<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Editör &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<atom:link href="https://ekoyapidergisi.org/author/editor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<description>Sorumlu Mimarlık ve Yapı Platformu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 May 2026 12:40:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-ekoyapi_logo-32x32.png</url>
	<title>Editör &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mapei Sürdürülebilir Kent Buluşmaları Ankara’da Mimarlık ve Yapı Sektörünü Bir Araya Getirdi</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/mapei-surdurulebilir-kent-bulusmalari-mimarlik-ve-yapi-sektoru/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/mapei-surdurulebilir-kent-bulusmalari-mimarlik-ve-yapi-sektoru/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 12:40:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[Han Tümertekin]]></category>
		<category><![CDATA[MAPEI]]></category>
		<category><![CDATA[yapı kimyasalları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85828</guid>

					<description><![CDATA[Mapei Sürdürülebilir Kent Buluşmaları’nın Ankara ayağında sürdürülebilir mimarlık, yapı kimyasalları ve çevre dostu yapı çözümleri ele alındı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.mapei.com/tr/tr/ana-sayfa" data-type="link" data-id="https://www.mapei.com/tr/tr/ana-sayfa" target="_blank" rel="noopener">Mapei</a> tarafından Türkiye genelinde sürdürülen “Sürdürülebilir Kent Buluşmaları” etkinlik serisinin 12’ncisi Ankara’da gerçekleştirildi. Mimarlık, inşaat ve yapı teknolojileri alanından önemli isimlerin katıldığı buluşmada, sürdürülebilir kentler için geliştirilen yenilikçi çözümler, yapısal dayanıklılık ve çevresel sorumluluk odaklı mimarlık yaklaşımları ele alındı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sektör profesyonellerini aynı platformda buluşturan etkinlikte, sürdürülebilir mimarlık anlayışının geleceği, yapı kimyasallarının dönüşen rolü ve çevre dostu malzeme teknolojileri üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. İnşaat mühendisleri, mimarlar, kamu temsilcileri ve sektör paydaşlarının yoğun ilgi gösterdiği organizasyon, sürdürülebilir kentler için disiplinler arası iş birliğinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="320" height="213" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Han-Tumertekin.jpeg" alt="" class="wp-image-85831" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Han-Tumertekin.jpeg 320w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Han-Tumertekin-300x200.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Han-Tumertekin-150x100.jpeg 150w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /><figcaption class="wp-element-caption">Han Tümertekin</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Sürdürülebilir Kent Buluşmaları Mimarlıkta Yeni Yaklaşımları Tartışmaya Açtı</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Etkinliğin dikkat çeken konuşmacılarından biri olan <a href="https://ekoyapidergisi.org/isu-unlu-mimar-han-tumertekin-i-agirladi/" data-type="post" data-id="18548">Han Tümertekin</a>, gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürülebilir mimarlık yaklaşımını katılımcılarla paylaştı. Yerel bağlama duyarlı, uzun ömürlü ve çevresel etkileri minimize eden yapılar üretmenin günümüz mimarlığının temel sorumluluklarından biri olduğunu belirten Tümertekin, sürdürülebilirliğin yalnızca teknik bir gereklilik değil, mimarlığın özünde yer alan temel bir yaklaşım olduğunu ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğayla uyumlu mimarlığın önemine değinen Tümertekin, projelerinde coğrafi bağlamı ve doğal çevreyi tasarımın merkezine yerleştirdiklerini vurguladı. Yapıların yalnızca estetik değil, aynı zamanda çevresel açıdan da sorumluluk taşıması gerektiğini belirten mimar, geleceğin kentlerinin sürdürülebilir mimarlık anlayışıyla şekilleneceğini söyledi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="320" height="213" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Gorsel.jpeg" alt="" class="wp-image-85830" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Gorsel.jpeg 320w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Gorsel-300x200.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Gorsel-150x100.jpeg 150w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Sürdürülebilir Kent Buluşmaları Kapsamında Mapei’nin Küresel Vizyonu Paylaşıldı</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.mapei.com/tr/tr?utm_source=chatgpt.com" target="_blank" rel="noopener">Mapei Türkiye</a>&nbsp;Genel Müdürü&nbsp;Selman Tarmur&nbsp;ise konuşmasında şirketin sürdürülebilirlik politikaları ve küresel yapılanması hakkında bilgi verdi. Mapei’nin yapı sektörüne yönelik geliştirdiği ürünlerin çevresel etkilerini azaltmaya odaklandığını belirten Tarmur, şirketin dünya genelindeki Ar-Ge yatırımlarına dikkat çekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mapei’nin 20 ülkede faaliyet gösteren 32 Ar-Ge merkezi ve kalite kontrol laboratuvarlarıyla desteklenen 90 üretim tesisi bulunduğunu ifade eden Tarmur, sürdürülebilir yapılaşma için yenilikçi ürünler geliştirmeye devam ettiklerini söyledi. Ürünlerin eko sürdürülebilirlik ilkelerine uygun biçimde tasarlandığını belirten Tarmur, yapı kimyasalları sektöründe çevresel etkisi düşük, dayanıklı ve güvenli çözümler geliştirmeye odaklandıklarını vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirketin karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmaları da etkinlik kapsamında öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Sertifikalı çevre kredileriyle ürünlerin yaşam döngüsü boyunca oluşan CO₂ emisyonlarının dengelenmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Tarmur, sürdürülebilir kentler için inovasyonun kritik rol oynadığını ifade etti.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="320" height="213" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selman-Tarmur.jpeg" alt="" class="wp-image-85832" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selman-Tarmur.jpeg 320w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selman-Tarmur-300x200.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selman-Tarmur-150x100.jpeg 150w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /><figcaption class="wp-element-caption">Selman Harmur</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Sürdürülebilir Kent Buluşmaları Yapı Kimyasallarında Çevre Dostu Çözümleri Öne Çıkardı</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Etkinliğin teknik sunum bölümünde konuşan&nbsp;Ali Ülker, sürdürülebilir kentler için geliştirilen yapı kimyasalları ve yüksek performanslı malzemeler hakkında bilgi verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülker, yapıların dayanıklılığını artırırken çevresel performansını da iyileştiren ürünler geliştirdiklerini belirterek, özellikle zemin, duvar ve kaplama uygulamalarına yönelik yapıştırıcı sistemlerde dünya lideri konumunda olduklarını ifade etti. Bunun yanı sıra su ve ısı yalıtımı, yapısal güçlendirme, özel harçlar, beton katkıları ve restorasyon çözümleri alanında da kapsamlı bir ürün portföyüne sahip olduklarını söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mapei’nin 8 binden fazla üründen oluşan geniş ürün gamını çevreye duyarlı üretim anlayışıyla geliştirdiğini belirten Ülker, sürdürülebilir kentler için uzun ömürlü malzeme kullanımının hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sürdürülebilir Kent Buluşmaları Kentlerin Geleceğine Odaklanıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Son yıllarda iklim krizi, hızlı kentleşme ve artan enerji ihtiyacı nedeniyle sürdürülebilir kentler konusu mimarlık ve inşaat sektörünün en önemli gündemlerinden biri haline geldi. Bu kapsamda düzenlenen Sürdürülebilir Kent Buluşmaları, yalnızca yapı teknolojilerini değil; aynı zamanda çevresel sorumluluk, dayanıklılık, enerji verimliliği ve uzun ömürlü kent politikalarını da tartışmaya açıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mapei’nin Ankara’da gerçekleştirdiği etkinlik, sürdürülebilir kentler için geliştirilen yenilikçi çözümlerin sektör profesyonelleri tarafından değerlendirilmesine olanak sağlarken, mimarlık ve yapı sektöründe geleceğe yönelik yeni iş birliklerinin kurulmasına da zemin hazırladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1937 yılında Milano’da kurulan Mapei, bugün 59 ülkede faaliyet gösteren küresel bir yapı kimyasalları markası olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin dünya genelinde 106 üretim tesisi ve yaklaşık 13.200 çalışanı bulunuyor. Araştırma ve geliştirme yatırımlarını sürdürülebilirlik yaklaşımıyla birleştiren marka, çevresel etkileri azaltan yapı çözümleri geliştirmeye devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/mapei-surdurulebilir-kent-bulusmalari-mimarlik-ve-yapi-sektoru/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağdaş Mimarlıkta Tuğlayı Yeniden Düşünmek</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/cagdas-mimarlikta-tuglayi-yeniden-dusunmek/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/cagdas-mimarlikta-tuglayi-yeniden-dusunmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 06:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ÜRÜN]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ BİRLİĞİ İÇERİKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir malzeme]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğla Üretimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85688</guid>

