<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>MİMAR GÖRÜŞLERİ &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<atom:link href="https://ekoyapidergisi.org/category/mimar-gorusleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<description>Sorumlu Mimarlık ve Yapı Platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 12:48:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-ekoyapi_logo-32x32.png</url>
	<title>MİMAR GÖRÜŞLERİ &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Serter Karataban: Mimarlık, Mevcut Olanla Yeni Bir İlişki Kurma Pratiği</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/serter-karataban-sorumlu-mimarlik/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/serter-karataban-sorumlu-mimarlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:47:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MİMAR GÖRÜŞLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Serter Karataban]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[stewardship]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=87105</guid>

					<description><![CDATA[Teamfores Mimarlık Kurucusu Serter Karataban ile mimarlıkta sorumluluk kavramını, mevcut yapıların korunmasını, doğal ve geri dönüştürülebilir malzemeleri ve afet sonrası yapı üretimini konuştuk.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Mimarlıkta sorumluluk, yalnızca yeni yapılar üretmekle değil; mevcut olanı nasıl değerlendirdiğimiz, hangi malzemeleri seçtiğimiz ve çevresel koşullarla nasıl ilişki kurduğumuzla da şekilleniyor. <a href="https://www.linkedin.com/company/teamfores-architects/?originalSubdomain=tr" data-type="link" data-id="https://www.linkedin.com/company/teamfores-architects/?originalSubdomain=tr" target="_blank" rel="noopener">Teamfores Mimarlık</a> Kurucusu <a href="https://www.linkedin.com/in/serter-karataban-2a768a12/" data-type="link" data-id="https://www.linkedin.com/in/serter-karataban-2a768a12/" target="_blank" rel="noopener">Serter Karataban</a> ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; mevcut yapıların korunması ve dönüşümünden geri dönüştürülebilir malzemelere, doğal yapı tekniklerinden afet sonrası konut üretimine kadar uzanan bir çerçevede sorumlu mimarlığın bugün ne anlama geldiğini konuştuk.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="630" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-1024x630.jpg" alt="" class="wp-image-87106" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-1024x630.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-300x185.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-768x473.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-1536x946.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-2048x1261.jpg 2048w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-682x420.jpg 682w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-150x92.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-696x428.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-1068x657.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-1920x1182.jpg 1920w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/serter-356x220.jpg 356w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Teamfores Mimarlık Kurucusu Serter Karataban</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">“Serter Karataban, mimarlık, doğa temelli düşünce ve alternatif yapı yaklaşımları üzerine çalışan Teamfores Architecture’ın kurucusudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekolojik hassasiyet, malzeme farkındalığı ve yerel koşullar üzerinden şekillenen projeler üreterek, <a href="https://ekoyapidergisi.org/iyi-bir-tasarlanmis-ofis-iyi-bir-is-hayati-demek/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/iyi-bir-tasarlanmis-ofis-iyi-bir-is-hayati-demek/">ofis</a>in yaklaşımını sadelik, çevresel <a href="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/">sorumluluk</a> ve insan ile mekân arasındaki ilişki etrafında geliştirir.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimarlıkta “sorumluluk” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Mevcut yapılarla çalışma, dönüşüm ve yeniden kullanım bağlamında bu kavram sizce nasıl yeniden tanımlanıyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sadece mimarlık için değil ama benim yaşamdan anladığım kadarıyla bir şeyi zorlamak ya da zorla yapmak, yapma ya da oldurma eyleminin dışında hareket etmek gibi oluyor. Mimarlığın, inşa etmekten çok bir ilişki kurmak olduğunu düşünüyorum ve mimarın sorumluluğunun yıkmak ya da yapmak gibi eylemlerle sınırlı olmadığını, öncelikle var olanı anlamak olduğunu düşünüyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yani örneklemek gerekirse; mevcut durumda rahatlıkla, her türlü zorlamalardan uzak, çevresiyle uyumlu, bulunduğu sosyal çevre için bir hafıza mekân niteliği taşıyan, iyi yaşlanmış ve dönüştürülebilir bir yapıyı yıkarak yeniden yapmanın cinayetle eşdeğer olacağını söyleyebilirim. Bugün kentlerin en büyük sorununun, bu tanıdıklık hissinden uzaklaşan kimliksiz birtakım yapılar grubundan oluştuğunu söylersek abartmış olmayız herhalde.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tam tersi durumda da yıkılmaya, bozulmaya ve çevresine zarar vermeye başlamış bir yapının zorla hayata döndürülmeye çalışılmasının ekonomik ve yaratıcı bir mimarlığın ürünü olamayacağı aşikâr.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle endüstriyel mimari mirasın korunmasıyla ilgili Batı’da ciddi kurallar ve yaptırımlar var. Bizde genelde yıkmak ve sonradan yeniden yapmak daha süratli olduğu için tercih ediliyor. Ayrıca ülkemizde mimarın sorumluluğunun üzerinde olan politik kararlar ve ekonomik sistemlerden kaynaklanan durumlar da mimarinin niteliğine ve mimarın çalışma anlayışına müdahale edebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeniden kullanım, mevcut malzemenin korunması ya da yeni müdahaleler söz konusu olduğunda mimarın rolünü nasıl konumlandırıyorsunuz?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Mimarlık, her adımında yüksek sorumluluk duygusuyla hareket edildiğinde yapılabilecek bir meslek. Burada mesleğimi yüceltmek ya da başka mesleklerle olan ilişkisinde bir karşılaştırma unsuruymuş gibi göstermek niyetiyle bunu söylemiyorum ancak gerek tavrı gerek icra ediliş şekliyle, ilk karar anından itibaren insana, doğaya ve hatta evrene doğrudan dokunan bir meslek mimarlık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Malzemenin geri ya da ileri dönüşüm hareketiyle yeniden kullanılmasından bahsediyorsak, mümkün olan her projede oldukça yüksek oranda geri dönüşebilecek malzemeleri tercih etmeye çalışıyorum. Projeleri planlarken oldukça kompakt, sade ve çevre dostu planlama ilkelerine sadık kalmaya çalışıyorum. Projeleri, kendi başlarına üretimin ve bilinçli tüketimin öznesi olacak şekilde tasarlamak için ciddi mesai ve çaba harcıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle ülkemizde projeler ekonominin süper dinamik yapısı nedeniyle ya çok hızlı hayata geçiyor ya da hiç yapılmıyorlar. Bu nedenle bu kadar uzun çaba gerektiren projeler kamuda maalesef yer etmiyor ve birbirine çok benzer, geleneksel yapı