<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Iç Mekan Hava Kalitesi &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<atom:link href="https://ekoyapidergisi.org/tag/ic-mekan-hava-kalitesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<description>Sorumlu Mimarlık ve Yapı Platformu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Feb 2026 13:25:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-ekoyapi_logo-32x32.png</url>
	<title>Iç Mekan Hava Kalitesi &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Fiziki İç Ortamın İnsan Sağlığı ile Olan Kalite İlişkisi Açısından Seçilmiş 10 Örnek</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/fiziki-ic-ortamin-insan-sagligi-ile-olan-kalite-iliskisi-acisindan-secilmis-10-ornek/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/fiziki-ic-ortamin-insan-sagligi-ile-olan-kalite-iliskisi-acisindan-secilmis-10-ornek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Nov 2013 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PROJE]]></category>
		<category><![CDATA[Iç Mekan Hava Kalitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/fiziki-ic-ortamin-insan-sagligi-ile-olan-kalite-iliskisi-acisindan-secilmis-10-ornek/</guid>

					<description><![CDATA[Bu sayımızda seçtiğimiz 10 örnek sadece projelerin iç mekanlarında solunan havanın...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em><strong>Bu sayımızda seçtiğimiz 10 örnek sadece projelerin iç mekanlarında solunan havanın ve fiziki iç ortamın insan sağlığı ile olan kalite ilişkisi açısından değerlendirmeye alınmıştır.</strong></em><br></p>

<p>
	   Yapıları ‘iç mekan kalitesine göre’ değerlendirmek fazlasıyla göreceli ve ucu açık bir tanımlama. Bu nedenle iç mekan kalitesinde neleri kast ettiğimizi ve bunun alt başlıklarını biraz açmamız gerekiyor ki, seçilen 10 örneği anlamlandırabilelim. ‘Kalite’ kavramının bir çok parametresi var. Ekonomik, ekolojik, sosyal, koşullar ilk akla gelenleri olabilir. Zamanı değerlenirebilmek / değerlendirememek bile kalite ya da kalitesizliktir. Bu sayımızda seçtiğimiz 10 örneğin yukarıda saydığımız parametrelere göre kalite performanslarına bakılmaksızın, sadece iç mekanlarındaki solunan havanın ve fiziki iç ortamın insan sağlığı ile olan kalite ilişkisi değerlendirmeye alındı.
</p>





<p>Seçtiğimiz örneklerde yapı biyolojisi bakımından insan sağlığına yönelik kavramlar  olan elektrosmog, doğal aydınlatma, anti alerjen ortam, sağlıklı ısıtma sistemi, yüzey sıcaklıkları-nem dengesi, toksik uçucular gibi tehditlere çözümler üretmiş yapılar yer almaktadır. Bedensel sağlığımızı ilgilendiren bu faktörlerin yanında, ruhsal sağlığımızı okşayan bir örnek olarak kabul edebileceğimiz Levent, Kanyon AVM’si seçtiğimiz örnekler arasında.
</p>





<p>
	   Zamanımızın tamamen gerisindeymiş gibi görünen Ürgüp’te ki Davut Kartal evi ise özellikle yer verdiğimiz paradoks bir örnek. Bugün çağdaş mimarlık adı altında biriktirdiğimiz tüm imgeleri bir kenara iterek, bir yaşam alanının insan sağlığına yönelik ne kadar üstün özellikler taşıyabileceğini gösteren bir in evi. Yani mağara.
</p>





<p>
	 <strong>CHESTNUT EVİ (CHESTNUT HOUSE)</strong>
</p>





<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385380512_chesnut-res_1.jpg" style="width: 529px; margin: 0px;" alt="">
</p>





<p>
	   Chestnut House, LPA Mimarlar’ın  başkanı olan Dan Heinfield’ın fikridir. Plan; düşükmaliyetli ancak içinde tüm lüks ortamı ve alanı barındıran bir yeşil ev modelidir. Newport plajında bulunan, bu düşük enerjili, okyanus manzaralı aile evinde 4 yatak odası bulunmaktadır. Bina avluyla beraber tasarlanmıştır. Oturma odası ve yatak odası dışarıdan gelecek doğal havayı ısıtma ve soğutma için kullanmaktadır. Binanın çevre dostu bazı özellikleri şunlardır: Binanın ana enerji kaynağı olan 5.3 KW’lik güneş sistemi, havuz için güneş ısıtmalı su sistemi,  boyasız sıvalı duvarlar,  geri dönüşümlü cam ve agregadan yapılmış dökme mozaik döşeme.
</p>





<p>
	 <strong>SCHAUER EVİ (SCHAUER HOUSE)</strong>
</p>





<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385380667_top103.jpg" style="width: 534px; margin: 0px;" alt="">
</p>





<p>
	   Schauer Evi; Güney Almanya’da, Münih’e arabayla yaklaşık bir saat uzaklıktadır. Baufritz tarafından tasarlanmış ve inşa edilmiştir. Cam ve karaçam ahşaptan oluşan cephe, eve şıklık ve çağdaşlık katmaktadır. Bir çift için tasarlanmış yapının sahipleri, açık plan yaşama alanları istemişlerdir.  185m2 alanı olan yapının aşağı katında açık plan mutfak, oturma odası, yemek odası, ofis ve tuvalet bulunmakta, caM cepheli çatı katında ise 3 yatak odası, banyo ve depo yer almaktadır.
</p>





<p>
	 <strong>DAVID BAKER’IN EVİ</strong>
</p>





<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385381016_Matthew-Millman_side-stair.jpg" style="margin: 0px; width: 360px;" alt="">
</p>





<p>
	   David Baker’ın evi LEED Platinum sertifikası almıştır ve San Francisco’daki pasif ev sertifikasını alan ilk konuttur. Bina mimarın kendi evidir. Yapının her bir metrekaresi esneklik ve etkililik için optimize edilmiştir. Fotovoltaik güneş paneli çatıdan konsol şeklinde taşmakta ve bir metal merdiven bu konsolun altına denk gelmektedir. Dış cephe malzemesi hurda metal parçalardan yapılmıştır. Bu paneller işlevsel olduğu kadar eğlencelidir, çünkü mevsime ve gelen gün ışığı açısına göre başka yere taşınabilir. Üç katmanlı pencereler kullanılmıştır. Amaç günlük kullanım sonucu ortaya çıkan ısıyı (insanlar, cihazlar ve bilgisayarlar tarafından) tutmak ve bu ısıyı eve giren temiz havayı ısıtmak için kullanmaktır. Aynı şekilde bina kabuğu, sıcak günlerde, dışarıdan gelecek sıcak hava alımını en aza indirmektedir. %92 verimle ısıyı geri kazandıran havalandırma sistemi vardır.
</p>





<p>
	 <strong>DAVUT KARTAL EVİ, ÜRGÜP</strong>
</p>





<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385381039_Bild340.jpg" style="width: 352px; margin: 0px;" alt="">
</p>





<p>
	   Mimar elinden çıkmamış, ancak insan eliyle ihtiyaca göre kayalara oyulmuş bir ‘in’ evi, yani aslında mağara olan ve Davut Kartal ailesinin ikamet ettiği evin iç iklim özellikleri şaşırtıcı nitelikler göstermektedir.
</p>





<p>
	   Günümüzün ‘konfor’ değil de ‘biçim’ algısınca bakacak olursak içinde ne kadar yaşamak isteyeceğimizin cevabını hızlıca verebiliyorsakta, ev sunduğu konfor ve teknolojik techizat bakımından TOKI standartlarını bile geçmektedir.
</p>





<p>
	   Ama konumuz evin içinde barındırdığı ailenin sağlığına nasıl etki ettiğidir ki, bu perspektiften baktığımızda yapı biyolojisi açısından ideal veriler ile karşılamaktadır. İki yıl süren ölçümler sonucunda varılan sonuçlara göre; ortam ve yüzey sıcaklıkları ile nem oranı yaz-kış değişmiyor ve ideal konfor limitlerinde. Dolayısı ile küf mantarları da oluşmuyor. Yapı malzemelerinden kaynaklanan radyoaktivite ve toksik uçucular yok. Elektrosmog verileri limitlerin %78 altında.
</p>





<p>
	   Görsel ortamı beğenelim yada  beğenmeyelim, Kartal ailesinin evinden bugünkü mimari çözümlerimize taşıyacağımız bilgiler olacaktır.
</p>