					<description><![CDATA[Çağdaş mimarlıkta tuğla, estetik ve performansı birleştirerek cephe tasarımında yeni olanaklar sunuyor. Sürdürülebilir ve zamansız çözümler keşfedin.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><mark class="rank-math-highlight" style="background-color: #fee894">Malzeme geleneğinden mimari ifadeye uzanan süreçte tuğla, performatif ve bağlam odaklı bir tasarım aracına dönüşüyor</mark> ve<mark class="rank-math-highlight" style="background-color: #fee894"> Çağdaş Mimarlıkta Tuğla&#8217;nın önemi artmaktadır.</mark></h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="970" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/isiklar_tugla-970x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-85692" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/isiklar_tugla-970x1024.jpeg 970w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/isiklar_tugla-284x300.jpeg 284w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/isiklar_tugla-768x811.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/isiklar_tugla-1455x1536.jpeg 1455w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/isiklar_tugla-398x420.jpeg 398w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/isiklar_tugla-150x158.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/isiklar_tugla-300x317.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/isiklar_tugla-696x735.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/isiklar_tugla-1068x1127.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/isiklar_tugla.jpeg 1516w" sizes="auto, (max-width: 970px) 100vw, 970px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Yarım asrı aşan üretim deneyimini çağdaş mimari yaklaşımla buluşturan <a href="https://isiklartugla.com.tr" data-type="link" data-id="https://isiklartugla.com.tr" target="_blank" rel="noopener">Işıklar Tuğla</a>, tuğlayı yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil; performans, bağlam ve ifade arasında denge kuran bir tasarım aracı olarak yeniden ele alıyor.<br><br>Mimarlıkta malzeme seçimi artık yalnızca estetik bir tercih değil; bir yapının çevresiyle kurduğu ilişkiyi, uzun vadeli performansını ve kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen çok katmanlı bir karar. Bu nedenle günümüzde malzemelerden beklenen yalnızca iyi görünmeleri değil, aynı zamanda güçlü bir teknik performans sunmalarıdır. <mark class="rank-math-highlight" style="background-color: #fee894">Bu bağlamda, çağdaş mimarlıkta tuğla kullanımının önemi vurgulanmaktadır.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://ekoyapidergisi.org/antik-tuglaya-kadin-eli-dokunusu/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/antik-tuglaya-kadin-eli-dokunusu/">Işıklar Tuğla</a>, yarım asrı aşan üretim deneyimini çağdaş mimari anlayışla bir araya getirerek tuğlayı yeniden yorumluyor. Gelenekten gelen bilgi birikimi, günümüz tasarım diliyle buluşuyor; ortaya hem güçlü hem de esnek çözümler çıkıyor. <mark class="rank-math-highlight" style="background-color: #fee894">Çağdaş mimarlıkta tuğla, bu süreçte önemli bir role sahiptir.</mark></p>



<p class="wp-block-paragraph">“Işıklar Tuğla’nın yaklaşımı, malzemeyi yalnızca bir yüzey olarak değil; mimari düşüncenin ayrılmaz bir parçası olarak ele alır. Üretim süreçlerinden tasarım uygulamalarına uzanan bu bütüncül bakış, tuğlanın farklı ölçeklerde ve bağlamlarda yeniden yorumlanmasına olanak tanırken, mimarlara daha bilinçli ve sürdürülebilir kararlar alma imkânı sunar.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tuğla, doğası gereği sıcak, doğal ve zamansız bir malzeme. Ancak yeni nesil koleksiyonlarda, alışılmış görüntüsünün ötesine geçiyor. Dengeli renk geçişleri ve zengin yüzey seçenekleri sayesinde cepheler, gün ışığıyla birlikte değişen, yaşayan bir karakter kazanıyor. Tekdüze yüzeyler yerini, gün boyunca farklı etkiler yaratan dinamik bir mimari ifadeye bırakıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1697" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/riva_ilan-scaled.jpeg" alt="" class="wp-image-85691" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/riva_ilan-scaled.jpeg 2560w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/riva_ilan-300x199.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Renk, doku ve ebat çeşitliliği ise tasarım sürecinde önemli bir özgürlük sağlıyor. İster bulunduğu çevreyle uyumlu, sakin ve dengeli yapılar tasarlayın; ister güçlü renklerle öne çıkan, karakter sahibi projeler üretin. Bu esneklik, her yapının kendi bağlamına ait özgün bir kimlik kazanmasına olanak tanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Estetik özelliklerinin ötesinde tuğla, yapı fiziği açısından da güçlü bir malzeme. Nefes alabilen yapısı sayesinde nem dengesine katkı sağlarken, ısı ve ses yalıtımını destekleyerek iç mekân konforunu artırıyor. Dayanıklılığı ve düşük bakım ihtiyacı sayesinde ise uzun ömürlü bir çözüm sunuyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tuğla, yalnızca bir kaplama değil; cepheye derinlik, hareket ve karakter kazandıran aktif bir tasarım bileşenidir.</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün tuğla artık yalnızca bir kaplama malzemesi değil; mimari tasarımın aktif bir bileşeni. Farklı dizilim alternatifleri ve yüzey çeşitliliği sayesinde cephelerde derinlik, hareket ve güçlü bir ifade yaratmak mümkün.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kısacası, tuğla geçmişten gelen bilgisini korurken, bugünün ve yarının mimarisine uyum sağlayan güçlü bir tasarım aracına dönüşüyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Nefes alabilen yapısı ve yüksek dayanımıyla tuğla, estetik ile yapı fiziğini aynı zeminde buluşturur.</h2>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/cagdas-mimarlikta-tuglayi-yeniden-dusunmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malzeme Seçimiyle Yapaylıktan Uzak Bir Proje : Julà</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/jula-ankara-dogal-malzeme-tugla-mimari/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/jula-ankara-dogal-malzeme-tugla-mimari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 12:24:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PROJE]]></category>
		<category><![CDATA[İŞ BİRLİĞİ İÇERİKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Julà]]></category>
		<category><![CDATA[Restoran Tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[tuğla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85673</guid>

					<description><![CDATA[Ankara Beytepe’de konumlanan Julà, doğal malzeme kullanımı ve tuğla mimarisiyle zamansız, duyusal ve sürdürülebilir bir mekân deneyimi sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Mekân kurgusunda benimsenen malzeme dürüstlüğü, yapaylık hissinden uzak, zamanla yaşlanan ve yaşlandıkça karakter kazanan doğal dokuların kullanımıyla somutlaşıyor.</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/">Mimarlıkta malzeme seçimi</a>, yalnızca estetik bir karar değil; mekânın nasıl hissedileceğini, nasıl yaşlanacağını ve kullanıcıyla nasıl bir ilişki kuracağını belirleyen temel bir eşiktir. Günümüzde giderek artan yapaylık ve yüzeysellik karşısında, doğal ve “nefes alan” malzemelere yönelim, yalnızca bir tasarım tercihi değil; aynı zamanda sağlıklı ve sürdürülebilir yaşam alanları üretmenin de bir yolu olarak öne çıkıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/asim_zeynep_yuksel_jula_happy_project.jpeg" alt="İÇ MIMAR ASIM YÜKSEL, ZEYNEP ENSERT YÜKSEL" class="wp-image-85675"/><figcaption class="wp-element-caption">İç Mimar Asım Yüksel ve Zeynep Ensert Yüksel</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle tuğla gibi zamana direnen, dokunsal ve geçirgen malzemeler; mekânın hem fiziksel hem de duyusal kalitesini dönüştürür. Nemi dengeleyen, hava sirkülasyonuna katkı sağlayan ve kullanıcıyla doğrudan temas kurabilen bu tür malzemeler, iç mekânı kapalı bir kabuk olmaktan çıkararak yaşayan bir organizmaya dönüştürür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Julà, tam da bu yaklaşımın güncel bir yorumu olarak öne çıkıyor. Malzemenin doğallığını saklamayan, aksine görünür kılan bir mimari dil; yapaylıktan uzak, zamanla olgunlaşan ve kullanıcıyla birlikte evrilen bir mekânsal deneyim öneriyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="906" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/008jula_ankara-1024x906.jpeg" alt="" class="wp-image-85681" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/008jula_ankara-1024x906.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/008jula_ankara-300x265.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/008jula_ankara-768x680.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/008jula_ankara-1536x1359.jpeg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/008jula_ankara-2048x1812.jpeg 2048w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/008jula_ankara-475x420.jpeg 475w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/008jula_ankara-150x133.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/008jula_ankara-696x616.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/008jula_ankara-1068x945.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/008jula_ankara-1920x1699.jpeg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Tasarımcıların kendi işletmelerini bu denli sahiplenmesi, mekâna alışılagelmişin dışında bir &#8220;uzun ömürlülük&#8221; ve samimiyet katıyor.</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Ankara Beytepe’de konumlanan <a href="https://www.julaankara.com" data-type="link" data-id="https://www.julaankara.com" target="_blank" rel="noopener">Julà</a>, bir restoran projesi olmanın ötesinde, Jul Happy Project’in tasarım felsefesini, mutfak kültürünü ve çalışma alanını aynı yapıda buluşturan hibrit bir mekân kurgusu sunuyor. 2021 yılında kurulan ofisin, &#8220;gündelik hayatın içindeki küçük ama değerli mutluluk anlarını mekânlar aracılığıyla görünür kılma&#8221; arzusu, Julà’da somut bir yaşam alanına dönüşüyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="715" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3-1024x715.jpeg" alt="" class="wp-image-85682" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3-1024x715.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3-300x209.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3-768x536.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3-1536x1072.jpeg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3-602x420.jpeg 602w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3-150x105.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3-696x486.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3-1068x745.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3-1920x1340.jpeg 1920w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3-100x70.jpeg 100w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/001-jula-ankara-2025-ekim-146-copy-3.jpeg 2000w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">default</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Projenin en karakteristik özelliklerinden biri, tasarım ofisinin restoranın hemen üst katında yer alması. Bu dikey birliktelik, mekânı sadece bir tasarım nesnesi olmaktan çıkarıp yaşayan bir organizmaya dönüştürüyor. Jul Happy Project için Julà, tasarımın sadece estetik bir kurgu değil; kurumsal kimlikten personel kıyafetine, menü içeriğinden mekânın duyusal atmosferine kadar uzanan bütüncül bir marka kimliği süreci olarak ele alınıyor. Tasarımcıların kendi işletmelerini bu denli sahiplenmesi, mekâna alışılagelmişin dışında bir &#8220;<a href="https://ekoyapidergisi.org/?s=uzun+ömürlülük" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/?s=uzun+ömürlülük">uzun ömürlülük</a>&#8221; ve samimiyet katıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="746" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-1024x746.jpeg" alt="" class="wp-image-85684" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-1024x746.