malzemeleri ve yapım teknikleriyle inşa edilmiş yapılar dışında bir şeyler ortaya çıkmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Deprem gibi bir gerçeklik için inşa edilen yeni kalıcı ve geçici konutlarda bile kerpiç ya da sıkıştırılmış toprak (rammed earth) kullanıldığına şahit olmadım. Çevresel faktörleri dikkate alan, mekanik havalandırmaya ihtiyaç duymayan binalar tasarlandığını görmedim. Bir doğal afete çare ya da çözüm olacak yapılanmalarda bile bu düşünce sisteminden oldukça uzak davranılması, kuramların ve regülasyonların kâğıt üzerinde kaldığının kanıtı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halbuki kolaylıkla, özellikle buralarda ahşap ya da çelik strüktürler; az katlı yapılarda kerpiç, taş ya da yine ahşap yapı malzemesi olarak kullanılsaydı, hem son derece ekolojik hem de deprem, sel ya da yangın gibi felaketlere daha dayanıklı yapılar ortaya çıkmış olacaktı. Üstelik geri dönüştürme derdi olmayan yapılar üretmek de mümkün olacaktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu anlamda mimarlar kadar yasa yapıcıların ve karar vericilerin de bu anlayışla hareket etmeleri, aynı sorumluluk bilinciyle mimariye yön vermeleri ne kadar güzel olurdu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/serter-karataban-sorumlu-mimarlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Begüm Yazgan: Mimarlık, Mevcut Olanla Yeni Bir İlişki Kurma Pratiği</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/begum-yazgan-sorumlu-mimarlik-yeniden-kullanim/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/begum-yazgan-sorumlu-mimarlik-yeniden-kullanim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:36:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR GÖRÜŞLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Begüm Yazgan]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[stewardship]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=87102</guid>

					<description><![CDATA[Yazgan Tasarım Mimarlık Kurucusu Begüm Yazgan ile mimarlıkta sorumluluk kavramını, mevcut yapıların yeniden kullanımını, malzeme seçimlerini ve geçmişle bugün arasında kurulan tasarım ilişkisini konuştuk.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Mimarlıkta sorumluluk bugün yalnızca yeni yapılar üretmekle değil, mevcut çevreyi nasıl okuduğumuz, hangi malzemeleri koruduğumuz ve geçmişle gelecek arasında nasıl bir ilişki kurduğumuzla da yeniden tanımlanıyor. <a href="https://www.yazgandesign.com" data-type="link" data-id="https://www.yazgandesign.com" target="_blank" rel="noopener">Yazgan Tasarım</a> Mimarlık Kurucusu <a href="https://www.yazgandesign.com/begum-yazgan" data-type="link" data-id="https://www.yazgandesign.com/begum-yazgan" target="_blank" rel="noopener">Begüm Yazgan</a> ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; mevcut yapıların dönüşümünden yeniden kullanıma, malzeme seçiminden doğal kaynaklara ve esnek tasarım sistemlerine kadar uzanan bir çerçevede sorumlu mimarlığın günümüzde ne anlama geldiğini konuştuk.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="768" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/begum_yazgan-1024x768.jpeg" alt="BEGÜM YAZGAN Yazgan Design Kurucu Ortağı" class="wp-image-87103" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/begum_yazgan-1024x768.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/begum_yazgan-300x225.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/begum_yazgan-768x576.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/begum_yazgan-1536x1152.jpeg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/begum_yazgan-2048x1536.jpeg 2048w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/begum_yazgan-560x420.jpeg 560w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/begum_yazgan-80x60.jpeg 80w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/begum_yazgan-150x113.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/begum_yazgan-696x522.jpeg 696w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">BEGÜM YAZGAN, Yazgan Design Kurucu Ortağı</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“<a href="https://ekoyapidergisi.org/yazgan-tasarim-in-20-yili-sergisi-tophane-i-amire-tek-kubbe-salonu-nda/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/yazgan-tasarim-in-20-yili-sergisi-tophane-i-amire-tek-kubbe-salonu-nda/">Begüm Yazgan</a>, mimarlık pratiğini araştırma ve akademik çalışmalarıyla birlikte geliştirmektedir. Yazgan Design Mimarlık çatısı altında, farklı ölçeklerde mimarlık, iç mekân ve çevresel tasarım projeleri üretmektedir.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Farklı ölçek ve programlarda projeler üreten ofis, yaklaşımını adapte olabilen sistemler, malzeme hassasiyeti ve mimarlık, çevre ile kullanıcı deneyimi arasındaki ilişki üzerinden geliştirir.”&nbsp;</em></p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Mimarlıkta “sorumluluk” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Mevcut yapılarla çalışma, dönüşüm ve yeniden kullanım bağlamında bu kavram sizce nasıl yeniden tanımlanıyor?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim için mimarlıkta sorumluluk yalnızca bir yapı üretmekle ilgili değil; aynı zamanda mevcut çevreyle, hafızayla, doğal kaynaklarla ve kullanıcıyla kurulan ilişkinin niteliğiyle ilgili bir mesele. Yazgan Tasarım Mimarlık olarak mimarlığı hiçbir zaman yalnızca estetik bir üretim alanı olarak görmedik. Bizim yaklaşımımızda mimarlık, çok katmanlı bir düşünme ve ilişki kurma pratiği. Bu nedenle “<a href="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/">sorumluluk</a>” kavramı da yalnızca teknik performans ya da enerji verimliliğiyle sınırlı değil; yapının bulunduğu yere, geçmişe ve geleceğe karşı geliştirdiği tavırla ilgili. Özellikle mevcut yapılarla çalışma, dönüşüm ve yeniden kullanım meseleleri bugün mimarlığın en önemli etik alanlarından birini oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün artık mimarlığın sürekli “yeni olanı” üretmesi gerektiği fikri sorgulanıyor. Çünkü her yeni yapı aynı zamanda ciddi bir enerji, malzeme ve çevresel maliyet anlamına geliyor. Bu nedenle biz mevcut yapıları yalnızca korunacak fiziksel nesneler olarak değil, içinde bilgi, hafıza ve potansiyel taşıyan katmanlar olarak değerlendiriyoruz. Bir yapıyı dönüştürmek ya da yeniden kullanmak, çoğu zaman sıfırdan bir yapı üretmekten daha karmaşık bir süreç. Çünkü burada mesele yalnızca fiziksel müdahale değil; mevcut olanı anlamak, onun mantığını çözmek ve bugünün ihtiyaçlarıyla yeniden ilişkilendirmek. Bu anlamda dönüşüm projeleri mimardan daha fazla dikkat, daha fazla analiz ve daha fazla sorumluluk talep ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim tasarım yaklaşımımızda “koruma” hiçbir zaman yalnızca biçimsel bir koruma anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan, yapının ya da yerin taşıdığı ilişkileri okuyabilmek. Çünkü bazen fiziksel olarak çok az şey korunur ama mekânsal hafıza devam eder; bazen de yapı korunur ama ruhu kaybolur. Bu nedenle dönüşüm süreçlerinde bizim için temel mesele, geçmişle bugünü karşı karşıya getirmek değil; ikisi arasında yeni bir diyalog kurabilmek. Yazgan Tasarım Mimarlık’ın “esnek tasarım sistemleri” yaklaşımı da aslında tam olarak burada devreye giriyor. Biz mimarlığı sabit ve kapalı bir sistem olarak değil; değişebilen, adapte olabilen ve farklı katmanlarla ilişki kurabilen bir yapı olarak düşünüyoruz.