<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>TASARIM &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<atom:link href="https://ekoyapidergisi.org/category/tasarim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<description>Sorumlu Mimarlık ve Yapı Platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Apr 2026 11:29:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-ekoyapi_logo-32x32.png</url>
	<title>TASARIM &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>PANORAMA: Strüktür Olarak Mobilya</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/panorama-struktur-olarak-mobilya/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/panorama-struktur-olarak-mobilya/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:29:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TASARIM]]></category>
		<category><![CDATA[ÜRÜN]]></category>
		<category><![CDATA[Strüktür]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Tiptoe Panorama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85022</guid>

					<description><![CDATA[Fransız Tiptoe’nun PANORAMA koleksiyonu, katlanmış çelik strüktür ve mevsimsel renk paletiyle açık mekân mobilyasını mimari bir sistem olarak yeniden ele alıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Fransız Tiptoe’nun PANORAMA koleksiyonu, katlanmış çelik strüktür ve mevsimsel renk paletiyle açık mekân mobilyasını mimari bir sistem olarak yeniden ele alıyor.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="704" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out3-1024x704.jpg" alt="Panoroma Koleksiyonu" class="wp-image-85023" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out3-1024x704.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out3-300x206.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out3-768x528.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out3-611x420.jpg 611w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out3-150x103.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out3-218x150.jpg 218w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out3-696x479.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out3-1068x735.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out3-100x70.jpg 100w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out3.jpg 1253w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Fransız üretici Tiptoe, dış mekânı yalnızca “mobilya yerleştirilen” bir alan olmaktan çıkarıp, malzeme ve strüktür üzerinden kurulan bir mekânsal kurguya dönüştürüyor. PANORAMA koleksiyonunun genişleyen serisi, katlanmış çelik elemanların oluşturduğu net ve tekrar edilebilir bir sistem diliyle dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, modülerlik ve seri üretim mantığını görünür kılarken, aynı zamanda açık mekânda süreklilik hissi kuruyor. Bana sorarsanız koleksiyonun en güçlü tarafı formdan çok sistem öneriyor olması. İnce kesitli metal yüzeyler, strüktürel dürüstlüğü gizlemeden ortaya koyuyor; bağlantılar ve kat izleri tasarımın parçası haline geliyor. Bu, mobilyayı bir nesne olmaktan çıkarıp, neredeyse mikro ölçekte bir mimari eleman gibi çalıştırıyor&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="727" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out2-1024x727.jpg" alt="" class="wp-image-85024" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out2-1024x727.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out2-300x213.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out2-768x545.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out2-591x420.jpg 591w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out2-150x107.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out2-696x494.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out2-1068x758.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out2-100x70.jpg 100w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out2.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Strüktürel Dil Yumuşuyor</strong></p>



<p>Yeni eklenen renk paleti ise bu strüktürel dili yumuşatıyor. Bahar tonlarına gönderme yapan açık ve doğal renkler, sert metal yüzeyle kontrast kurarken, açık mekânla görsel süreklilik sağlıyor. Böylece koleksiyon, yalnızca dayanıklılık ve fonksiyon üzerinden değil, atmosfer üretimi üzerinden de okunabilir hale geliyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="752" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out1-1024x752.jpg" alt="" class="wp-image-85025" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out1-1024x752.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out1-300x220.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out1-768x564.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out1-572x420.jpg 572w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out1-80x60.jpg 80w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out1-150x110.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out1-696x511.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out1-1068x784.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/out1.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Sonuçta ortaya çıkan şey bir “bahçe mobilyası” değil; açık alanın nasıl tanımlandığına dair daha geniş bir öneri. PANORAMA, strüktürü gizlemeyen yaklaşımıyla, dış mekân tasarımında adeta mimarlık ile ürün ölçeği arasındaki sınırı incelten bir hat açıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/panorama-struktur-olarak-mobilya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İGA İstanbul Havalimanı’nda Yeni Kamusal Sanat Eseri</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/iga-istanbul-havalimaninda-yeni-kamusal-sanat-eseri/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/iga-istanbul-havalimaninda-yeni-kamusal-sanat-eseri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 06:12:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[TASARIM]]></category>
		<category><![CDATA[Hareketli Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[İGA Art]]></category>
		<category><![CDATA[Kamusal Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84821</guid>

					<description><![CDATA[İGA ART yarışmasını kazanan Hayri Karay imzalı 37,7 metre yüksekliğindeki kamusal sanat eseri, terminalin merkezinde konumlanarak havalimanının mekânsal deneyimine yeni bir katman ekliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>İGA ART yarışmasını kazanan Hayri Karay imzalı 37,7 metre yüksekliğindeki kamusal sanat eseri, terminalin merkezinde konumlanarak havalimanının mekânsal deneyimine yeni bir katman ekliyor.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/1775563245_Eser_Foto__raf__-1024x683.jpg" alt="Hayri Karay’ın İsimsiz / Untitled başlıklı manifestosu" class="wp-image-84822" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/1775563245_Eser_Foto__raf__-1024x683.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/1775563245_Eser_Foto__raf__-300x200.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/1775563245_Eser_Foto__raf__-768x512.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/1775563245_Eser_Foto__raf__-1536x1024.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/1775563245_Eser_Foto__raf__-2048x1366.jpg 2048w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/1775563245_Eser_Foto__raf__-630x420.jpg 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/1775563245_Eser_Foto__raf__-150x100.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/1775563245_Eser_Foto__raf__-696x464.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/1775563245_Eser_Foto__raf__-1068x712.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/1775563245_Eser_Foto__raf__-1920x1280.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Küresel bağlantıda dünya lideri olmasının yanı sıra Türkiye’nin kültürel derinliğini ve sanatın iyileştirici gücünü dünya ile buluşturan İGA İstanbul Havalimanı, sanat literatürüne geçecek yeni bir projeye imza attı. Ülkemizin kültür-sanat alanındaki en kapsamlı ödüllerinden 2. İGA ART Sanat Projeleri Yarışması’nın kazananı, sanatçı Hayri Karay’ın imzasını taşıyan dev heykel, İGA İstanbul Havalimanı’nda yükseldi. </p>