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-300x219.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-768x559.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-1536x1119.jpeg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-2048x1492.jpeg 2048w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-577x420.jpeg 577w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-150x109.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-696x507.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-1068x778.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-1920x1399.jpeg 1920w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/004-jula-ankara-2025-ekim-92-copy-324x235.jpeg 324w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Julà’nın mimari yaklaşımı, şık bir yeme-içme deneyimini gösterişten uzak bir rahatlıkla sunmak üzerine inşa edildi.</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Julà’nın mimari yaklaşımı, şık bir yeme-içme deneyimini gösterişten uzak bir rahatlıkla sunmak üzerine inşa edildi. Mekân kurgusunda benimsenen malzeme dürüstlüğü, yapaylık hissinden uzak, zamanla yaşlanan ve yaşlandıkça karakter kazanan doğal dokuların kullanımıyla somutlaşıyor. Bu yaklaşım, mekânın kullanıcı üzerinde bir ağırlık kurmasını engellerken; misafiri katı sınırlarla yönlendirmek yerine ışık ve doku oyunlarıyla içine alan doğal bir akış ve hafiflik hissi yaratıyor. Projenin tektonik kimliğini belirleyen karakteristik tuğla kullanımı ve toprak tonlarının hâkim olduğu renk paleti ise yerel zanaat ile modern formları aynı potada eritiyor. Sonuçta ortaya çıkan; kendini dayatmayan, zamansız ve kullanıcıyla duygusal bağ kurabilen rafine bir atmosfer oluyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="836" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/011-jula-ankara-2025-ekim-8-copy-1024x836.jpeg" alt="" class="wp-image-85685" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/011-jula-ankara-2025-ekim-8-copy-1024x836.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/011-jula-ankara-2025-ekim-8-copy-300x245.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/011-jula-ankara-2025-ekim-8-copy-768x627.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/011-jula-ankara-2025-ekim-8-copy-1536x1255.jpeg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/011-jula-ankara-2025-ekim-8-copy-2048x1673.jpeg 2048w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/011-jula-ankara-2025-ekim-8-copy-514x420.jpeg 514w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/011-jula-ankara-2025-ekim-8-copy-150x123.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/011-jula-ankara-2025-ekim-8-copy-696x568.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/011-jula-ankara-2025-ekim-8-copy-1068x872.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/011-jula-ankara-2025-ekim-8-copy-1920x1568.jpeg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Julà, tasarım kökenli bir çiftin ortak hayali olarak, İtalya’nın özenli yeme-içme kültürünü Ankara’nın yerel dokusuyla birleştiriyor. Lezzet tarafında &#8220;Associazione Verace Pizza Napoletana (AVPN)&#8221; standartlarını benimseyen mekân, Napoli’de ünlü bir aileye özel olarak yaptırılan pizza fırınıyla zanaatı tasarımın merkezine koyuyor. İyi yemeği, kaliteli malzemeyi ve tasarımı hayatının odağına alan özel bir topluluk için buluşma noktası olan Julà, Ankara’nın yaratıcı mekân ihtiyacına nitelikli bir cevap sunuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/jula-ankara-dogal-malzeme-tugla-mimari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaan Öncüoğlu: Sorumlu Mimarlıkta Malzemenin ve Verinin Rolü</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/kaan-oncuoglu-sorumlu-mimarlik/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/kaan-oncuoglu-sorumlu-mimarlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 12:08:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR GÖRÜŞLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Kaan Öncüoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Mimarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85671</guid>

					<description><![CDATA[“Kaan Öncüoğlu, mimarlık, kentsel tasarım ve stratejik planlama alanlarında çalışan KODS’un kurucusu ve London Turkish Architects Association (LTAA) başkanıdır. Farklı ölçeklerde ve coğrafyalarda projeler geliştiren Öncüoğlu, kullanıcı deneyimi, veri odaklı tasarım ve sürdürülebilirlik ekseninde çalışan bir yaklaşım benimsemektedir.” Mimarlıkta “sorumluluk” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Kendi pratiğinizde bu sorumluluk en çok hangi aşamalarda, hangi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><em>“Kaan Öncüoğlu, mimarlık, kentsel tasarım ve stratejik planlama alanlarında çalışan KODS’un kurucusu ve London Turkish Architects Association (LTAA) başkanıdır.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Farklı ölçeklerde ve coğrafyalarda projeler geliştiren Öncüoğlu, kullanıcı deneyimi, veri odaklı tasarım ve sürdürülebilirlik ekseninde çalışan bir yaklaşım benimsemektedir.”</em></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="604" height="756" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi.webp" alt="" class="wp-image-85672" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi.webp 604w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi-240x300.webp 240w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi-336x420.webp 336w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi-150x188.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi-300x375.webp 300w" sizes="auto, (max-width: 604px) 100vw, 604px" /><figcaption class="wp-element-caption"><br>KAAN ÖNCÜOĞLU, Ortak, Öncüoğlu Architects / LTAA Başkanı<br></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><a href="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/">Mimarlıkta “sorumluluk” </a>kavramı sizin için ne ifade ediyor? Kendi pratiğinizde bu sorumluluk en çok hangi aşamalarda, hangi ölçeklerde görünür hâle geliyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaan Öncüoğlu:</strong> Mimarlık geçmişte daha çok teknik gereksinimlerin karşılanması ve yapısal sorumlulukların yerine getirilmesi çerçevesinde ele alınırken, günümüzde odağını giderek daha fazla kullanıcı ve çevre odaklı bir yaklaşım üzerine kurmakta. Bu dönüşüm, tasarım felsefesi ve prensiplerinin kullanıcı merkezli bir anlayışla yeniden ele alınmasını gerektiriyor. Sağlık, mutluluk ve verimlilik gibi kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen kriterlerin karşılanabilmesi için çevresel faktörlerin dikkatle değerlendirilmesi ve stratejik, sürdürülebilir kararların tasarım ve uygulama süreçlerine entegre edilmesi büyük önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Projelerimizde programlar arası ulaşım süreleri, kullanıcıların mekânlarda geçirdiği süreler ve metrekare başına verimlilik gibi parametreler; özellikle verinin yönlendirici olduğu bu dönemde, kullanıcı deneyimini ölçen önemli başlıca başarı metrikleri haline geldi. Beraberinde, kamusal ve yarı kamusal alanların kullanım yoğunluğu, farklı fonksiyonlar arasındaki etkileşim ve sinerji, gün ışığına erişim oranı, görsel ve fiziksel bağlantıların sürekliliği, açık alanların erişilebilirliği ve aktif kullanım potansiyeli gibi kriterler de proje ölçeği arttıkça hesaba kattığımız tasarım kararlarımızı yönlendiren önemli göstergeler arasında.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz de özellikle büyük ölçekli projelerimizde bu yaklaşımı tasarım sürecinin en erken aşamalarından itibaren ele alıyoruz. Gün ışığının yapıya etkin şekilde dahil edilmesi, ferah ve akıcı sirkülasyon alanlarının oluşturulması ve fonksiyonların çevresel ve kentsel bağlamla ilişkili biçimde konumlandırılması gibi kriterleri, konsept aşamasında mimari kurgunun temel girdileri olarak değerlendiriyoruz. Bu yaklaşım, nitelikli mekânsal deneyimler üretmenin yanı sıra yapıların kendi topluluk yapısını kurgulamasına uygun zemin hazırlayan, uzun vadede sürdürülebilir, esnek ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilecek bir altyapıya sahip olmasını hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Malzeme tercihleriniz sizce yalnızca teknik bir karar mı, yoksa mimarın etik duruşunu da yansıtan bir tercih mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaan Öncüoğlu:</strong> Spesifikasyon, özellikle teknik sorumluluk açısından, bir projenin hayata geçirildikten sonraki sağlıklı ömrünü ve uzun vadeli performansını belirleyen en temel unsurlardan biri. Malzeme ve ürün seçimleri ise hem mimari vizyonun fiziksel gerçekliğe dönüşmesindeki en belirleyici araçlardan biri, hem de mimarın tasarım kararlarının kullanıcı veya ziyaretçi ile doğrudan temas eden en görünür çıktısı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle üreticilerin rolü de giderek yalnızca bir ürün veya hizmet sağlayıcı olmaktan çıkarak, tasarım sürecinin aktif bir parçası olan çözüm ortaklığına evrilmekte. Mimaride, tasarım hedeflerine, performans kriterlerine ve proje özelindeki ihtiyaçlara karşılık veren uygulanabilir ve sürdürülebilir tercihler her zaman öncelikli olmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/kaan-oncuoglu-sorumlu-mimarlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehpare Evrenol: Sorumlu Mimarlıkta Malzeme Seçimi</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/mehpare-evrenol-malzeme-secimi/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/mehpare-evrenol-malzeme-secimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 12:01:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR GÖRÜŞLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Mehpare Evrenol]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Mimarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85666</guid>

