EkoYapı Dergisi - Ekolojik Yapılar ve Yerleşim Dergisi

GREENOX, Şehrin Nefes Almasına Yardımcı Olacak

Greenox Urban ResIdence projesi, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) tarafından başlatılan EDGE Yeşil Bina Sektörel Gelişim Programı kapsamında Türkiye’de, özel sektörde seçilen tek pilot proje oldu.

Dünya çapında hızla büyüyen kent nüfusuyla birlikte artan yapılaşmanın yarattığı en büyük sorunların başında, yeşil alanların giderek yok olması, kentlerin her geçen gün daha zor nefes alması, hatta hava kirliliğine yenik düşmesi geliyor. Bu sorunlara çözüm olarak geliştirilen “dikey orman” konsepti, dünyadaki en son trendi temsil eden sürdürülebilir bir mimari örneği. İlki 2014’te Milano’da inşa edilen dikey orman projelerinin ikincisi olan Greenox, hayat ağacını temsil eden cephesi ile Aycan&Feres İş Ortaklığı tarafından geliştirildi. İstanbul Büyükdere Caddesi’ne 420 metre mesafede, 4. Levent’te bulunan Greenox 13 bin metrekare konut, bin metrekareden fazla sosyal tesis ve her daire için otopark alanına sahip 17 katlı bir bina. 

Proje 170 dairenin yanı sıra, 900 ağaç ve 20 bin’in üzerinde bitkiye ev sahipliği yapıyor. Greenox konsepti, ilk olmanın taşıdığı heyecanı yansıtan, her biri farklı şekilde kendini ifade eden ışık, peyzaj ve sanatın bileşimini ortaya koyuyor. 

Dikey orman Greenox’un dış cephesine yerleştirilecek ağaç ve bitkiler, şehrin nefes almasına yardımcı olacak. Oksijen üretecek bitki örtüsü, karbondioksit ve toz partiküllerini emecek. Isı ve nem yalıtımı sağlayarak, daha az enerjiyle, binanın yazın daha serin ve kışın daha sıcak olmasını sağlayacak. Dış cephede oluşturulacak zengin bitki örtüsü, bulunduğu bölgedeki biyolojik çeşitliliği artırırken, kanatlı canlılar için de yaşam alanı oluşturacak. 

Feres Gayrimenkul Yönetim Kurulu Eş Başkanı ve aynı zamanda projenin mimarı olan Salih Çıkman  Greenox Urban Residence ismini verdikleri projenin tasarım kararlarını ve  yapım sürecini şöyle anlatıyor:

Greenox Projesi kentsel dönüşüm kapsamında gerçekleştirilen bir proje. İstanbul Avrupa Yakası’nda Büyükdere Caddesi’ne 400 metre uzaklıkta yer alıyor. Bölgeyi incelediğimizde eskiden Büyükdere Caddesi üzerinde daha çok sanayi yapıları, ilaç fabrikaları ve üretimin olduğu yapılar yer alıyordu. Sonrasında bu alanlar yerini daha çok finans kurumlarının yer aldığı ofis binalarına ve AVM’lere bıraktı. Büyükdere Caddesi’ne baktığımızda iki farklı yüz görüyoruz. Bir yüzünde kentin daha oturmuş, gelişmiş ticari merkezlerin yer aldığı kısım, bir diğer yüzünde ise Kağıthane bölgesinin Büyükdere Caddesi’ne bakan tarafında, gelişmeye açık olan bir dönüşüm alanı görüyoruz. Projeye Greenox  Urban Residence adını verdik. Sahip olduğu özellikler nedeniyle alışılmışın dışında bir tasarıma imza attık. Bu anlamda projemizin isminin de farklı olması gerektiğini düşünerek Greenox Urban Residence üzerinde karar kıldık.

Canlı bir organizma 

Bu bölgede dönüşüm adı altında projeler gerçekleştiriyoruz. Tam bu bölgenin merkezinde bir proje hazırladık. Alan açısından çok büyük olmayan, çevre olarak eski binalardan oluşan, yaşantı olarak mahalle ölçeğindeki bu bölgede proje hazırlarken projenin hem çevreyi rahatsız etmeyecek hem de bu yere değer katabilecek olmasına dikkat ettik. Tasarım ilkelerimizi belirleyip, buradaki stratejilere göre projeyi var etmeye çalıştık. Çok zeminli kent, insanla etkileşim, kent, insan ve mekan verimliliği ile sürdürülebilir yapı prensipleri Greenox Projesini canlı bir organizmaya dönüştürdü. 

Orta kısımda yer alan bloklu yapılar ve önünde de Belediye’ye ait kullanılmayan yeşil bir alan bulunuyordu. Parkı da işlevsel olarak kullanılır hale getirerek, mevcut alanı tamamen yeşil alan olarak değerlendirdik. Binayı inşa ederken topoğrafyadan çalmamak adına yukarıya 3 zemin olarak tasarladık. Üstte yeşil alanlı bir teras oluşturduk. Park alanının zenginleşmesiyle birlikte yeşil bir kabuk meydana getirdik. Mevcut bir ağacı metabolize ederek, gövde kısmını karakterize biçimde cepheye oturttuk. Balkonlara yerleştirdiğimiz yeşil saksılarla bir ağaç bir ev temasıyla proje satış aşamasına geçti. Yeşille beraber çevresiyle birlikte yaşayan, su havuzlarının, oturma alanlarının olduğu bir yapı inşa ettik.

