EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

AVM Yapılarında Aydınlatma Tasarımının Önemi

Korhan Şişman
Aydınlatma Tasarımcısı, Planlux

Aydınlatma tasarımı projenin  en başından mimari ile birlikte çalışılmalı; mimari kimlik, anlatılmak istenen hikaye, yüzey renkleri ve detayları hakkında çalışmalara daha mimari konsept çözümü esnasında başlanmalı.

AVM’ler, yapıları itibariyle toplu ticari ünitelerin yer aldığı, içeriye dönük ve kent içerisinde büyük yer kaplayan kapalı yapılar olarak tanımlanabilir. Kendi otopark alanları, iklimlendirme sistemleri ve destek yapıları gibi çeşitli olumlu etmenleri içerisinde barındırırlar. AVM’ler günümüz modern kent yaşamında tüketim anlayışı ve kültürünün geçirdiği dönüşümün mekan boyutunu yansıtan önemli örneklerdir. 

Türkiye’de 1980’leri takiben yerleşen liberal ekonomi ve değişen küresel etkenler, AVM’leri kentsel kimliğin bir parçası haline getirmede etkili olmuştur. Oluşan bu ani kültürel dalgalanma; alışveriş ve tüketim kültüründe hatta mimaride de ciddi şekilde farklılıklara neden olarak sokak mağazalarından ve pazarlardan AVM’ye doğru bir yönelime sebep olmuştur. Bir açıdan bakılırsa Türkiye’de AVM’ler şehirlerde değişen kültürel ve demografik yapının da desteği ile zaten az olan ve eksilmeye devam eden meydanların yerine geçip, insanlar için sosyalleşmeyi deneyebilecekleri yeni bir odak noktası olmaya başlamıştır. 

Not etmeden geçemeyeceğim; her ne kadar ekonomi ve çevre açısından yarattığı sorunlar göz ardı edilemez olsa da bizim de AVM kültürümüzün temelleri yaklaşık 600 yıl öncesinden Kapalıçarşı’ya dayanır. Bu da çok öncesinde eski Yunan’daki ‘Agora’ ve Mezopotamya’daki açık hava pazarı yaklaşımlarının kent dokusu ile birleştirilmiş, yılın her günü doğa şartlarından en az etkilenecek şekilde ve çevre dokusuna da uygun mimari yapıların içine alınmış halidir. 

Özellikle dikey yüzeylerin aydınlatılması ile derinliği iyi tanımlanmış mekanlar ziyaretçiler için güvenlik ve konfor hissi uyandırır. Aynı zamanda gruplar haline tekrarlanan ışık izleri görsel bir ritm oluşturur ve düzen sağlar.

Kapalıçarşı’nın kendine has dokusu, adetleri ve ticaret kültürü vardır. İstanbul’un merkezinde Beyazıt, Nuruosmaniye ve Mercan semtlerinin tam ortasında yer alan, dünyanın en büyük ve en eski kapalı çarşılarından birisidir.

Günümüzde çalıştığımız çoğu AVM konseptinin temeli yine bahsettiğim Eski Yunan‘dan bizim Kapalıçarşı’ya uzanan sosyal alışveriş deneyimlerinin zaman içinde oluşturduğu mekanların stilize edilmiş halidir. Bu açıdan baktığımızda günümüzde  mimari üslup, mekanların bir biri içinde akışları, yaratılan bölgesel hikayeler önem kazanır. Misafirlere, içinde bulundukları mekanın teması ile de mesaj verilir. Farklı atmosferler ve ortamların kaliteli iklimlendirme altında bir çok sosyal imkan ile birlikte sunulması mekanların çekiciliğini ve doğal olarak da talebini arttırır. Bu süreçte yapay yada doğal aydınlatmanın kalitesi yaratılmaya çalışılan atmosfer için önemli bir rol oynar.