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeniden kullanım, mevcut malzemenin korunması ya da yeni müdahaleler söz konusu olduğunda mimarın rolünü nasıl konumlandırıyorsunuz?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Malzeme bizim için yalnızca teknik ya da estetik bir seçim değil; mimarlığın düşünme biçimini doğrudan yansıtan bir karar alanı. Çünkü bir malzeme seçimi aynı zamanda çevresel etki, ekonomik sürdürülebilirlik, kullanım ömrü, bakım biçimi ve kullanıcı deneyimiyle ilgili çok sayıda kararı içinde taşır. Bu nedenle sorumlu mimarlıkta malzeme seçimi yalnızca “güzel” ya da “yenilikçi” olanı tercih etmekle ilgili değil; malzemenin yaşam döngüsünü, bağlamla ilişkisini ve uzun vadeli etkisini düşünmekle ilgili.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yazgan Tasarım Mimarlık olarak projelerimizde malzemeyi çoğu zaman yerle kurulan ilişkinin bir parçası olarak ele alıyoruz. Özellikle doğal malzemelerin kullanımı konusunda bizim için önemli olan şey, doğayı temsil eden bir estetik yaratmak değil; doğayla daha bütüncül ve sürdürülebilir ilişkiler kurabilmek. Daha önce yaptığımız söyleşilerde de ifade ettiğimiz gibi, doğal taş gibi malzemeler kullanıldığında yapının çevreyle daha organik bir ilişki kurabildiğini düşünüyoruz. Çünkü bu tür malzemeler yalnızca yüzey oluşturmuyor; zamanla yaşlanıyor, iz taşıyor ve yapının bulunduğu çevreyle birlikte dönüşüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeniden kullanım ve mevcut malzemenin korunması söz konusu olduğunda mimarın rolü daha da kritik hâle geliyor. Çünkü burada mimar yalnızca yeni bir form üreten kişi değil; aynı zamanda mevcut olanın potansiyelini ortaya çıkaran bir yorumcuya dönüşüyor. Biz bu süreçlerde mümkün olduğunca mevcut malzemenin bilgisini ve karakterini korumaya çalışıyoruz. Çünkü mevcut bir malzemenin taşıdığı yaşanmışlık, çoğu zaman yeni bir malzemenin sağlayamayacağı bir derinlik yaratıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu yaklaşım nostaljik bir korumacılık anlamına gelmiyor. Bizim için önemli olan, eskiyi olduğu gibi muhafaza etmek değil; onu bugünün ihtiyaçlarıyla yeniden ilişkilendirmek. Bu nedenle yeni müdahaleleri de çoğu zaman mevcut olanla bilinçli bir diyalog kuracak şekilde tasarlıyoruz. Mimarlığın burada üstlendiği rol, geçmişi dondurmak değil; farklı zaman katmanlarını bir arada çalıştırabilmek. Ve bence bugün sorumlu mimarlığın en önemli meselelerinden biri de tam olarak bu: Yeni olanı üretirken, mevcut olanın bilgisini kaybetmemek.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/begum-yazgan-sorumlu-mimarlik-yeniden-kullanim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alper Derinboğaz: Mimarlık, Mevcut Olanla Yeni Bir İlişki Kurma Pratiği</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/alper-derinbogaz-mimarlik-mevcutla-iliski-kurma/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/alper-derinbogaz-mimarlik-mevcutla-iliski-kurma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:24:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR GÖRÜŞLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Alper Derinboğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[stewardship]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=87097</guid>

					<description><![CDATA[Alper Derinboğaz ile sorumlu mimarlık, mevcut yapıların dönüşümü, yeniden kullanım, malzeme seçimi ve çevresel sistemler üzerine konuştuk.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Mimarlıkta sorumluluk bugün yalnızca yeni yapılar üretmekle değil, mevcut olanı nasıl dönüştürdüğümüz, hangi kaynakları koruduğumuz ve yapılı çevreyi değişen iklim koşullarına nasıl uyarladığımızla da yeniden tanımlanıyor. <a href="https://salonarchitects.com" data-type="link" data-id="https://salonarchitects.com" target="_blank" rel="noopener">Salon Architects</a> Kurucusu <a href="https://www.linkedin.com/company/salonalperderinbogaz/?originalSubdomain=tr" data-type="link" data-id="https://www.linkedin.com/company/salonalperderinbogaz/?originalSubdomain=tr" target="_blank" rel="noopener">Alper Derinboğaz</a> ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; “<a href="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/">stewardship</a>” kavramından mevcut yapıların yeniden kullanımına, malzeme seçiminden pasif iklim stratejilerine ve mimarın değişen rolüne uzanan bir çerçevede sorumlu mimarlığın bugün ne anlama geldiğini konuştuk.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="627" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/Alper-Derinbogaz-new-nature5-1024x627.jpeg" alt="" class="wp-image-87098" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/Alper-Derinbogaz-new-nature5-1024x627.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/Alper-Derinbogaz-new-nature5-300x184.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/Alper-Derinbogaz-new-nature5-768x470.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/Alper-Derinbogaz-new-nature5-1536x941.jpeg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/Alper-Derinbogaz-new-nature5-686x420.jpeg 686w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/Alper-Derinbogaz-new-nature5-150x92.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/Alper-Derinbogaz-new-nature5-696x426.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/Alper-Derinbogaz-new-nature5-1068x654.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/Alper-Derinbogaz-new-nature5-1920x1176.jpeg 1920w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/Alper-Derinbogaz-new-nature5.jpeg 2000w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Alper Derinboğaz: Salon Architects Kurucusu</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em><a href="https://ekoyapidergisi.org/deger-kaygisi-olan-islerle-yol-aliyoruz/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/deger-kaygisi-olan-islerle-yol-aliyoruz/">Alper Derinboğaz</a>, mimarlık, araştırma ve çevresel sistemler kesişiminde çalışan Salon Architects’in kurucusudur.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Farklı coğrafyalarda kültürel, kamusal ve araştırma odaklı projeler yürüterek, ofisin yaklaşımını veri, iklim ve mekânsal zekâ etrafında geliştirir.</em></p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Mimarlıkta “sorumluluk” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Mevcut yapılarla çalışma, dönüşüm ve yeniden kullanım bağlamında bu kavram sizce nasıl yeniden tanımlanıyor?