<p>Hareketli iki parçadan oluşan 37,7 metre yüksekliğindeki eser, çeliğin sarsılmaz gücünü ışığın zarafetiyle birleştiriyor. Havalimanının tam merkezinde konumlanan heykel, İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, sanatçı Hayri Karay, kültür sanat dünyasından önemli isimlerin ve İGA yöneticilerinin de dahil olduğu çok sayıda kişinin katılımıyla açıldı. </p>



<p><strong>Anadolu’nun Kültürel Mirasından Modern Bir Manifesto</strong></p>



<p>Eser; sanatçı Hayri Karay’ın İsimsiz / Untitled başlıklı manifestosunda belirttiği üzere, Anadolu’nun kültürel çeşitliliğini ve etnografik katmanlılığını hareket ve dönüşüm üzerinden yeniden üretiyor. ‘Sabit bir biçim’ yerine ‘sürekli devinimi’ temsil eden eser, bu sayede havalimanının her bir misafiri için farklı ve kişisel yorumlamaya olanak sağlıyor.</p>



<p>Dinamik yapısıyla, izleyenleri estetik bir yolculuğa davet eden kinetik heykel, izleyicinin konumu ve hareketiyle sürekli dönüşen ve yaşayan bir olgu olarak tarif ediliyor. Yapıtın aynalı yüzeyleri, terminalin dinamizmini yansıtarak sonsuz bir perspektif yaratırken; ışık ve gölge ilişkisi, yapının temel kurucu unsuru olarak işlev görüyor.&nbsp;</p>



<p>&nbsp;<strong>“Sanatı Yolculuğun Kalbine Taşıyoruz”</strong></p>



<p><strong> </strong>Açılış töreninde, 2023 yılında 172 proje arasından yükselerek yarışmayı kazanan eserin, sanatçı tarafından Cumhuriyetimizin 100. yılına ithaf edilmesinin; Cumhuriyet tarihinin en büyük altyapı projesi İGA İstanbul Havalimanı için bir gurur vesilesi olduğunu vurgulayan Selahattin Bilgen, kültür – sanat projelerinin önemini şu sözlerle vurguladı:</p>



<p> “İGA İstanbul Havalimanı olarak, İGA ART çatısı altında hayata geçirdiğimiz bu heykel çalışması ile yine sınırları zorlayan bir sanat olayına daha ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu devasa yapıt, sadece boyutlarıyla değil, barındırdığı derin anlamla da havacılığın ve sanatın kesiştiği yeni bir simge&#8230; Terminalimizin yüksek dinamizmi ile sanatın dinginliğini bu noktada buluşturduk. Zira bu yapı; izleyicisinin yorumuna, hissiyatına ve bakış açısına sonuna kadar açık, katılımcı bir sanat deneyimidir.”</p>



<p>&nbsp;<strong>“Eser, sürekli değişen ve izleyiciyle birlikte yeniden kurulan bir süreci tanımlar”</strong></p>



<p> Sanatçı Hayri Karay ise eserin felsefesini; “Bu heykel, izleyiciyle kurduğu ilişki doğrultusunda farklılaşan bir yapıdır. Sabit bir anlamdan ziyade çoğul okumalara açık, sürekli değişen ve izleyiciyle birlikte yeniden kurulan bir süreci tanımlar” sözleriyle ifade etti.</p>



<p> İGA İstanbul Havalimanı’nın uluslararası kimliğini sanatın evrensel diliyle birleştiren eser, tüm dünyadan gelen misafirlerini terminalin kalbindeki bu eşsiz ışık ve form koreografisine tanıklık etmeye davet ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/iga-istanbul-havalimaninda-yeni-kamusal-sanat-eseri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IKEA Koleksiyonluk Tasarım Alanını Karıştırıyor!</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/ikea-koleksiyonluk-tasarim-alanini-karistiriyor/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/ikea-koleksiyonluk-tasarim-alanini-karistiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilhan Hız]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[TASARIM]]></category>
		<category><![CDATA[Ikea Grejsimojs Koleksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaşılabilir Tasarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84854</guid>