<p>
	 <strong>HASAT EVİ (HARVEST HOME)</strong>
</p>





<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385381075_5-Harvest-Home-Team-Capitol-DC-Solar-Decathlon-2013-1.jpg" style="width: 444px; margin: 0px;" alt="">
</p>





<p>
	   Team Capitol DC’nin projesi olan Hasat Evi, etkileyici bir gölgelendirme sistemine sahiptir. Sistem elektrik kullanmadan otomotik olarak açılıp kapanmakta ve ışığı en uygun oranda içeri almaktadır. Bu işlem güneşliğin ısınma miktarına bağlı olarak, ona bağlı olan metal tel sayesinde gerçekleşmektedir. Mümkün olunan her yerde, yeniden kullanılabilir hale getirilmiş ya da geri dönüştürülmüş malzemeler kullanılmıştır: dış mekan zemin kaplamalarından, iç mekan döşemelerine, malzemelere kadar&#8230; Doğal hava sirkülasyonu sayesinde kaliteli bir hava ortamı sağlanmaktadır. Fotovoltaik ve düz yüzeyli güneş enerjisi sistemleri ev için -gerekli olan tüm enerjiyi üretmektedir –özellikle sıcak su sağlamak için. Yağmur suyu, binanın çevresindeki bitkileri sulamakta kullanılmaktadır. Enerji kullanımını denetlemek için akıllı ev sistemi vardır.
</p>





<p>
	 <strong>KANYON AVM</strong>
</p>





<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385381108_kanyon.jpg" style="margin: 0px; width: 418px;" alt="">
</p>





<p>
	   Kanyon Alışveriş Merkezi, Türkiye’de açık alışveriş konseptiyle tasarlanan ilk alışveriş merkezidir. Alışveriş merkezi yenilikçi bir yaklaşımla ele alınmış ve sokak alışverişi konsepti yaratılmıştır. Özel iklimlendirme sistemleri sayesinde, alışveriş merkezinin iç mekan konforu sağlanmıştır. Son yıllarda sıkça görmeye başladığımız, şehir merkezinden uzak, şehre kapalı, özelleştirilmiş, kent dokusunu arka planda bırakan yaşam alanlarının aksine Kanyon, kent yaşamının birebir içindedir ve kente dokunmaktadır. Kanyon’da konut, ofis, dükkan, sosyal alanlar gibi pek çok farklı mekanlar bulunmaktadır ve metroyla bağlantısı sayesinde kamunun kullanımını kolaylaştırmaktadır.
</p>





<p>
	 <strong>BAĞ EVİ BUTİK OTEL</strong>
</p>





<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385381132_bageviotel3.jpg" style="width: 476px; margin: 0px;" alt="">
</p>





<p>
	   Serhat Akbay’ın mimari olduğu Bağ Ev Butik Otel, Urla’nın Yağcılar Köyü’nde bulunmaktadır. Ulusal Mimarlık Ödülü’nü almış olan proje aynı zamanda Ağa Han Mimarlık ödülüne de  aday olmuştur. İnşşatına 2010 yılında başlanmış olan proje 2013 yılı içerisinde tamamlanmıştır. Otelin yatak odalarını içeren bölümü yığma taş olarak inşa edilmişken mutfak ve restorasyon bölümünde ahşap konstrüksiyon kullanılmıştır. İki yapının oluşturduğu iç bahçe bir yandan ormana bakarken diğer yandan Sığacık Körfezi boşluğuna bakmaktadır. Çevresindeki yerleşimin köy yapısında olduğu unutulmadan sade bir modernlik tercih edilmiştir.
</p>





<p>
	 <strong>QUADRUPLE &#8211; GLAZED EVİ</strong>
</p>





<p>
	   Stein Hemmes Wirtz iki katılı, enerji etkili ev tasarlamak ve inşa etmekle görevlendirilmiştir. Yapı, Farschweiler Almanya’da bulunmaktadır. Binanın sahipleri manzaradan maksimum derecede yararlanmak istemişlerdir bu yüzden büyük pencereler kullanılmıştır ama hava değişiminden kaynaklanan ısı kayıplarını istememişlerdir. Bunu 4 katmanlı pencere ve jeotermal ısınma sistemi kullanarak dengelemişlerdir. Mimarlar dübel yardımıyla birleştirdikleri lamine ahşaplarla binayı inşa etmişlerdir. İstinat duvarı aynı zamanda yamaçtan gelen nemin eve nüfuz etmesini engellemektedir. Pencere endüstrisinin bir yan ürünü olan Sibirya karaçamı dış cephe kaplaması olarak kullanılmıştır.
</p>





<p>
	 <strong>AĞAÇ EV (TREE HOUSE)</strong>
</p>





<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385381454_Tree-House-05-732x1100-1.jpg" style="margin: 0px; width: 342px;" alt="">
</p>





<p>
	   Jackson Clements Burrows (JCB) mimarlık tarafından tasarlanan Ağaç Ev Projesi Avustralya’da bulunmaktadır ve 2008 yılında tamamlanmıştır. Doğadan ilham alınarak tasarlanmış olan bina, aynı bir ağaç gibi, etrafa yayılmaktadır. Konut, eğimli bir araziye oturmakta ve çok güzel bir panaromik manzara sunmaktadır. Büyük balkon, yapıya birleştiği noktadan kırılacakmış gibi dursa da bu imkansızdır. Binanın oldukça sağlam bir strüktürü ve güvenilir bir temeli vardır. Dışarıdan bakıldığında ev çok kompakt ve büyük bir iç mekana sahipmiş gibi gözükmese de, bu sadece bir yanılsamadır. 3 yatak odası, yemek odası, geniş bir oturma odası içinde mutfak ve hatta küçük bir solaryum bulunmaktadır.
</p>





<p>
	 <strong>VALI HOMES</strong>
</p>





<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385381265_Vali-Homes-Austin-Trautman-3.jpg" style="width: 680px; margin: 0px;" alt="">
</p>





<p>
	   Colab Studio’nun mimarisini, 180Degrees’in müteahhitliğini üstlendiği müstakil ev çöl koşullarına uygun olacak şekilde tasarlanmıştır. Ürettiği kadar harcayan bu yapı verimliliğe ve iç mekan hava kalitesine odaklanmıştır. Yeşil olmasının yanı sıra bu bina ulaşılabilir fiyattadır ve cephede kullanılmış paslanmaz metal panel ile muhteşem bir mimariye sahiptir. İç mekan kalitesi tasarım boyunca önemli bir odak noktası olmuştur. Eve giren/çıkan hava kontrollüdür. 24 saat boyunca bir hava sirkülasyonu vardır ve bu sadece alerjisi olan veya kimyasal hassasiyetleri olan insanlar için önemli değil, herkesin kendini daha iyi hissetmesi için gereklidir. Cilalı beton zemin, duvar yüksekliğince olan kapı, hareketli bölümler benzersiz, minimalist ve esnek mekanlar yaratmaktadır.
</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/fiziki-ic-ortamin-insan-sagligi-ile-olan-kalite-iliskisi-acisindan-secilmis-10-ornek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İç Mekan Hava Kalitesi, İnsan Sağlığı Etkileşimi</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/ic-mekan-hava-kalitesi-insan-sagligi-etkilesimi/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/ic-mekan-hava-kalitesi-insan-sagligi-etkilesimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Nov 2013 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAKALE]]></category>
		<category><![CDATA[Iç Mekan Hava Kalitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/ic-mekan-hava-kalitesi-insan-sagligi-etkilesimi/</guid>

					<description><![CDATA[Yaşantımızın büyük bir kısmını içinde geçirdiğimiz binalardaki iç hava kalitesinin sağlığımız üzerinde önemli bir etkisi vardır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yaşantımızın büyük bir kısmını içinde geçirdiğimiz binalardaki iç hava kalitesinin sağlığımız üzerinde önemli bir etkisi vardır. Son yıllarda bu konu ile ilgili yapılan araştırmalar ve çalışmalar hız kazanmış ve kirletici maddelere yönelik tedbirler alınmaya başlanmıştır.<br></p>