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Salon olarak bizim için “stewardship” (<a href="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/">sorumluluk</a>), yalnızca teknik bakım ya da estetik koruma sınırlarını aşan; politik, tarihsel ve ekolojik bir aracılık pratiğidir. Mimarlık, coğrafya ve çevresel sistemler arasındaki ilişkiyi inceleyen bir araştırma projesi olan Geospaces monografisi kapsamında, yapılı çevre ile doğal dünya arasındaki yapay ayrımı temelden onarmamız gerektiğine inanıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mevcut yapılarla çalışma bağlamında sorumluluk, durağan ve nostaljik bir “koruma” anlayışından ibaret değildir. Aksine, mevcut yapı stokunu jeolojik bir katman, dinamik bir kentsel “metabolizma” olarak ele alıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Stewardship, devralınan bu yapıları günümüzün iklimsel gerçeklerine ve dönüşen sosyo-kültürel ekosistemlere uyarlamak; onları donmuş birer artefakt yerine aktif organizmalar olarak işler kılmak anlamına gelir. Mimarlık, bir yapının ömrünün çevresiyle kurduğu kesintisiz bir diyalog olduğunu kabul etmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mevcut bir yapıya müdahale ettiğimizde, aslında var olan bir zeminin üzerine yeni zamansal ve mekânsal katmanlar ekleriz. Bu durum, topoğrafya ve çevresel tarih üzerine incelikli bir kavrayış gerektirir. Böylece mekânları, çağdaş kentsel yaşamın karmaşıklığını absorbe edebilecek şekilde yeniden kurgularken, onların taşıdığı temel hafızayı da koruyabiliriz.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeniden kullanım, mevcut malzemenin korunması ya da yeni müdahaleler söz konusu olduğunda mimarın rolünü nasıl konumlandırıyorsunuz?</strong></h5>



<p class="wp-block-paragraph">Malzeme seçimi çoğu zaman yalnızca biçimsel ya da estetik bir karar değildir; ham çevresel verilerden derin sosyolojik etkilere uzanan karmaşık bir etkileşim ağının yönetimidir. Mevcut malzemelerle çalışmak ya da mevcut bir yapının sınırları içinde üretmek güçlü bir kısıt oluşturur ve nitelikli mimarlık doğası gereği bu tür kısıtlar içinde gelişir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sorumlu mimarlık çerçevesinde mimar, izole bir “yaratıcı” olmaktan çıkarak stratejik bir “küratör”e evrilir. Rolümüz; mevcut kaynakları orkestre etmek, pasif iklim stratejilerini devreye almak ve doğal dinamikleri yönlendirmektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin, İzmir Büyükşehir Belediyesi projesindeki yaklaşımımızın yanı sıra, New York’taki Pratt Institute’ta yürüttüğümüz araştırmalarımızda da mekânsal kurgunun mikro-iklimsel tepkiler üretmesini sağlamaya odaklanıyoruz. Isıl kütle, nefes alabilirlik ve yerel bağlamla ilişki kurabilen malzemeleri önceliklendirerek, mekânsal kaliteden ödün vermeden karbon ayak izini azaltmayı hedefliyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://ekoyapidergisi.org/olcekler-arasi-sorumluluk-retrofitting/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/olcekler-arasi-sorumluluk-retrofitting/">Yeniden kullanım</a> ve yeni müdahaleler söz konusu olduğunda, mimarın eski ile yeni arasındaki kesişimde eleştirel bir pozisyon alması gerekir. Biz yalnızca yüzeyleri tanımlamıyoruz; aynı zamanda kaynakların yaşam döngüsünü kürate ediyoruz. Mevcut malzemelerin barındırdığı enerji ve kültürel hafızayı gözetirken, günümüzün ekolojik krizleriyle başa çıkabilecek ileri mekânsal zekâyı da bu yapıya entegre etmek gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçek anlamda stewardship, malzeme müdahalelerinin yalnızca mekânı doldurmakla kalmayıp, çevresel dengeye aktif olarak katkı sağladığı noktada ortaya çıkar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/alper-derinbogaz-mimarlik-mevcutla-iliski-kurma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Xander Cadisch İle Aydınlatma Üzerine</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/xander-cadisch-ile-aydinlatma-uzerine/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/xander-cadisch-ile-aydinlatma-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 03:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR GÖRÜŞLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlatma]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlatma Tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[Xander Cadisch]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=86919</guid>

					<description><![CDATA[Xander Cadisch, ışığın yalnızca görünürlüğü değil; ruh hâlini, algıyı, hafızayı ve mimarlıkla kurduğumuz uzun vadeli ilişkiyi nasıl şekillendirdiğini inceliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Bir Sorumluluk  Biçimi Olarak Işık: İnşa Ettiğimiz Atmosfer</h2>



<p class="wp-block-paragraph">IŞIK, YALNIZCA NE GÖRDÜĞÜMÜZÜ DEĞİL; MİMARLIĞIN NASIL HİSSEDİLDİĞİNİ, HATIRLANDIĞINI VE DENEYİMLENDİĞİNİ DE ŞEKİLLENDİRİYOR.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2440" height="2560" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/XANDER-CADISCH-scaled.jpeg" alt="Xander Cadish Sürdürülebilirlik Direktörü &amp;
Light Tribe Başkanı" class="wp-image-86922" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/XANDER-CADISCH-scaled.jpeg 2440w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/XANDER-CADISCH-286x300.jpeg 286w" sizes="auto, (max-width: 2440px) 100vw, 2440px" /><figcaption class="wp-element-caption">Xander Cadish, Sürdürülebilirlik Direktörü &amp; Light Tribe Başkanı</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanlar, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar fazla zamanı iç mekânlarda geçiriyor; bedenlerimizin evrimleştiği doğal ritimlerden ve atmosfer koşullarından giderek uzaklaşıyoruz. Bu yazıda <a href="https://www.linkedin.com/in/xander-cadisch-35823b55/" data-type="link" data-id="https://www.linkedin.com/in/xander-cadisch-35823b55/" target="_blank" rel="noopener">Xander Cadisch</a>, ışığın yalnızca görünürlüğü değil; ruh hâlini, algıyı, hafızayı ve mimarlıkla kurduğumuz uzun vadeli ilişkiyi nasıl etkilediğini ele alıyor. Atmosfer, insan algısı ve mekânsal deneyim arasındaki ilişki, ışığı yalnızca işlevsel bir araç değil; iyi oluş hâlini, merak duygusunu ve aidiyet hissini destekleyen temel bir mimari unsur olarak yeniden düşünmeye açıyor.</p>



<h5 class="wp-block-heading">YAPAY IŞIK, GÜNIŞIĞINI YALNIZCA PARLAKLIK AÇISINDAN TAKLİT ETMEMELİ; DAVRANIŞ BİÇİMİNDEN ÖĞRENMELİ.</h5>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün artık büyük ölçüde iç mekânlarda yaşayan bir türüz. Oysa bedenlerimiz hâlâ ritim, değişim ve atmosferle kurduğu ilişki üzerinden çalışıyor. İnsan, yaşayan bir gökyüzünün altında evrimleşti; ışığı yön bulmanın, güvenliğin ve yaşamın bir işareti olarak okuyarak gelişti. Buna rağmen çağdaş yaşamın büyük bölümü, biyolojik açıdan yoksullaşmış yapay ışık altında, kapalı mekânlarda geçiyor. Tam da bu nedenle aydınlatma tasarımı artık yalnızca teknik bir mesele değil; mimarlığın insanla kurduğu ilişkiye dair bir sorumluluk alanı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="819" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/321-Villa-Canguu-819x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-86920" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/321-Villa-Canguu-819x1024.jpeg 819w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/321-Villa-Canguu-240x300.jpeg 240w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/321-Villa-Canguu-768x960.