					<description><![CDATA[Mehpare Evrenol: Mimarlıkta sorumluluk, yalnızca bir yapı üretmekten öte; kente, kullanıcıya ve zamana karşı bir tavır almak anlamına geliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><em>“Mehpare Evrenol, mimarlık, kentsel tasarım ve iç mimarlık alanlarında çalışan Evrenol Architects’in kurucu ortağıdır.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Günümüzde, kentsel ölçekli projelerden mimari ve iç mimari çalışmalara uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan ofisin yönetimini sürdürmektedir.”</em></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="756" height="504" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi.webp" alt="" class="wp-image-85667" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi.webp 756w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi-300x200.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi-630x420.webp 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi-150x100.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi-696x464.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 756px) 100vw, 756px" /><figcaption class="wp-element-caption">MEHPARE EVRENOL, Kurucu Ortak, Evrenol Architects<br></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimarlıkta “sorumluluk” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Kendi pratiğinizde bu sorumluluk en çok hangi aşamalarda, hangi ölçeklerde görünür hâle geliyor?&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mehpare Evrenol:</strong>  </p>



<p class="wp-block-paragraph"> yalnızca bir yapı üretmekten öte; kente, kullanıcıya ve zamana karşı bir tavır almak anlamına geliyor. Bir projenin bulunduğu bağlamla kurduğu ilişkiyi, kamusal etkisini, kullanıcı deneyimini ve uzun vadede sürdürülebilirliğini bu sorumluluğun temel başlıkları olarak görüyorum. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Tasarlanan her yapının kent dokusuna eklenen kalıcı bir katman olduğu bilincinde olmak ise karar süreçlerindeki sorumluluk duygusunu güçlendiriyor. Kendi pratiğimizde bu sorumluluk en çok erken tasarım aşamasında ve kütlesel kararlar alınırken görünür hale geliyor. Yapının konumu, ölçeği, çevreyle kurduğu ilişki ve kamusal alana katkısı, yalnızca estetik değil etik bir karar alanı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı şekilde iç mekân ölçeğinde de kullanıcı konforu, ışık, malzeme ve mekânsal süreklilik üzerinden bu sorumluluk devam ediyor. Yani hem kentsel ölçekte hem detay ölçeğinde, tasarımın her aşamasında sorumluluk kavramı aktif bir rol üstleniyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Malzeme tercihleriniz sizce yalnızca teknik bir karar mı, yoksa mimarın etik duruşunu da yansıtan bir tercih mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mehpare Evrenol:</strong> Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimi, yalnızca teknik bir performans meselesi değil; mimarın duruşunu ve projeye yaklaşımını yansıtan önemli bir karar alanı. Malzemenin ömrü, çevresel etkisi, bakım gereksinimi ve kullanıcı deneyimine katkısı birlikte değerlendirilmek zorunda. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle malzeme tercihi, estetik ve teknik kriterlerin ötesinde, projenin değerleriyle kurduğu ilişkiyi de ifade eder. Dayanıklı, sürdürülebilir ve zamana karşı direnen malzemeler kullanmak; yapının uzun vadede değerini korumasını sağlamak ve çevresel etkisini azaltmak anlamına geliyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıdan bakıldığında malzeme seçimi, mimarın etik yaklaşımını ve sorumluluk bilincini doğrudan yansıtan bir tasarım kararıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/mehpare-evrenol-malzeme-secimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuk Avcı: Bir Mimar Etik Fikrinden Kaçamaz</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/selcuk-avci-bir-mimar-etik-fikrinden-kacamaz/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/selcuk-avci-bir-mimar-etik-fikrinden-kacamaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 11:04:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MİMAR GÖRÜŞLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Avcı]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Mimarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85607</guid>

					<description><![CDATA[Bu bölümde, Mimarlıkta Sorumluluk: Malzeme Seçimi konulu makalede kurduğumuz çerçevenin mimarlık pratiğinde nasıl karşılık bulduğunu görmek üzere Mimar Selçuk Avcı ile konuştuk. Sorumluluk kavramının tasarım süreçlerinde hangi aşamalarda görünür hale geldiğini ve malzeme seçiminin teknik bir kararın ötesine geçip geçmediğini onların deneyimleri üzerinden paylaşmak istedik. “Selçuk Avcı, mimarlık, kentsel tasarım ve araştırma alanlarında çalışan Avcı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bu bölümde, <a href="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/">Mimarlıkta Sorumluluk:</a> Malzeme Seçimi konulu makalede kurduğumuz çerçevenin mimarlık pratiğinde nasıl karşılık bulduğunu görmek üzere Mimar Selçuk Avcı ile konuştuk.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sorumluluk kavramının tasarım süreçlerinde hangi aşamalarda görünür hale geldiğini ve malzeme seçiminin teknik bir kararın ötesine geçip geçmediğini onların deneyimleri üzerinden paylaşmak istedik.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“Selçuk Avcı, mimarlık, kentsel tasarım ve araştırma alanlarında çalışan Avcı </em><em>Architects’in kurucusudur.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Farklı coğrafyalarda konut, karma kullanım ve kentsel ölçekli projeler üzerine çalışan Avcı, ofisinin tasarım yaklaşımını bağlam, yaşam kalitesi ve sürdürülebilirlik odağında geliştirmektedir.”</em></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="756" height="719" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1.webp" alt="" class="wp-image-85663" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1.webp 756w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1-300x285.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1-442x420.webp 442w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1-150x143.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1-696x662.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 756px) 100vw, 756px" /><figcaption class="wp-element-caption"><br>SELÇUK AVCI, Kurucu, AVCI ARCHITECTS<br></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimarlıkta “sorumluluk” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Kendi pratiğinizde bu sorumluluk en çok hangi aşamalarda, hangi ölçeklerde görünür hâle geliyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Selçuk Avcı:</strong> Derslerimi hep bu sorumluluk notuyla bitiririm. Tam olarak söylersem, son slaytımda şöyle yazar:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Mimarlar ve tasarımcılar olarak bu gelecek senaryosunda üzerimize düşen rolü anlamalıyız:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başkalarının düşüncelerini ve davranışlarını etkileme şansına sahip bir noktada duruyoruz. Çünkü çoğunlukla karar süreçlerinin en başında yer alıyoruz. Bize emanet edilen bu eşsiz rol, insanla doğa arasındaki ilişkinin geleceğini belirleme üzerine kurulu bir rol. Bu muazzam ve son derece ciddiye alınması gereken bir sorumluluk.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu genellikle sürdürülebilirlik pratiği üzerine verdiğim bir dersin sonunda gelir; sürdürülebilir tasarım için neler yapabileceğimizi anlatır, kendi işlerimizden örnekler veririm. Ama mimarın rolü açısından sorumluluk fikri, yalnızca sürdürülebilirlikten çok daha derin ve çok daha geniş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, sürdürülebilir eylem arayışında kilit oyuncularız, ama tek oyuncu biz değiliz. Mühendisler, danışmanlar, uzmanlar da sorumlu bir tasarım felsefesini benimsemek konusunda benzer bir yükümlülük taşırlar. Ama mimar, diğerlerinden daha keskin bir noktada durmalı. Bunu söylerken Türkiye’de ve daha pek çok ülkede bu sorumluluğun tam ağırlığının her zaman anlaşılmadığını ya da gereği gibi uygulanmadığını da biliyorum. Burada eğitimim ve meslek hayatımın ilk yıllarında İngiltere’de içselleştirdiğim bir anlayıştan yola çıkıyorum. Orada mimarın sorumluluğu kapsamlı ve tartışılmaz bir şey olarak anlaşılır. Sözleşmeye dayalıdır, kültüreldir, mimarların eğitimine yerleşiktir ve bir projeyi nasıl yönettiğinizden kamuya karşı yükümlülüğünüzü nasıl düşündüğünüze kadar her şeyi biçimlendirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sorumluluk, yapılı çevrenin üretimindeki her sonuca uzanır. Doğal olarak işverenle başlar. Ama onun çok ötesine geçer: çizdiğimiz şeyi inşa edecek yapı ekibinin güvenliğine; tasarımın kullanıcıların ihtiyaçlarını çözmekteki netliğine ve titizliğine; yakın komşularla ilişkiye, daha geniş topluma. Ve nihayetinde, zamana dayanacak bir tasarım üretmek suretiyle tüm insanlığa karşı bir sorumluluk.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Zamana dayanmak” derken bunu her anlamıyla kastediyorum: binanın teknik dayanıklılığı, kullanılabilirliği ve işlevsel performansı, ergonomik kalitesi ve en önemlisi güzelliği. Güzelliği en sona koyuyorum, en az önemli olduğu için değil, en yüksek hedef olduğu için. Güvenli ve işlevsel ama çirkin bir bina, kamusal alana karşı en derin yükümlülüğünde başarısız olmuş demektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pratikte bu tür bir zihniyet her an aktif olmalı. İlk eskizden şantiyedeki son detaya kadar. Sorumluluğun “kapatılabileceği” bir an yoktur, olmamalıdır. Her aşamada ve her ölçekte görünür olması gerek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Malzeme tercihleriniz sizce yalnızca teknik bir karar mı, yoksa mimarın etik duruşunu da yansıtan bir tercih mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Selçuk Avcı:</strong> Bence Türkiye’de malzeme seçim süreciyle ilgili yaygın bir yanlış anlama var. İnsanlar mimarın önce bir şey tasarladığını, sonra malzeme seçtiğini varsayıyor; sanki daha sonra gelen ayrı bir aşamaymış gibi. Oysa gerçek bir mimar için malzeme tasarımdan asla ayrılmaz. En başından itibaren tek bir şeydir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu en geniş anlamıyla söylüyorum. Bir peyzaja, bir sokak dokusuna, mevcut bir kentsel dokuya yanıt verirken, bağlamın içinde malzemenin ne olması gerektiğine dair o kadar çok ipucu gömülüdür ki. Çoğu zaman ilk ilhamı yerin kendisi verir. Tabii ki malzemeye dair o ilk sezgi, tasarım geliştirme aşamasında sürecin içine başka taraflar girdikçe her zaman ayakta kalmaz. Ama mesele şu ki malzeme üzerine düşünme, tasarımın ilk anında başlar; sonradan gelen idari bir adımda değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Soruyu