<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Pasif Ev &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<atom:link href="https://ekoyapidergisi.org/tag/pasif-ev/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<description>Sorumlu Mimarlık ve Yapı Platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Apr 2026 22:08:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-ekoyapi_logo-32x32.png</url>
	<title>Pasif Ev &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Pasif Evler Gerçekten Daha Az mı Masraflı?</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/pasif-evler-gercekten-daha-az-mi-masrafli/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/pasif-evler-gercekten-daha-az-mi-masrafli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilhan Hız]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAKALE]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[Pasif Ev]]></category>
		<category><![CDATA[Yalıtım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84644</guid>

					<description><![CDATA[Pasif Ev kategorisindeki yüksek performanslı konutlar, ilk yatırımda pahalı ama kullanım ve bakımda şaşırtıcı derecede düşük maliyetli bir model sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Pasif Ev kategorisindeki yüksek performanslı konutlar, ilk yatırımda pahalı ama kullanım ve bakımda şaşırtıcı derecede düşük maliyetli bir model sunuyor.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/pasifev-1024x682.jpeg" alt="Pasif Ev" class="wp-image-84645" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/pasifev-1024x682.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/pasifev-300x200.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/pasifev-768x512.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/pasifev-1536x1024.jpeg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/pasifev-630x420.jpeg 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/pasifev-150x100.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/pasifev-696x464.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/pasifev-1068x712.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/pasifev-1920x1280.jpeg 1920w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/pasifev.jpeg 2000w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Son dönemde adını sık sık duyuyoruz. Pasif evler ilk bakışta pahalı bir tercih gibi görünüyor; daha kalın yalıtım, üçlü camlar ve yüksek hassasiyetli detaylar başlangıç maliyetini yukarı çekiyor. Ancak bu yapıların asıl farkı kullanım sürecinde ortaya çıkıyor. Sistemler, kullanıcı müdahalesine ihtiyaç duymayacak şekilde kurgulanıyor; iç mekân sıcaklığı dengede kalıyor, hava kalitesi sürekli korunuyor ve yapı neredeyse kendi kendine işleyen bir düzene dönüşüyor. Bu yaklaşım, mimarlığı bakım gerektiren parçalı sistemlerden uzaklaştırarak daha bütüncül bir organizma haline getiriyor. Geleneksel yapılarda ayrı ayrı çalışan ısıtma, soğutma ve havalandırma bileşenleri burada tek bir sistemde birleşiyor. Bu da hem arıza riskini azaltıyor hem de bakım ihtiyacını minimum seviyeye indiriyor. Yapı kabuğunun güçlü olması ve malzeme seçimlerinin uzun ömürlü çözümlerden yana yapılması, zaman içinde ortaya çıkabilecek sorunları daha baştan sınırlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yalıtım</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Pasif Ev&#8217;de bakım ihtiyacı tamamen ortadan kalkmıyor ancak oldukça öngörülebilir hale geliyor. Özellikle ısı geri kazanımlı havalandırma sistemlerinde filtre değişimi gibi basit ve periyodik işlemler yeterli oluyor. Büyük onarımlar ya da beklenmedik masraflar, bu yapılarda çok daha nadir görülüyor. Enerji tüketimindeki düşüş de bu tabloyu destekliyor. Pasif evler, standart konutlara kıyasla ciddi oranda daha az enerji kullanıyor; bu da yalnızca faturaları azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda yapı sistemlerinin daha az çalışmasını sağlayarak yıpranmayı da azaltıyor. Böylece maliyetler sadece düşmüyor, aynı zamanda daha öngörülebilir bir yapıya kavuşuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuçta pasif evler, sürdürülebilirliği görünür teknolojilerle değil, doğru çalışan bir sistem kurgusuyla ele alıyor. Başlangıçta daha fazla yatırım gerektirse de, uzun vadede daha az müdahale isteyen, daha stabil ve daha ekonomik bir yaşam alanı sunuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/pasif-evler-gercekten-daha-az-mi-masrafli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mareines Arquitetura’dan Pasif Ev Yaklaşımı</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/mareines-arquiteturadan-pasif-ev-yaklasimi/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/mareines-arquiteturadan-pasif-ev-yaklasimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 06:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PROJE]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Pasif Ev]]></category>
		<category><![CDATA[Passive House]]></category>
		<category><![CDATA[Yapıda Enerji Verimliliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84703</guid>

					<description><![CDATA[Brezilya’nın São Paulo eyaletinin iç kesimlerinde konumlanan bu pasif ev, Mareines Arquitetura tarafından  enerji, iklim ve topografya ilişkisi üzerinden kurgulanmış.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Brezilya’nın São Paulo eyaletinin iç kesimlerinde konumlanan bu pasif ev, Mareines Arquitetura tarafından  enerji, iklim ve topografya ilişkisi üzerinden kurgulanmış.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/07.lumion_photo-16-1920x0-c-default-1024x576.jpg" alt="Pasif Ev Projesi" class="wp-image-84704" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/07.lumion_photo-16-1920x0-c-default-1024x576.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/07.lumion_photo-16-1920x0-c-default-300x169.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/07.lumion_photo-16-1920x0-c-default-768x432.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/07.lumion_photo-16-1920x0-c-default-1536x864.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/07.lumion_photo-16-1920x0-c-default-747x420.jpg 747w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/07.lumion_photo-16-1920x0-c-default-150x84.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/07.lumion_photo-16-1920x0-c-default-696x392.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/07.lumion_photo-16-1920x0-c-default-1068x601.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/07.lumion_photo-16-1920x0-c-default.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Mareines Arquitetura imzası taşıyan bu konut projesi, Passive House standartlarını yalnızca teknik bir hedef olarak değil, tasarımın kurucu bileşeni olarak ele alıyor. Yapı, düşük enerji tüketimini sağlayan kompakt kütle kurgusu, yönlenme stratejisi ve yüksek performanslı kabuk sistemiyle, mimari kararların doğrudan enerji davranışı üzerinden şekillendiği bir yaklaşım sunuyor.Projenin temelini oluşturan yapı kabuğu, ısı kayıplarını minimuma indiren sürekli yalıtım katmanı ve yüksek sızdırmazlık değerleriyle kurgulanmış. Termal köprülerin ortadan kaldırılması, pencere birleşim detaylarından taşıyıcı sistem çözümüne kadar tüm kesitlerde belirleyici bir tasarım kriteri olarak ele alınmış. Bu yaklaşım, yapının yalnızca enerji tüketimini azaltmakla kalmıyor; iç mekânda stabil bir ısı konforu sağlıyor. Cephe organizasyonunda ise yönlenme kritik bir rol üstleniyor. Güneş kazançlarının kontrollü biçimde içeri alınması, açıklık oranlarının cephelere göre farklılaşması ve gölgeleme elemanlarının entegrasyonu, pasif ısıtma ve soğutma stratejilerini destekliyor. Bu sayede mekanik sistemlere olan bağımlılık önemli ölçüde azaltılıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/05.lumion_5-photo-1-1824x0-c-default-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-84705" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/05.lumion_5-photo-1-1824x0-c-default-1024x576.