<p>
	  İnsanlar, barınma, çalışma, eğitim ve benzeri  ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla günlerinin büyük bir kısmını binalar içerisinde geçirmektedirler. Bina içlerindeki havanın, insan sağlığına zarar verebilecek şekilde çeşitli gazlarla ve partikül ölçekli kirleticilerle kirlendiği bir çok araştırma ile kanıtlanmış bir gerçektir. Yine yapılan araştırmalar göstermektedir ki insanların dışarıda geçirdikleri vakit ortalama günde 2 saat civarındadır. Dolayısıyla insanların hava ile etkileşimi en fazla yapı içlerinde bulundukları zaman dilimde gerçekleşmektedir..
</p>



<p>Uzmanlar kapalı ortamda bulunan insanların, iç ortam havası tarafından etkilendiğini söylemektedir. Dolayısıyla özellikle gelişme çağındaki çocuklar, solunum ve kalp hastalıkları olan insanlar ciddi riskler altındadır.
</p>



<p>
	  Sağlıklı iç ortam hava kalitesi sağlamak amacıyla alınacak önlemler direkt olarak insan sağlığının korunmasına yönelik alınan iyileştirici önlemlerdir. Kontrol yöntemleri ise kirliliği meydana getiren  kaynağa özel olarak tespit edilir.
</p>



<p>
	  İç ortam hava kirleticileri önemli sağlık problemlerine neden olabilecek parametrelerden oluşur. Dolayısıyla pekçok ticari bina ve konutlarda iç ortam hava kalitesine neden olacak birden fazla kaynak bulunmaktadır.
</p>



<p>
	<img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385479076_5-ways-to-improve-indoor-air-quality-for-allergy-asthma-prone-children.jpg" style="width: 307.1272727272727px; height: 205px; float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" alt=""></p><p><strong>İç ortamdaki kirleticilerin varlığına neden olan temel etkenler aşağıda verilmiştir;</strong>
</p>



<p>
	  • İç ortam kaynakları (örneğin, bina materyalleri, yanma kaynakları)
</p>



<p>
	  • Dış ortam kaynakları
</p>



<p>
	  • Doğal ve mekanik iç ve dış ortam hava değiştiricileri
</p>



<p>
	  • Bina ve bölmeleri arasındaki dispersiyon
</p>



<p>
	  • İç ortamdaki fiziksel durumlar (rutubet ve sıcaklık gibi)
</p>



<p>
	  • Binada yaşayan canlılar
</p>



<p>
	  İç ortam hava kalitesinin iyileştirilmesinin en etkili yolu kirlilik kaynaklarını azaltmak veya bunların yaydığı emisyonları azaltmaktır. Örneğin; asbest içeren bir kaynak mühürlenebilir veya çevresi kuşatılabilir.
</p>



<p>
	  Dış ortamdan iç ortama karışan hava miktarının arttırılması da iç ortamdaki hava kirleticilerinin konsantrasyonlarının azaltılmasını sağlayacaktır. Örneğin; pek çok ısıtma ve soğutma sistemi zorunlu olarak hava ısıtıcısı kullanmakta ve temiz havayı mekanik olarak binaya vermemektedir. Kontrol alternatifleri olarak pencere ve kapıları açmak, pencere veya çatı fanları işletmek, hava şartları izin veriyorsa, dış ortam havalandırma oranını yükselterek pencere tipi klimaları çalıştırmak gerekir. Banyo veya mutfak gibi yerlerde bulunan fanlar nerede teçhiz edildiyse o ortamdaki kirleticileri direk olarak giderir ve dış ortam havalandırma oranını artırırlar.
</p>



<p>
	  Kaynakta kontrol yöntemi de, örneğin, boyama, boya sıyırma, kerosenli ısıtıcılarla ısıtma, pişirme veya bakım ve kaynak yapma, lehim yapma, zımparalama gibi işlemler gibi özellikle kısa sürede çok fazla emisyon oluşturan aktiviteler için uygulanabilir. Hava şartlarının izin verdiği ölçüde bu işlemler uygun havalandırma sistemleri teçhiz edilerek daha uygun olabilir.
</p>



<p>
	  Piyasada pek çok tipte ve büyüklükte hava temizleyici bulunmaktadır. Bunlar kısmen ucuz olan masa üstü oda tipi temizleyicilerden tüm bina için dizayn edilmiş ve daha pahalı tiplere kadar değişen aralıklarda bulunmaktadır. Bir hava temizleyicisinin verimliliği kirletici kaynağın kuvvetinden etkilenir. Bazı hava temizleyiciler çeşitli parçaların gideriminde oldukça verimliyken masa üstü modeller de dahil diğerleri verimli değildir. Hava temizleyiciler genel olarak partikül maddelerin giderilmesi için dizayn edilir.
</p>



<p>
	  Bir hava temizleyicisinin verimliliği cihazın iç ortamdaki partikülleri ne kadar iyi topladığına ve temizleyici veya filtreleyici elemandan ne kadar hava çektiğine bağlıdır. İyi çalışan fakat düşük hava sirkülasyon oranına sahip bir kollektör verimli olmayacak aynı zamanda yüksek hava sirkülasyonlu düşük verimde çalışan kollektör de yine etkili olmayacaktır. Herhangi bir temizleyicinin uzun sürede performansının sağlanabilmesi için rutin ve önleyici bir bakım programı hazırlanmalıdır.  Kapalı ortamlarda çok sayıda kirletici faktör bulunmaktadır. Bu kirleticiler yapının yerine, bina yapım özelliklerine ve hatta aynı bina içindeki odalar arasında bile farklılık gösterebilmektedir. Bazı iç mekan kirleticileri dış ortam kaynaklı olabilirken bazıları ev içi kaynaklardan oluşmaktadır. Bunlar arasında havada asılı solunabilen parçacıklar, kükürt dioksit (SO2), azot dioksit (NO2), karbon monoksit (CO), fotokimyasal oksidanlar, kurşun ve bazı oksidanlar sayılabilir.
</p>



<p>
	<strong>İç ortam hava kalitesini etkileyen kirleticilerden bazıları  aşağıdaki gibi sıralanabilir.</strong>
</p>



<p>
	<img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385479114_rec-woman-wearing-gasmask-in-livingroom-0401-s2.jpg" style="cursor: default; width: 341px; height: 341px; float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" alt=""><strong>Asbest:</strong> Eskimiş, zarar görmüş veya bozulmuş izolasyon malzemelerinden, yangına dayanıklı materyaller ve yer kaplamalarından yayılır. Asbest içeren malzemeler zarar görmemiş bile olsa ortamdan eğitimli ve kalifiye kişilerce uzaklaştırılamalıdır.
</p>



<p>
	<strong>Karbonmonoksit (CO):</strong> Çıkışı olmayan kerosen ve gaz yüzey ısıtıcıları, sızdıran bacalar ve fırınlar, gaz su ısıtıcıları, odun sobaları, yanan yüzeyler, gaz sobaları, garajdaki otomobillerin egzos dumanları, sigara dumanı karbonmonoksit yayarlar.
</p>



<p>
	<strong>Sigara dumanı:</strong> Ortamda sigara, pipo ve puro içilmesinden kaynaklanır.
</p>



<p>
	<strong>Formaldehit:</strong> Preslenmiş ahşap ürünler ve mobilyalar, üreformaldehit izolasyon malzemesinden ve sigara dumanı, yanma ürünlerinden kaynaklanır.
</p>



<p>
	<strong>Kurşun:</strong> Kurşun bazlı boya, kirlenmiş toprak, toz ve içme suyundan kaynaklanır.
</p>



<p>
	<strong>Azot dioksit (NO2):</strong> Kerosen ısıtıcılar, çıkışı olmayan gaz sobalar, ısıtıcılar ve sigara dumanından kaynaklanır.
</p>



<p>
	<strong>Biyolojik maddeler:</strong> Islak veya nemli duvarlar, tavanlar, halılar ve mobilyalar, bakımı yapılmamış nem tutucular, klimalar ve evcil hayvanlardan kaynaklanır.
</p>



<p>
	<strong>Organik gazlar: </strong>Boyalar, boya çözücüler ve diğer solventler, ahşap koruyucular, aerosol spreyler, temizleyiciler ve dezenfektanlar, güve ilaçları, depolanan petrol ve otomotiv ürünleri, kuru temizleme maddeleri organik buhar oluşumuna neden olan temel etkenlerdir.
</p>



<p>
	<strong>Pestisitler: </strong>Ortamdaki yaşayan haşereleri öldürmek için kullanılan insektisit, termisit ve dezenfektanlar ortama pestisit yayarlar. Aynı zamanda tarla ve bahçelerde kullanılan ürünler de zamanla pestisitlerin yaşadığımız ortamlara taşınmasına neden olur.
</p>