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/321-Villa-Canguu-1229x1536.jpeg 1229w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/321-Villa-Canguu-1638x2048.jpeg 1638w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/321-Villa-Canguu-336x420.jpeg 336w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/321-Villa-Canguu-150x188.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/321-Villa-Canguu-300x375.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/321-Villa-Canguu-scaled.jpeg 2048w" sizes="auto, (max-width: 819px) 100vw, 819px" /><figcaption class="wp-element-caption">321 Villa Canggu</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Mimarlıkta “sorumluluk” ya da “koruyuculuk” kavramı çoğu zaman malzeme seçimleri, yapıların ömrü ve inşa etme biçimlerimizin sonuçları üzerinden tartışılıyor. Oysa ışık da bu tartışmanın parçası olmalı. Fiziksel bir malzeme değildir ama etkileri son derece gerçektir. Yüzeyleri nasıl algıladığımızı, dokuyu ve derinliği nasıl hissettiğimizi, bir mekânın içinde nasıl davrandığımızı ve o mekânla ne kadar bağ kurduğumuzu belirler. Işık mimarlığı yumuşatabilir ya da sertleştirebilir. Bir şeyi görünür kılabilir ya da geri çekebilir. Atmosfer yaratabilir. Ve atmosfer hiçbir zaman rastlantısal değildir; mekânın beden tarafından nasıl hatırlandığının bir parçasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz ışık sayesinde yalnızca görmeyiz; onunla yön bulur, sakinleşir ve tepki veririz. Çoğu zaman ne hissettiğimizi tarif etmeden önce ışığa tepki vermiş oluruz bile. Bir oda sakin, davetkâr ve canlı ya da soğuk, gergin ve mesafeli hissedilebilir. Bunun nedenini her zaman açıklayamayız ama cevap çoğu zaman ışıktır. Çünkü ışık yalnızca mekânın nasıl göründüğünü değil, zaman içinde bize nasıl hissettirdiğini de belirler.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-5-1024x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-86921" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-5-1024x1024.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-5-300x300.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-5-150x150.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-5-768x768.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-5-1536x1536.jpeg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-5-420x420.jpeg 420w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-5-696x696.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-5-1068x1068.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-5-1920x1920.jpeg 1920w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-5.jpeg 2000w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Özel Rezidans &#8211; Cotswolds &#8211; SOTA Design. Copyright Jim Stephenson 2025</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Burada daha derin bir biyolojik gerçeklik de var. İnsan tamamen iç mekânlarda yaşamak üzere evrimleşmedi. Bizi şekillendiren atmosfer koşullarından kopuk bir yaşam sürmek için tasarlanmadık. Ama bugün tam olarak bunu yapıyoruz. Açık havada giderek daha az zaman geçirirken, bedenlerimizin düz, tekrar eden ve aşırı kontrol edilmiş ışık altında iyi hissetmesini bekliyoruz. Bunun etkisi yalnızca uyku düzeni, dikkat seviyesi ya da ruh hâliyle sınırlı değil; aynı zamanda güzellikle, merak duygusuyla ve bağ kurma kapasitemizle de ilgili.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-2-1024x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-86923" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-2-1024x1024.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-2-300x300.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-2-150x150.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-2-768x768.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-2-1536x1536.jpeg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-2-420x420.jpeg 420w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-2-696x696.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-2-1068x1068.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-2-1920x1920.jpeg 1920w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Private-Residence-Cotswolds-2.jpeg 2000w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">New Country House by SOTA Design. Copyright Jim Stephenson 2025</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://ekoyapidergisi.org/ic-mekanda-yeni-parametre-noroestetik/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/ic-mekanda-yeni-parametre-noroestetik/">Nöroestetik</a> tam da bu noktada önemli hâle geliyor. Güzellik bir lüks değil; merak duygusu da dekoratif bir fazlalık değil. Beyin bunlara tepki vermek üzere çalışıyor çünkü hayatta kalma içgüdüsü ile bağlantılılar. İnsan yalnızca barınma ve güvenlik aramaz; bağlantı, keşif ve haz duygusu da ister. İyi bir aydınlatma bunu destekebilir. Bir mekâna sıcaklık, bütünlük ve sessiz bir derinlik hissi verebilir. Dikkati zorlamadan üzerinde tutabilir. Bir odayı yalnızca işlevsel değil, canlı hissettirebilir.</p>



<h5 class="wp-block-heading">IŞIK MİMARLIKLA DOĞRU ÇALIŞTIĞINDA, MALZEMEYLE REKABET ETMEZ. MALZEMEYLİ HAYATA GEÇİRİR.</h5>



<p class="wp-block-paragraph">Işığın niteliği daha teknik bir düzeyde de belirleyicidir. Kamaşma mekânı sertleştirir; gözü gereğinden fazla çalıştırır. Titreşim fark edilmese bile konforu ve konsantrasyonu bozabilir. Işığın açısı ve yerleşimi ise bir mekânın düz ve mekanik mi, yoksa katmanlı ve insani mi hissedileceğini belirler. Tavandan sert ızgara düzenleriyle verilen ışık, dokuyu silebilir; gölgeyi yok ederek yüzeyleri düzleştirebilir. Dikkatle yerleştirilmiş bir ışık ise malzemenin damarını ortaya çıkarır, formu derinleştirir ve görsel zenginliği geri getirir. Doğada sevdiğimiz pek çok şeyi yeniden üretir: kontrastı, yumuşaklığı, çeşitliliği ve ışıkla gölge arasındaki değişken ilişkiyi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/The-Iron-Fairies-1.jpeg" alt="Xander Cadisch" class="wp-image-86924"/><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: Indra Wiras</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Kontrastın bu kadar güçlü olmasının nedeni de budur. Tiyatro ışık tasarımcılarının çok iyi bildiği, mimarlığın ise bazen unuttuğu ilkel bir gerçek vardır: Karanlık güçlüdür. Altı bin kişilik bir salonda ışıkları aniden kapattığınızda insanların nefesini kesebilirsiniz. Çünkü o an boş değildir; gerilim, odak ve beklenti taşır. Göz ve beyin yalnızca parlaklığa değil; ışık ile karanlık arasındaki ilişkiye de tepki verir. Nöroestetik açısından bakıldığında, merak duygusu tam da burada devreye girer. İnsan zihni, her şeyin tamamen açıklanmadığı; ışık ve gölgenin birlikte keşfedilecek başka şeyler hissettirdiği anlara yaklaşır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay ışık, gün ışığını yalnızca parlaklık açısından taklit etmemeli; davranış biçiminden öğrenmeli. Çünkü doğal ışık hiçbir zaman sabit değildir. Saatlere, hava durumuna ve mevsime göre sürekli değişir. Ritim kurar. Gözün dinlenmesine ve yeniden odaklanmasına izin verir. Bu tutarlılık ve merak dengesi önemlidir; çünkü beyin yalnızca bilgi toplamaz, aynı zamanda karmaşıklığa, örüntülere ve mekânı hafızada canlı tutan o küçük gizem hissine de tepki verir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğadaki fraktal örüntüler de benzer biçimde çalışır. Beynin hızlıca okuyabildiği, tanıdık ama karmaşık bir düzen sunarlar. Katmanlı gölgeler, farklı ışık açıları ve ışığı yüzey boyunca değişken biçimlerde yakalayan malzemeler de aynı etkiyi yaratır. Bunlar dekoratif jestler değildir; daha derin bir görsel dilin parçalarıdır. Mekânların daha az mekanik, insan algısına daha yakın hissedilmesini sağlarlar.