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/05.lumion_5-photo-1-1824x0-c-default-300x169.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/05.lumion_5-photo-1-1824x0-c-default-768x432.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/05.lumion_5-photo-1-1824x0-c-default-1536x864.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/05.lumion_5-photo-1-1824x0-c-default-747x420.jpg 747w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/05.lumion_5-photo-1-1824x0-c-default-150x84.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/05.lumion_5-photo-1-1824x0-c-default-696x392.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/05.lumion_5-photo-1-1824x0-c-default-1068x601.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/05.lumion_5-photo-1-1824x0-c-default.jpg 1824w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Maksimum Hava Kalitesi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapıda kullanılan mekanik sistemler, minimum enerjiyle maksimum iç hava kalitesi sağlamaya odaklanıyor. Isı geri kazanımlı havalandırma sistemi, iç mekânda sürekli temiz hava akışı sağlarken, enerji kaybını sınırlandırıyor. Böylece yapı, yalnızca enerji verimli değil, aynı zamanda sağlıklı bir iç mekân ortamı sunan bir sistem olarak çalışıyor. Malzeme seçimlerinde de performans odaklı bir yaklaşım benimseniyor. Yüksek yalıtım değerine sahip yapı elemanları, uzun ömürlü ve düşük bakım gerektiren çözümlerle bir araya getirilerek, yapının yaşam döngüsü boyunca enerji ve kaynak verimliliği hedefleniyor. Passive House standardının yalnızca teknik bir sertifikasyon olmadığını kanıtlayan proje; bu bakış açısının doğru ele alındığında mekânsal kalite, konfor ve enerji performansını birlikte üreten bütüncül bir mimari yaklaşım sunduğunu ortaya koyuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/mareines-arquiteturadan-pasif-ev-yaklasimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Büyük  Pasif Ev Konut Binası: Sendero Verde</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/pasif-ev-konut-binasi-sendero-verde/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/pasif-ev-konut-binasi-sendero-verde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PROJE]]></category>
		<category><![CDATA[EDİTÖRÜN SEÇİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[PROJE FİLTRELİ]]></category>
		<category><![CDATA[Kapak Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Konut Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Pasif Ev]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/dunyanin-en-buyuk-pasif-ev-konut-binasi-sendero-verde/</guid>

					<description><![CDATA[Dünyanın en büyük Pasif Ev sertifikalı konut projesi olan Sendero Verde, düşük gelir grupları için geliştirilen konutlarda da yüksek çevresel performans, mekânsal kalite ve sosyal adaletin bir arada mümkün olduğunu kanıtlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><a href="https://handelarchitects.com/project/sendero-verde" target="_blank" rel="noopener">Handel Architects &#8211; </a><strong>Sendero Verde</strong></h2>


<p><strong><br /></strong>Fotoğraflar: Albert Vecerka/Esto</p>
<p>Sendero Verde, <a href="https://ekoyapidergisi.org/pasif-ev-enerji-faturalarina-degil-gelecege-yatirim/">Pasif Ev</a> (Passive House) teknolojisinin büyük ölçekli ve uygun fiyatlı konutlar için mümkün olduğunu dünyaya gösteren bir örnektir. Proje, New Yorklular için tasarım kalitesinden ödün vermeden uygun fiyatlı konutlar yaratmayı amaçlayan Şehrin SustainNYC programı aracılığıyla finanse edilmiştir.</p>