					<description><![CDATA[IKEA, GREJSIMOJS koleksiyonu ile koleksiyonluk tasarımın mesafeli ve seçkin diline karşı daha erişilebilir, etkileşimli ve oyun temelli bir yaklaşım öneriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>IKEA, GREJSIMOJS koleksiyonu ile koleksiyonluk tasarımın mesafeli ve seçkin diline karşı daha erişilebilir, etkileşimli ve oyun temelli bir yaklaşım öneriyor.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="751" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea-1024x751.jpg" alt="IKEA, GREJSIMOJS koleksiyonu" class="wp-image-84855" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea-1024x751.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea-300x220.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea-768x563.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea-573x420.jpg 573w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea-80x60.jpg 80w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea-150x110.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea-696x510.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea-1068x783.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea.jpg 1165w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Koleksiyonluk tasarım dünyası genelde mesafeli bir yer. Nesneyle aranıza bir çizgi koyar, ona bakarsınız ama pek yaklaşamazsınız. IKEA’nın yaptığı hamle ise bu çizgiyi silmek. Üstelik bunu büyük laflarla değil, doğrudan nesnenin kendisi üzerinden yapıyor. Ortaya koyduğu koleksiyon, ilk anda hafif, oyunbaz ve hatta biraz “fazla rahat” görünüyor. Ama mesele zaten tam burada başlıyor. Çünkü bu nesneler sergilenmek için değil, kullanılmak, dokunulmak, hatta biraz da kurcalanmak için var. Tasarımın o steril vitrini bir anda gündelik hayatın içine çekiliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="956" height="689" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea2.jpg" alt="" class="wp-image-84856" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea2.jpg 956w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea2-300x216.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea2-768x554.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea2-583x420.jpg 583w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea2-150x108.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea2-696x502.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/ikea2-324x235.jpg 324w" sizes="auto, (max-width: 956px) 100vw, 956px" /></figure>



<p><strong>Hayatın İçinde Objeler</strong></p>



<p>Aklımıza yazalım, değer artık nadirlikten değil, ilişkiden geliyor. Yani bir objenin ne kadar “uzakta” durduğundan değil, senin hayatına ne kadar dahil olabildiğinden. IKEA bu dengeyi bilinçli şekilde ters çeviriyor. Koleksiyonluk olanı ulaşılmaz kılmak yerine, onu gündelik deneyimin bir parçası haline getiriyor. Burada haliyle tasarımın dili de değişiyor. Daha ciddi, daha mesafeli bir estetik yerine; daha açık, daha temas edilebilir bir yaklaşım öne çıkıyor. Nesneyle kurulan ilişki biraz daha serbest, biraz daha doğal. Hatta kusurlara bile alan açan bir tarafı var.Aslına bakarsanız ortaya çıkan şey bir koleksiyondan çok bir öneri gibi duruyor. Tasarımın sadece bakılan değil, yaşanan bir şey olması gerektiğini hatırlatan bir öneri. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/ikea-koleksiyonluk-tasarim-alanini-karistiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İç Mekânda Yeni Parametre Nöroestetik</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/ic-mekanda-yeni-parametre-noroestetik/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/ic-mekanda-yeni-parametre-noroestetik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilhan Hız]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İç Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALE]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[TASARIM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84824</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde iç mekân artık yalnızca estetik bir kurgu değil; ışık, malzeme ve form üzerinden insan zihnini doğrudan etkileyen ölçülebilir bir sistem olarak yeniden tanımlanıyor. Yeni parametre ise nöroestetik.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Günümüzde iç mekân artık yalnızca estetik bir kurgu değil; ışık, malzeme ve form üzerinden insan zihnini doğrudan etkileyen ölçülebilir bir sistem olarak yeniden tanımlanıyor.</strong> <strong>Yeni parametre ise nöroestetik.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="715" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro2-1024x715.jpg" alt="Nöroestetik" class="wp-image-84825" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro2-1024x715.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro2-300x209.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro2-768x536.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro2-602x420.jpg 602w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro2-150x105.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro2-696x486.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro2-100x70.jpg 100w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro2.jpg 1027w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>İç mimarlık uzun süre “iyi görünen” ile “iyi hissettiren” arasındaki farkı sezgiyle çözmeye çalıştı. Bugün ise bu ayrım giderek daha görünür hale geliyor. Nöroestetik yaklaşımı, mekânın yalnızca nasıl göründüğünü değil, kullanıcı üzerinde nasıl bir etki yarattığını sorgulayan daha net, daha ölçülebilir bir tasarım zeminine işaret ediyor. Mekân artık arka planda kalan bir sahne değil. Işık, ses, doku ve malzeme; insanın odaklanma biçiminden stres düzeyine kadar doğrudan karşılık üreten unsurlar haline geliyor. Bu da iç mekânı yalnızca işlevsel bir düzenleme olmaktan çıkarıp, davranış ve duygu üreten bir sistem olarak yeniden konumlandırıyor. Tasarımın etkisi gözle değil, bedenle ve zihinle ölçülmeye başlıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="686" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro1-1024x686.jpg" alt="" class="wp-image-84826" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro1-1024x686.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro1-300x201.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro1-768x514.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro1-627x420.jpg 627w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro1-150x100.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro1-696x466.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro1-1068x715.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/noro1.jpg 1071w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Veri Destekli Seçimler</strong></p>