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/The-Iron-Fairies-2.jpeg" alt="Xander Cadisch" class="wp-image-86925"/><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: Indra Wiras</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Doğal ışıktan uzaklaşmak, atmosferin ne kadar önemli olduğunu da unutturdu bize. Oysa iyi mekânlarda ışık yalnızca dağıtılmaz; kurgulanır. Malzemeye ağırlık verir, gölgenin nefes almasına izin verir ve sakinlik ile dramatik etki arasında bir denge kurar. Bir duvarı yalnızca düz bir yüzey olmaktan çıkarabilir. Bir yüzü daha canlı hissettirebilir. Bir mekânı yalnızca kullanılan değil, gerçekten yaşanan bir yere dönüştürebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yüzden aydınlatma tasarımı, mekânları nasıl tasarladığımız ve deneyimlediğimiz konusunda çok önemli bir role sahip. Mesele yalnızca daha iyi görmek değil; daha iyi hissetmek. Bedeni destekleyen, zihni harekete geçiren ve insanla mekân arasındaki ilişkiyi yeniden kuran çevreler tasarlamak. Işık mimarlıkla uyum içinde çalıştığında malzemeyle yarışmaz; onu görünür kılar. Damarı, yüzeyi, gölgeyi ve derinliği ortaya çıkarır. Forma yalnızca görülen değil, hissedilen ikinci bir katman ekler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu anlamda daha bilinçli bir aydınlatma yaklaşımı yalnızca teknik bir iyileştirme değil; deneyimi şekillendirmenin daha sorumlu bir biçimi. Çünkü insanlar izole görsel koşullar içinde yaşamıyor. Atmosferin içinde yaşıyorlar. Sağlığı, algıyı ve zaman içindeki iyi olma hâlini etkileyen ışık alanlarının içinde. Eğer mimarlık kalıcı mekânlar yaratmakla ilgiliyse, aydınlatma da bu kalıcılığın bir parçası olmalı. İnsanların yalnızca kullandığı değil, gerçekten ait hissettiği mekânlar yaratma gücüne sahip.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İç mekânlarda yaşayan bir tür için bu küçük bir hedef değil. Daha insani bir inşa biçiminin başlangıcı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/xander-cadisch-ile-aydinlatma-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaan Öncüoğlu: Sorumlu Mimarlıkta Malzemenin ve Verinin Rolü</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/kaan-oncuoglu-sorumlu-mimarlik/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/kaan-oncuoglu-sorumlu-mimarlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 12:08:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR GÖRÜŞLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Kaan Öncüoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Mimarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85671</guid>

					<description><![CDATA[“Kaan Öncüoğlu, mimarlık, kentsel tasarım ve stratejik planlama alanlarında çalışan KODS’un kurucusu ve London Turkish Architects Association (LTAA) başkanıdır. Farklı ölçeklerde ve coğrafyalarda projeler geliştiren Öncüoğlu, kullanıcı deneyimi, veri odaklı tasarım ve sürdürülebilirlik ekseninde çalışan bir yaklaşım benimsemektedir.” Mimarlıkta “sorumluluk” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Kendi pratiğinizde bu sorumluluk en çok hangi aşamalarda, hangi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><em>“Kaan Öncüoğlu, mimarlık, kentsel tasarım ve stratejik planlama alanlarında çalışan KODS’un kurucusu ve London Turkish Architects Association (LTAA) başkanıdır.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Farklı ölçeklerde ve coğrafyalarda projeler geliştiren Öncüoğlu, kullanıcı deneyimi, veri odaklı tasarım ve sürdürülebilirlik ekseninde çalışan bir yaklaşım benimsemektedir.”</em></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="604" height="756" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi.webp" alt="" class="wp-image-85672" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi.webp 604w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi-240x300.webp 240w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi-336x420.webp 336w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi-150x188.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/KaanOncuoglu-ekoyapi-300x375.webp 300w" sizes="auto, (max-width: 604px) 100vw, 604px" /><figcaption class="wp-element-caption"><br>KAAN ÖNCÜOĞLU, Ortak, Öncüoğlu Architects / LTAA Başkanı<br></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><a href="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/">Mimarlıkta “sorumluluk” </a>kavramı sizin için ne ifade ediyor? Kendi pratiğinizde bu sorumluluk en çok hangi aşamalarda, hangi ölçeklerde görünür hâle geliyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaan Öncüoğlu:</strong> Mimarlık geçmişte daha çok teknik gereksinimlerin karşılanması ve yapısal sorumlulukların yerine getirilmesi çerçevesinde ele alınırken, günümüzde odağını giderek daha fazla kullanıcı ve çevre odaklı bir yaklaşım üzerine kurmakta. Bu dönüşüm, tasarım felsefesi ve prensiplerinin kullanıcı merkezli bir anlayışla yeniden ele alınmasını gerektiriyor. Sağlık, mutluluk ve verimlilik gibi kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen kriterlerin karşılanabilmesi için çevresel faktörlerin dikkatle değerlendirilmesi ve stratejik, sürdürülebilir kararların tasarım ve uygulama süreçlerine entegre edilmesi büyük önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Projelerimizde programlar arası ulaşım süreleri, kullanıcıların mekânlarda geçirdiği süreler ve metrekare başına verimlilik gibi parametreler; özellikle verinin yönlendirici olduğu bu dönemde, kullanıcı deneyimini ölçen önemli başlıca başarı metrikleri haline geldi. Beraberinde, kamusal ve yarı kamusal alanların kullanım yoğunluğu, farklı fonksiyonlar arasındaki etkileşim ve sinerji, gün ışığına erişim oranı, görsel ve fiziksel bağlantıların sürekliliği, açık alanların erişilebilirliği ve aktif kullanım potansiyeli gibi kriterler de proje ölçeği arttıkça hesaba kattığımız tasarım kararlarımızı yönlendiren önemli göstergeler arasında.