<p><strong>Topluluk Vahasından Dönüşüm Alanına</strong></p>
<p>New York şehrinin East Harlem bölgesinde, Park Avenue’nun batısında 111. ve 112. caddeler arasındaki blok yaklaşık elli yıl boyunca boş kalmıştır. Başlangıçta kamu konutları inşaatı için temizlenen arazi, zamanla bölge sakinleri tarafından sahiplenilmiş; hobi bahçeleri ve küçük yapılarla birlikte, hareketli düşük gelirli mahallede yeşil bir vahaya dönüşmüştür. Ne var ki alanın fiilen kamusal bir mekâna evrilmesi, yeniden yapılanma sürecinde ciddi bir eşiği de beraberinde getirmiştir: Komşular ve yerel siyasi figürler, uygun fiyatlı konut için bile olsa, neden değerli bir topluluk varlığından vazgeçmeleri gerektiğini sorgulamıştır.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/sendero_verde_1770911345.jpg" alt="Sendero Verde pasif ev binası, sürdürülebilir ve enerji verimli tasarımıyla dikkat çekiyor." data-image="ws64buyxufyw" /></figure>
<p><strong>En Yüksek Sürdürülebilirlik Standardında %100 Uygun Fiyatlı Konut</strong></p>
<p>2019 yılında Handel Architects, Jonathan Rose Companies tarafından bu alan için bir proje üzerinde iş birliği yapmaya davet edilmiştir. Ekiplerin ortak vizyonu, en yüksek sürdürülebilirlik standartlarını karşılayacak, tamamen uygun fiyatlı bir konut projesi geliştirmek olmuş.</p>
<p><strong>Mahalle Önceliklerine Yanıt</strong></p>
<p>Tasarım ekibi, Sendero Verde’yi fikir birliği oluşturmak ve projeyi ilerletmek amacıyla çok sayıda topluluk grubu ve kuruluşa sunmuştur. Tasarım, sosyal hizmetlere erişim ve yerinden edilmiş dört topluluk bahçesinin yeniden entegrasyonu dahil olmak üzere mahalle önceliklerine doğrudan yanıt vermiştir. Yalnızca konut üretmenin ötesinde, proje temel topluluk hizmeti mekânlarını entegre ederek aidiyet duygusunu güçlendirmeyi hedeflemiştir.</p>
<figure><img decoding="async" style="width: 685.431px; height: 463px;" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/sendero_verde_2_1770911377.jpg" alt="Pasif ev bina hava sirkülasyonu ve enerji verimliliği ile öne çıkıyor." width="685.4309278350515" height="463" data-image="tvttyjxv5ahh" /></figure>
<p><strong>Yoksulluk Döngüsünü Kırmak İçin Mekânsal Bir Model</strong></p>
<p>Sendero Verde’nin arkasındaki temel fikir, tek bir çatı altında çeşitli fırsatlar ve destek hizmetleri sunarak yoksulluk döngüsünü kırmaya yardımcı olmaktır. Bu yaklaşım “Fırsatlar Topluluğu” olarak tarif edilir; yalnızca sunulan mekânların çeşitliliğinde değil, bu mekânların düzenlenme biçiminde de kendini gösterir. Birbirinden farklı ancak birbirine bağlı mekânlar, parçalarının toplamından daha büyük bir bütün oluşturacak şekilde kurgulanmıştır.</p>
<p><strong>Yeşil Alan mı Konut mu? İkilemi Aşmak</strong></p>
<p>Jonathan Rose Companies, L+M Development ve Acacia Network ile birlikte ekipler, uzun süredir devam eden yeşil alan ve konut ikilemine, bir seçim yapmak yerine, her ikisini de sağlama kararlılığı ile çözüm aramıştır.</p>
<p>Bu karar, projenin mekânsal omurgasında da net biçimde okunur. Sendero Verde’nin kalbinde kıvrımlı bir ana yol yer alır. Bir zamanlar bu alandan geçen tarihi bir Lenape patikasından ilham alan bu aks, yalnızca alan planını ve dolaşım stratejisini şekillendirmekle kalmamış; ortak bir avlu içinde eğitim, sağlık, esenlik ve bahçecilik gibi topluma hizmet eden önemli programları birbirine bağlayan bir kentsel bağlayıcıya dönüşmüştür. Park Avenue’den Madison’a uzanan ve dışa doğru dallanan bu yol, nesiller arası günlük karşılaşmaları teşvik ederken, gelişmeyi mahallenin ritmine yeniden entegre eder.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/sendero_verde_10_1770911402.jpg" alt="Sendero Verde dünyanın en büyük pasif ev konut projesi, sürdürülebilir ve enerji verimli yaşam alanl." data-image="k9nvjri2exgf" /></figure>
<p><strong>“Park İçindeki Kule” Yerine </strong><strong>“Kule İçinde Park”</strong></p>