<p>Bu yaklaşım, iç mimarlığın karar alma biçimini de değiştiriyor. Estetik tercihlerin yerini giderek daha fazla veri destekli seçimler alıyor. Bir mekânın amacı artık sadece barındırmak ya da düzenlemek değil; kullanıcıyı sakinleştirmek, odaklanmayı artırmak ya da sosyal etkileşimi güçlendirmek gibi net hedefler üretmek. Tasarım, niyetli bir müdahaleye dönüşüyor. Doğal ışık, organik formlar ve doğayla kurulan temas bu çerçevede yeniden değer kazanıyor. Bunlar artık yalnızca “iyi hissettiren” detaylar değil; insanın sinir sistemiyle doğrudan ilişki kuran bileşenler. Renk geçişleri, yüzey dokuları ve mekânsal akış ise kullanıcı deneyimini yönlendiren aktif araçlara dönüşüyor. Mekânın dili, estetikten çok etki üzerinden okunuyor. Bu dönüşümle birlikte iç mimar da farklı bir rol üstleniyor. Form veren bir tasarımcıdan çok, deneyimi kurgulayan bir stratejiste evriliyor. Eğitim yapılarından ofislere, sağlık mekânlarından konutlara kadar her ölçekte tasarımın performansı artık sadece metrekareyle değil, kullanıcı üzerindeki karşılığıyla değerlendiriliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/ic-mekanda-yeni-parametre-noroestetik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Singapur Tasarım Haftası Bienale Dönüşüyor</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/singapur-tasarim-haftasi-bienale-donusuyor/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/singapur-tasarim-haftasi-bienale-donusuyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 06:35:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[TASARIM]]></category>
		<category><![CDATA[Kürasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Singapur Tasarım Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım Bienali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84845</guid>

					<description><![CDATA[Singapur Tasarım Haftası, 2027 itibarıyla iki yılda bir düzenlenecek Singapur Tasarım Bienali’ne dönüşüyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Singapur Tasarım Haftası, 2027 itibarıyla iki yılda bir düzenlenecek Singapur Tasarım Bienali’ne dönüşüyor.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/singapurdesignweek-1024x683.jpg" alt="Singapur Design Week" class="wp-image-84846" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/singapurdesignweek-1024x683.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/singapurdesignweek-300x200.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/singapurdesignweek-768x512.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/singapurdesignweek-630x420.jpg 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/singapurdesignweek-150x100.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/singapurdesignweek-696x464.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/singapurdesignweek-1068x712.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/singapurdesignweek.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Singapur’da her yıl düzenlenen ve kentin farklı bölgelerine yayılan Singapur Tasarım Haftası, 2027’den itibaren bienal formatına geçiyor. DesignSingapore Council tarafından duyurulan bu değişimle birlikte etkinlik, yıllık festival yapısından çıkarak iki yılda bir gerçekleştirilecek Singapur Tasarım Bienali olarak yeniden kurgulanıyor. Bu dönüşüm, tasarım üretiminin yalnızca sergilenmesine değil, aynı zamanda araştırma, kürasyon ve disiplinlerarası etkileşim üzerinden daha yoğun bir içerik geliştirilmesine odaklanıyor. Son yıllarda artan katılımcı sayısı ve kent geneline yayılan etkinlik ölçeği, mevcut yapının sınırlarını görünür kılarken, bienal modeline geçiş bu büyümeyi daha kontrollü ve derinlikli bir çerçeveye oturtmayı amaçlıyor. Yeni formatın, kamusal alan kullanımı, geçici mimarlık uygulamaları ve yeniden kullanım temelli tasarım yaklaşımlarını daha kapsamlı biçimde ele alması beklenirken, Singapur’un küresel tasarım ortamındaki konumunu güçlendirmeye yönelik stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/singapur-tasarim-haftasi-bienale-donusuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Design Shanghai 2026 Bitti: Tasarımın Yeni Merkezi Artık Tartışmalı Değil</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/design-shanghai-2026-bitti-tasarimin-yeni-merkezi-artik-tartismali-degil/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/design-shanghai-2026-bitti-tasarimin-yeni-merkezi-artik-tartismali-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilhan Hız]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 06:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[TASARIM]]></category>
		<category><![CDATA[Design Shanghai]]></category>
		<category><![CDATA[Fuar]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84767</guid>