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz de özellikle büyük ölçekli projelerimizde bu yaklaşımı tasarım sürecinin en erken aşamalarından itibaren ele alıyoruz. Gün ışığının yapıya etkin şekilde dahil edilmesi, ferah ve akıcı sirkülasyon alanlarının oluşturulması ve fonksiyonların çevresel ve kentsel bağlamla ilişkili biçimde konumlandırılması gibi kriterleri, konsept aşamasında mimari kurgunun temel girdileri olarak değerlendiriyoruz. Bu yaklaşım, nitelikli mekânsal deneyimler üretmenin yanı sıra yapıların kendi topluluk yapısını kurgulamasına uygun zemin hazırlayan, uzun vadede sürdürülebilir, esnek ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilecek bir altyapıya sahip olmasını hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Malzeme tercihleriniz sizce yalnızca teknik bir karar mı, yoksa mimarın etik duruşunu da yansıtan bir tercih mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaan Öncüoğlu:</strong> Spesifikasyon, özellikle teknik sorumluluk açısından, bir projenin hayata geçirildikten sonraki sağlıklı ömrünü ve uzun vadeli performansını belirleyen en temel unsurlardan biri. Malzeme ve ürün seçimleri ise hem mimari vizyonun fiziksel gerçekliğe dönüşmesindeki en belirleyici araçlardan biri, hem de mimarın tasarım kararlarının kullanıcı veya ziyaretçi ile doğrudan temas eden en görünür çıktısı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle üreticilerin rolü de giderek yalnızca bir ürün veya hizmet sağlayıcı olmaktan çıkarak, tasarım sürecinin aktif bir parçası olan çözüm ortaklığına evrilmekte. Mimaride, tasarım hedeflerine, performans kriterlerine ve proje özelindeki ihtiyaçlara karşılık veren uygulanabilir ve sürdürülebilir tercihler her zaman öncelikli olmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/kaan-oncuoglu-sorumlu-mimarlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehpare Evrenol: Sorumlu Mimarlıkta Malzeme Seçimi</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/mehpare-evrenol-malzeme-secimi/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/mehpare-evrenol-malzeme-secimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 12:01:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[MİMAR GÖRÜŞLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Mehpare Evrenol]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Mimarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85666</guid>

					<description><![CDATA[Mehpare Evrenol: Mimarlıkta sorumluluk, yalnızca bir yapı üretmekten öte; kente, kullanıcıya ve zamana karşı bir tavır almak anlamına geliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><em>“Mehpare Evrenol, mimarlık, kentsel tasarım ve iç mimarlık alanlarında çalışan Evrenol Architects’in kurucu ortağıdır.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Günümüzde, kentsel ölçekli projelerden mimari ve iç mimari çalışmalara uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan ofisin yönetimini sürdürmektedir.”</em></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="756" height="504" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi.webp" alt="" class="wp-image-85667" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi.webp 756w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi-300x200.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi-630x420.webp 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi-150x100.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Mehpare-evrenol_ekoyapi-696x464.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 756px) 100vw, 756px" /><figcaption class="wp-element-caption">MEHPARE EVRENOL, Kurucu Ortak, Evrenol Architects<br></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimarlıkta “sorumluluk” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Kendi pratiğinizde bu sorumluluk en çok hangi aşamalarda, hangi ölçeklerde görünür hâle geliyor?&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mehpare Evrenol:</strong>  </p>



<p class="wp-block-paragraph"> yalnızca bir yapı üretmekten öte; kente, kullanıcıya ve zamana karşı bir tavır almak anlamına geliyor. Bir projenin bulunduğu bağlamla kurduğu ilişkiyi, kamusal etkisini, kullanıcı deneyimini ve uzun vadede sürdürülebilirliğini bu sorumluluğun temel başlıkları olarak görüyorum. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Tasarlanan her yapının kent dokusuna eklenen kalıcı bir katman olduğu bilincinde olmak ise karar süreçlerindeki sorumluluk duygusunu güçlendiriyor. Kendi pratiğimizde bu sorumluluk en çok erken tasarım aşamasında ve kütlesel kararlar alınırken görünür hale geliyor. Yapının konumu, ölçeği, çevreyle kurduğu ilişki ve kamusal alana katkısı, yalnızca estetik değil etik bir karar alanı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı şekilde iç mekân ölçeğinde de kullanıcı konforu, ışık, malzeme ve mekânsal süreklilik üzerinden bu sorumluluk devam ediyor. Yani hem kentsel ölçekte hem detay ölçeğinde, tasarımın her aşamasında sorumluluk kavramı aktif bir rol üstleniyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Malzeme tercihleriniz sizce yalnızca teknik bir karar mı, yoksa mimarın etik duruşunu da yansıtan bir tercih mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mehpare Evrenol:</strong> Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimi, yalnızca teknik bir performans meselesi değil; mimarın duruşunu ve projeye yaklaşımını yansıtan önemli bir karar alanı. Malzemenin ömrü, çevresel etkisi, bakım gereksinimi ve kullanıcı deneyimine katkısı birlikte değerlendirilmek zorunda. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle malzeme tercihi, estetik ve teknik kriterlerin ötesinde, projenin değerleriyle kurduğu ilişkiyi de ifade eder. Dayanıklı, sürdürülebilir ve zamana karşı direnen malzemeler kullanmak; yapının uzun vadede değerini korumasını sağlamak ve çevresel etkisini azaltmak anlamına geliyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıdan bakıldığında malzeme seçimi, mimarın etik yaklaşımını ve sorumluluk bilincini doğrudan yansıtan bir tasarım kararıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/mehpare-evrenol-malzeme-secimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuk Avcı: Bir Mimar Etik Fikrinden Kaçamaz</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/selcuk-avci-bir-mimar-etik-fikrinden-kacamaz/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/selcuk-avci-bir-mimar-etik-fikrinden-kacamaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 11:04:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MİMAR GÖRÜŞLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Avcı]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumlu Mimarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85607</guid>

					<description><![CDATA[Bu bölümde, Mimarlıkta Sorumluluk: Malzeme Seçimi konulu makalede kurduğumuz çerçevenin mimarlık pratiğinde nasıl karşılık bulduğunu görmek üzere Mimar Selçuk Avcı ile konuştuk. Sorumluluk kavramının tasarım süreçlerinde hangi aşamalarda görünür hale geldiğini ve malzeme seçiminin teknik bir kararın ötesine geçip geçmediğini onların deneyimleri üzerinden paylaşmak istedik. “Selçuk Avcı, mimarlık, kentsel tasarım ve araştırma alanlarında çalışan Avcı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bu bölümde, <a href="https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-sorumluluk/">Mimarlıkta Sorumluluk:</a> Malzeme Seçimi konulu makalede kurduğumuz çerçevenin mimarlık pratiğinde nasıl karşılık bulduğunu görmek üzere Mimar Selçuk Avcı ile konuştuk.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sorumluluk kavramının tasarım süreçlerinde hangi aşamalarda görünür hale geldiğini ve malzeme seçiminin teknik bir kararın ötesine geçip geçmediğini onların deneyimleri üzerinden paylaşmak istedik.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“Selçuk Avcı, mimarlık, kentsel tasarım ve araştırma alanlarında çalışan Avcı </em><em>Architects’in kurucusudur.