Çeşitli katmanlardan meydana gelen nitelikli park alanıyla kentte açık bir yeşil alan oluşturduk. Mimari projelerde yeşil temalı projelere oldukça çok rastlıyoruz ancak yapım aşamasında maliyetler ya da işin zorluğundan dolayı bunun uygulanmadığını görüyoruz. Bu proje uygulama dolayısıyla bizim için de ayrıcalık taşıyor. 21.200 bitki çeşidi ve 900 ağacın yer aldığı projede, bu bitkilerin gölgelik oluşturması, rüzgâra direnç, sesi yalıtması gibi detaylar yer alıyor. Bu projenin ağaçlarıyla birlikte çevresindeki oksijeni artırması da ek faydalar arasında yer alıyor.  

“Sürdürülebilir yapı”

Sürdürülebilir yapı kavramı derinlemesine eğildiğimiz bir konu haline geldi. Yağmur suyu ve gri su kanallarıyla da yüzde 40 su tasarrufu, yüzde 70 atık su azaltımı sağlanırken kullanılan sistemlerle yüzde 50 enerji tasarrufu ve karbondioksit salınımında yüzde 33’lük bir düşüş elde edildi. Devletten de bu konuda destek alıyoruz çünkü yağmur suyu ve gri su kanallarıyla bir kişinin aylık  su faturasını yüzde 77 azaltabiliyorsunuz.

Yapının ön tarafında ağaçlardan oluşan bir saksı alanı, üst tarafında yan kısımlarla birlikte yeşil duvarlar oluşturuldu. Ana giriş gövdesinde de parkla birlikte peyzajın devam ettirdiği bir süreklilik sağladık. Ana topoğrafyadan oluşan semt duvarları da aynı şekilde yeşil duvar ve bitkilerle yumuşatarak daha yaşanabilir bir alan haline getirildi. Bu proje dışıyla çevresine bir etki sunmasının yanı sıra iç yapısıyla da insanların yaşantısını kolaylaştıracak şekilde tasarlandı. Site kavramında genellikle yapıların duvarlarla semtten koptuğunu görüyoruz. Ana kullanıcının sosyalleşme alanlarıyla etkileşimli bir yapı oluşturduk. Geleneksel avlu karakterini buradaki alanların kurgusunda kullandık. Etkileşimli avlu dışarıdaki insanlarla birlikte ortak kullanım alanı haline geldi. Çatı katında ise açık havuz ve bu havuz ile ortak alanların ısınmasını sağlayan ve elektrik üreten otomatik paneller bulunuyor. Çatı katında manzaraya göre konumlandırılmış oturma alanları, yeşil teras alanları ile fitness alanları yer alıyor. Bu yapı insanın bulunduğu her ortamda yenilenmesini sağlayacak mekanlar oluşturmak amacıyla  tasarlandı.

Sürdürülebilir en iyi miras 

Giderek betonlaşan İstanbul’da, sürdürülebilirlik ilkelerini garanti altına alarak geliştirdiğimiz dikey orman konsepti içerisinde, konfor ile mimariyi harmanlayan, sosyal avlular etrafında yaşayanlarını buluşturan, yaşam kalitelerini yükselten yeni bir dönemin başlangıcına imza atıyoruz. , “Green” ve “Oxygen” kelimelerinin birleşiminden oluşan Greenox ismi; insanın doğaya ve temiz bir havayı birlik içerisinde solumaya olan ihtiyacının residence formatında vücut bulmasını temsil ediyor.

Akılcı, sıra dışı, cesur bir proje

Çevreye ve yeşil yaşama verdiği önemi, mimarisinde dikey orman konsepti ile farklı bir boyuta taşıyan Greenox Urban Residence’ın biyoekolojik gelişimi sağlayacak cephesi, inşaat tekniği açısından yenilikçi uygulamaları, binada yaşamsal harcamaları en aza indirecek tasarruf sağlayan sistemleri, yaşayanların arasındaki paylaşımı artırmak üzere geliştirilen sosyal platform uygulaması ve sürdürülebilir çevreciliği, projeyi sıra dışı, akılcı ve iddialı kılıyor. 

Her yıl binlerce binanın eklendiği, giderek betonlaşan İstanbul’da, kentsel dönüşümü yeşil dönüşüm olarak geliştiren Greenox Projesi’ nin İstanbul için büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

LEED Gold adayı

Yan cephelerinde 56 ve 53 metre yüksekliğindeki yeşil duvar uygulamaları ile Avrupa’nın en yüksek dikey yeşil duvarlarına da ev sahipliği yapan Greenox Urban Residence projesi LEED Gold adayı.  Ayrıca  İstanbul’da ve ülkemizde, tüm kent peyzajlarını etkileyecek bir dönüşüm sürecini de başlatacak olan Türkiye’nin ilk ve tek dikey ormanı Greenox, Türk gayrimenkul sektörünün prestijli yarışmalarından Sign of the City Awards’de “En Yeşil Bina” kategorisinin kazananı oldu. 

Greenox Urban Residence projesi, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) tarafından başlatılan EDGE Yeşil Bina Sektörel Gelişim Programı kapsamında Türkiye’de, özel sektörde seçilen tek pilot proje oldu.


Yorum yaz...

Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
  • (Yayınlanmayacak)