<p>
	<strong>Radon:</strong> İnşaat materyalleri ve kuyu suyu ile yerkürenin alt katmanları yayar.
</p>



<p>
	<strong>Küfler: </strong>Çok az sayıda ülke, sistematik olarak hangi evlerde küf oluştuğunu bildirmektedir. Bu özellikle izolasyonu iyi yapılmış, merkezi ısıtmalı evlerde daha büyük sorun oluşturur.
</p>



<p>
	<strong>Ev tozları:</strong> Ev tozunda, yiyecek ve yiyecek hazırlama artıkları, insan ve hayvanların kıl ve deri döküntüleri, dokuma lifleri, mobilya ve inşaat malzemesi döküntüleri, temizleyiciler bulunmaktadır. Evlerde aerosollerin kullanımı özellikle tehlikeli olabilmektedir. (Aerosol, bir katının veya bir sıvının gaz ortamı içerisinde dağılmasıdır. Duman, sis ve spreyler).
</p>



<p>
	<strong>Uçucu Organik Bileşikler (Volatile Organic Compounds, VOC): </strong>Bunlar irritan, nörotoksik ya da kanserojen özellikte olabilirler. Sudaki klordan evde kullanılan cilaya, dış ortam havasından, ayakkabı boyasına kadar birçok nedenle ev ortamına girebilmektedir. Ev dışında kullanılan pestisitler, konut ortamına girebildiği gibi, konut içerisinde kullanılan pestisitler de tehlikeli partiküllerin oluşumuna yol açabilirler.
</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/ic-mekan-hava-kalitesi-insan-sagligi-etkilesimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seranit ile Kokusuz ve Temiz İç Ortam Kalitesi</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/seranit-ile-kokusuz-ve-temiz-ic-ortam-kalitesi/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/seranit-ile-kokusuz-ve-temiz-ic-ortam-kalitesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Nov 2013 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Iç Mekan Hava Kalitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/seranit-ile-kokusuz-ve-temiz-ic-ortam-kalitesi/</guid>

					<description><![CDATA[Seranit Yapı Grubu olarak, özellikle çevreyi korumaya, insan sağlığına ve kaliteli yaşama değer veriyor ve bu yönde geliştirdiğimiz inovatif ürün gruplarımızla hem sektörümüze katma değer sağlıyor hem de tüketicilerin yaşam kalitesini artırmaya çalışıyoru]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1386254441_Untitled-1.jpg" alt="" style="float: right; margin: 0px 0px 10px 10px;"><em>Ece Ceylan Baba / Seranit Yapı Grubu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı</em>
</p>
<p>
	 <strong>Kurum kültürünüzde sürdürülebilirliğin konumundan bahseder misiniz? Bu konuda yapılan çalışmalar nelerdir?</strong>
</p>
<p>
	   Seranit Yapı Grubu olarak, özellikle çevreyi korumaya, insan sağlığına ve kaliteli yaşama değer veriyor ve bu yönde geliştirdiğimiz inovatif ürün gruplarımızla hem sektörümüze katma değer sağlıyor hem de tüketicilerin yaşam kalitesini artırmaya çalışıyoruz.
</p>
<p>
	   Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sabriye Pişkin öncülüğünde yürüttüğümüz Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarıyla doğaya ve insan sağlığına dost ürünler geliştiriyoruz. Bu kategoride DRC ısıtıcı panel, ekolojik iç mekan sıvası Seraoxicoat, ısı, ses ve su geçirmeyen bina dış cephe mantolama sıvası Seramont gibi yenilikçi ürünlerimiz bulunuyor.
</p>
<hr>
<p>
	   Bu yönde yenilikçi ve ekolojik ürünler geliştirmek üzere Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemlerde de sektöre ve insan hayatına olumlu katkılar sunacak yeni ürünlerimizi sizlerle tanıştırmaya devam edeceğiz.
</p>
<p>
	 <strong>Bu sayımızın dosya konusu “biyolojik iç mekan kalitesi”. İnsanın biyolojik ve ruhsal sağlığını kaçınılmaz bir şekilde belirleyen iç mekanlara dair genel bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?</strong>
</p>
<p>
	   İnsanın yaşamını sürdürdüğü iç mekan; aydınlatması, oksijen miktarı, kullanılan renkler, objeler vb. unsurlarıyla elbette biyolojik ve ruhsal olarak olumlu ya da olumsuz yönde etkilenmesine sebep olmaktadır. Kişinin kendisini en iyi hissetiği yer evidir. Evini, hem görsel açıdan hem de fonksiyonel olarak kendisini en rahat hissedeceği şekilde hazırlar.
</p>
<p>
	   Ancak iç mekanlar en çok, özellikle ortamdaki hava kalitesiyle fiziksel sağlığımızı etkiler. Rutubet ve ortamdaki küfün meydana getirdiği alerji, virüs ve bakteri tarzı zararlılar romatizmal rahatsızlıklarla solunum yolu hastalıklarına yol açar. Karbondioksit gibi zehirli gazlar sinir sistemine zarar vererek zaman zaman baş ağrısı, mide bulantısı, zihin bulanıklığı, halüsinasyon, adele seğirmeleri ve hatta koma gibi olumsuz durumlar yaratır. Günlük yaşamda sürekli karşılaştığımız kozmetik ürünler, ev mobilyalarında kullanılan malzemeler, dokuma ürünleri ve bazı inşaat malzemelerinden yayılan formaldehit ise çok tehlikeli bir maddedir. Solunum yoluyla alınmasına bağlı olarak lösemi ve beyin kanserinin yanı sıra ani ölümlere bile yol açabilir. Çok az miktarı bile göz sulanması, öksürük, nefes darlığı, deri döküntüleri, kusma ve ishale, ortamdaki yoğunluğu arttıkça çok daha şiddetli tepkilere yol açabilir.
</p>
<p>
	   Bu nedenle yapılarda iç mekan kalitesi sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için önem verilmesi gereken konuların başında gelmelidir.
</p>
<p>
	 <strong>İç ortam kalitesinin artırılmasında SERANİT YAPI GRUBU ürünlerinin katkıları nelerdir?</strong>
</p>
<p>
	   Titiz bir Ar-Ge ve Ür-Ge çalışması sonucu geliştirilen inovatif ürünümüz Seraoxicoat, dünyada ilk kez; içerdiği özel elementlerle mekanlardaki yemek, sigara, tuvalet, boya, rutubet ve ilaç kokusu gibi istenmeyen kokuları yok ediyor. Ortamın nem seviyesini dengeleyerek hava kalitesini artırıyor.
</p>
<p>
	   Ekolojik iç mekan sıvası Seraoxicoat, bina yapısını korurken insan sağlığına da sayısız yarar sağlıyor. Vücudun kurumasıyla oluşabilecek tahrişlerden günlük yaşamda sürekli karşılaştığımız kozmetikler ve ev mobilyalarında kullanılan malzemelerin neden olabileceği kanser türleri gibi ciddi hastalıklara karşı korunmaya kadar önemli yararlar sunuyor.
</p>
<p>
	   Özellikle sıcak havalarda insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen rutubeti engelleyen yapısıyla, ortamdaki küfün meydana getirdiği alerji, virüs ve bakteri tarzı zararlıları yok ederek romatizmal rahatsızlıklar ve solunum yolu hastalıklarına karşı koruma sağlıyor.
</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/seranit-ile-kokusuz-ve-temiz-ic-ortam-kalitesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VELUX, Yaşam Alanlarına Günışığı ve Temiz Hava Katar</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/velux-yasam-alanlarina-gunisigi-ve-temiz-hava-katar/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/velux-yasam-alanlarina-gunisigi-ve-temiz-hava-katar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Nov 2013 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Iç Mekan Hava Kalitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/velux-yasam-alanlarina-gunisigi-ve-temiz-hava-katar/</guid>