<p>Yapının kütlesi, merkezi geçidi çevreleyen üç ayrı hacme bölünmüştür. Sendero Verde, kamu konutlarında tarihsel olarak kullanılan yüzyıl ortası “park içindeki kule” modelini tersine çevirerek, farklı katlara yayılan bölmeler ve nişler aracılığıyla sakinlerin ve topluluk üyelerinin ortak bahçeler oluşturabileceği bir avluya sahip “kule içinde park” yaklaşımını benimser.</p>
<p>Proje, 709 uygun fiyatlı konutun yanı sıra geniş ortak kullanım alanları, perakende mekânları, açık hava bahçeleri ve yeni bir okul içerir. Union Settlement, destekleyici programlar sunmakta ve New York Şehri Çocuk Hizmetleri İdaresi’nin 2017 girişimi kapsamında Manhattan’ın ilk Aile Geliştirme Merkezlerinden birini işletmektedir. Daha önce evsiz olan sakinler için ayrılan özel bir hibe; yerleşik bir Sosyal Hizmetler Direktörü, meslek terapistleri, konut uzmanları, sanat ve dans dersleri ile 24 saat güvenlik gibi unsurları kapsayan güçlü bir sosyal hizmet programını finanse etmektedir.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/sendero_verde_7_1770911417.jpg" alt="Pasif ev bina cephesi, sürdürülebilir ve enerji verimli yapı tasarımı." data-image="h1e43qntvopy" /></figure>
<p><strong>Girişler ve Cepheler Üzerinden Kamusal Yaşamı Güçlendirmek</strong></p>
<p>Alanın kenarlarındaki halka açık girişler, çevredeki sokakları canlandırır. Harlem Çocuk Bölgesi’nin aydınlık ve davetkâr lobisi Park Avenue’ye açılarak topluluk için bir işaret işlevi görür. 111. ve 112. caddeler boyunca uzanan camlı girişler, birden fazla yönden etkileşime olanak tanır. Madison Avenue üzerindeki ticari alan, çok ihtiyaç duyulan perakende kullanımlarını sağlarken, Union Settlement ve topluluk bahçelerine erişim noktaları da cadde görünümünü daha da canlı kılar. Bu unsurlar birlikte, sokağa dönük yaşamı güçlendirir, güvenliği artırır ve komşuları ortak bir deneyime dâhil eder.</p>
<p><strong>Dünyanın En Büyük Pasif Ev Sertifikalı Konut Projesi</strong></p>
<p>Dünyanın en büyük Pasif Ev sertifikalı konut projesi olarak Sendero Verde, enerji verimli tasarımın bir modeli niteliğindedir. Uygun fiyatlı konut kısıtları içinde Pasif Ev sertifikasyonunu erişilebilir kılmak için tasarım ekibi, inşaat ekibiyle erken aşamada iş birliği yaparak detaylandırmayı tipik inşaat yöntemleriyle uyumlu hâle getirmiştir. Sıvı olarak uygulanan geçirgen buhar bariyerleri ve düşük maliyetli, hava geçirmez dış cephe çözümleri gibi yenilikler, bütçe hedeflerini aşmadan yüksek performans sağlamaya yardımcı olmuş; Sendero Verde’yi sürdürülebilir ve uygun fiyatlı konut için ulusal bir modele dönüştürmüştür.</p>
<p>Bu performans düzeyine ulaşmak, yüksek katlı bina inşaatına özel olarak tasarlanmış, yenilikçi ancak maliyet bilincine sahip stratejiler gerektirmiştir. Proje, uygun fiyatlı konutlar için ekonomik olarak uygulanabilir kalırken titiz çevresel performans standartlarını karşılayacak biçimde tasarlanmıştır. Pasif Ev standardına göre sertifikalandırılan yapı, geleneksel binalara kıyasla termal enerji ihtiyacını %60’a kadar azaltarak hem kiracılar hem de mülk sahipleri için uzun vadeli işletme maliyetlerini düşürmektedir.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/sendero_verde_9_1770911433.jpg" alt="Sendero Verde pasif ev projesi, sürdürülebilir ve enerji verimli konut alanı." data-image="bf0ezudkxr5h" /></figure>
<p><strong>Cephede Geleneksel Malzemelerle Yeni Bir Performans Standardı</strong></p>
<p>Sendero Verde, yeni bir bina standardı oluşturmak için geleneksel cephe malzemelerini farklı bir şekilde kullanır. Cephe; yerel ustalar tarafından yerinde monte edilebilecek, Pasif Ev kriterlerini karşılarken bütçeyi aşmayacak hazır bileşenlerle tasarlanmıştır. Mineral yün izolasyon, destek rafı açıları, paslanmaz çelik tuğla bağlantıları, UPVC ısı yalıtımlı pencere çerçeveleri, üçlü camlama ile hava/buhar bariyerleri ve bantları bu sistemin parçalarıdır. Isı sürekliliğini sağlamak amacıyla AAC blokları ve yapısal ısı yalıtım şimleri gibi ek önlemler kullanılmış; tasarım ve inşaat ekipleri arasındaki erken iş birliği, detayları tipik inşaat yöntemleriyle uyumlu hâle getirmeyi kolaylaştırmıştır.</p>
