EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Akıllı Oda Termostatı Cosa Hayatı Kolaylaştırırken Tasarruf Ettiriyor

Dr. Emre Erkin
COSA

“Bizim asıl vizyonumuzda sıfır enerji evler var, çatıya güneş panelleri koymak, ürettiğinizin fazlasını şebekeye satmak, ürettiğinizi en etkin bir şekilde kullanabilmek mümkün. Bugün belki bu çok yapılabilir değil ama yarın çok daha yapılabilir hale gelebilecek diye düşünüyorum.”

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? Cosa akıllı oda termostatı fikri nasıl ortaya çıktı?

İTÜ Elektrik mühendisliği mezunuyum, mezun olmadan Siemens’de çalışmaya başlamıştım, mezuniyetimle beraber İTÜ Enerji Enstitüsü, Enerji Planlama ve Yönetimi Bölümü’nde bir asistan kadrosu açıldı ve 2003 yılının Ocak ayında Enstitüde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladım, yüksek lisans ve doktoramı orada bitirdim. Yüksek lisansımın konusu, o zamanlar popüler olan tasarruflu lambaların enerji tasarrufuna katkısını nedir? olan 100 evlik bir pilot çalışma idi. Bunun üzerine doktoraya başladım doktorada da yine aydınlatma temelinde  binaların enerji performansını çalıştım, işin içerisinde bina otomasyonu, akıllı sistemler de vardı. 2012 yılında doktoram bittikten sonra liseden arkadaşım olan ortağım Cem Gül ile beraber yeni nesil akıllı evler ile ilgili bir şeyler yapabileceğimizi konuşmaya başladık. Cem’in evinde yaşadığı teknik ısınma sorunları vardı, dolayısıyla uzaktan yönetilebilir bir cihaz yapılabilir mi diye düşündük. Türkiye’de duvarlarda termostat yok ve kombiyi kombinin üzerinden açıp kapatıyoruz. Bu oldukça verimsiz bir kullanış biçimi  çünkü oradan ayarladığınız şey petek suyunun sıcaklığı, duvarda bir termostat olup eviniz istediğiniz sıcaklığa geldiğinde kombinin çalışmasına gerek kalmayacağı bir mekanizma olsa ve biz bu cihazı internete bağlasak dedik. Türkiye koşullarında duvarda böyle bir cihaz olmadığı için duvara da asılmayan evin istediğiniz yerine koyabileceğiniz ve cep telefonundan kontrol edebileceğiniz bir cihaz geliştirme fikri ile yola çıktık. 

Cem Bey ile dokuz ay kadar, işten vakit bulduğunuz zamanlarda, işin teknik taraflarını, sistemin nasıl olacağına dair bir sürü detayı konuşup, fikri olgunlaştırıp, İTÜ Teknokent’e başvuru yaptık. Başvurumuz kabul olunca Cem kendi işinden istifa etti ve dört kişi çalışmalarımıza başladık. 13-14 ay sonra ürünü geliştirip, paketleyip piyasaya sürecek hale getirdik. İlk sene çıktıktan sonra 1000-1500 adet cihaz satışı gerçekleştirdik, tek tek satıldığı için o dönem bizim için iyi rakamlardı. Bu modelin olduğunu görünce yatırım almaya başladık. 

İlk başlarda ürün, sadece kombiyi kontrol edebilen bir sistem iken geçen bahar ayında üründe bir takım donanımsal değişiklikler yapıp klimaları da kontrol eder hale getirdik. Dolayısıyla ısıtma ve soğutma sistemlerinizi uzaktan yönetebildiğiniz, tasarruf sağladığınız bir alt yapı geliştirmiş olduk. Teknik desteğimiz ve satış sonrası hizmetlerimiz var. Teknik açıdan uçtan uca geniş bir yelpazesi olan ve satış sonrası desteğin çok önemli olduğu dolaysıyla AR-GE’sinden satış sonrasına kadar büyük bir dünyanın içine girmiş olduk ve şu anda o dünyayı ayakta tutup geliştirmeye çalışıyoruz. 

“Finansman Türkiye’de en önemli zorluklardan bir tanesi, biz cihaz geliştirdiğimiz için fiziksel olarak yatırım isteyen bir maliyeti var. Bu finansal zorlukları TÜBİTAK desteğiyle aştığımızı söyleyebilirim.”

Bu süreçte ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Finansman Türkiye’de en önemli zorluklardan bir tanesi, biz cihaz geliştirdiğimiz için fiziksel olarak yatırım isteyen bir maliyeti var. Bin tane cihaz üretmekle yüz bin tane cihaz üretmek arasında büyük fark var. Bu finansal zorlukları TÜBİTAK desteğiyle aştığımızı söyleyebilirim, böylece toplamda iki milyon TL bütçesi olan TÜBİTAK bütçesini yönetmiş olduk.

