EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Akıllı Kentler

ALGILAYAN VE CEVAP VEREN ŞEHİR SİNGAPUR

Teknoloji denildiğinide ilk aklımıza gelen gelişmeler iletişim alanında alanında gerçekleşenler oluyor; akıllı telefonlar, nam-ı diğer android telefonlar, elektronik postalar, facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım siteleri, bloglar, internet üzerinden telefon ve mesajlaşma olanağı sağlayan programlar, yani kısaca ağ teknolojileri. Liste daha da uzatılabilinir. Dijital dünyanın yarattığı matematiksel evrende yaşanan gelişmeler, yaratılabilecek olanaklar, yoğun veri trafiği ve bilgi akışı günümüzde bir çok alana kaynak oluştururken mimarlık alanında ilginç sonuçların ortaya çıkmasını sağlıyor. Carlo Ratti tarafından kurulan SENSEable City günümüz iletişim teknolojilerinin insan ve yapılı çevreye nasıl etki ettiğini Singapur örneği üzerinden inceliyor.

İtalyan mimar ve mühendis Carlo Ratti, 2003 yılında kurduğu SENSEable City ile “duyarlı tasarım” olarak nitelendirdikleri bir tasarım anlayışıyla yapılı çevre için çeşitli çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Teknolojinin artık insanlar gibi hissedebilen ve cevap veren bir ağa dönüştüğünü savunan Ratti, bu durumun etkilerinin kentllerde yaşanan sorunlara çözüm üretmek amacıyla kullanmayı hedefliyor.

SENSEable City’nin özellikle kentler üzerine çalışmalar yürütmesinin en önemli nedeni dört sayı; 2, 50, 75 ve 80. Kentler dünyanın %2’sini kapsıyor ve toplam nüfusun %50’si buralarda yaşıyor; kentler enerji tüketiminin %75’inden ve CO2 salımının %80’inden sorumlu olmasına neden oluyor. İşte bundan dolayı Ratti ve ekibi daha verimli, daha “duyarlı” kentler için çözümler üretiyorlar.

Geçtiğimiz on yıl içinde kentlerin dijital veri katmanlarıyla kaplandığını söyleyen Ratti, sonuç olarak kenti anlama, tasarlama ve yaşama şeklimi radikal olarak değiştirmemize neden olacak çok sayıda kent verilerini, gerçek zamanlı olarak elde edebilme olanağımız olduğunu belirtiyor. Bu durumu eski Formula Bir yarışlarına benzetiyor Ratti. Eskiden aracın başarısı sadece motorun gücüne ve sürücünün başarısına bağlıydı. Oysa günümüzde yerleştirilen bir çok sensör sayesinde bir bilgisayara dönüştürülen araç, yarışın koşullarına daha iyi cevap verebilen bir sistemtem oluyor. Şu anda kentlerde de aynı durum söz konusu.

Ratti, kent hakkında alınan verilerin değerlendirilerek, tekrardar yararlı olacak şekilde insanlara dönmesi gerektiğini belirtiyor. Singapur için geliştirdikleri bir projede de tam olarak bunu yapıyorlar. Singapur-MIT Alliance for Research and Technology ile ortaklaşa yürütülen ve Singapur Ulusal Araştırma Kurumu tarafından finanse edilen projenin ismi “Live! Singapore”. Projede kent dinamiklerini bir ekosistem olarak daha iyi anlamak üzere, şehri oluşturan çeşitli katmanların verileri toplanıyor. Bu alanlar arasında ulaşım, yağış, hava sıcaklığı, cep telefonu kullanımı ve deniz taşımacılığı gibi farklı öğeler bulunuyor. Amaç ise kurulun eş zamanlı veri toplama sistemleri aracılığıyla daha sürdürülebilir ve verimli bir Singapur için çözüm üretmek.

Singapur için geliştirilen “Live Singapore!” projesi kapsamında dikkat çeken ‘veri toplamalardan’ biri kentde oldukça yaygın olarak kullanılan taksiler üzerinden geliştiriliyor. Taksilere ulaşım, yağmur yağdığı zaman büyük bir ulaşım sorununa neden oluyor. Kullanılabilecek taksi bulunamamasından dolayı halkın sıkıntı çektiği kentte, yerleştirilen sensörler sayesinde, yağış olmayan bölgelerdeki taksilerin, sorunlu bölgelere yönlendirilmesi sağlanıyor. Böylece hem kenti içi ulaşım sorunu çözülürken hem de halkın refahı ve memnuniyeti gözetiliyor.

Benzer bir uygulama ise gene kent içine yerleştirilen ve trafiği algılamayı sağlayan sensörler sayesinde trafik yoğunlukları takip ediliyor. En kolay ve hızlı ulaşım yolları halka sunulurken aynı zamanda ne kadar sürede hedeflenen noktaya ulaşılacağı tahmini bir süre ile sunuluyor.

Halen gelişmekte olan proje kapsamında elde edilen verilerin hangi yollar ile şehri daha sürdürülebilir hale getirelebileceği üzerine çalışmalar yürütülüyor. Çalışmada elde edilen bir diğer ilginç bilgi ise kentin enerji tüketimine odaklanıyor. Kentin farklı bölgelerindeki enerji tüketimi ve rüzgar hızının tespit edilmesiyle, yerel ısı artışları tahmin edilebiliniyor. Ölçülen kent ısısındaki potansiyel artışlar, gelecekte kent koşullarını kontrol edecek bir program ile enerji harcamalarında tasarruf edilmesi sağlayabilecek.

Singapur, hem dünyanın en yoğun havalimanlarından birine hem de dünyanın en büyük deniz ticaret limanına sahip. SENSEable City, proje kapsamında kentin yaşadığı yoğun insan ve malzeme trafiğinin haritasını çıkarıyor. Dünya ölçeğinde ele alınan veriler, bu yoğun trafiğin hangi kentler arasında olduğunu, ne kadarının kenti etkilediğini ortaya çıkarıyor.

Kentte gün içinde nüfus yoğunluğunun dağılımını belirlemek amacıyla yapılan bir diğer veri toplama işlemi ise cep telefonları üzerinden gerçekleştiriliyor. Bulgular kentte cep telefonu kullanımın %140 olduğunu (bir çok kişide birden fazla cep telefonu bulunmasınıda işaret eden) ortaya çıkarıyor. Harita üzerinde renki hacimler ile gösterilen telefon kullanımı yoğunlukları, gün içinde kamu alanları ve yürüme yolları gibi kent alanlarının kullanım yoğunluklarınıda gözler önüne seriyor.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)