etiğe doğru genişletirsek, evet, en başından uygulanması gereken temel kriterler vardır ve bu doğrudan birinci sorudaki sorumluluk meselesine bağlanır. Bunların en acil olanı karbondur: malzemenin üretiminde, inşaat sırasında ve belki de en kritik olarak binanın işletim ömrü boyunca salınan karbon miktarı. “En kritik” diyorum, çünkü bir binanın ömrü yüzlerce yıla uzanabilir. Bunu şehirlerimizin tarihi dokusunda her yerde görüyoruz; yüzlerce yıllık, hâlâ kullanımda olan binalar. Bir binanın uzun vadeli karbon ayak izi, inşaatının karbon maliyetini çok aşar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama malzeme seçimindeki etik karbonun ötesine geçer. Tasarladığımız şey neredeyse her zaman bir topluluk içinde, bir bağlamda geliştirilir. İşverene karşı açık sorumluluğumuzun ötesinde, en büyük sorumluluğu içinde bulunduğumuz topluma karşı taşırız. Ve bu topluluğun sınırı mahallede, şehirde, hatta ülkede bitmez. Sonuç olarak tüm gezegen bir topluluktur. Gezegenimizi sekiz milyar insanın galakside birlikte, aynı gemide yol aldığı bir “dünya gemisi” olarak düşünürsek, tüm insanlığa karşı bir sorumluluk taşırız. Önemli olan sadece zarar vermemek değil, aktif olarak gezegen için iyi şeyler yapmak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla bir mimar etik fikrinden kaçamaz. Kişisel bir etik anlayışı geliştirmek ve bunu tutarlı biçimde uygulamak zorundadır. Bunu tek başına, yalnızca kendi inisiyatifiyle sürdürmenin çoğu zaman zor olduğunu kabul etmek lazım. Bu yüzden meslek kuruluşlarımızın, mimarlar odasının, derneklerin oynayacağı çok önemli bir rol var. Bu etik çerçeveyi geliştirmeli, kodlamalı ve üyelerine uygulamalılar ki meslek içinde hem yön hem de hesap verebilirlik olsun. Çünkü sonuç olarak itibarlarımız birbirine bağlıdır. Herhangi birimizin davranışı, hepimize yansır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/selcuk-avci-bir-mimar-etik-fikrinden-kacamaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mimarlıkta Sorumluluk: Malzeme Seçimi</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2026 17:49:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAKALE]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Malzeme Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Mimarlıkta Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Mimarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85601</guid>

					<description><![CDATA[Bir önceki sayımızda ilk bölümüne yer verdiğimiz “Mimarlıkta Sorumluluk (Stewardship in Architecture)” yazı dizimize; mimarlık pratiğinin en somut karar alanlarından biri olan malzeme seçimi üzerinden devam ediyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading">Sorumluluğun Görünür Hali <br>Geri Döndürülemez Kararların Eşiğinde Mimarlık</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Bir önceki sayımızda ilk bölümüne yer verdiğimiz “<a href="https://ekoyapidergisi.org/sorumlu-mimarlik-etik-cercevesi/">Mimarlıkta Sorumluluk (Stewardship in Architecture)”</a> yazı dizimize; mimarlık pratiğinin en somut karar alanlarından biri olan malzeme seçimi üzerinden devam ediyoruz.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="679" height="452" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/cephe_ekoyapidergisi.webp" alt="" class="wp-image-85602" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/cephe_ekoyapidergisi.webp 679w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/cephe_ekoyapidergisi-300x200.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/cephe_ekoyapidergisi-631x420.webp 631w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/cephe_ekoyapidergisi-150x100.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 679px) 100vw, 679px" /><figcaption class="wp-element-caption">Mimarlıkta Sorumluluk: Malzeme Seçimi</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Hatırlarsanız, sorumluluk (<a href="https://www.hawkesarchitecture.co.uk/ethos/stewardship/" target="_blank" rel="noopener">stewardship</a>) kavramını mimarlığı yalnızca üretim odaklı bir pratik olarak değil; yapılı ve doğal çevreyi zamana yayılan bir sorumluluk ilişkisi içinde ele alan etik bir duruş olarak tanımlamıştık. Bu bakış açısının, mimarın rolünü yalnızca biçim üreten bir aktör olmaktan çıkarıp, emanet aldığı çevreyi geleceğe taşıma sorumluluğunu üstlenen bir konuma yerleştirdiğini vurgulamıştık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu etik çerçeve, pratik karşılığı olmayan bir ilke olarak kaldığında eksik kalır. Sorumluluk, mimarlıkta ancak gerçek karar alanlarında görünür hale gelir ve bu karar alanlarından biri de malzeme seçimidir. Çünkü mimarın çevreyle, kaynaklarla ve gelecekle kurduğu ilişki en açık biçimde kullandığı malzemede somutlaşır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="678" height="453" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/beton_ekoyapi_dergisi.webp" alt="" class="wp-image-85603" style="width:678px;height:auto" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/beton_ekoyapi_dergisi.webp 678w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/beton_ekoyapi_dergisi-300x200.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/beton_ekoyapi_dergisi-629x420.webp 629w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/beton_ekoyapi_dergisi-150x100.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 678px) 100vw, 678px" /><figcaption class="wp-element-caption">Mimarlıkta Sorumluluk: Malzeme Seçimi</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu noktada sorumluluk, yalnızca çevresel etkileri azaltmaya yönelik bir yaklaşımın ötesine geçer; malzemenin kökenini, üretim süreçlerini, kullanım ömrünü ve zaman içindeki dönüşüm potansiyelini kapsayan bütüncül bir emanetçilik anlayışını gündeme getirir. Sertifikasyon ölçütlerinin ötesinde; etik üretim, döngüsel kullanım ve ekosistemlerle kurulan ilişki, malzeme seçimlerini mimarlığın kültürel, ekolojik ve zamansal sorumluluğunun görünür taşıyıcılarından biri hâline getirir. Böylece malzeme, teknik bir bileşen olmanın ötesinde, mimarlığın geleceğe nasıl bir dünya devrettiğine dair bilinçli bir tutuma dönüşür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Malzeme, yapıyı ayakta tutan teknik bir unsurdan çok; emek, zaman, enerji ve doğal kaynaklarla kurulan karmaşık bir ilişkinin taşıyıcısıdır aynı zamanda ve her malzeme, çıkarıldığı coğrafyadan üretim sürecine, kullanım ömründen yeniden değerlendirilme potansiyeline kadar uzanan çok katmanlı bir anlatı taşır. Bu anlatı, mimarın kararlarını yalnızca estetik ya da performans ölçütleriyle değil; etik, ekolojik ve toplumsal sorumluluk bilinciyle de şekillendirmesini gerektirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle malzeme seçimi, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren değil, henüz tanımlanmamış gelecek senaryolarına karşı da sorumluluk üstlenen bir karar hâline gelir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="756" height="504" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/korten_ekoyapidergisi.webp" alt="" class="wp-image-85604" style="aspect-ratio:1.5000163671478608;width:690px;height:auto" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/korten_ekoyapidergisi.webp 756w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/korten_ekoyapidergisi-300x200.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/korten_ekoyapidergisi-630x420.webp 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/korten_ekoyapidergisi-150x100.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/korten_ekoyapidergisi-696x464.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 756px) 100vw, 756px" /><figcaption class="wp-element-caption">Mimarlıkta Sorumluluk: Malzeme Seçimi</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bağlamda malzeme seçimi, yalnızca “en uygun” olanı bulmakla sınırlı kalmayarak; “en az zararlı” ya da “en hızlı” olanı tercih etmenin de ötesine geçer. Dolayısıyla sorumlu mimarlık anlayışı, malzemeyi tüketilip geride bırakılan bir kaynaktan öte; bakım gerektiren, zamanla değişen ve dönüşebilen bir eşlikçi olarak ele alır. Dayanıklılık, onarılabilirlik, uyarlanabilirlik ve uzun ömür bu yaklaşımın temel ölçütleri hâline gelir. Böylece yapı, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir nesne olmaktan çıkar; gelecekte farklı kullanımlara ve anlamlara açık bir mekâna dönüşür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, malzeme üreticilerinin rolünü de dönüştürür. Üreticiler artık yalnızca teknik performans sunan tedarikçiler değil; yapılı çevrenin çevresel, kültürel ve etik sonuçlarını mimarla birlikte taşıyan ortak sorumlulardır. Hammaddenin kaynağından üretim enerjisine, ürün performansından geri dönüşüm süreçlerine kadar uzanan yaşam döngüsü, daha şeffaf ve izlenebilir bir üretim kültürünü zorunlu kılar.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="450" height="655" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/cam_cephe_ekoyapi.webp" alt="" class="wp-image-85605" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/cam_cephe_ekoyapi.webp 450w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/cam_cephe_ekoyapi-206x300.webp 206w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/cam_cephe_ekoyapi-289x420.webp 289w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/cam_cephe_ekoyapi-150x218.