EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

Yaşam Tarzlarının Yansısı: Mutfak & Banyo

GÖNYE TASARIM / Mimar Yelin Evcen, İç Mimar Gönül Ardal

Aslında modern zamanda da, yaşam tarzlarının yaşadığımız mekânların tasarımındaki etkisini görebiliyoruz. Tıpkı mutfakların salon gibi tasarlandığı, eski tanımı ile “mutfak” gibi görünmediği gibi, banyolar da eski tanımındaki ıslak, soğuk ve sert yüzeyli mekânlar değiller.

Banyo ve mutfak kültürü geçmişten günümüze, farklı toplumlardan farklı özelliklerle gelmiştir. Yaygın bir hamam ve kaplıca kullanılan dönemden de, banyo yapmanın ahlaksızlık sayıldığı dönemlerden de geçmiş olan banyo kültürü, 1900’lerden sonra hijyenin hastalıkların önüne geçmekteki katkısı ön plana çıkarılarak özellikle Avrupa’da yaygınlaşmış olan “yıkanmama” alışkanlıklarını değiştirmeye başlamıştır. Tarihte mekân olarak da çok farklı boyutlarda tasarlanan banyolar, özellikle Türk toplumunda “hamam” olarak yıkanma ve aynı zamanda sosyalleşme mekânları olarak kullanılmıştır.

Banyo kelimesi İtalyanca “Bagno” kelimesinden gelmektedir. Kökeni, Latince Balneum’dur. SPA kelimesi de Latince’de “Selus Per Aqua” yani “Sudan Gelen Sağlık” veya “Su ile Gelen Sağlık” anlamına gelir. SPA’nın kökenleri, Romalılara uzanmaktadır. Hamamlarda, kaplıcalarda sağlanan su ile terapi ve bakım, zaman içinde tüm toplumlarda yaygınlaşan SPA kültürüne dönüşmüştür. Günümüzde ise SPA ve hamamlar hâlâ geçerliliğini koruyan bir çeşit arınma ve rahatlama ritüeli olarak tercih edilseler de, günlük hayatta sıkça ihtiyaç duyduğumuz banyo kullanımı, banyo mekânları tasarımına farklı bir yön vermektedir.

Mutfak kültürü, hayatımızı sürdürebilmek için birincil ihtiyacımız olan yemek yeme ihtiyacı ile gelişmiştir. Yemek ile ilgili alışkanlıklar, o toplumun kültürel bir parçasıdır. Toplumun yaşam şekli, beslenme kültürünü yansıtır. Beslenme kültürü de, mutfak mekânları için duyulan ihtiyaçları etkilediğinden, zaman içinde ve toplumdan topluma değişen alışkanlıklar, mutfak mekân tasarımlarında rol oynar. 

Tarih öncesinde insanların, mağara içinde beslenmek için ayrı bir yer ayırdıkları ve bu mekânlarda yemek hazırlamaya yönelik araç gereç kullandıkları saptanmıştır. Evlerde bugünkü mutfak tanımı ile ilişkilendirebileceğimiz mekânlar ise M.S. 7. yüzyılda kullanılmaya başlanmış ve bu odalara “aşlık” adı verilmiş. Mutfak kültürü, hem yiyecek hem de araç gereç çeşitliliğiyle orantılı olarak gelişmektedir. Bir toplumun mutfağı zenginleştikçe, yemeklerin hazırlanması için gereken mutfak mekânları da gelişime ihtiyaç duymuş, paralel olarak pişirme araçları da geliştirilmeye başlanmıştır.

