<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>döngüsel mimarlık &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<atom:link href="https://ekoyapidergisi.org/tag/dongusel-mimarlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<description>Sorumlu Mimarlık ve Yapı Platformu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Mar 2026 22:35:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-ekoyapi_logo-32x32.png</url>
	<title>döngüsel mimarlık &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Döngüsel Mimarlık: Tasarımın Yeni İşletim Sistemi</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/dongusel-mimarlik-tasarimin-yeni-isletim-sistemi/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/dongusel-mimarlik-tasarimin-yeni-isletim-sistemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAKALE]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[döngüsel mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sökülebilir Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Döngüsü Analizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/dongusel-mimarlik-tasarimin-yeni-isletim-sistemi/</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde artık sürdürülebilirlik bir tercih olmaktan çıkarak; malzeme pasaportları ve "sökülebilir tasarım" (DfD) disipliniyle mimari pratiğin yapısal omurgasına dönüşüyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure>Mimari üretim süreçlerinde yaşanan paradigma değişimi, 2026 yılıyla birlikte sürdürülebilirliği bir pazarlama unsuru olmaktan çıkarıp teknik bir zorunluluk haline getirdi. Artık yapıların başarısı sadece estetik formlarıyla değil, yaşam döngüsü analizleri (LCA) ve dijital malzeme pasaportlarıyla ölçülüyor. Bu dönüşüm, mimarı sadece bir tasarımcı değil, aynı zamanda bir &#8220;kaynak yöneticisi&#8221; konumuna da taşıyor.</figure>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/circular-arch_1772099724.jpg" data-image="vv745pzesrs5" /></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sektörde standartlaşan <strong>Design for Disassembly (Sökülebilir Tasarım)</strong> prensibi, yapı elemanlarının ömürlerini tamamladıklarında birer atık değil, gelecek projeler için değerli birer hammadde olarak kalmasını sağlıyor ki bu mükemmel. Geleneksel ıslak hacim çözümleri ve geri dönüşümsüz kompozit malzemeler yerini; mekanik bağlantılı, modüler ve ayrıştırılabilir detaylara bırakıyor. Bu yeni &#8220;yapı söküm&#8221; kültürü, şantiyeleri birer yıkım alanı olmaktan çıkarıp kontrollü birer &#8220;hammadde madenine&#8221; dönüştürüyor.</p>
<p><strong>Görünmez Kahraman</strong></p>
<p>Dijitalleşme ise bu sürecin görünmez kahramanı. Her yapı bileşenine atanan <strong>Malzeme Pasaportları</strong>, o malzemenin karbon ayak izinden menşeine, statik kapasitesinden kaç kez yeniden kullanılabileceğine kadar tüm veriyi mimarın önüne koyuyor. Sonrası&#8230; Sonrası değerli mimarların bileceği bir konu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/dongusel-mimarlik-tasarimin-yeni-isletim-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mimarlıkta Öze mi Dönüyoruz?</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-oze-mi-donuyoruz/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-oze-mi-donuyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EDİTÖRÜN SEÇİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALE]]></category>
		<category><![CDATA[2026 mimari trendler]]></category>
		<category><![CDATA[döngüsel mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[rammed earth]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıştırılmış toprak mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilir Mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[terrakotta]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil mimari]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-oze-mi-donuyoruz/</guid>

					<description><![CDATA[Betonun soğuk kusursuzluğundan sıkılan modern mimari, çareyi yine ayağının altındaki kadim hazinede buldu sanki. 2026, toprağın en asil yapı malzemesi olduğunu hatırladığımız bir milat olabilir mi?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/earth-mimari_1770017305.jpg" data-image="v44lsxleunxq"></figure>
<p><strong>Dilhan Hız</strong></p>
<p>Yüzyıllar boyunca kerpiç ve taşla kurulan o sessiz ve güçlübağ, bugün modern mühendisliğin rafine dokunuşuyla yeniden sahnede. Günümüzde &#8220;sürdürülebilir mimarlık&#8221; dediğimizde, sadece karbon ayak izini hesaplayan teknik bir tablodan değil; toprağın dokusunu, rengini ve nefes alma kabiliyetini yapının kalbine yerleştiren bir felsefeden bahsediyoruz. Sıkıştırılmış toprak (rammed earth), bu felsefenin en somut karşılığı&#8230;</p>
<p><strong>Kusurlu Mükemmellik: Bir Malzeme Olarak Toprak</strong></p>
<p>Her şeyden önce, rammed earth ile çalışırken kusursuzluk akıldan çıkarılmalı. Malzeme,&nbsp;fabrikasyon yüzeylerin o plastik kusursuzluğuna meydan okuyor. Bu binaların duvarlarına baktığınızda, her bir katmanda işçinin emeğini, toprağın nemini ve zamanın ritmini görebiliyorsunuz. Her katman, adeta binanın geçmişini anlatıyor. 2026 tasarım ödüllerinde öne çıkan pek çok proje, bu &#8220;sedimanter&#8221; görünümü bir gizleme çabasıyla değil, aksine en büyük estetik unsur olarak sergiliyor. Toprağın içindeki terrakotta, kum sarısı ve yanık turuncu gibi doğal pigmentler, mekanın ruhuna hiçbir boyanın veremeyeceği o sıcaklığı ve derinliği katıyor.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/rammed-earth_20230519_023446170_1770018166.jpg" data-image="o5xw1ar9lm8x"></figure>
<p><strong>Yaşayan Duvarlar: Estetiğin Ötesinde Bir Performans</strong></p>
<p>Peki, bu malzemenin haysiyeti nereden geliyor? Sadece güzel görünmesinden değil, aynı zamanda yapının &#8220;akciğeri&#8221; gibi çalışmasından. Sıkıştırılmış toprak duvarlar, termal kütle kapasiteleri sayesinde gündüzün sıcağını emip geceye saklıyor, iç mekanın nemini doğal bir süzgeç gibi dengeliyor. Bu durum, yüksek teknoloji ürünü yalıtım katmanlarının yapaylığına karşı doğanın verdiği en akılcı cevap aslında. Bir bina, inşa edildiği araziyle sadece komşu olmamalı; o arazinin bir uzantısı, oradan filizlenmiş bir organizma gibi görünmeli. İşte toprak mimarisi, yapıyı arazinin bir parçası kılan o görünmez bağı somutlaştırıyor.</p>
<p><strong>Döngüsel Mimari</strong></p>
<p>Plastikleşen ve hızla tüketilen bir dünyada, toprağın bu dürüst estetiği gerçek bir lüksü temsil ediyor bana sorarsanız. Üstelik bu lüks, doğaya borçlanarak değil, onunla iş birliği yaparak elde ediliyor. Ömrünü tamamladığında arkasında moloz yığınları değil, yine saf toprak bırakan bir yapı hayal edin. 2026 yılı, bu döngüsel tasarım anlayışının marjinal bir tercih olmaktan çıkıp, mimarlığın ana aksına yerleştiği yıl olacak.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/mimarlikta-oze-mi-donuyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
