EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Vahşi Doğadan Şehre; Dikey Bahçe

Bitkiler gerçekten toprağa ihtiyaç duyarlar mı? Bir bitkinin yaşaması için toprak vazgeçilmez bir kaynak mıdır? Patrick Blanc’a göre bu sorunun cevabı; hayır. Uzun yıllar boyunca tropikal ormanlardaki bitkiler üzerinde araştırmalar yapan, kayalar ve ağaçlar üzerinde doğal olarak büyüyen yabani bitkileri inceleyen Patrick Blanc, bitkilerin toprağa ihtiyaç duymadan yetişebildiklerini keşfetmiş. “Su ve bir takım minerallerin emilmesi bitkiler için temeldir ve fotosentez yapımı için ışıkla birlikte karbondioksit yeterlidir” diyen Blanc, tropikal ormanlarda veya ılıman dağ ormanlarında olduğu gibi hemen her yerde bitkilerin kayaların üzerinde, ağaç gövdelerinde ve topraksız bayırlarda yetişebildiğini söylüyor. Paris’te bir televizyon kanalına verdiği röportajda, “19 yaşımda Malezya’da incelemelerimi yaparken bitkilerin toprak dışında da yetişebildiğini fark ettim. Ağaçlarda, kayalarda ve toprak dışında birçok yerde varlardı. Ben de geri döndüğümde bunu yapabileceğimi düşündüm. İnsanlar yaptığım uygulamalara bakıyorlar, dokunuyorlar ve onlara çok ilginç geliyor” diyor.

Dikey Bahçe
Melzya’da bilinen 8000 tür bitkinin yaklaşık 2500’ü hiç toprak olmadan yetiştiğini gözlemleyen Blanc, uzun yıllar süren araştırmalarının sonucunda şehirler için farklı bir uygulamanın da yolunu açıyor; Dikey Bahçe. Blanc’ın tropikal ormanlardan esinlenerek geliştirdiği dikey bahçe uygulaması, sadece başarılı bir peyzaj düzenlemesi değil. “Doğada görüldüğü gibi, sürekli bir su yokluğu yaşanmadığı sürece bitkiler için topraksız dikey alanlarda yaşamak mümkündür” diyen Blanc, şaşırtıcı ve uzun ömürlü bir kombinasyon olan dikey bahçe uygulamasını 1994’den bu yana yaklaşık 140 adet proje ile hayata geçirdi. Blanc’ın, toprağa gereksinim olmadan dikey bir şekilde büyüyen dikey bitki uygulamaları, sadece Londra’da değil, Bangkok, Paris, New York ve Tokyo’da da birçok yapının duvarlarını kaplıyor. Bunların en bilinenleri ise Paris’teki Quai Branly Müzesi ve Madrid’deki Caixa Forum. Binaların dışını plastik kaplamalı alüminyum levhalarla kaplayan Blanc, kaplamaların üzerine sentetik keçe benzeri bir madde ile örtüyor. Bitkilerin yüzeye tutunmasını sağlayan sentetik keçe, aynı zamanda suyu da tutarak bahçenin büyümesini sağlıyor. Kullanılan suyu, yağmur oluklarından elde eden sistem, suyun kanalizasyona akıp boşa gitmesini de engellemiş oluyor.

En Önemlisi Düzenli Su Akışı
Dikey bahçe uygulamalarında kökler duvarın içine doğru geliştiği takdirde duvara kolaylıkla zarar verebiliyor ve tahribe neden olabiliyor. Kamboçya’da ki Angkor tapınağında yaşananlar ise bu durumun bir örneğini temsil ediyor. Düzenli su akışının sağlanması kök bazlı tahribatların engellenmesi sonucunda, kökler sadece yüzeye yayılıyor ve duvarın içi etkilenmekten kurtuluyor. Bu gözlemler sonucunda dikey bahçe uygulamalarında düzenli su akışı sağlayarak duvara zarar vermeden bitkilerin yetişmesini mümkün kılan Blanc, hiç toprak olmadan bitki destekleyici sistemi oluşturmanın çok kolay olduğunu ve her yere, boyutu ne olursa olsun uygulanabileceğini belirtiyor. Kapalı alanlarda da dikey bahçe uygulamasının sağlanması için yapay aydınlatmanın yeterli olacağını söyleyen Blanc, “Hiçbir doğal ışığın olmadığı kapalı mekânlarda, hatta yer altı park alanlarında bile uygulanabilir” diyor. Patrick Blanc yapacağı çalışmanın öncesinde, uygulamanın bilimsel temelini hazırlayıp, pek çok yöntem ve pek çok çeşit denedikten sonra, bitkileri ortama adapte ediyor ve çok yaratıcı sonuçlara ulaşıyor. Bitki türü seçimini ise genellikle iklim koşullarına bağlı olarak yapıyor.

“Doğayı Günlük Hayata Eklemenin Bir Yolu"
Dünyanın her yerinde, her hangi bir şehirde, çıplak bir duvarın dikey bahçeye dönüştürülmesi sadece bir peyzaj uygulaması değil. Ekolojik sorunların yaşandığı günümüzde, şehirleşmenin etkisi ile yeşil alanların giderek azaldığı göz önüne alındığında dikey bahçe uygulaması özellikle yeşili çoğaltmak isteyen tasarımcı ve planlamacılar için büyük önem taşıyor. Dikey bahçeler, üzerinde yetişen bitkilerin biyolojik çeşitliliğinin korunması için bir sığınak görevini de gördüğünü söyleyen Blanc, dikey bahçelerin doğayı günlük hayata eklemenin bir yolu olduğunu belirtiyor. Dikey bahçelerin, binaları kışın soğuktan yazın da sıcaktan koruma işlevini de görürken havanın temizlenmesine de büyük katkı sağlıyor. “Dikey bahçelerdeki yapraklar ve onların çok bilinen hava temizleme etkisi, kökler ve bütün mikroorganizmalar birlikte geniş bir hava temizleme yüzeyi oluşturuyor” diyen Blanc’ın dikey bahçe uygulamaları kentlerde sıklıkla karşımıza çıkacağa benziyor.

Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)