					<description><![CDATA[VELUX, bu soruna çözüm üretmek ve sürdürülebilir binaların geliştirilmesinde etkin bir rol oynamak amacıyla yeni bir strateji geliştirmiştir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>
	<img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1386254400_Untitled-5.jpg" alt="" style="float: right; margin: 0px 0px 10px 10px;">Kurum kültürünüzde sürdürülebilirliğin konumundan bahseder misiniz?
</p>
<p>
	  Yapılarda CO2 emisyonlarını azaltmak, binaların yapıları, özellikleri ve kalitelerini enerji verimliliği, sağlıklı iç mekan iklimi ve yenilenebilir enerji gibi konularda bir bütün olarak değerlendirmekle mümkündür. Bu üç konu, VELUX’ün Sürdürülebilir Yaşam vizyonu ile evlerimizin kalitesini sürekli olarak arttırmak ve CO2 emisyonlarını azaltırken yüksek yaşam standartlarını korumak olan ana ilkelerini sağlamasına yardımcı olmaktadır.
</p>
<p>
	  VELUX Sürdürülebilir Yaşamı şöyle tanımlar:
</p>
<p>
	  Maksimum enerji verimliliği ve minimum enerji CO2 emisyonu
</p>
<p>
	  •Binaya bütünsel açıda yaklaşmak ve enerji verimliliğini destekleyen tasarımlar üretmek
</p>
<hr>
<p>
	  •Güneş ışınlarından gelen ısı, doğal havalandırma ve gün ışığından en yüksek düzeyde fayda sağlamak için pencereleri stratejik konumlandırmak,
</p>
<p>
	  •Akıllı bina unsurlarından aktif olarak yararlanarak, binanın enerji verimliliğini arttırmak,
</p>
<p>
	  Önsezili bir mimari ile sağlık, refah ve iç mekan iklimini geliştirmeyi birleştirmek
</p>
<p>
	  •Hem malzeme, hem de çevre faktörlerini sağlıklı ve rahat iç mekanlar yaratmak için kullanacak mimari yaklaşımlar
</p>
<p>
	  •Gelecek standartlarla uyumlu en uygun iç mekan iklimini sağlayacak gün ışığı ve doğal havadan maksimum faydalanmak
</p>
<p>
	  •Alerji ve diğer hastalık risklerini en aza indirecek temiz ve taze havalandırma
</p>
<p>
	  Günümüzde binalarla ilgili başa çıkmamız gereken en önemli sorun: Zamanımızın %90’ını kapalı mekanlarda geçiriyor olmamıza karşın yeterli düzeyde gün ışığına ve sağlıklı iç mekan iklimine sahip binalar üretmiyor oluşumuzdur.
</p>
<p>
	<strong>Bu konuda yapılan çalışmalar nelerdir?</strong>
</p>
<p>
	<img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385481491_veluxmodelhomeFinal-4.jpg" alt="">VELUX, bu soruna çözüm üretmek ve sürdürülebilir binaların geliştirilmesinde etkin bir rol oynamak amacıyla yeni bir strateji geliştirmiştir. Bu stratejinin bir bölümünü Model Home 2020 projesi oluşturmaktadır. Bu proje ile VELUX, yaşam konforundan ödün vermeyen, gün ışığı ve temiz hava ile sağlıklı iç mekan iklimi sunan, aynı zamanda da öncü mimariyi destekleyen yeni jenerasyon yapıların üretimine katkıda bulunarak enerji verimliliği konusunda gündem oluşturmayı amaçlamaktadır. Model Home 2020 projesi ile VELUX 2008 -2010 yılları arasında altı demo ev geliştirerek inşaa etmiş ve bu evleri yaşam alanları olarak test etmektedir.<br>
	<br>
	  Proje üç ana prensibe hizmet etmektedir: Enerji verimliliği, yüksek düzeyde yaşam konforu ve modern mimari. Aynı zamanda projenin gerçekleştirileceği ülkelerdeki iklim, kültür ve mimari yapı da ön planda tutulmuştur. Bir tecrübe, bin uzman varsayımından çok daha üstündür!
</p>
<p>
	<img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385481524_veluxmodelhomeFinal-2.jpg" alt="">Model Home 2020 projesi kapsamında altı farklı mekanda, altı farklı deneysel ev inşaa edilmiştir. Evler tamamlandıktan sonra, 6-12 ay arası halka açılmış ve dünyanın dört bir köşesinden gelen ziyaretçilerin gezmesine imkan tanınmıştır. Ziyaretler tamamlandıktan sonra ise piyasa değerinin altında satışa sunulacaktır. Evlerin yeni sahiplerine teslim edilmesinin ardından ise yapıların gerçek yaşam şartlarında performansları çeşitli testlerle değerlendirilecektir.<br>
	<br>
	  2009 yılı sonuna kadar Danimarka’da iki (Kopenhag, Aarthus) ve Avusturya’da tamamlanan deneysel evleri, 2010 yılında İngiltere, Almanya ve Fransa takip etmiştir. Tüm evler, yerel ve uluslararası tedarikçi, mimar, mühendis ve araştırmacının yardımları ile hayata geçirilmiştir
</p>
<p>
	<strong>İnsanın biyolojik ve ruhsal sağlığını kaçınılmaz bir şekilde belirleyen iç mekanlara dair genel bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?</strong>
</p>
<p>
	  Gün ışığı ve doğal havalandırma, sağlıklı iç mekan iklimi yaratmak ve enerji tüketimini en aza indirebilmek için vazgeçilmez kaynaklardır.<br>
	<br>
	  Sağlık problemlerinin sürekli arttığı bir dünyada (alerji hastalıklarında yaşanan artış gibi) tasarlanan tüm yapılarda iç mekan iklimi öncelikli konulardan biri olmalıdır. Birçok araştırma gün ışığının insan sağlığı, üretkenliği, ruh hali ve çocukların öğrenme yetenekleri üzerinde olumlu etkiler yarattığını göstermektedir. Aynı şekilde doğal havalandırma ile sağlanan temiz hava da elektronik aletlerden ve mekan içindeki kimyasallardan salınan zehirli emisyonları azaltarak, alerji riskini büyük ölçüde önleyen etkisiyle sağlıklı iç mekan iklimi yaratan önemli bir faktördür.<br>
	<br>
	  Zamanımızın %90’lık bölümünü kapalı alanlarda geçirmekteyiz. Ancak binalarımızın tamama yakın bir kısmı sağlıklı iç mekan iklimine sahip olmayan binalardır. Günde 2 kg yiyecek ve 15 kg hava tükettiğimiz düşünüldüğünde, soluduğumuz havanın kalitesinin ne kadar önemli olduğu ortadadır.
</p>
<p>
	  •Temiz hava kişinin zihinsel performansı üzerinde etkilidir.
</p>
<p>
	  • “Örneğin çocuklar iyi havalandırılmış ortamlarda % 15 daha iyi performans gösterirler.
</p>
<p>
	<strong>İç ortam kalitesinin artırılmasında VELUX ürünlerinin katkıları nelerdir?</strong>
</p>
<p>
	<strong>GÜN IŞIĞI, ENERJİ VE İÇ MEKAN İKLİMİ</strong>
</p>
<p>
	<img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385481606_veluxmodelhomeFinal-7.jpg" alt="">Bugün, VELUX ürünlerinin önemi yadsınamaz boyuttadır. Kurulduğumuz 1942 yılından bu yana gün ışığı ve temiz hava firmamızın ana prensibini oluşturmuştur. VELUX, yaşam alanlarına gün ışığı ve temiz hava katarak, içinde yaşayanların sağlığına da büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır. Binalar görsel açıdan ne kadar kaliteli görünürlerse görünsünler, gerçekte önemli olan bina içindeki solunan havanın kalitesidir.
</p>
<p>
	  Bina tasarımlarında ışık ihtiyacı, ısı kontrolü ve havalandırma unsurları arasında kurulan denge çok önemlidir. Bu öğelerin tümü birbirleriyle etkileşim içinde olup bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Uzun yıllardır VELUX, insanların yaşam kalitesini arttıracak ve sürdürülebilir gelişime yardımcı olacak geleceğin mimari çözümlerine destek olmak adına enerji verimliliği, iç mekan iklimi ve gün ışığının faydaları konularına büyük ölçüde kaynak ayırmaktadır.
</p>
<p>
	<strong>İKLİM DEĞİŞİKLİKLERİ VE ÇÖZÜMLER</strong>
</p>
<p>
	  İklim değişimi de aynı şekilde gündemdeki önemli konulardandır. VELUX gün ışığı ve iç mekan konforundan ödün vermeden CO2 emisyonlarının azalmasına yardımcı olacak çözümler üretmeye çalışmaktadır. Amacımız, ürünlerimiz ve kullanım şekilleriyle sürdürülebilir binalar konusuna elimizden gelen desteği sağlamaktır.<br>
	  VELUX önemli yatırımlar yaparak ve iddialı hedefler belirleyerek, iklim değişimlerine karşı koruma çabalarını yoğunlaştırmıştır. Stratejisi iki yönlüdür: Kendi çevresel etkimizi azaltmak ve şirket ürünlerinin kullanımını, çevresel iyileştirmelere faydalı hale getirmek.
</p>
<p>
	  Üretim, kullanım ve ürün atıklarının çevresel etkilerini azaltmak konusunda büyük adımlar atmış bulunuyoruz. VELUX, küresel iklim sorunlarını hafifletmek, üretim ve çalışmalarının iklim üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için gerekli tüm girişimlerde bulunmayı bir sorumluluk olarak görmektedir.
</p>
<p>
	<strong>ÜRÜN KATEGORİLERİ</strong>
</p>
<p>
	  Özellikle Model Home 2020 çalışmalarında beş ana ürün grubu kullanılmıştır. Tek tek ya da Model Home 2020 projesinde olduğu gibi birlikte, kombinasyon olarak kullanılmaları mümkündür. Bu beş kategorinin de enerji dengesi üzerinde büyük etkileri vardır:
</p>
<p>
	<strong>Çatı pencereleri: </strong>Her türlü ihtiyaca cevap veren geniş bir ürün yelpazesi.
</p>
<p>
	<strong>Perde, gölgelik ve panjurları:</strong> Gün ışığı ve ısı kontrolünü kişisel ihtiyaçlara yönelik dekoratif ve kolay uygulanabilir çözümlerle birleştirmek VELUX aksesuar seçenekleriyle mümkün. <br>
	<br>
	<strong>Montaj malzemeleri:</strong> Pencere ile çatı arasında sızdırmazlığı sağlayan güvenli çözümler.
</p>
<p>
	<strong>Ev otomasyon sistemleri:</strong> Akıllı ev teknolojileri ile (io-homecontrol® gibi) konforlu çözümler.
</p>
<p>
	<strong>İç ortam kalitesinin artırılmasında VELUX ürünlerinin katkıları nelerdir?</strong>
</p>
<p>
	  •VELUX Çatı Pencereleri Havalandırma Kanalı ile Havalandırma
</p>
<p>
	  •Kontrollü ve Filtreli Havalandırma
</p>
<p>
	  •VELUX Çatı Pencereleri Tam Açılımı ile Havalandırma
</p>
<p>
	  •Gün içerisinde değişiklik gösteren havalandırma gereksinimleri için kullanılır
</p>
<p>
	  •Pişirme, banyo ve temizlik sırasında kullanılabilir.
</p>
<p>
	  •Doğal havalandırma iç mekan iklimi için vazgeçilmezdir.
</p>
<p>
	  •Doğal havalandırma ile ısı farkı ve hava akımı gibi doğal kaynaklardan faydalanılarak mekanın havası değiştirilir.
</p>
<p>
	  •Çatıda kullanılan pencerelerin doğal havalandırmadaki etkisi cephedeki pencerelere oranla daha fazladır.
</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/velux-yasam-alanlarina-gunisigi-ve-temiz-hava-katar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Erke Green Academy’ İç Mekan Kalitesi Uygulamaları</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/erke-green-academy-ic-mekan-kalitesi-uygulamalari/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/erke-green-academy-ic-mekan-kalitesi-uygulamalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Nov 2013 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAKALE]]></category>
		<category><![CDATA[Iç Mekan Hava Kalitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/erke-green-academy-ic-mekan-kalitesi-uygulamalari/</guid>

