çocuğun yaratıcılığını destekleyen, doğayla etkileşimine imkan tanıyan bir anlayışıyla tasarlanması, eğitim alanında bir çoğumuzun ortak isteği. Bu alandaki yetersizliklere dair elbette ki söylenebilecek çok şey var ama yapının kendine yeterliliğini ve enerjisini etkin kullanımını destekleyen ümit verici çalışmalar da yok değil. Eğitim yapılarının çevresel performansını iyileştirmeye yönelik neler yapılmakta olduğunu Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü’nden Yıldırım Özkaya’ya sorduk.

Müdürlüğünüzün okullarda enerji verimliliğinin arttırılmasına yönelik çalışmalarından biraz bahsedebilir misiniz?

Biz enerji konusunu üç ana başlık altında topladık; yakıt, elektrik ve su. Su konusunu da ele almak zorundaydık çünkü suyu elde etme ve konutlara taşımak için de ciddi bir enerji tüketimi söz konusu. Bu üç başlık altında uluslararası da olmak üzere birçok proje gerçekleştirdik. Gerçekleştirdiğimiz projeler sayesinde Türkiye’de ilk defa bir kamu kuruluşu yani Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 20 teknik öğretmen eğitimlerini tamamlayarak bina enerji yöneticisi olmaya hak kazandı. Bununla birlikte Müdürlüğümüzün bünyesine bir enerji yönetim birimi oluşturduk. Yine gerçekleştirdiğimiz projeler sayesinde enerji alanında faaliyet gösteren birçok özel sektör kuruluşu ve kamu kurumları ile işbirliği yapma olanağımız oldu. Bu sayede ulusal ve uluslararası sektörü de tanıma fırsatını bulduk. ve bu tanışma bizi ulusal boyutta da birçok alanda, birlikte yeni projeler gerçekleştirmenin yolunu açtı.

Bu çalışmalarınızı, projelerinizi gerçekleştirdiğiniz alanlardan bahseder misiniz? Uygulama alanlarınız nereleriydi?

Çalışmalarımızın uygulama alanını kuşkusuz okullar oluşturdu. Ben ve ekip arkadaşım Barış Özçelik, ilk önce pilot okullar belirledik ve bu okullarda uygulamalı çalışmalar yaptık. Tabii uygulama aşamasında belli başlı kriterler belirlememiz gerekti. Mesela su verimliliği konusunda uygulama yapmak için su tüketiminin yüksek olduğu yerleri seçtik. Elektrik konusunda aynı mantıkla hareket edip en çok enerji tüketen eğitim yapılarını seçmeye çalıştık.

Su tüketimi konusunda uygulama yapacağımız okul, çok su tüketen pansiyonlu bir okul olan Halide Edip Lisesiydi. Bu okulun tüm musluklarını fotoselli musluklarla değiştirdik. Bizzat yaptığımız ölçümlerde %50’ye varan su tasarrufu sağladık. Ayrıca çocukların tuvalet musluklarına ve pisuvar vanalarına dokunmak zorunda olmadıkları için hijyende sağlanmış oldu.

300 öğrenci kapasiteli Ufuk Ege Anaokulu ise diğer bir pilot okulumuzdu. Bu okulda 300 çocuğun sabah kahvaltısı, öğlen yemeği ve ikindi kahvaltısının bulaşıkları, elektrik enerjisiyle elde edilen sıcak su ile yıkanıyordu. Biz de bu okula melez bir sistem taktırarak sıcak suyu gün ışığından elde etmeye başladık. Güneşin yeterli olmadığı zamanlarda elektrik enerjisi veya doğalgazla destekleyerek sıcak suyu elde ettik. Bu sistemle enerjiden %55 tasarruf sağladık.

Atatürk Anadolu Lisesi’nin 600 metrekarelik spor salonunda aydınlanma 320 florasan lamba ile sağlanıyordu. Bu salona 24 adet özel armatür taktık ve yaptığımız ölçümlerde %30 fazla aydınlanma konforu ile % 70 tasarruf elde ettik.

Refika Aksoy İÖO’nun spor salonunun pencereleri çok küçük olduğundan bütün gün aydınlanma için elektrik enerjisi kullanıyordu. Bu okulun spor salonuna güneş bacaları yerleştirdik. Güneş bacaları dışarıdaki ışığın %98’ini içeri taşıyor. Bu sistem sanırım ülkemizde ilk defa bir okulda uygulandı. Bu sistem ile de ciddi oranda tasarruf sağlamış olduk. Başka bir okulda da eğitim amaçlı ısı pompası ve fotovoltaik sistemler kurdurarak öğretmenler odasının ısınma ihtiyacını yenilenebilir enerji ile sağladık. Buradaki amaç; alanda çalışan teknik öğretmenlere sistemi uygulamalı olarak öğretmek ve tanıtmaktı. Ayrıca sektörle işbirliğine yaparak en çok enerji tüketen 350 okulun yöneticisine Ankara’da Rixos otelde “Okullarda Enerji Verimliliği” konulu bir seminer verdik. Başka bir eğitim çalışmamızda Müdürlüğümüz bünyesinde Yatırım Tesisler Şubesinde çalışan mühendislerimize yönelik oldu. Ayrıca halen devam etmekte olan ve planlamakta olduğumuz çalışmalarda var.