İkinci sıkıntımız ise; Türkiye’nin bu konuya uzak olması oldu. Araştırmalara göre kombiler yüzde yetmiş iki oranında yanlış işletiliyor, klimalarda ise bu oran yüzde seksen beş. Yanlış kullanımdan dolayı da fazla fatura ödüyoruz, termostat ile bu tüketimi azaltmanız mümkün. Bu problemi kişilere iyi tanımlamanız, termostatı iyi anlatmanız sonra bunun bir de akıllısı var ve yüzde otuz tasarruf yapabiliyorsunuza  giden bir hikaye anlatmanız lazım. Bu durumun satış için zorlayıcı olduğunu söyleyebilirim. 

Enerji kaynaklarının hızla tükendiği ve artan maliyetlerin tüketiciyi zor durumda bıraktığı günümüzde devletten ve kamu kuruluşlarından ne gibi beklentileriniz var? 

Türkiye’de mevzuatlar aslında kötü değil, hatta kağıt üzerinde her şey çok iyi. Enerji performans yönetmeliği çıkarken üniversite ayağında komisyonda idim. Biz de yönetmelikler ve teknik şartnameler inanılmaz detaylı ama hala temel bir takım şeylerde eksiklikler var. Bize katkı sağlamasını düşünürsek standart bir termostat kullandığınız zaman yüzde on veya on beş tasarruf edebiliyorsunuz, akıllı özeliklerle Cosa’yı kullandığınız zaman bunu yüzde otuzlara çıkartabiliyorsunuz. Türkiye’de on milyon hanede kombi kullanılıyor ve evlerle ilgili herhangi bir yönetmelik, termostat kullanma zorunluluğu yok. Bunun zorunlu olmasa da teşvik edici olması konusunda enerji bakanlığı ile çalışmalarımız sürüyor. Onun dışında şirket olarak baktığınız zaman TUBİTAK mekanizmaları işe yarayan mekanizmalar, Teknokent’in çok önemli bir yapı olduğunu söyleyebilirim.

Son olarak gelecek hedeflerinizden bahsedebilir misiniz, bir sonraki adımınız ne olacak?

Öncelikle yeni ürün hedeflerimiz var, biz kendimizi insanların hayatını kolaylaştıran, evde kullandığınız enerjiden tasarruf etmenizi sağlayan ve konforu artırmaya yönelik ürün ve hizmet geliştiren bir firma olarak tanımlıyoruz. Bu yola özelikle kombi ile çıkmamızın sebebi cebe dokunması idi. 

Çok yeni bir projemiz ise enerji analizörü. Kapının girişinde sigortaların olduğu yere bir cihaz bağlayarak evinizin tüm enerji tüketimini cep telefonunuzdan izleyebiliyorsunuz.

Bizim asıl vizyonumuzda sıfır enerji evler var, çatıya güneş panelleri koymak, ürettiğinizin fazlasını şebekeye satmak, ürettiğinizi en etkin bir şekilde kullanabilmek mümkün. Bugün belki bu çok yapılabilir değil ama yarın çok daha yapılabilir hale gelebilecek diye düşünüyorum. 

Onun dışında bizim ürünümüz ekransız bir üründü, katıldığımız fuarlarda  yurtdışından gelen talepler doğrultusunda üzerinde ekran olan, dokunmatik bir cihaz geliştirdik. 

Çok yeni bir projemiz ise enerji analizörü. Kapının girişinde sigortaların olduğu yere bir cihaz bağlayarak evinizin tüm enerji tüketimini cep telefonunuzdan izleyebiliyorsunuz. Bu durum kullanıcıyı yönlendirerek ve farkındalığı artırarak  elektrik tüketimini azaltabiliyor. Bu işin bir donanım kısmı bir de yazılım kısmı olan “big data” var. Sahada on bine yakın cihazımız var oradan anlık datalar geliyor, bu durum hem sistemimizin daha iyi çalışması hem kullanıcıya daha faydalı bilgi vermek hem de enerji şirketleri için önemli bir veri. Dakika bazında çok yüksek çözünürlüklü data sağlayabildiğimiz için Cosa kullanımı yaygınlaştıkça Enerjisa gibi enerji şirketleri bölge bölge arz-talep tahmin modelleri çok daha iyi yönetilebilecek. Yeni hedeflerimiz arasında bu datayı bir iş modeline çevirmek ve enerji şirketleri ile bir arada yönetiyor olmak var. 

Ayrıca 2018 yılında yurt dışına açılmak için bir alt yapı kurmaya çalışıyoruz şu anda web sayfamızın İngilizcesini yaptık, ürün kutuları farklı dillerde destekler vermeye başladı. Böylece yurtdışı yatırımcı dünyasına da açılmış olacağız.



Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)