					<description><![CDATA[Giderek önem kazanan iç mekan kalitesi sürdürülebilir binaların en önemli kategorilerinden birini oluşturur.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>
	 Neslihan Aksoy / Y.Mimar LEED AP BD+C<br></em><em>Baran Tanrıverdi / Makine Mühendisi, LEED AP O+M</em></p><p>Zamanımızın büyük bir kısmını geçirdiğimiz iç mekânlardaki hava kalitesi insan sağlığı, konforu ve verimliliği açısından oldukça önemlidir. İç mekan kalitesini etkileyen önemli faktörlerden bazıları havalandırma, akustik, günışığı, manzara ve iç mekanda kullanılan malzemelerin sağlıklı olmasıdır.<br></p>



<p>
	 Giderek önem kazanan iç mekan kalitesi sürdürülebilir binaların en önemli kategorilerinden birini oluşturur. Bununla birlikte, bu kavramın geliştirilmesi için yapı sektöründe payı olan tüm kişi ve kuruluşlara önemli görevler düşmektedir. Günümüzde özellikle gelişmiş ülkeler tarafından oluşturulmuş olan  yeşil bina derecelendirme sistemlerinin ülkemizde popülerlik kazanması ve ilgiyle takip edilmesi bir bakıma yapı sektöründe bulunan malzeme üreticilerini ürünlerinin çevresel performans konusunda karbon salınım oranlarını ortaya koymaya dolayısıyla bu konuda biliçlenmeye teşvik etmektedir.
</p>



<p>ERKE’nin dünyanın en prestijli yeşil bina derecelendirme sistemlerinden biri olan LEED’in en üst düzey Platin sertifikasına sahip yönetim ofisinde iç hava kalitesinin arttırılması için kullanılan tüm malzeme ve sistemler Türkiye’ye örnek olabilecek düzeyde. ‘ERKE Green Academy’ binasında verilecek olan düzenli yeşil bina eğitimleri bu kapsamda ziyaretçilere, eğitime katılanlara uygulama örneklerini yerinde sunma imkanı veriyor.<br></p>



<p>
	 Bina içerisinde sergilenen eğitimsel etiketler o malzeme hakkında detaylı bilgi edinilmesini sağlıyor. Türkiye’nin ilk örnek binası olarak Türkiye’ye kazandırılmış olan ERKE Green Academy projesi kapsamında iç mekan kalitesi ile ilgili uygulanan malzeme ve sistemler aşağıdaki gibidir;
</p>



<p>
	 <strong>MALZEME SEÇİMİ;</strong>
</p>



<p>
	 İç mekanda kullanılan malzemelerin dışarıya vermiş olduğu kimyasallar (VOCs-Kimyasal Uçucu Organik Bileşenler) oda sıcaklığında buharlaşarak kolaylıkla havaya karışır. Bu kimyasallar karbon bazlı olup inşaat süresince çalışanlara ve bina kullanıcılarına aynı zamanda çevreye zarar verirler. Bu kapsamda iç hava kalitesini yükseltebilmek amacıyla binada düşük VOC değerine sahip Marshall Hijyen iç mekan boyası kullanılmıştır.  Aynı zamanda iç mekan giydirme duvar, bölücü duvar ve asma tavanlar Lafarge Dalsan’ın Greenguard sertifikasına sahip beyaz ve yeşil alçıları kullanılmıştır. Mevcut duvarlar üzerine uygulanan sıva uygulaması için VOC değeri düşük satentek ve sıvatek alçı sıvaları kullanılmıştır. Tüm duvar ve zemin kaplamaları, yapıştırıcılar ve silikonlar düşük emisyonlu seçilmiştir. Zemin kaplamalarında linolyum, mantar parke, vinil dokuma, seramik ve halı kullanılmıştır. Duvar kaplamalarında %100 doğal ve hızlı yenilenebilir malzeme olan mantar malzemesi ve Ecocaratın nanoteknoloji; formaldehit içermeyen aynı zamanda ortamdaki nemi kontrol eden malzemesi kullanılmıştır.
</p>



<p>
	 <strong>HAVALANDIRMA VE KONTROLÜ;</strong>
</p>



<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385482503__MG_8932_r.jpg" style="cursor: default; float: none; margin: 0px; width: 343.461716937355px; height: 514px;" alt="">
</p>



<p>
	 Binalarda iç hava kalitesi, gerek konfor şartlarının sağlanması gerekse çalışan performansının artırılması açısında önemli bir ihtiyaçtır. Düşük hava kalitesine sahip bir ortamda çalışan insanda bir süre sonra yorgunluk, baş ağrısı ve isteksizlik gibi semptomlar görünmeye başlar.
</p>