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/cam_cephe_ekoyapi-300x437.webp 300w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /><figcaption class="wp-element-caption">Mimarlıkta Sorumluluk: Malzeme Seçimi</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin cam üretimi, yüksek enerji gereksinimi nedeniyle çevresel sorumluluk tartışmalarının merkezinde yer alırken; uzun ömür ve geri dönüştürülebilirlik gibi nitelikleriyle bu sorumluluk anlayışına güçlü imkânlar sunar. Benzer biçimde çimento ve beton, karbon yoğunluğu nedeniyle eleştirilse de; dayanıklılıkları ve mevcut yapı stoğunun dönüştürülmesindeki rolleri üzerinden yeniden değerlendirilir. Seramik ve vitrifiye üretimi ise hem endüstriyel hem kültürel bir miras taşırken; su kullanımı, yüzey teknolojileri ve uzun vadeli hijyen performansı gibi başlıklarda bu etik çerçeveyle kesişir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ahşap, özellikle mühendislik ürünü taşıyıcı sistemler aracılığıyla, yenilenebilir kaynak kullanımı ve karbon depolama kapasitesi üzerinden bu tartışmaya farklı bir boyut kazandırır. Büyüme döngüsü ile yapının yaşam döngüsü arasında kurulan ilişki, malzemeyi yalnızca teknik bir çözüm değil; zamana yayılan bir emanet pratiğinin parçası hâline getirir. Çelik ise yüksek enerji gerektiren üretim süreçlerine rağmen, geri dönüştürülebilirliği ve sökülüp yeniden kullanılabilme potansiyeli sayesinde döngüsel ekonomi anlayışı içinde yeniden anlam kazanır. Taşıyıcı sistemden cephe elemanına kadar uzanan kullanım alanı, malzemenin tasarım kararlarıyla nasıl uzun vadeli bir değer zinciri oluşturabileceğini gösterir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benzer şekilde, sıkıştırılmış toprak, doğal taş ya da biyobazlı yalıtım malzemeleri gibi daha düşük işlenmiş ve yerel kaynaklara dayalı alternatifler; karbon azaltımının ötesinde kültürel ve coğrafi bir sorumluluk alanı açar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üretim mesafesi, yerel istihdam ve bölgesel bilgi birikimiyle kurdukları ilişki, mimarlığın yalnızca çevresel değil, toplumsal etkisini de görünür kılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu firmaların sorumluluğu yalnızca çevresel performansla sınırlı değildir. Üretim tesislerinin bulundukları coğrafyalarla kurdukları ilişki, yerel istihdam, bilgi aktarımı ve tasarım kültürüyle kurulan bağlar da bu sorumluluğun ayrılmaz parçalarıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mimarlıkla sanayi arasındaki ilişki bu noktada bir tedarik zincirinden çok, ortak bir etik zemine dönüşür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sorumluluk anlayışı, malzeme üreticileri için bir “uyum” meselesinden ziyade, açık bir pozisyon alma çağrısıdır. Nasıl üretildiği kadar, neden ve neyi taşıdığı da sorulan bir üretim pratiği; yalnızca mimarların değil, üreticilerin de gelecekteki rolünü yeniden tanımlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, mimarlıkta yenilik kavramını da yeniden düşünmeyi gerektirir. Yenilik her zaman daha karmaşık teknolojiler ya da daha yüksek performans değerleri</p>



<p class="wp-block-paragraph">anlamına gelmez. Bazen yerel bir malzemenin yeniden yorumlanması, bazen daha az işlenmiş bir yüzey, bazen de zamanla yaşlanmasına izin verilen bir yapı elemanı, bu etik çerçevede daha anlamlı bir yenilik olarak öne çıkar. Malzemenin patina oluşturması, iz bırakması ve yaşlanma biçimi, yapının zamanla kurduğu ilişkinin görünür bir parçası hâline gelir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çerçevede malzeme, sorumlu mimarlık anlayışında yalnızca bir araç değil; mimarın çevreyle, toplumla ve zamanla kurduğu ilişkinin en açık ifadesidir. Seçilen her malzeme yalnızca bugünün tasarım kararlarını değil, yarının bakım biçimlerini, onarım ihtimallerini ve kullanım senaryolarını da belirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak, mimarlık bir üretim pratiğinden çok bir taşıma sorumluluğuna dönüşüyorsa, biz kullandığımız malzemelerle geleceğe tam olarak neyi taşıyoruz?<br></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RETROFITTING: Yeniden İnşa Etmeden Güçlendirmek</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/retrofit-ile-guclendirme/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/retrofit-ile-guclendirme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2026 12:02:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAKALE]]></category>
		<category><![CDATA[EDİTÖRÜN SEÇİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Retrofit]]></category>
		<category><![CDATA[Retrofitting]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85594</guid>

					<description><![CDATA[Mevcut Yapı Stoğunu Dönüştürmenin Çevresel, Yapısal Ve Kültürel Boyutlarına Odaklanan Bu Yazı, Retrofitting’i Mimarlıkta Yeni Bir Sorumluluk Refleksi Olarak Ele Alıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading">Mevcut Yapı Stoğunu Dönüştürmenin Çevresel, Yapısal Ve Kültürel Boyutlarına Odaklanan Bu Yazı, Retrofitting’i Mimarlıkta Yeni Bir Sorumluluk Refleksi Olarak Ele Alıyor.</h4>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="756" height="504" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Bomontiada_ekoyapi.webp" alt="" class="wp-image-85595" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Bomontiada_ekoyapi.webp 756w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Bomontiada_ekoyapi-300x200.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Bomontiada_ekoyapi-630x420.webp 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Bomontiada_ekoyapi-150x100.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Bomontiada_ekoyapi-696x464.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 756px) 100vw, 756px" /><figcaption class="wp-element-caption">Retrofitting Örneği: Müze Gazhane</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Mevcut yapı stoğuna nasıl baktığımız, bugün mimarlığın nasıl bir gelecek tasavvuru geliştirdiğini de belirliyor. İklim krizi, artan enerji maliyetleri ve giderek sıkılaşan performans standartları karşısında, yıkıp yeniden yapmak artık tek seçenek olarak görülmüyor. Türkiye, Birleşik Krallık ve Avrupa genelinde, var olanı dönüştürmek, güçlendirmek ve uyarlamak giderek daha stratejik bir yaklaşım haline geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://ekoyapidergisi.org/theatr-clwyde-derin-retrofit/">Retrofitting</a> olarak adlandırılan bu süreç, yalnızca teknik bir iyileştirme yöntemi değil; mimarlığın sorumluluk alanını yeniden tanımlayan bir müdahale biçimi. Mevcut yapıları çağdaş güvenlik, enerji ve performans beklentilerine uyarlarken, aynı zamanda gömülü malzeme değerini ve kentsel hafızayı koruma imkânı sunuyor.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-text-align-center"><br>Her Zaman Yeniden Başlamak Zorunda Değiliz. Bazen En Sorumlu Adım, Zaten Var Olanı Güçlendirmektir.</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün soru artık şu: Yeni olanı üretmek mi daha ilerici, yoksa var olanı daha iyi hale getirmek mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa genelinde ayakta olan pek çok yapı, günümüz performans standartlarından farklı düzenleyici çerçeveler altında tasarlanmıştır. Ancak Türkiye gibi deprem riski yüksek bölgelerde yapısal dayanıklılık kritik önem taşırken, Birleşik Krallık’ta yaşlanan yapı stoğu, rüzgâr yükleri ve değişen kullanım senaryoları da benzer şekilde yeniden değerlendirme gerektirmektedir.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-text-align-center"><br>RetrofIttIng müdahaleleri yapı kabuğundan başlar. Çünkü bir binanın enerji performansı ve  iç mekân konforu büyük ölçüde cephe sistemlerine bağlıdır.</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla<a href="https://www.weforum.org/stories/2025/04/retrofitting-buildings-resilience-sustainability/" target="_blank" rel="noopener"> retrofitting</a> stratejileri, çelik güçlendirme, püskürtme beton (shotcrete) ve yüksek performanslı tamir harçları gibi beton temelli uygulamalar ile giderek daha fazla kullanılan karbon fiber gibi gelişmiş kompozit malzemeleri içermektedir. Bu müdahaleler, yapıya ek ağırlık getirmeden taşıyıcı kapasiteyi ve yapısal performansı artırabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu stratejilerin amacı mimari kimliği silmek değil; onu güçlendirmektir. Sessiz ama uzun vadeli bir müdahale.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa genelinde net-sıfır hedefleri ve enerji performansı çerçeveleri, mevcut yapı stoğunun iyileştirilmesini zorunlu hale getirmektedir. Birleşik Krallık’ta retrofit-first yaklaşımları planlama ve uygulama süreçlerinde giderek daha görünür olurken, Türkiye’de de enerji verimliliği ve dayanıklılık eksenli dönüşüm ihtiyacı güç kazanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Isı yalıtımı uygulamaları, geliştirilmiş havalandırma sistemleri ve modern HVAC teknolojileri, doğru tasarım ve uygulama ile enerji tüketimini azaltırken iç mekân konforunu artırabilir. Aynı şekilde akıllı bina yönetim sistemleri ve duyarlı aydınlatma çözümleri de operasyonel verimliliği optimize edebilir. Bu noktada retrofitting bağlamında verimlilik, teknolojik gösterişten ziyade ölçülü performans anlamına gelir. Amaç, yapının mevcut malzeme yatırımına saygı göstererek daha iyi çalışmasını sağlamaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Retrofitting müdahaleleri çoğu zaman yapı kabuğundan başlar. Çünkü bir binanın enerji performansı, iç mekân konforu ve uzun vadeli dayanıklılığı büyük ölçüde cephe sistemlerine bağlıdır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="567" height="612" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Muze-Gazhane_ekoyapi.webp" alt="" class="wp-image-85597" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Muze-Gazhane_ekoyapi.webp 567w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Muze-Gazhane_ekoyapi-278x300.webp 278w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Muze-Gazhane_ekoyapi-389x420.webp 389w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Muze-Gazhane_ekoyapi-150x162.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Muze-Gazhane_ekoyapi-300x324.webp 300w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /><figcaption class="wp-element-caption">Retrofitting Örneği: Müze Gazhane</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Isı yalıtımı çözümleri, hava sızdırmazlık iyileştirmeleri ve güncellenmiş cephe sistemleri enerji kayıplarını azaltmada kritik rol oynar. Cam teknolojilerindeki gelişmeler de bu dönüşümün önemli bir parçasıdır. Low-E cam, çift ve üç camlı sistemler, vakum yalıtımlı cam gibi çözümler doğal ışık kalitesini korurken ısı transferini azaltabilir. Akıllı cam sistemleri ise güneş kazancını ve parlamayı dinamik olarak kontrol etme imkânı sunar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bağlamda cephe artık yalnızca estetik bir yüzey değil; yapının çevresel performansını belirleyen aktif bir katmandır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Retrofitting’in en güçlü boyutlarından biri çevreseldir. Yaşam döngüsü analizleri, mevcut yapıların korunarak iyileştirilmesinin, tam yıkım ve yeniden inşa süreçlerine kıyasla malzeme israfını ve gömülü karbonu azaltabileceğini göstermektedir.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-text-align-center"><br>Retrofitting, Yıkmadan İlerlemenin Mümkün Olduğunu Hatırlatan Bir Mimari Sorumluluk Pratiğidir.