<p><strong>Havalandırma ve VRF ile 7/24 İç Hava Kalitesi</strong></p>
<p>Maliyet tasarrufu amacıyla merkezi bir havalandırma dağıtım stratejisi geliştirilmiştir. Dairelere temiz hava girer ve VRF ünitesine doğru çekilir; ardından şartlandırılan temiz hava, havalandırma kanalları aracılığıyla oturma odasına ve her yatak odasına dağıtılır. Bu yaklaşım, Pasif Ev Enstitüsü’nün incelemesini ve dikkatli değerlendirmesini gerektirmiştir. Tüm odalar 7/24 havalandırılır.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/sendero_verde_6_1770911449.jpg" alt="Pasif ev tasarımıyla enerji verimliliği sağlayan Sendero Verde." data-image="fznn5xl4sq7u" /></figure>
<p><strong>Yağmur Suyu Hasadı ve Düşük Akışlı Armatürler</strong></p>
<p>Sendero Verde’de sürdürülebilirlik enerji performansının ötesine uzanır. Yağmur suyu toplanarak sulama için yeniden kullanılır; böylece peyzaj desteklenirken alanın uzun vadeli çevresel dayanıklılığı da güçlendirilir. Fazla su, yeraltındaki bir depolama tankında saklanır ve belediye kanalizasyon sisteminin aşırı yüklenmesini önlemek amacıyla kademeli olarak tahliye edilir. İç mekânlarda tüm su armatürleri düşük akışlıdır ve Enterprise Green Communities standartlarına uygundur; banyo armatürleri WaterSense etiketlidir. Bu bütüncül yaklaşım, genel su tüketimini önemli ölçüde azaltır.</p>
<p><strong>Uygun Fiyatlı Ama Nitelikli Malzeme Paleti</strong></p>
<p>İç mekânda da proje misyonunu sürdürür. Özenle tasarlanmış, uygun fiyatlı evler ile saygınlığı, konforu ve bağlantıyı önceleyen davetkâr topluluk alanları sunar. Yapı genelindeki malzeme seçimleri, hem ekonomikliğe hem de tasarım kalitesine olan bağlılığı yansıtır. Konut ve ortak alanlarda sıcak ahşap kaplamalar ve dayanıklı karo yüzeyler, üst düzey malzemelerin görünümünü çağrıştırır. Lobi tavanları ve duvarları bükülmüş ahşap panellerle kaplanmış; asansör kabinleri ise korten çelik panelleri taklit edecek şekilde tasarlanmış büyük formatlı karolarla tamamlanmıştır.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/sendero_verde_5_1770911464.jpg" alt="Pasif ev konutlarıyla çevre dostu yaşam alanı, Sendero Verde projesinde sürdürülebilir mimari ve ene." data-image="jl39n8r6gzik" /></figure>
<p><strong>Sağlıklı Yaşam, İletişim ve Aidiyet Sağlayan Ortak Alanlar</strong></p>
<p>Ortak alanlar, iyilik hâlini, iletişimi ve topluluk duygusunu destekler. Sağlıklı yaşamı ve sosyal bağlantıyı teşvik etmek üzere tasarlanan bu mekânlarda sakinler ücretsiz bir fitness merkezine, etkinlik salonlarına ve bilgisayar laboratuvarına erişebilir. Bina genelindeki tabelalar sağlıklı alışkanlıkları teşvik ederek merdiven kullanımını önerir. Ortak alanlar, toplanmak, mola vermek ya da sadece rahatlıkla vakit geçirmek için davetkâr, çok amaçlı mekânlar olarak ele alınmıştır.</p>
<p><strong>Ferah, Yaşanabilir ve Gerçekten Uygun Fiyatlı Konutlar</strong></p>
<p>Her daire ferah, şık ve gerçekten yaşanabilir olacak şekilde kurgulanmıştır. Sendero Verde, çeşitli gelir gruplarına hitap eden %100 uygun fiyatlı konutlar sunar; bu konutlardan 89’u daha önce evsiz olanlar için ayrılmıştır. </p>
<p>Sendero Verde, farklı gelir seviyelerindeki çok çeşitli hane halkları için uygun fiyatlı konut sağlar. Hane halkı gelirini New York City bölgesi medyan gelirinin yüzdesi olarak ölçen her AMI (Bölge Medyan Geliri) aralığında mevcut olan konut sayısını gösteren grafik; eski evsizlere (FH) yardım etmek için ayrılan 89 konut da dâhil olmak üzere geniş gelir yelpazesini ortaya koyar. Bu çeşitlilik, Sendero Verde’nin kapsayıcı bir topluluğa hizmet edebilmesini sağlar.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/sendero_verde_3_1770911478.jpg" data-image="96kd2rp9tdhk" /></figure>