Uluslararası çalışmalarımızı projelendirip AB hibe kaynaklarından fon sağlayarak gerçekleştirdik. Ulusal projelerimizi ve okullarda yaptığımız çalışmaları ise tamamen sektör desteği ile gerçekleştirdik.

Yenilenebilir enerjiler ve ısıtma alanında yapmış olduğumuz çalışmalarda Vaillant A.Ş, su tasarrufu alanında ECA, güneş bacası uygulamasında RSB Yapı Teknik Ltd, elektrik tasarrufu alanında Philips ve yalıtım alanında da İzocam AŞ ile işbirliğine gittik. Elektrik İşleri Etüt İdaresiyle de hemen her projede bilinçlendirme ve eğitim aşamasında işbirliği yaptık.

Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde yaptığınız bu çalışmalarda diğer bakanlıkların süreçte destekleri oldu mu? Örneğin Enerji Bakanlığı bu işi sahiplenmeli mi?

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ~70.bin okul binası var. Okullarımızda ise yaklaşık 15 milyon öğrenci eğitim görüyor ve 600.000 görevli personel (öğretmen, memur, hizmetli) günde yaklaşık 8 saat enerji tüketiyor. Sonuçta bu, gerçekten etkisi büyük bir konu. Ülkemizde maalesef bu iş sadece Enerji Bakanlığının işi olarak algılanıyor. Oysa küresel ısınma, denizlerin kirlenmesi ve nehirlerle birlikte yok olmakta olan doğa, yurt dışına akan milyarlarca dolar para, hepimizin ortak problemi. Her kurum sorumluluk almak zorunda. Milli Eğitim Bakanlığı da ülkemizde en fazla binaya sahip olan bir bakanlık olarak en çok enerji tüketen kurumlardan biri. Ayrıca milyonlarca öğrenciyi bilinçlendirme görevinden dolayı en fazla sorumlu olması gereken bakanlık. Biz bu düşüncemizi her yerde ifade ediyoruz. Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü olarak bu anlayışla çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Bu çalışmalar esnasında okullardaki enerji tüketimi ile ilgili ulusal bir veri oluşturdunuz mu?

Bu ulaşılması çok zor olan bir veri. Buna şu an doğru cevap verebilmek için ciddi bir çalışma yapılması gerekir. Her bölgede ve okulda farklı yakıt çeşitleri kullanılıyor. Diğer yandan bu giderlerin kimisi genel bütçeden karşılanırken zaman zaman okul aile birlikleri tarafından bu harcamalar için destek sağlanıyor. Ancak size Ankara da yapmış olduğumuz çalışmalardan örnek verirsem belki genel hakkında bir fikir edinmiş olursunuz.

Ankara’da 1200 resmi okulumuzun bir yıllık enerji tüketiminin ekonomik ederi 2009 ekonomik rakamlarına göre 30.000.000 Türk Lirası. Elektrikte %25, yakıtta %60, su da ise %50 tasarruf potansiyeline sahibiz. Ortalama %40 tasarruf ile yıllık 12.000.000 lira tasarrufu sadece Ankara ilimizdeki okulların enerji tasarruf potansiyelidir.

Türkiye’deki mevcut okul binalarında enerji tasarrufu sağlamak için büyük bir yatırım gerekecek. Sizce Milli Eğitim Bakanlığı’nın böyle bir bütçeyi bulması mümkün mü? Ya da sisin öneriniz ne olur?

Mevcut yönetmeliklere göre okulların bu yıl harcadıkları enerji kadar önümüzdeki yıl için ödenek gönderiliyor. Eğer enerjiden tasarruf ederseniz bir sonraki yıl ödeneğiniz kısılıyor. Yani okullar cezalandırılıyor. Bizim önerimiz, okulların son üç yılda tükettikleri enerji miktarları baz alınarak enerji tüketim normlarının oluşturulması. Önümüzdeki on yıl boyunca bu ödeneğin kısılmadan gönderilmesi. Okulların tasarruf sağladıkları ekonomik değer okulda kalırsa okullar yerel olanaklarla enerji verimliliği konusunda binalarında yatırıma gideceklerdir.

Yurt dışında sınıflarda günışığı, iç hava kalitesi, akustik vb. konular artık yönetmeliklerce de şart koşuluyor. Yakın gelecekte ülkemizde de benzer gelişmeler olabilir mi?

Enerji verimliliği konusundaki iyileştirmeler, önce kamu yapılarından ve hatta önce okullardan başlamalı. Çünkü okullar, aynı zamanda bilinçlendirme görevine sahip. Özellikle yatılı, pansiyonlu, yemekhaneli eğitim yapılarında doğalgaz kullanımı bugünün koşullarında büyük bir lüks. Bu okullarda enerjinin, güneşten ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi zorunlu hale getirilmeli. Çok yakın gelecekte değil belki ama yapılanların geri dönüşleri düşünüldüğünde gelecekte bu tarz uygulamaların zorunluluk haline geleceğini umuyoruz. Biz müdürlük olarak karar vericilere gerekli raporlamaları yapıyoruz. Dileğimiz, bu konuların bir an önce Türkiye politikalarının bir parçası haline gelmesi.

Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)