					<description><![CDATA[19–22 Mart 2026’da Şanghay Sergi Merkezi’nde gerçekleşen Design Shanghai, yalnızca yeni ürünleri değil, tasarımın coğrafyasının değiştiğini de ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>19–22 Mart 2026’da Şanghay Sergi Merkezi’nde gerçekleşen Design Shanghai, yalnızca yeni ürünleri değil, tasarımın coğrafyasının değiştiğini de ortaya koydu.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="646" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/designsh-1024x646.webp" alt="Design Shanghai 2026" class="wp-image-84768" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/designsh-1024x646.webp 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/designsh-300x189.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/designsh-768x484.webp 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/designsh-1536x969.webp 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/designsh-2048x1292.webp 2048w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/designsh-666x420.webp 666w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/designsh-150x95.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/designsh-696x439.webp 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/designsh-1068x674.webp 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/designsh-1920x1211.webp 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Tasarımın nabzının Uzakdoğu&#8217;da attığı Design Shanghai 2026 bitti. Dört gün süren fuar geride kaldı ama bıraktığı soru hâlâ ortada: Tasarımın merkezi gerçekten yer değiştirdi mi? Design Shanghai 2026’ya bakınca bu artık bir ihtimal değil, oldukça güçlü bir gerçeklik gibi görünüyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="562" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Design-Shanghai-2026.jpg" alt="" class="wp-image-84769" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Design-Shanghai-2026.jpg 1000w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Design-Shanghai-2026-300x169.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Design-Shanghai-2026-768x432.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Design-Shanghai-2026-747x420.jpg 747w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Design-Shanghai-2026-150x84.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/Design-Shanghai-2026-696x391.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<p>500’ün üzerinde marka ve farklı ülkelerden katılımcılarla gerçekleşen etkinlik, klasik fuar mantığının çok ötesine geçti. Ürünlerin sergilendiği bir vitrin olmaktan ziyade, tasarımın nasıl düşünülmesi gerektiğine dair bir tartışma alanı kuruldu. Ve bu tartışmada dikkat çeken en net şey şuydu: Asya artık yalnızca üretim yapan değil, anlam üreten bir aktör. Özellikle Çinli tasarımcıların yaklaşımı bu kırılmayı açıkça gösterdi. Geleneksel zanaat bilgisi ile çağdaş üretim teknolojileri yan yana gelirken, ortaya çıkan dil ne Batı’yı taklit ediyor ne de geçmişe sığınıyor. Daha çok, kendi referanslarını kuran ve bunu oldukça özgüvenli yapan bir tasarım yaklaşımı söz konusu. Fuarda öne çıkan başlıklar da bu değişimi destekler nitelikteydi. Malzeme inovasyonu, sürdürülebilir üretim, kullanıcı deneyimi ve disiplinlerarası işler… Ama bunların hiçbiri tek başına yeni değil. Yeni olan, bunların artık farklı bir coğrafyada ve farklı bir bakış açısıyla yeniden kurgulanıyor olması.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="655" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/shanghai1-1024x655.jpg" alt="" class="wp-image-84770" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/shanghai1-1024x655.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/shanghai1-300x192.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/shanghai1-768x492.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/shanghai1-1536x983.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/shanghai1-656x420.jpg 656w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/shanghai1-150x96.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/shanghai1-696x445.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/shanghai1-1068x684.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/shanghai1.jpg 1800w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Yine de burada küçük bir mesafe koymak gerekiyor. Çünkü bu yükselişin ne kadar derin olduğu hâlâ tartışmaya açık. Bu gerçekten kalıcı bir dönüşüm mü, yoksa güçlü bir vitrin mi? “Yerel” olanın bu kadar öne çıkması, çeşitliliği mi artırıyor yoksa yeni bir merkez mi yaratıyor? Aslına bakarsanız Design Shanghai 2026 bu sorulara kesin cevaplar vermedi. Ama şunu netleştirdi ki tasarım artık tek merkezli bir yapı değil. </p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="852" height="568" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/design-shanghai.jpg" alt="" class="wp-image-84771" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/design-shanghai.jpg 852w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/design-shanghai-300x200.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/design-shanghai-768x512.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/design-shanghai-630x420.jpg 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/design-shanghai-150x100.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/design-shanghai-696x464.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 852px) 100vw, 852px" /></figure>
</div>


<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/design-shanghai-2026-bitti-tasarimin-yeni-merkezi-artik-tartismali-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erişilebilir Tasarım Yükseliyor</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/erisilebilir-tasarim-yukseliyor/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/erisilebilir-tasarim-yukseliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilhan Hız]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 07:09:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAKALE]]></category>
		<category><![CDATA[TASARIM]]></category>
		<category><![CDATA[Erişilebilir Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım Disiplini]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarımcı Marka İşbirliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84782</guid>

					<description><![CDATA[Son dönemde tasarımcı–marka iş birliklerinin kitlesel üretime yönelmesi, tasarımın değerini özgünlükten ölçeğe kaydırırken, mimarlık ve tasarım disiplininde erişilebilir tasarım özelinde yeni bir eşik tartışması açıyor.
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Son dönemde tasarımcı–marka iş birliklerinin kitlesel üretime yönelmesi, tasarımın değerini özgünlükten ölçeğe kaydırırken, mimarlık ve tasarım disiplininde erişilebilir tasarım özelinde yeni bir eşik tartışması açıyor.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="767" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1-1024x767.jpg" alt="Tasarımın Ölçeği Büyüyor" class="wp-image-84783" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1-1024x767.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1-300x225.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1-768x576.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1-1536x1151.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1-560x420.jpg 560w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1-80x60.jpg 80w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1-150x112.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1-696x522.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1-1068x800.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1-265x198.jpg 265w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar1.jpg 1880w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Tasarımın uzun süre kendini tanımladığı yer belliydi: sınırlı üretim, yüksek eşik, seçilmiş kullanıcı. Bu çerçeve yalnızca ekonomik bir ayrım değil, aynı zamanda kültürel bir konumdu. Tasarım, nadir olduğu ölçüde değerliydi. Şimdi ise bu denge gözle görülür biçimde yer değiştiriyor. Büyük isimlerin kitlesel markalarla kurduğu yeni ortaklıklar, tasarımı daha geniş bir dolaşıma sokarken, onun ne olduğuna dair temel varsayımları da sessizce değiştiriyor. Bu dönüşüm ilk bakışta kapsayıcı bir genişleme gibi okunabilir. Ancak mesele yalnızca erişim değil, biraz da ölçek. Çünkü tasarım çoğaldıkça, tekil olma iddiası zayıflıyor; yerini tanınabilirlik ve tekrar alıyor. Bu noktada tasarım, bir nesneden çok bir dağıtım stratejisine benzemeye başlıyor. Ve belki de asıl kırılma tam burada gerçekleşiyor: değer artık üretimin kendisinde değil, dolaşım kapasitesinde ölçülüyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="869" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar2.jpg" alt="" class="wp-image-84784" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar2.jpg 800w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar2-276x300.jpg 276w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar2-768x834.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar2-387x420.jpg 387w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar2-150x163.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar2-300x326.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/tasar2-696x756.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong>&#8220;Özel&#8221;</strong></p>