Modern Banyo ve Mutfaklarda Öne Çıkan Özellikler

Günümüzde çoğu gelişmiş toplumda, kültürel özelliklerin birbirine benzediğini, gelenekselliğin daha dar bir çerçevede kaldığını gözlemliyoruz. Bazı toplumların öne çıkan gelenekleri ise modern zamanda diğer toplumların da benimsediği özellikler olabiliyor. Mutfak mekânlarına baktığımızda, alevli ocakların yerini hızla elektrikli ocakların aldığını, mutfak mobilyalarının salon mobilyaları gibi tasarlandığını, “Amerikan mutfak” olarak tanıdığımız açık mutfakların yaygınlaştığını gözlemliyoruz. Doğal ışık alan mutfak tezgâhlarına entegre edilebilen mini saksılar, günümüzde “kendi baharatını kendin yetiştir” trendine uygun tasarımlar olarak karşımıza çıkıyor. 

Aslında modern zamanda da, yaşam tarzlarının yaşadığımız mekânların tasarımındaki etkisini görebiliyoruz. Tıpkı mutfakların salon gibi tasarlandığı, eski tanımı ile “mutfak” gibi görünmediği gibi, banyolar da eski tanımındaki ıslak, soğuk ve sert yüzeyli mekânlar değiller. Banyo yapmak, sadece bir ihtiyaç olmaktan çıkıp keyifle yapılan bir eyleme dönüştüğü, yemek yapmak da aynı şekilde ihtiyaç dışında bir hobi, ailece paylaşılan ve beraber olunan zamanlar anlamını yüklendiği için; evlerimizin tüm mekânlarının yaşayan, uzun vakit geçirilen, sıcak ve keyifli alanlar olarak tasarlanması da bir gereklilik oldu. Bu değişen yaşam tarzlarının yansıması olarak mutfak ve banyo tasarımlarında, tekstil, duvar kağıdı kullanımının arttığını, panel ve kapaklarda ahşap dokuların tercih edildiğini, led aydınlatma teknolojisi sayesinde yaygınlaşan dekoratif aydınlatmaların bu mekânlarda hoş ambiyanslar yaratmakta kullanılabildiğini, birbirinden şık vitrifiye ve armatürlerin, estetik ve fonksiyonel olarak mekanları zenginleştirdiğini böylece banyo ve mutfakların günümüzde artık birer “ıslak hacim” tanımlamasından “yaşam alanı” statüsüne gelmiş olmalarıdır.

Banyo ve Mutfaklarda Sürdürülebilir Uygulamalar

Mutfak ve banyolarda  malzemelerin seçiminde, sürdürülebilirlik kriterlerine uygun, mümkün olduğunca yakın çevreden tedarik edilmiş, üretim, nakliye ve montaj aşamalarında sürdürülebilirlik kriterlerine uyulmuş ürünlerin kullanılması tüm mekân tasarımlarımızda dikkat ettiğimiz konulardan biri. Mutfak ve banyolarda sürdürülebilirlik için öncelikle su tasarrufuna dikkat etmek, kullanılacak tüm armatür ve rezervuarları su tüketimini en aza indirgeyen ürünler arasından seçmek, aydınlatma armatürlerinde de tercihi enerji verimliliği yüksek ürünlerden yapmak gerekiyor. Bugün birçok vitrifiye ve armatür markasında, hammaddeyi azaltarak üretilen ekolojik ürünlerden, açılış yönü değiştirilerek sıcak su ve dolayısıyla doğalgaz israfını önlemeye yönelik armatürlere kadar farklı sürdürülebilirlik çalışmalarının sonuçlarını görüp tasarımlarımızda kullanabiliyoruz. Mutfaklardaki atıkların pratik biçimde değerlendirilmesi için tasarlanan mini mutfak ekosistemleri de mutfaklara entegre edilebilir. Günümüzde büyük çaplı konut ve ofis binalarında hedeflenen LEED ve BREAM gibi sürdürülebilirlik ile ilgili kapsamlı sertifika sistemlerinin kriterlerinin iç mekanlardaki uygulamaları için mutlaka danışman firmalardan destek alınması gerektiğine inanıyoruz.