<p>
	 Birbirinden bağımsız çalışan ofis, toplantı odası ve seminer salonunun bulunduğu binada havalandırma sistemi tasarımı aşamasında ASHRAE.62.1.2007 ve EN 13779 standartları birlikte değerlendirilmiştir. Mahal kullanım tipi, kişi sayısı ve mahal alanlarına göre ihtiyaç olan taze hava debileri bu standartların ışığında belirlenmiştir. Her katta bağımsız ısı geri kazanımlı havalandırma cihazları enerji verimliliğinden ödün vermeden konfor şartını sağlamıştır. İnsan yoğunluğunun fazla olduğu açık ofis, toplantı odası ve çatı seminer salonunda partikül ölçümü yapan CO2 sensörleri kullanılmıştır. Havalandırma cihazaları merkezi otomasyon sistemine bağlı olan CO2 sensörlerinin ölçümü doğrultusunda otomatik olarak çalışmaktadır. Belirlenmiş üst seviye ppm değerini aşıldığında sistem otomatik olarak devreye girer.
</p>



<p>
	 Hava dışarıdan, araç parkı ve otoyola en uzak noktadan ppm seviyesi en düşük bölgeden alınır. Egozst ve taze hava menfezlerinin arası 10m kadar açılarak etkileşim minimuma indirlimiştir.
</p>



<p>
	 <strong>TERMAL KONFOR;</strong>
</p>



<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385482719__MG_9052_r.jpg" style="cursor: default; width: 337px; height: 507px; float: none; margin: 0px;" alt="">
</p>



<p>
	 Binada tam zamanlı kullanımın bulunduğu tüm mahallerde ısıtma ve soğutma yapılmaktadır. Isıtma ve soğutma sistem tasarımında ASHRAE 55.1.2007 ve EN 15251 standartlarından faydalanılmıştır. Termostat set değeri ve aralığı, kişi aktivite ve kıyafet seviyesi ile mevsimsel değişimler değerlendirilerek belirlenmiştir. Bağımsız hacimlerde, tüm kullanıcıların ulaşabileceği yerde bulunan termostatlar otomasyona bağlı set değerlerine göre sistemin devreye girmesini sağlar.  Bunun dışında kullanıcıların bağımsız olarak sıcaklık değerlerini belirleyebilmesi yine bu termostatlarla sağlanabilmektedir.
</p>



<p>
	 <strong>YEŞİL TEMİZLİK;</strong>
</p>



<p>
	 Sürdürülebilir binalarda yeşil temizlik insan sağlığının ve hava kalitesinin artırılması adına önem taşımaktadır. Kullanılan kimyasalların içeriği ve kullanım şekli, temizlik araçlarının özellikleri bunlardan bir kaçıdır. Bu kapsamda bina temizliğinde hiçbir kimyasal kullanılmayarak oluşabilecek her türlü negatif etkinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır.
</p>



<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385482440__MG_9133_r.jpg" style="cursor: default; float: none; margin: 0px; width: 337.2044728434505px; height: 505px;" alt="">
</p>



<p>
	 <strong>GÜNIŞIĞI VE MANZARA;</strong>
</p>



<p>
	 Bununla birlikte binada %100 oranında günışığı ve manzara sağlanmıştır. Çatı katında kullanılan velux çatı pencereleri mekana % 100 oranında gün ışığı sağlarken aynı zamanda doğal havalandrmadan yararlanılmıştır.
</p>



<p>
	 <strong>SU İZOLASYONU;</strong>
</p>



<p>
	 Su izolasyonu özellikle eski binaların yenileme projelerinde çok önemli bir yere sahiptir. İnsan sağlığına zarar veren küf ve mantar oluşumu su ve nem yalıtımı ile engellenmiştir. Bu kapsamda binada uygulanan bazı su yalıtım uygulamaları; toprak temaslı perde ve brüt beton onarımları düşük emisyonlu yapısal tamir harçları ile tamir edilmiş, ıslak hacimlerde düşük emisyonlu (&lt;0,1 VOC), KÖSTER 2K FLEX çimento esaslı iki kompanentli elastik su yalıtımları uygulanmıştır.
</p>



<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385482468__MG_9099_r.jpg" style="cursor: default; float: none; margin: 0px; width: 351.7031578947369px; height: 527px;" alt="">
</p>



<p>
	 <strong>GÜRÜLTÜ KONTROLÜ VE HACİM AKUSTİĞİ;</strong>
</p>



<p>
	 Konuşma mahremiyeti ve geri plan gürültü düzeylerinin optimum değerlerine ulaşabilmek için cam bölücü akustik paneller kullanılmıştır. Trafik gürültüsü ve diğer çevresel gürültü kaynakları değerlendirmeye alınarak, dış cephe camları için aşağıdaki sistem kombinasyonu kullanılmıştır:
</p>



<p>
	 4mm cam+15mm hava boşluğu+6mm cam+15mm hava boşluğıu+4mm cam Döşemeler arası darbe gürültüsü  yalıtım performansının sağlanabilmesi için şap altına EPDD kauçuk granül yalıtım örtüsü kullanılmıştır. Konuşma anlaşılabilirliğin ve yansışım sürelerinin optimum değerlerinin sağlanabilmesi için ofis ve toplantı odalarında kumaş kaplı perfore ahşap paneller kullanılmıştır.
</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/erke-green-academy-ic-mekan-kalitesi-uygulamalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alerjik Hastalıkların Kaynağı Olarak Yapı</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/alerjik-hastaliklarin-kaynagi-olarak-yapi/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/alerjik-hastaliklarin-kaynagi-olarak-yapi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Nov 2013 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAKALE]]></category>
		<category><![CDATA[Iç Mekan Hava Kalitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/alerjik-hastaliklarin-kaynagi-olarak-yapi/</guid>

					<description><![CDATA[İnsanın refah algıları önemli ölçüde soluduğu havanın kalitesine bağımlıdır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnsanın refah algıları önemli ölçüde soluduğu havanın kalitesine bağımlıdır. Kendi mikro İklimi içerisinde sirküle ederken antijenler ile zenginleşen iç mekandaki solunmuş hava, solumamız için bize tekrar tekrar döndükçe, oksijen oranı da giderek düşer.<br></p>

<p>
	 Doğada hava sürekli temizlenmekte ve yenilenmektedir. Doğada kullanılan metabolizmaların uğradıkları madde değişimi yaşamın bir kuralı olup,  her organın yaşaması ya da  ölmesi bu madde değişimine bağlıdır. Tıpkı alerjilere yol açan  antijenlerde olduğu gibi, varoluşları bu koşullara bağlıdır, yani bize en çok temas ettikleri insan eliyle inşa edilmiş fiziki ortama, yapılara bağlıdır.
</p>



<p>Temiz havanın fizyolojik açıdan uygun bir bakteri florası vardır, iyonları optimal ölçüdedir, bünyesinde zararlı antijen koşulları barındırmaz. İnsanın refah algıları önemli ölçüde soluduğu havanın kalitesine bağımlıdır. Kendi mikro iklimi içerisinde sirküle ederken antijenler ile zenginleşen iç mekandaki solunmuş hava, solumamız için bize tekrar tekrar döndükçe, oksijen oranı da giderek düşer. Bu kısır döngünün sonucunda insan ve mekanı paylaşan diğer canlılar zehirlenebilir, hücre yenilemeleri yavaşlar, alerjiler artar.
</p>



<p>
	 <strong>ALLERJİ NEDİR?</strong>
</p>



<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385386286_IMG_B07ED9-D975FC-E1540D-57623D-BE6ABB-641D5B.jpg" style="cursor: default; width: 377.9764705882353px; height: 251px; float: right; margin: 0px 0px 10px 10px;" alt="">‘Allerji’ kelimesi Yunanca “allos” (diğer) ve “ergon” (iş) sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. Allerji herhangi bir madde ile karşılaşan ve ona karşı duyarlı -hassas- hale gelen bir insanın, aynı madde ile daha sonra yeniden karşılaştığında vücudunun bu olaya aşırı tepki göstermesi durumudur. İnsan vücuduna çeşitli yollarla giren ve kanda kendine özgü karşıt bir madde oluşturan yabancı maddelere antijen denir. Bu antijen bir allerjiye yol açarsa o zaman bu antijene allerjen denir.
</p>