Günümüzde AVM’leri ve mağazaları farklı kılan etkenlerin en önemlilerinden birisi aydınlatmadır. Bir AVM’deki aydınlatma öncelikle konforlu bir ortam oluşturmalıdır. Bu ortam mimari deneyimi ve oluşturulmak istenen hikayeyi desteklerken doğallıktan çok uzaklaşmadan müşterinin ergonomik ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir. Tabi bu arada dikkatin mağazalardan çok da uzaklaştırılmaması tercih edilir. Mekansal hikayeler oluşturmak, kişilerin duygularına hitap ederek tutarlı bir görsel yaratmanızı ve  alanı hissedebilmenizi sağlamaya yardım eder. Genellikle mimari konseptler anlatılmak istenen hikayelerden oluşur. Her hikayede aydınlatma farklıdır ve hikayeyi destekleyici olması acısından gerekli bir unsurdur. Aydınlatma tasarımı ise hikaye oluşturmada vazgeçilmez bir öğedir. 

Mimari kütle ve detayların temel hatları ile ortaya çıkarılması ve müşterilerin yönlendirilmesi için yüzeylerin ortaya çıkarılması önemlidir. Özellikle dikey yüzeylerin aydınlatılması  ile  derinliği iyi tanımlanmış mekanlar ziyaretçiler için güvenlik ve konfor hissi uyandırır. Aynı zamanda gruplar haline tekrarlanan ışık izleri görsel bir ritm oluşturur ve düzen sağlar. 

Geniş tavan yüzeylerinin aydınlatılması mekanın ferahlık algısına ekstra katkıda bulunacaktır. Bu sayede ziyaretçilerin konsantrasyonlarının daha uzun süre alışverişte yada sosyal aktivitelerde olması amaçlanır. Kullandığımız temel aydınlatma tekniği; genel aydınlatmaya ek olarak, bu bahsettiğim dikey yada yatay yüzey yıkamaları ile bölgeselleştirmeler oluşturmak ve kolonlar  gibi yapısal öğeleri vurgulayacak ışık atışları yada ışık öğeleri kullanmaktır.  Bu temel prensipleri kullanarak bile  ışık renkleri, renk sıcaklıkları ve ışık gücü değişiklikleri ile  sonsuz sayıda varyasyon oluşturmak mümkündür. 

Bu varyasyonların dengeli kullanımı mekandaki hissedilen ışıklılık hissini arttırabildiğini ve görece daha az güçlerde ekipmanların kullanılmasına imkan sağlayabildiğini gördük. Burada özellikle belirtmemiz gerekir ki sadece standartlara uyulması, ışık kalitesi ve mekan algısı için  maalesef  tek başına yeterli olamıyor.  Özellikle ölçülen seviyeler standartların üzerinde olmasına rağmen yine de müşteriler tarafından konforsuz hissedildiği için revize ettiğimiz bir çok proje mevcut, tabi tam tersi de... Bu nedenle aydınlatma tasarımı projenin  en başından mimari ile birlikte çalışılmalı, mimari kimlik, anlatılmak istenen hikaye, yüzey renkleri ve detayları hakkında çalışmalara daha mimari konsept çözümü esnasında başlanmalı. Parametrelere bütçe ve süreçler girmeden çok önce aydınlatma tasarımının AVM’nin temel mimari yapı taşı olduğunu tüm taraflar tarafından anlaşılmasının sağlanmasında fayda görüyoruz.

AVM’ler artık çoğunlukla planlı plansız yapı kütleleri ile çevrelendiği için fark edilirlikleri çoğunlukla ya çarpıcı renk veya desenlerdeki cepheleri yada yine cepheleri tanımlayan ışıklar ile sağlanır. Çeşitli mesafeler ve görüş açıları değerlendirildiğinde; uzak mesafeden çevre yapılarından farklılaşabilecek kadar tanımlı ve eğer mümkünse önemli bir mimari özelliği (kule, çatı yada kubbe) çevreyi rahatsız etmeyecek kadar öne çıkarılmış şekilde aydınlatıldığını görürüz. Burada önemli olan kütleye yaklaştıkça cephe aydınlatmasının farklı ölçeklerde de ziyaretçilere rahatsızlık vermeyecek dengede tutulabilmesidir.