Malzeme Seçiminde  Dikkat Edilecek Konular

Mutfak ve banyolar görünüm olarak ıslak hacimden yaşam alanlarına dönüşürken, bu dönüşümü başarıyla gerçekleştirmemizi sağlayan etkenler, bu mekânların esas elemanı olan su, ısı ve suyun ısı enerjisi ile buluşmasından oluşan su buharından etkilenmeyen malzemelerdir.

Günümüzde hem kolay tedariği, hem temizleme pratikliği açısından seramikler hâlâ mutfak ve banyoların gözdesi. Seramiklerin zaman içinde gelişen teknoloji ile sahip olduğu yeni boyut, desen ve dokular, ıslak hacimlerimizi ıslak görünümden  çıkaran en büyük gelişme diyebiliriz. Tekstil tabanlı olması sebebi ile su buharına dayanıklı duvar kağıtları, yüzey kaplamalarında tercih edilebilecek ikinci malzemedir. Hem kolay uygulanır, hem de mekanın giysisi gibi tamamlayıcıdır. Tezgahlarda son yıllarda akla gelen ilk malzeme olan akrilik, hâlâ en çok tercih edilen malzeme olsa da, standart beyaz akriliğin yerini hafif desenlere sahip vizon, bej, antrasit tonlarda tezgahlara bırakarak kullanışlılığını kaybetmeden mutfakların soğuk görüntüsünü değiştirdiğini söyleyebiliriz. Yine son dönemde çeşitlenen kuvars yüzeyler, akriliğe göre çok sert olmaları sebebi ile çizilmedikleri ve lekelenmedikleri için tercih ediliyorlar.

                        

Mutfak ve banyo dolaplarında kapak seçeneklerini laminat, PVC membran, lake, cam ve doğal ahşap kaplama olarak sayabiliriz. Tüm seçenekler, genelde tüm mutfak dolap markalarının çeşitleri arasında yer alan malzemelerdir. Her birinin farklı özellikleri olduğu için, malzeme seçerken hem bütçe hem estetik hem kullanım açısından size en uygun olanını tercih etmeniz önemli. 

İnovatif Yaklaşımlar

Mutfaklarda öne çıkan önemli özelliklerden biri de teknoloji kullanımı. Son yıllarda teknolojinin hızlı gelişimi, mutfak cihazlarına da yansıyor ve uzaktan bir telefon aplikasyonu ile kontrol edilebilen fırınlardan, kullanılmadığında kumanda yardımı ile ortadan kalkan davlumbazlara, hatta tezgâh altına entegre edilen ve dışarıdan ocak olduğu anlaşılmayan indüksiyonlu ocaklara kadar mutfaklarda teknoloji kullanımı çok önem kazandı.  Sağlıklı yaşamı pratik hale getirmek üzere yapılan çalışmalardan, mutfak musluğundan gazlı ve naturel seçenekleri ile filtrelenmiş sağlıklı su sağlayabileceğiniz evye armatürleri tercihi, önümüzdeki dönemde hızla yaygınlaşacak gibi görünüyor. Yine evye armatürlerinde kullanım kolaylığı sağlayan dokunmatik açıp kapama özelliği, pratik kullanım açısından inovatif çalışmalardan biri. 

Banyolarda da tüm markaların çeşitli inovasyonları olduğunu özellikle fuarlarda gözlemleme fırsatımız oluyor. Aktif karbon filtresi ile kötü kokunun çekilip dışarı temiz hava verilmesini sağlayan gömme rezervuarlar, yerli üreticilerin de başarı ile ürettiği akıllı klozetler, akıllı klozetlerin bir üst seviyesi olan sağlık kontrolleri de yapabilen klozetler, banyo sektörünün dikkat çeken gelişmelerinden. Koku, renk ve akış tarzları ile farklı ambiyanslara sahip duş sistemleri de SPA keyfini evlere taşıyan son yılların önemli yeniliklerinden. 



Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)