<p>
	 Böcek, besin, ilaç, hayvan gibi etkenlerin yanında, en sık rastlanan allerjenlerin başında ise çevresel (aero) alerjenler, yani ev tozu akarları, polenler ve küf mantarları gelir. Bu bağlamda diyebiliriz ki en sık allerjik hastalıklara yol açan alerjenler çevresel alerjenlerdir ki, bunun da %90’ı kapalı ortam kaynaklıdır. En sık rastlanan ev içi çevresel allerjen ev tozu akarı ve küf alerjenleridir. En sık rastlanan ev dışı çevresel allerjenleri ise polenlerdir.
</p>



<p>
	 <strong>EV TOZU AKARLARI</strong>
</p>



<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385386320_8.jpg" style="cursor: default; float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" alt="">Mite adı da verilen akarlar gözle görülmeyen, ancak mikroskop altında görülebilen, 0.1 &#8211; 0.5 mm çapında küçük canlılardır. Yaşamaları için ideal koşullar 20-30°C sıcaklık, %60-70 arası nemdir. İnsanların dökülen deri hücreleri, saç, kıl, kepekten ve diğer organik maddelerden beslenirler. Ne kadar temiz olursa olsun her evde bulunan ev tozu akarlarının en yoğun olarak üredikleri yerler insanların yatakları (ideal nem, sıcaklık ve besin nedeniyle), yastık, yorgan, halı dipleri ve kumaş kaplı mobilyalardır. Bir gram ev tozu içinde 100-500 adeti canlı olmak üzere, yaklaşık olarak 19.000 akar bulunur.
</p>



<p>
	 Akarların en önemli allerjen kaynağı dışkılarıdır. Bir akar günde ortalama 20 kez dışkılar ve 100 akar haftada 2 mikro gram alerjen üretir. 1 gram ev tozunda 2 mikrogramın üzerinde akar alerjeni bulunması allerji gelişimi için risk faktörü ve 10 mikrogramın üzerinde bulunması ise, astım atağı için risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Akarlar deriden dökülen ölü hücrelerle beslenirler. Akarların buralara bıraktıkları dışkıları zamanla kuruyarak ince toz haline geçer ve bu ince toz solunum yoluyla alınınca allerjik bünyeli kişilerde şikayetlere neden olur. Akarların vücut proteinleri ve dışkıları allerjik özelliktedir. Akarların nemin % 50 nin altında olduğu yerlerde ve 60 derece ısının üzerinde yaşama şansları azalır. En sık ev içi allerjenleri oldukları için ve her zaman ortamda bulundukları için yıl boyu allerji yaparlar.
</p>



<p>
	 Tabi ki ev içinde ve kapalı ortamda geçirilen birim zamanın arttığı kış mevsimlerinde daha çok allerjik hastalık bulgusuna yol açarlar. Kış aylarnda artan alerjik durumun yapıdan kaynaklanan önemli bir nedeni ise yapıların ısıtma sistemleridir. Konutlarda yaygın bir şekilde uygulanan pencere altlarına yerleştirilmiş radyatörler ve her türlü konveksiyon, yani sıcal havayı üfleyen sistemler, alerjik ortamı arttırmaktadır. Bu ısıtma yöntemlerinde solunan toz zerreciklerinin günlerce havada asılı kaldıkları bilinmektedir.
</p>



<p>
	 <strong>KÜF MANTARLARI</strong>
</p>



<p>
	 <img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/1385386350_3.jpg" style="cursor: default; float: right; margin: 0px 0px 10px 10px; width: 394.3820224719101px; height: 234px;" alt="">Küf mantarları; sıcak, rutubetli ve karanlık ortamlarda ürerler. Allerjik hastalıklara, küflerin spor ismi verilen ve solunum havasına karışan küçük tanecikleri neden olurlar. Allerji yaratan küflerin birçoğu sonbaharın ilk günlerinde daha çok üremektedirler.
</p>



<p>
	 Küfler, doğada çok bol bulunsada ‘uygar’ insan artık doğada az bulunduğundan bundan etkileşimini neredeyse göz ardı edebiliriz. Toprakta, saman, tohum, hububat ve ağaçlarda çok miktarda küf olsa da insan ile teması minimumdur. Dolayısıyla küfün bize temas ettiği ‘cağdaş’ yaşam alanı kapalı mekanlardır, evlerdir, binalardır. Küfler, güneş görmeyen yerlerde daha iyi ürerler. Küfler, polenlerin aksine soluduğumuz havada tüm yıl boyunca bulunurlar. Binlerce türü olan küflerin sadece bazıları allerjiye neden olur.
</p>



<p>
	 Bunlar içinde en iyi tanınanları aspergillus, cladosporium, alternaria, mukor ve penicillum’dur.
</p>



<p>
	 Küfler, evlerde banyolarda ıslak zeminler, duşlar, banyo örtüleri, kirli ve ıslak çamaşırda klima ve nemlendirici cihazlar üzerinde çöp kaplarında, bulaşıkta, halılarda, bodrum ve tavan arası gibi karanlık ortamlarda oluşurlar. Küf mantarlarından kurtulmak için evlerde havalandırmanın arttırılması; banyo ve mutfakta havalandırma sağlayan aspiratörlerin kullanılması; evde klima varsa, filtresinin  düzenli aralıklarla temizlenmesi gibi çözümler geçici olarak fayda sağlasa da semptom tedavisinden öteye gitmezler. Asıl yapılması gereken, küfün baştan oluşamaması için düşünülecek tasarım ve uygulama detayları ile bunların yapı fiziğine uygun doğru uygulanmasıdır.
</p>



<p>
	 Küf mantarları yapılarımıza kimi yerde detayı düşünülmemiş projeler nedeniyle, kimi yerde inşaat maliyetlerinden kısmak için, kimi yerde de işçilik baştan savma uygulandığı için girmektedir. Sebep olduğu hastalıkların tedavisi için uğraşmayı tercih etmek etmek ise sadece öngörüsüzlüktür, cahilliktir.
</p>



<p>
	 <strong>YAPI BİYOLOJİSİ PERSPEKTİFİNDEN NELER YAPABİLİRİZ? </strong>
</p>



<p>
	 Günümüzde kentsel fiziki ortamlar ve içindeki hava, bünyesindeki alerjenler bakımından kırsal alanlara oranla ~100 kat daha kapalı olduğundan, bahçeler, koruluklar, kısa ve yüksek bitkiler, açık toprak zeminler ve uygun yapı malzemeleri ile regenerasyonlarına öncelikle ihtiyaç vardır.
</p>



<p>
	 Bu bağlamda;
</p>



<p>
	 •  Doğal zemin emiciliğini asfaltlama ve betonlaşma ile önlemeyip, yeşil alanlı bir yerleştirim politikası sürdürülebilir.  <br>
	 •Sürekli havalandırma doğal yollarla sağlanabilir. Gaz difüzyonunu sağlayan bodrum döşemelerinin, duvarların ve çatıların geçirgenliğinin birer hava filtresi vazifesi görmelerinden faydalanılabilir.•Ahşap, kerpiç, kiremit, kireç, yün, mantar, kokoselyafı gibi, higroskopik olan ve difüzyonu sağlayan yapı malzemeleri kullanılabilir. Bu malzemelerin büyük iç yüzeyleri sayesinde (örneğin 1cm³ ahşapta 200m²) havadaki zararlı maddelerin ve gazların filtre edip nötürleyici özelliğe dönüşmeleri sağlanabilir.•Açık gözenekli yüzey uygulama malzemeleri (boyalar, cilalar, vs.) seçilebilir. Bitki özlü boyalar, balmumu ve reçineler, üzerine sürüldükleri  malzemelerin gözeneklerini tam olarak kapamadıklarından difüzyonu önlemezler, ayrıca hoş kokarlar. <br>
	 •İç mekanlar çiçekler ve bitkiler, yapı çevreleri de çalılar ve ağaçlarla yeşillendirilebilir.
</p>



<p>
	 Optimal sağlıklı bir hava kalitesi, büyük doğa-organizması dünyanın (yapılar ve malzemeleri dahil), insanlar, canlılar, flora ve fauna ile ortak sembiyozu sonucu mümkündür. Bu tasvir sadece normal şartlar için geçerli olup, bugünkü gelişim histerimiz devam ettiği sürece gerçekleşemeyecektir. Şu anda, çocuklarımızın kaçınılmaz olarak gereksinim duyacakları, yenilenebilir hava filtreleri olan sığınaklara doğru, cahilce  ilerliyoruz.
</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/alerjik-hastaliklarin-kaynagi-olarak-yapi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