<p>Mimarlık açısından bakıldığında bu kayma daha da ilginç. Çünkü mimarlık zaten doğası gereği kitlesel üretime yakın bir disiplin; ancak uzun süredir kendini “özel” olan üzerinden konumlandırıyor. Bugün tasarımın yaşadığı bu ölçek genişlemesi, mimarlık için de tanıdık bir soruyu yeniden gündeme getiriyor: Yaygın olan ile nitelikli olan gerçekten karşıt mı, yoksa bu ikisi birlikte yeniden tanımlanabilir mi? Burada dikkat çekici bir gerilim var. Erişilebilirlik arttıkça tasarım gündelik hayata daha fazla sızıyor, ama aynı zamanda daha hızlı tüketilen bir döngünün parçası haline geliyor. Bu da sürdürülebilirlik meselesini yalnızca malzeme ya da üretim üzerinden değil, doğrudan kültürel tüketim üzerinden tartışmayı gerektiriyor. Sizce tasarım gerçekten daha demokratik mi oluyor, yoksa yalnızca daha görünür mü? </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/erisilebilir-tasarim-yukseliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>H&#038;M Home, Kelly Wearstler İş Birliğiyle Mobilyaya Giriyor</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/hm-home-kelly-wearstler-is-birligiyle-mobilyaya-giriyor/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/hm-home-kelly-wearstler-is-birligiyle-mobilyaya-giriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 06:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[TASARIM]]></category>
		<category><![CDATA[H&M Home Mobilya]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Tasarım Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarımcı Kelly Wearstler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84745</guid>

					<description><![CDATA[Kelly Wearstler ile H&#038;M Home iş birliği, Milano Tasarım Haftası’nda tanıtılan koleksiyonla mobilya ölçeğine taşınıyor; proje, erişilebilir tasarım ile mekânsal kurgu arasında yeni bir denge arıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Kelly Wearstler ile H&amp;M Home iş birliği, Milano Tasarım Haftası’nda tanıtılan koleksiyonla mobilya ölçeğine taşınıyor; proje, erişilebilir tasarım ile mekânsal kurgu arasında yeni bir denge arıyor.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="734" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm-1024x734.jpg" alt="H&amp;M Home, Kelly Wearstler İş Birliğiyle Mobilyaya Giriyor" class="wp-image-84746" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm-1024x734.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm-300x215.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm-768x550.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm-586x420.jpg 586w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm-150x107.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm-696x499.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm-1068x765.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Moda çıkışlı markaların mobilya alanına girişi çoğu zaman temkinle izlenir. H&amp;M Home ise bu eşiği, Kelly Wearstler ile kurduğu iş birliği üzerinden doğrudan Milano Tasarım Haftası’nda aşmayı tercih ediyor. Bu tercih, yalnızca bir koleksiyon lansmanı değil, markanın tasarım dünyasında nasıl konumlanmak istediğine dair net bir işaret veriyor. Koleksiyon; modüler oturma elemanları, aydınlatmalar ve tamamlayıcı objelerden oluşuyor. Ancak asıl mesele ürün çeşitliliği değil, bu parçaların mekân içinde nasıl bir kullanım önerdiği. Birbirine eklemlenebilen, farklı senaryolara uyarlanabilen modüler yapı, sabit tipolojiler yerine değişken yaşam biçimlerine açık bir kurgu sunuyor. Bu yaklaşım, iç mekânı tek işlevli bir alan olmaktan çıkarıp, dönüşebilen bir organizmaya dönüştürüyor. Malzeme seçimi de bu esnekliğin parçası. Ahşap, metal, mermer ve tekstilin birlikte kullanımı, yüzeyler arasında bilinçli bir kontrast kurarken, katmanlı bir mekânsal dil oluşturuyor. Bu dil, yalnızca estetik bir tercih değil; farklı kullanım senaryolarına açık, çoğul bir iç mekân kurgusunun da taşıyıcısı.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm2-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-84747" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm2-768x1024.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm2-225x300.jpg 225w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm2-315x420.jpg 315w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm2-150x200.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm2-300x400.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm2-696x928.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/hm2.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>
</div>


<p><strong>Özgün Sunum Kurgusu</strong></p>



<p>Milano’daki sunum kurgusu ise koleksiyonun nasıl okunmak istediğini açıkça ortaya koyuyor. Parçalar tekil ürünler olarak sergilenmek yerine, gündelik yaşamı çağrıştıran mekânsal sahneler içinde bir araya geliyor. Bu yaklaşım, mobilyayı bir nesne olmaktan çıkarıp, deneyimlenen bir iç mekân atmosferine dönüştürüyor. Ortaya çıkan iş birliği, yalnızca bir tasarımcı–marka ortaklığı olarak değil, tasarımın kimler için ve nasıl üretildiğine dair daha geniş bir tartışmayı da tetikliyor. Mobilya burada bir sonuç değil; mekân kurma biçimlerine dair yeniden düşünme çağrısı olarak öne çıkıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/hm-home-kelly-wearstler-is-birligiyle-mobilyaya-giriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arter’de “Yapım Aşamasında”: 15 Yıllık Üretim Hafızası Yeniden Kuruluyor</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/arterde-yapim-asamasinda-15-yillik-uretim-hafizasi-yeniden-kuruluyor/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/arterde-yapim-asamasinda-15-yillik-uretim-hafizasi-yeniden-kuruluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:16:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[TASARIM]]></category>
		<category><![CDATA[Arter Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84725</guid>