Her ne kadar şehir ölçeğinde ele alınması gerekse de sürekli gündemde tutmamız gereken konulardan biri  AVM’ler için de sürdürülebilirlik ve ekolojik aydınlatma kullanımının hayati bir unsur olduğudur. Özellikle günümüzde bazı alanlarda veya yapılarda aşırı aydınlatma nedeniyle oluşan ışık kirliliğinin hem insanların görsel konforunu (Cabello, 2001; Li, 2006) hem de bölgenin ekolojik dengesini (Rich and Longcore, 2006; Li, 2006) rahatsız etmesi söz konusudur. Doğru amaçlarla kullanılmayan aydınlatma sistemleri şehirlerde araçlar ve yayalar için, daha kırsal kesimlerde hayvanların ve bitkilerin doğal yaşam düzenleri için önemli bir sorun teşkil etmektedir. 

“Ekolojik Işık Kirliliği” (Ecological Light Pollution)* başlıklı araştırmanın analizlerine göre dış mekan aydınlatmasının doğal yaşam üzerindeki olası olumsuz etkileri arasında oryantasyon etkileri (göçlere müdahale), çekicilik/geri tepki, üreme davranışlarına etkiler, türler arası iletişime müdahale ve değişiklikler, besleme zamanlarında ve türler arası rekabette değişiklikler görülmektedir. Bu nedenle tasarım esnasında çevre ve cephe ışık düzeyleri, projeksiyon yönleri aydınlatma ekipmanlarının yerleşimleri ve enerji sarfiyatları gibi bir çok parametre değerlendirilmelidir.

Büyük veya çok katlı alışveriş merkezlerinde ortak alanlarda uzun vadeli enerji maliyetlerini düşürmek, karbon salınımlarını azaltmak ve dışarısı ile bağ kurup doğal gündelik ışık ritmine adapte olmayı kolaylaştırmak için genellikle daha fazla doğal aydınlatmanın kullanılması temel prensiptir. 

Enerji kullanımını düşürmek, büyük ölçeklerde kontrol edilmesi gereken bölgeyi tek merkezden çok fonksiyonlu şekilde idare edebilmek ve gerektiğinde farklı senaryolar uygulayabilmek için ayrıca aydınlatma kontrol sistemlerinin kullanılıyor olması artık bir gerekliliktir. Otomasyon sistemleri her yapıda olduğu gibi AVM’ler için de tüketimi kontrol altına almakta önemli katkılarda bulunur. Genel otomasyon sistemleri aynı zamanda klima, yürüyen merdivenler, asansörler, güvenlik, sulama ve daha fazla sistemin kontrolü için entegre programlanabilir bir platform olarak hizmet vermektedir. Bu bina yönetim kadrosuna kendi izleme sistemi içinde çok daha fazla esneklik verir.

AVM aydınlatması, ilk günkü görüntüsünü uzun yıllar  boyunca sürdürecek nitelikte olmalıdır. Mutlaka uzun ömürlü, güncel ve uzun vadede revizyona düşük yatırım maliyeti ile  imkan verecek sistemler  seçmeye özen gösterilmelidir.  Mümkün olan en pratik ve en az komplike sistemlerin seçimi uzun vadeli sorunları en aza indirecektir.  Asıl olan aydınlatma sisteminin en baştan mimariye, mimarinin temel unsuru olarak, adapte edilmesidir.  Bu da proje süreci boyunca sürekli detaylandırma ve kontrol gerektirir. Aydınlatma detayları, sistem seçimleri ve mimariye etkisi ile ilgili tecrübelerden yararlanmak için konusunda uzman bağımsız profesyonel mimari aydınlatma tasarımcıları ile çalışılması bir çok sorunu en baştan ortadan kaldıracağı gibi aynı zamanda mimar ve yatırımcıya yeni olanaklar sunacaktır.  Ekonomi, tasarruf ve verimlilik tasarımla başlar.



Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)