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Farklı coğrafyalarda konut, karma kullanım ve kentsel ölçekli projeler üzerine çalışan Avcı, ofisinin tasarım yaklaşımını bağlam, yaşam kalitesi ve sürdürülebilirlik odağında geliştirmektedir.”</em></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="756" height="719" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1.webp" alt="" class="wp-image-85663" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1.webp 756w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1-300x285.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1-442x420.webp 442w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1-150x143.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/05/Selcuk-Avci-1-696x662.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 756px) 100vw, 756px" /><figcaption class="wp-element-caption"><br>SELÇUK AVCI, Kurucu, AVCI ARCHITECTS<br></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimarlıkta “sorumluluk” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Kendi pratiğinizde bu sorumluluk en çok hangi aşamalarda, hangi ölçeklerde görünür hâle geliyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Selçuk Avcı:</strong> Derslerimi hep bu sorumluluk notuyla bitiririm. Tam olarak söylersem, son slaytımda şöyle yazar:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Mimarlar ve tasarımcılar olarak bu gelecek senaryosunda üzerimize düşen rolü anlamalıyız:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başkalarının düşüncelerini ve davranışlarını etkileme şansına sahip bir noktada duruyoruz. Çünkü çoğunlukla karar süreçlerinin en başında yer alıyoruz. Bize emanet edilen bu eşsiz rol, insanla doğa arasındaki ilişkinin geleceğini belirleme üzerine kurulu bir rol. Bu muazzam ve son derece ciddiye alınması gereken bir sorumluluk.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu genellikle sürdürülebilirlik pratiği üzerine verdiğim bir dersin sonunda gelir; sürdürülebilir tasarım için neler yapabileceğimizi anlatır, kendi işlerimizden örnekler veririm. Ama mimarın rolü açısından sorumluluk fikri, yalnızca sürdürülebilirlikten çok daha derin ve çok daha geniş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, sürdürülebilir eylem arayışında kilit oyuncularız, ama tek oyuncu biz değiliz. Mühendisler, danışmanlar, uzmanlar da sorumlu bir tasarım felsefesini benimsemek konusunda benzer bir yükümlülük taşırlar. Ama mimar, diğerlerinden daha keskin bir noktada durmalı. Bunu söylerken Türkiye’de ve daha pek çok ülkede bu sorumluluğun tam ağırlığının her zaman anlaşılmadığını ya da gereği gibi uygulanmadığını da biliyorum. Burada eğitimim ve meslek hayatımın ilk yıllarında İngiltere’de içselleştirdiğim bir anlayıştan yola çıkıyorum. Orada mimarın sorumluluğu kapsamlı ve tartışılmaz bir şey olarak anlaşılır. Sözleşmeye dayalıdır, kültüreldir, mimarların eğitimine yerleşiktir ve bir projeyi nasıl yönettiğinizden kamuya karşı yükümlülüğünüzü nasıl düşündüğünüze kadar her şeyi biçimlendirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sorumluluk, yapılı çevrenin üretimindeki her sonuca uzanır. Doğal olarak işverenle başlar. Ama onun çok ötesine geçer: çizdiğimiz şeyi inşa edecek yapı ekibinin güvenliğine; tasarımın kullanıcıların ihtiyaçlarını çözmekteki netliğine ve titizliğine; yakın komşularla ilişkiye, daha geniş topluma. Ve nihayetinde, zamana dayanacak bir tasarım üretmek suretiyle tüm insanlığa karşı bir sorumluluk.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Zamana dayanmak” derken bunu her anlamıyla kastediyorum: binanın teknik dayanıklılığı, kullanılabilirliği ve işlevsel performansı, ergonomik kalitesi ve en önemlisi güzelliği. Güzelliği en sona koyuyorum, en az önemli olduğu için değil, en yüksek hedef olduğu için. Güvenli ve işlevsel ama çirkin bir bina, kamusal alana karşı en derin yükümlülüğünde başarısız olmuş demektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pratikte bu tür bir zihniyet her an aktif olmalı. İlk eskizden şantiyedeki son detaya kadar. Sorumluluğun “kapatılabileceği” bir an yoktur, olmamalıdır. Her aşamada ve her ölçekte görünür olması gerek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Malzeme tercihleriniz sizce yalnızca teknik bir karar mı, yoksa mimarın etik duruşunu da yansıtan bir tercih mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Selçuk Avcı:</strong> Bence Türkiye’de malzeme seçim süreciyle ilgili yaygın bir yanlış anlama var. İnsanlar mimarın önce bir şey tasarladığını, sonra malzeme seçtiğini varsayıyor; sanki daha sonra gelen ayrı bir aşamaymış gibi. Oysa gerçek bir mimar için malzeme tasarımdan asla ayrılmaz. En başından itibaren tek bir şeydir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu en geniş anlamıyla söylüyorum. Bir peyzaja, bir sokak dokusuna, mevcut bir kentsel dokuya yanıt verirken, bağlamın içinde malzemenin ne olması gerektiğine dair o kadar çok ipucu gömülüdür ki. Çoğu zaman ilk ilhamı yerin kendisi verir. Tabii ki malzemeye dair o ilk sezgi, tasarım geliştirme aşamasında sürecin içine başka taraflar girdikçe her zaman ayakta kalmaz. Ama mesele şu ki malzeme üzerine düşünme, tasarımın ilk anında başlar; sonradan gelen idari bir adımda değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Soruyu etiğe doğru genişletirsek, evet, en başından uygulanması gereken temel kriterler vardır ve bu doğrudan birinci sorudaki sorumluluk meselesine bağlanır. Bunların en acil olanı karbondur: malzemenin üretiminde, inşaat sırasında ve belki de en kritik olarak binanın işletim ömrü boyunca salınan karbon miktarı. “En kritik” diyorum, çünkü bir binanın ömrü yüzlerce yıla uzanabilir. Bunu şehirlerimizin tarihi dokusunda her yerde görüyoruz; yüzlerce yıllık, hâlâ kullanımda olan binalar. Bir binanın uzun vadeli karbon ayak izi, inşaatının karbon maliyetini çok aşar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama malzeme seçimindeki etik karbonun ötesine geçer. Tasarladığımız şey neredeyse her zaman bir topluluk içinde, bir bağlamda geliştirilir. İşverene karşı açık sorumluluğumuzun ötesinde, en büyük sorumluluğu içinde bulunduğumuz topluma karşı taşırız. Ve bu topluluğun sınırı mahallede, şehirde, hatta ülkede bitmez. Sonuç olarak tüm gezegen bir topluluktur. Gezegenimizi sekiz milyar insanın galakside birlikte, aynı gemide yol aldığı bir “dünya gemisi” olarak düşünürsek, tüm insanlığa karşı bir sorumluluk taşırız. Önemli olan sadece zarar vermemek değil, aktif olarak gezegen için iyi şeyler yapmak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla bir mimar etik fikrinden kaçamaz. Kişisel bir etik anlayışı geliştirmek ve bunu tutarlı biçimde uygulamak zorundadır. Bunu tek başına, yalnızca kendi inisiyatifiyle sürdürmenin çoğu zaman zor olduğunu kabul etmek lazım. Bu yüzden meslek kuruluşlarımızın, mimarlar odasının, derneklerin oynayacağı çok önemli bir rol var. Bu etik çerçeveyi geliştirmeli, kodlamalı ve üyelerine uygulamalılar ki meslek içinde hem yön hem de hesap verebilirlik olsun. Çünkü sonuç olarak itibarlarımız birbirine bağlıdır. Herhangi birimizin davranışı, hepimize yansır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/selcuk-avci-bir-mimar-etik-fikrinden-kacamaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