					<description><![CDATA[Koç Topluluğu’nun 100. yılı kapsamında Arter’de açılan sergi, kurumun desteklediği yüzlerce yapıt arasından bir seçkiyi yeni üretimlerle bir araya getirirken, iki aşamalı kurgusuyla sürekli dönüşen bir sergi deneyimi öneriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Koç Topluluğu’nun 100. yılı kapsamında Arter’de açılan sergi, kurumun desteklediği yüzlerce yapıt arasından bir seçkiyi yeni üretimlerle bir araya getirirken, iki aşamalı kurgusuyla sürekli dönüşen bir sergi deneyimi öneriyor.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/sergi-1024x768.jpg" alt="Arter Sergi-Yapım Aşamasında" class="wp-image-84727" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/sergi-1024x768.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/sergi-300x225.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/sergi-768x576.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/sergi-560x420.jpg 560w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/sergi-80x60.jpg 80w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/sergi-150x113.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/sergi-696x522.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/sergi-1068x801.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/sergi-265x198.jpg 265w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/sergi.jpg 1400w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Arter’in yeni grup sergisi <em>Yapım Aşamasında</em>, kurumun son 15 yılda gerçekleştirdiği sergiler kapsamında desteklediği ve bir kısmını koleksiyonuna kattığı üç yüzü aşkın yapıt arasından seçileneserleri, bu sergiye özgü yeni üretimlerle bir araya getiriyor.Koç Topluluğu’nun 100. yılında, Koç Holding’in katkılarıyla Arter’de düzenlenen serginin ilk bölümünde27 sanatçının 39 yapıtı yer alıyor.Serginin Ekim 2026’da ziyarete açılacak ikinci bölümünde, ilk bölümde yer alan eserlerin birçoğu yerini farklı eserlere bırakacak ve bu bağlamda hayata geçirilecek yeni eserler de sergiye dahil edilecek.Küratörlüğünü Emre Baykal’ın üstlendiği sergi, Arter’in yaratıcı süreçlere alan açan üretim tarihini de görünür kılıyor. Arter’in giriş ve -1. kat galerilerinin yanı sıra, binanın çeşitli işlevlerdeki kamusal mekânlarına yayılan<em>Yapım Aşamasında</em>, 1 Nisan’dan itibarenücretsiz olarak ziyaret edilebilir.</p>



<p><strong><u>Sergide Yer Alan Sanatçılar</u></strong><strong><u></u></strong></p>



<p>Murat Akagündüz, Volkan Aslan, Can Aytekin, Fatma Bucak, Aslı Çavuşoğlu, Nermin Er, Cevdet Erek, Ayşe Erkmen, İnci Furni, Babak Golkar, Deniz Gül, Eric Hattan, Emre Hüner, Gözde İlkin, Ahmet Doğu İpek, Šejla Kamerić, Esen Karol, Ali Kazma, Lucia Koch, Hans Peter Kuhn, Nuri Kuzucan, Füsun Onur, Yasemin Özcan, Sarkis, Serkan Taycan, Canan Tolon, VOID</p>



<p>Yapım Aşamasında, Arter’in 2010 yılında İstiklâl Caddesi’ndeki ilk binasında başlattığı, Eylül 2019’dan günümüze ise Dolapdere’deki binasında sürdürdüğü sergiler programı kapsamında üretimine destek verdiği ve bir kısmı daha sonra Arter Koleksiyonu’na dahil edilen üç yüzü aşkın yapıt arasından seçilen eserleri, bu sergiye özgü yeni üretimlerle bir araya getiriyor. Yaratıcı süreçlere alan açmak; sanatsal üretimi içeriden bir kavrayışla birlikte deneyimlemek; farklı pratik ve disiplinlerden sanatçıları, kültür-sanat çalışanlarını ve izleyicileri aynı çatı altında buluşturup birlikte öğrenmek, üretmek ve paylaşmakla geçirilen 15 yıllık bir zaman dilimini hatırlamaya açan serginin ilk bölümünde, 27 sanatçının 39 yapıtı yer alıyor. Ekim 2026’da açılacak ikinci bölümde ise, ilk bölüm için seçilen eserlerin birçoğu yerlerini farklı eserlere bırakacak ve sergi için özel olarak üretilmiş olan kimi eserlere yenileri eklenecek.</p>



<p>Kendini “sanat için alan” olarak tanımlayan Arter, bu tanımın geniş çerçevesi içinde sanatsal üretimi desteklemeyi kuruluşunun temel prensiplerinden biri olarak benimsedi.  Farklı mecra ve üretim pratikleri arasında ayrım gözetmeksizin, sergiler programında bugüne dek yer alan sanatçıların yaratım süreçlerine değişen ölçeklerde eşlik eden bir destek modeliyle hayata geçirilen proje ve eserleri, kişisel ve karma sergiler aracılığıyla izleyiciyle buluşturdu.</p>