</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa genelinde net-sıfır hedefleri yapılı çevreyi yeniden şekillendirirken, mevcut yapı stoğunun iyileştirilmesi iklim eyleminin merkezine yerleşiyor. Birleşik Krallık’ta bu yaklaşım daha sistematik politika araçlarıyla desteklenirken, Türkiye’de ise kentsel dönüşüm ve deprem güvenliği öncelikleriyle birlikte ele alınması gereken kritik bir alan olarak öne çıkıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="756" height="436" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/retrofit_Santral_Istanbul.webp" alt="" class="wp-image-85596" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/retrofit_Santral_Istanbul.webp 756w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/retrofit_Santral_Istanbul-300x173.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/retrofit_Santral_Istanbul-728x420.webp 728w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/retrofit_Santral_Istanbul-150x87.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/retrofit_Santral_Istanbul-696x401.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 756px) 100vw, 756px" /><figcaption class="wp-element-caption">Retrofitting Örneği: Santralİstanbul</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, yerine koymak yerine yeniden kullanmak &#8211; uyarlamak ve ömrünü uzatmak üzerine kurulu döngüsel bir düşünce biçimini destekler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak retrofitting yalnızca bir inşaat tekniği değildir; ölçülülük, akılcı müdahale ve uzun vadeli düşünme pratiğidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her zaman yeniden başlamak zorunda değiliz. Bazen en sorumlu adım, zaten var olanı güçlendirmektir. Ve belki de retrofitting’in asıl gücü, geçmişi silmeden mimarlığı geleceğe taşıyabilmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yazı, retrofitting’i farklı ölçek, malzeme ve uygulama bağlamları üzerinden ele alacağımız bir dizi incelemenin ilk adımıdır. Önümüzdeki sayılarda, Avrupa’dan Birleşik Krallık’a ve Türkiye’ye uzanan örnekler ve yaklaşımlar üzerinden konuyu daha somut bir çerçevede değerlendirmeye devam edeceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/retrofit-ile-guclendirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PAVILION BY RAMS: Erbil’in Geleceğine Dair Bir Kentsel Vizyon</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/pavilion-by-rams-erbil/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/pavilion-by-rams-erbil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2026 10:55:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PROJE]]></category>
		<category><![CDATA[DOME+Partners]]></category>
		<category><![CDATA[Pavilion by RAMS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85589</guid>

					<description><![CDATA[Erbil’in hızla dönüşen kentsel dokusunda Pavilion by RAMS, sürdürülebilir tasarım, ileri teknoloji ve çağdaş yaşam anlayışını bir araya getiren yeni bir kent merkezi önerisi sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading">Erbil’in hızla dönüşen kentsel dokusunda Pavilion by RAMS, sürdürülebilir tasarım, ileri teknoloji ve çağdaş yaşam anlayışını bir araya getiren yeni bir kent merkezi önerisi sunuyor.</h4>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="567" height="318" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/PAVILION-BY-RAMS_ekoyapi_2.webp" alt="" class="wp-image-85590" style="width:762px;height:auto" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/PAVILION-BY-RAMS_ekoyapi_2.webp 567w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/PAVILION-BY-RAMS_ekoyapi_2-300x168.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/PAVILION-BY-RAMS_ekoyapi_2-150x84.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /><figcaption class="wp-element-caption">Pavilion by RAMS, Erbil</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyanın kesintisiz yerleşime sahip en eski şehirlerinden biri olan Erbil, köklü tarihsel katmanları ile hızla büyüyen bir metropol olma sürecini aynı anda deneyimliyor. Pavilion by RAMS, bu dönüşümün içinde konumlanan ve kentin gelecekteki gelişimine yön vermeyi hedefleyen büyük ölçekli bir kentsel gelişim projesi olarak öne çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://ekoyapidergisi.org/murat-yilmaz-dome-partners/">DOME+Partners </a>tarafından tasarlanan Pavilion, yalnızca bir konut ya da gayrimenkul yatırımı olarak değil, sürdürülebilir ve bütüncül bir kent parçası olarak ele alınıyor. 170 hektarlık alan üzerinde kurgulanan proje; konut alanları, karma kullanımlı yüksek yapılar, kamusal mekânlar, kültürel odaklar ve geniş yeşil alanları bir araya getirerek yeni bir şehir merkezi oluşturmayı amaçlıyor. Tasarım yaklaşımı, çağdaş mimari dil ile doğa ve kamusal yaşam arasında dengeli bir ilişki kurmayı hedefliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="567" height="319" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/PAVILION-BY-RAMS_Ekoyapi.webp" alt="" class="wp-image-85591" style="width:768px;height:auto" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/PAVILION-BY-RAMS_Ekoyapi.webp 567w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/PAVILION-BY-RAMS_Ekoyapi-300x169.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/PAVILION-BY-RAMS_Ekoyapi-150x84.webp 150w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /><figcaption class="wp-element-caption">Pavilion by RAMS, Erbil</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Projenin tasarım ve uygulama süreçlerinde dijital koordinasyon önemli bir rol oynuyor. Tüm proje, mimar, mühendis ve danışman ekiplerin eş zamanlı çalışmasına olanak sağlayan Building Information Modelling (BIM) sistemi üzerinden geliştiriliyor. Bu yaklaşım, yapı performansının erken tasarım aşamasında analiz edilmesine ve form ile işlev arasında güçlü bir entegrasyon kurulmasına olanak tanıyor. Pavilion bu yönüyle Irak’ta büyük ölçekli projeler için yeni bir tasarım ve uygulama standardı ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sürdürülebilirlik ise projenin temel tasarım kriterlerinden biri olarak ele alınıyor. Akıllı ev sistemleri, gelişmiş su arıtma teknolojileri ve çevre duyarlı inşaat stratejileri sayesinde kaynak kullanımı optimize edilirken, ulaşım bağlantıları ve planlanan mobilite çözümleri kent yaşamının bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını gösteriyor. Eğitim, sağlık ve kamusal yaşam alanlarının birlikte düşünülmesi, projenin uzun vadeli kentsel dayanıklılık hedefinin önemli parçaları arasında yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Proje, uluslararası ölçekte de önemli bir başarıya imza attı. <a href="https://pavilionbyrams.com/" target="_blank" rel="noopener">Pavilion by RAMS</a>, International Property Awards 2025 kapsamında “World’s Best” ödülüne layık görüldü. Bu prestijli unvan, projenin tasarım yaklaşımını, teknik yetkinliğini ve bölgesel dönüşüm potansiyelini küresel ölçekte görünür kılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Erbil dönüşümünü sürdürürken Pavilion by RAMS yalnızca yeni bir yerleşim alanı değil; vizyoner planlama ve nitelikli mimarlığın tarihi bir kenti geleceğe taşıma gücünü ortaya koyan önemli bir kentsel gelişim örneği olarak dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>CEPHEDE PERFORMANS VED AYANIKLILIK</strong> <strong>KALESERAMİK</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“Pavilion Projesinde Kullanılan Seramik Cephe Sistemleri, Mimari İfade ile Yüksek Performans Kriterleri Arasında Dengeli Bir İlişki Kuruyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Erbil’de konumlanan Pavilion projesi, farklı ölçeklerde konut tipolojileri, yüksek yapılar ve kamusal alanları bir araya getiren büyük ölçekli bir kentsel gelişim olarak tasarlanmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Projenin cephe tasarımında kullanılan seramik yüzey sistemleri için malzeme ve performans kriterleri, <a href="https://dome.ws/" target="_blank" rel="noopener">DOME+Partners</a> ile Kaleseramik iş birliğinde geliştirilmiştir. Bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak seçilen sistemler; dayanıklılık, uzun ömürlü kullanım ve ısıl performans gereksinimlerine yanıt verecek şekilde projeye entegre edilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seramik cephe çözümleri, geniş yüzeylerde homojen bir mimari ifade sağlarken, aynı zamanda yapının enerji performansına katkıda bulunan bir yapı kabuğu oluşturur. Uygulama sürecinde kalite kontrol ve teknik koordinasyon, proje ekibi ile eş zamanlı yürütülerek sistemlerin performans sürekliliği güvence altına alınmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>ALUMINIUM ARCHITECTURAL SYSTEMS</em> <em>ÇUHADAROĞLU METAL INDUSTRY</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“High-performance sliding systems used</em> <em>in the Pavilion project establish a strong</em> <em>balance between large openings and a</em> <em>comfortable interior living experience.”</em> <em>Located directly opposite Erbil International</em> <em>Airport, the Pavilion development</em> <em>is conceived as a large-scale urban project</em> <em>comprising 824 luxury villas, 40</em> <em>residential towers and extensive social</em> <em>and recreational amenities.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>The architectural aluminium systems</em> <em>used in the luxury villa typologies were</em> <em>developed and specified by the Çuhadaroğlu</em> <em>team. Sliding openings reaching</em> <em>heights of up to 3.2 metres are achieved</em> <em>with the S50 sliding system, providing</em> <em>a high-performance solution that supports</em> <em>the project’s spatial openness and</em> <em>architectural character.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>While the fabrication and installation of</em> <em>the systems are carried out on site by</em> <em>three local Çuhadaroğlu partners in Iraq,</em> <em>the technical supervision of the aluminium</em> <em>joinery works is overseen throughout</em> <em>the project by the Çuhadaroğlu</em> <em>technical team.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Systems Used: interal</strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/pavilion-by-rams-erbil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çuhadaroğlu: Küresel Pazarda Cephe Sistemleri</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/cuhadaroglu-cephe-sistemleri/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/cuhadaroglu-cephe-sistemleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 20:44:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İŞ BİRLİĞİ İÇERİKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Cephe Sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çuhadaroğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85578</guid>