<p>Koç Topluluğu’nun 100. yılında, Koç Holding’in katkılarıyla düzenlenen Yapım Aşamasında, geçmiş sergiler kapsamında üretilmiş olan eserleri, Arter’in kurumsal geçmişini de kapsayan bir bağlam içinde bir araya getirip, birlikte yeni sözler, yakınlaşmalar, ortaklaşmalar kurdukları daha geniş bir evrenin içine yerleştirirken, kurumun üretim dağarcığına yenilerini de ekliyor. Arter’in giriş ve -1. katta yer alan galerilerinin yanı sıra çeşitli kamusal alanlarını da kapsamına alan sergi, bina cephesinde başlayıp içeride alt katlara doğru devam eden güzergâhıyla, izleyiciye mekânsal bir deneyim sunmayı hedefliyor. Giriş kat galeride yer alan yapıtlar dünyayla kurduğumuz ilişkiyi iz bırakma, doğanın yeniden kurgulanışı, tarihyazımı gibi temalar etrafında tekrar düşünmeye davet ederken, bir alt kattaki galeri, Arter’in yapım aşamalarını da kendi kapsamına alarak, mimari referanslar taşıyan, kültürel ve mekânsal bellek, uzamın örgütlenmesi, ‘iç’ ile ‘dış’, ‘kamusal’ ile ‘özel’ gibi tema ve kavramların izini süren yapıtlara yer veriyor.</p>



<p>Arter’in sanatsal üretim hafızasını doğrudan yapıtlar üzerinden bugüne taşıyan serginin ilk bölümü için yayımlanan Yapım Aşamasında: Arter başlıklı kitap,  kurumun belleğinde yer eden diğer üretim biçimlerini de kendi perspektifine dahil ederek, Arter’in bugüne değin gerçekleştirdiği sergilerin yapım ve sunum aşamalarını; bir sanat mekânı olarak mimari tasarım ve yapım süreçlerini; yayıncılık alanındaki faaliyetlerini; gelişmeye devam eden koleksiyonunu; izlediği programın zamanla farklı sanat disiplinlerini de kapsayacak şekilde genişlemesini ve tüm bu içerikler etrafında kurgulanan öğrenme ve etkinlik programlarını, görsel ağırlıklı bir akış içinde menziline alıyor. İki bölüm hâlinde kurgulanan Yapım Aşamasında sergisinin Ekim 2026’da ziyarete açılacak ikinci bölümüne sergiye odaklanacak yeni bir kitap da eşlik edecek.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/arterde-yapim-asamasinda-15-yillik-uretim-hafizasi-yeniden-kuruluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekolojiyle Hareket Eden Tasarım: Göçebe</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/ekolojiyle-hareket-eden-tasarim-gocebe/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/ekolojiyle-hareket-eden-tasarim-gocebe/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilhan Hız]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 06:58:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TASARIM]]></category>
		<category><![CDATA[EDİTÖRÜN SEÇİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Biyonik Küre]]></category>
		<category><![CDATA[Ekolojik Tasarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84651</guid>

					<description><![CDATA[Yizhuo Guo’nun geliştirdiği “göçebe” tasarım, rüzgârla hareket ederek tohum taşıyan ve toprağı yeniden üretim döngüsüne dahil etmeyi hedefleyen deneysel bir arazi müdahalesi sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Yizhuo Guo’nun geliştirdiği “göçebe” tasarım, rüzgârla hareket ederek tohum taşıyan ve toprağı yeniden üretim döngüsüne dahil etmeyi hedefleyen deneysel bir arazi müdahalesi sunuyor.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="512" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/eko-tasarim-1024x512.jpg" alt="Eko Tasarım Göçebe" class="wp-image-84652" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/eko-tasarim-1024x512.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/eko-tasarim-300x150.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/eko-tasarim-768x384.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/eko-tasarim-1536x768.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/eko-tasarim-840x420.jpg 840w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/eko-tasarim-150x75.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/eko-tasarim-696x348.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/eko-tasarim-1068x534.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/eko-tasarim.jpg 1800w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Öncelikle, her tasarım beni heyecanlandırmasa da bu projenin aklımı çeldiğini söylemeliyim. Yizhuo Guo’nun geliştirdiği bu biyonik küre, doğada yuvarlanan bitki formunu taklit ederek onu işlevsel bir ekolojik araca dönüştürüyor. Hafif ve tamamen pasif bir sistem olarak kurgulanan bu küre, rüzgârın yönlendirmesiyle arazide dolaşırken içinde taşıdığı tohumları farklı noktalara bırakıyor. Tasarım ve ekolojinin mutlu birlikteliği!Projenin asıl gücü de zaten burada ortaya çıkıyor: Sabit, kontrol edilen ve çoğu zaman ağır altyapılar gerektiren klasik peyzaj müdahaleleri yerine, hareket eden ve çevreye uyumlanan bir model bu. Özellikle ulaşılması zor ya da geniş ölçekte tahrip olmuş alanlarda, insan müdahalesini minimuma indirirken doğanın kendi ritmini devreye sokuyor.</p>



<p><strong>Alışılmadık</strong></p>



<p>Bu yaklaşım, mimarlık ve tasarım açısından da alışıldık düşünme biçimlerini zorluyor. Çünkü burada tasarlanan şey yalnızca bir nesne değil; kendi başına dolaşan, etki alanı sürekli değişen ve zamanla çalışan bir sistem. Sabitlikten çok hareketi, kesinlikten çok olasılığı merkeze alan bu öneri, tasarımın ekolojiyle kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmek için güçlü bir zemin açıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/ekolojiyle-hareket-eden-tasarim-gocebe/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