					<description><![CDATA[Çuhadaroğlu, entegre üretim altyapısı ve Ar-Ge yatırımlarıyla küresel pazarlarda büyümesini sürdürüyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading">Türkiye’de alüminyum mimari sistemleri ve cephe teknolojileri alanında köklü bir üretici olan Çuhadaroğlu, entegre üretim altyapısı ve Ar-Ge yatırımlarıyla küresel pazarlarda büyümesini sürdürüyor.</h4>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="567" height="390" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Ali-Tuna-Senatli_resim1.webp" alt="" class="wp-image-85579" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Ali-Tuna-Senatli_resim1.webp 567w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Ali-Tuna-Senatli_resim1-300x206.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Ali-Tuna-Senatli_resim1-150x103.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Ali-Tuna-Senatli_resim1-218x150.webp 218w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Ali-Tuna-Senatli_resim1-100x70.webp 100w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /><figcaption class="wp-element-caption"><br>Çuhadaroğlu Metal Sanayi Satış ve Pazarlama Müdürü / <strong>ALİ TUNA ŞENATLI </strong></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de alüminyum mimari sistemleri ve cephe teknolojileri alanında köklü bir üretici olan <a href="https://www.cuhadaroglu.com/" target="_blank" rel="noopener">Çuhadaroğlu Metal Sanayi</a>, son yıllarda uluslararası pazarlarda daha görünür bir strateji izliyor. Tam entegre üretim altyapısı, Ar-Ge yatırımları ve yüksek performanslı sistem çözümleriyle mimarlara ve yatırımcılara kapsamlı çözümler sunan şirket, farklı coğrafyalarda gerçekleştirdiği iş birlikleri ve fuar katılımlarıyla küresel ölçekte büyümeyi hedefliyor. Çuhadaroğlu Satış ve Pazarlama Müdürü Ali Tuna Şenatli ile şirketin üretim yaklaşımını, sürdürülebilirlik odaklı dönüşümünü ve cephe teknolojilerinin geleceğine dair öngörülerini konuştuk.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="488" height="567" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi_01.webp" alt="" class="wp-image-85580" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi_01.webp 488w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi_01-258x300.webp 258w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi_01-361x420.webp 361w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi_01-150x174.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi_01-300x349.webp 300w" sizes="auto, (max-width: 488px) 100vw, 488px" /><figcaption class="wp-element-caption"><br>Montcalm Shoreditch City Road Hotel</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çuhadaroğlu, Türkiye’de alüminyum mimari sistemleri ve cephe çözümleri alanında köklü bir üretici olarak biliniyor. Uluslararası okurlarımız için şirketin üretim yaklaşımını ve küresel pazarlardaki konumunu nasıl tanımlarsınız?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çuhadaroğlu, alüminyum sektörünün köklü kuruluşlarından biri olarak geri dönüşümü destekleyen, tam entegre üretim ve yüksek kalite anlayışıyla faaliyet gösteriyor. 1954 yılında temelleri atılan şirketimiz, bugün alüminyum mimari sistemler ve alüminyum profil üretimi alanlarında Türkiye’nin önemli sanayi kuruluşları arasında yer alıyor ve borsaya kote bir yapı olarak faaliyetlerini sürdürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dökümden ekstrüzyona, yüzey işlemlerinden montaja kadar tüm üretim süreçlerini kendi bünyemizde entegre şekilde gerçekleştirebiliyor olmamız, projelere yüksek kalite, esneklik ve güçlü mühendislik desteği sunmamızı sağlıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="660" height="756" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi-3.webp" alt="" class="wp-image-85581" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi-3.webp 660w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi-3-262x300.webp 262w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi-3-367x420.webp 367w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi-3-150x172.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_ekoyapidergisi-3-300x344.webp 300w" sizes="auto, (max-width: 660px) 100vw, 660px" /><figcaption class="wp-element-caption"><br>Montcalm Shoreditch City Road Hotel</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Alüminyum mimari sistemlerimizi Interal, otomatik kapı sistemlerimizi Interax, ofis bölme çözümlerimizi Interwall, yangına, kurşuna ve bombaya dayanıklı kapı ve cephe çözümlerimizi ise Intersecure markalarımız altında geliştiriyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu entegre yapı ve Ar-Ge odaklı yaklaşım, Çuhadaroğlu’nu yalnızca bir üretici değil, aynı zamanda mimarlar ve yatırımcılar için güçlü bir çözüm ortağı konumuna taşıyor.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-text-align-center">Cephe Sistemleri Bugün Yalnızca Bir Yapı Elemanı Değil; Enerji Performansı, Kullanıcı Konforu ve Mimari İfade Açısından Kritik Bir Rol Üstleniyor.</h4>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Son yıllarda Çuhadaroğlu’nun uluslararası pazarlarda daha görünür bir strateji izlediğini görüyoruz. Özellikle Amerika’da katıldığınız son sektör fuarı da bu açılımın önemli adımlarından biri oldu. Küresel pazarlara yönelik bu stratejinizin temel motivasyonları ve hedefleri neler?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Küresel pazarlardaki büyüme stratejimizi yüksek katma değerli ürünler ve teknoloji odaklı üretim üzerine kuruyoruz. Son yıllarda ABD, Avrupa, Orta Doğu ve Kafkasya başta olmak üzere geniş bir coğrafyada fuar katılımları ve iş birlikleriyle marka görünürlüğümüzü artırdık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD pazarı için geliştirdiğimiz kasırgaya dayanıklı sistemler ve Avrupa için tasarlanan Passive House sertifikalı ürünler bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca Kırklareli–Evrensekiz’de devreye aldığımız yeni üretim yatırımıyla birlikte IATF 16949 ve IRIS gibi uluslararası sertifikasyon süreçlerini tamamladık. Bu sayede otomotiv, raylı sistemler ve savunma sanayi gibi üst segment sektörlere de uluslararası ölçekte hizmet verebilecek daha hızlı, rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim altyapısı oluşturduk.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Alüminyum cephe sistemleri bugün yalnızca teknik bir yapı elemanı değil; aynı zamanda enerji performansı, sürdürülebilirlik ve mimari ifade açısından da belirleyici bir rol oynuyor. Çuhadaroğlu’nun geliştirdiği sistemler mimarlara ve projelere nasıl bir tasarım ve performans avantajı sunuyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde <a href="https://ekoyapidergisi.org/surdurulebilir-mimaride-cephe-sistemleri/">cephe sistemleri</a> yalnızca bir yapı elemanı değil; enerji performansı, kullanıcı konforu ve mimari ifade açısından kritik bir rol üstleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çuhadaroğlu sistemleri yüksek ısı yalıtımı, dayanıklılık ve estetik esneklik sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Ar-Ge merkezimizde geliştirilen Passive House sertifikalı DS90 sistemi, binalarda enerji kayıplarını azaltırken mimarlara da geniş bir tasarım özgürlüğü sunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca proje aşamasından uygulamaya kadar sunduğumuz teknik danışmanlık ve mühendislik desteği sayesinde projelerde doğru sistem seçimini kolaylaştırıyor ve uygulama süreçlerini daha verimli hale getiriyoruz.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-text-align-center"><br>Enerji Verimliliği, Dijitalleşme ve Sürdürülebilir Malzemeler Cephe Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendirecek.</h4>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yapı sektöründe artık yalnızca ürün performansı değil; karbon ayak izi, sürdürülebilir üretim ve yaşam döngüsü performansı gibi kriterler de giderek daha belirleyici hale geliyor. Çuhadaroğlu bu dönüşüme ürün geliştirme ve üretim süreçlerinde nasıl yanıt veriyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok pazarda karbon ayak izi, izlenebilirlik ve regülasyon uyumu giderek daha belirleyici hale geliyor. Çuhadaroğlu olarak CBAM, EPD ve sürdürülebilirlik raporlamaları gibi uygulamalarla bu beklentilere uyum sağlayan bir üretim ve ihracat modeli benimsiyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sürdürülebilirlik, üretim ve ürün geliştirme yaklaşımımızın merkezinde yer alıyor. Ana hammaddemiz olan alüminyumun %99,9 oranında geri dönüştürülebilir olması bu alandaki en önemli avantajlarımızdan biri.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üretim süreçlerimizde enerji geri kazanımı, yağmur suyu depolama sistemleri ve yeni yüzey işlem teknolojileri gibi uygulamalarla karbon ayak izimizi azaltmayı hedefliyoruz.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="756" height="716" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_Ziraat-Bank_ekoyapidergisi.webp" alt="" class="wp-image-85582" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_Ziraat-Bank_ekoyapidergisi.webp 756w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_Ziraat-Bank_ekoyapidergisi-300x284.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_Ziraat-Bank_ekoyapidergisi-443x420.webp 443w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_Ziraat-Bank_ekoyapidergisi-150x142.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/cuhadaroglu_Ziraat-Bank_ekoyapidergisi-696x659.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 756px) 100vw, 756px" /><figcaption class="wp-element-caption"><br>Ziraat Bankası </figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Önümüzdeki yıllarda yapı kabuğu ve cephe teknolojilerinin nasıl bir yönde gelişeceğini öngörüyorsunuz? Bu dönüşüm içinde Çuhadaroğlu’nun rolü ve hedefleri neler olacak?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Önümüzdeki dönemde cephe teknolojilerinin enerji verimliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilir malzemeler ekseninde gelişeceğini düşünüyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Interdigi markamız bünyesinde yürüttüğümüz BIM tabanlı tasarım süreçleri, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve yüksek performanslı cephe sistemleri bu dönüşümün önemli başlıklarını oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çuhadaroğlu olarak Ar-Ge yatırımlarımız, dijital çözümlerimiz ve yeni üretim altyapımız sayesinde bu dönüşümde aktif rol almayı ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/cuhadaroglu-cephe-sistemleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