<p><strong>Sağlık ve Konfor Üzerindeki Etki</strong></p>
<p>Bölge sakinleri deneyimlerini CBS New York ile paylaşmıştır. Binanın ilk sakinlerinden Michelle, binanın temiz havasının oğlunun astımını nasıl önemli ölçüde iyileştirdiğini anlatırken “Pencerelerin normal pencerelerden daha iyi olduğunu asla anlayamazsınız ve aldığınız her nefes daha temizdir” diyerek hayranlığını dile getirmiştir. Üç çocuklu Rebecca ve Jermaine çifti ise dar bir tek odalı daireden geniş üç odalı bir daireye taşınmıştır. Bu değişikliği değerlendirirken “Nihai hedefimiz ailem için daha iyi bir ortam yaratmaktı. Bu kadar güzel bir yere sahip olacağımı hayal bile edemezdim” demişlerdir.</p>
<p><strong>Ödüller ve Takdirler</strong></p>
<p>Sendero Verde, çığır açan başarıları nedeniyle birçok kuruluş tarafından takdir edilmiştir. Urban Land Institute, projeyi Uygun Fiyatlı Konutlarda İnovasyon dalında Terwilliger Center Ödülü ve ULI New York &#8211; Uygun Fiyatlı Konutlarda Mükemmellik Ödülü ile onurlandırmıştır. </p>
<p>Metropolis Dergisi projeye 2025 Planet Positive Ödülü vermiştir. Amerikan Mimarlar Enstitüsü, Sendero Verde’yi Uygun Fiyatlı Konutlarda Mükemmellik dalında AIA Konut Ödülü ile ödüllendirmiştir. Chicago Athenaeum: Mimarlık ve Tasarım Müzesi, Avrupa Mimarlık, Sanat, Tasarım ve Kentsel Çalışmalar Merkezi ile birlikte projeye hem Amerikan Mimarlık Ödülü hem de Green GOOD Tasarım Ödülü vermiştir. </p>
<p>New York Eyaleti Enerji Araştırma ve Geliştirme Kurumu (NYSERDA) da Sendero Verde’yi Mükemmellik Binası Ödülü ile onurlandırmış; The Architect’s Newspaper projeyi En İyi Tasarım Ödülü ile ödüllendirmiştir.</p>
<p>Projenin aldığı diğer ödüller arasında USGBC Connecticut Şubesi’nden Çok Aileli Konut Başarı Ödülü ve Associated Builders and Contractors, Empire State Chapter tarafından verilen Uygun Fiyatlı Konut Kategorisi İnşaat Mükemmellik Ödülü de bulunmaktadır.</p>
<p>Son derece sürdürülebilir bir tasarıma ve düşük ve orta gelirli geniş bir kesime hitap eden uygun fiyatlı konutlara sahip Sendero Verde, Doğu Harlem topluluğunun yerinde kalmasına ve gelişmesine olanak tanırken kültürel köklerini koruyarak aynı zamanda da yaşadıkları mahallede yeni büyümeyi de destekler. </p>
<hr />
<p><strong>EKOYAPI YORUMU</strong></p>
<p>S<em>endero Verde’nin ortaya koyduğu model, sürdürülebilirlik söyleminin yalnızca “enerji verimliliği” ile sınırlı olmadığını; sosyal adalet, kamusal fayda ve mekânsal kalite ile birlikte ele alındığında gerçek anlamına kavuştuğunu gösteriyor. Üstelik bu yaklaşım, yüksek bütçeli ve ayrıcalıklı projelere mahsus bir ideal değil: düşük gelir grupları için geliştirilen uygun fiyatlı konutlarda dahi mümkün.</em></p>
<p><em>Türkiye’de ise kentsel dönüşüm süreci uzun süredir devam ediyor. Ancak bu kadar kapsamlı kriterlerin — çevresel performans, kullanıcı sağlığı ve konforu, kamusal alan niteliği, sosyal destek altyapısı ve tasarım kalitesi — aynı çatı altında sağlandığı güçlü örneklere rastlamak zor. Bu durum ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Gerçekten çok mu zor?</em></p>
<p><em>Sendero Verde bize başka bir şey söylüyor: Hayır, zor değil. Hem çevreyle dost hem de kullanıcılarına saygı duyan bir yapılaşma mümkün. Üstelik iyi mimarlık ile uygun fiyat arasında seçim yapmak gerekmiyor. Asıl belirleyici olan; hedefin doğru tespiti, standartların en baştan netleştirilmesi ve mimarlık ile mühendisliğin yatırım ve uygulama ekibiyle erken aşamada iş birliği içinde çalışabilmesi.</em></p>
<p><em>Kentsel dönüşüm, yalnızca yapı stoğunu yenilemek değil; daha sağlıklı, daha adil, daha dayanıklı yaşam çevreleri üretme fırsatıdır. Bugün ihtiyacımız olan şey, daha fazla metrekare değil; daha yüksek yaşam kalitesi, daha düşük çevresel etki ve daha kapsayıcı bir kent vizyonudur. Sendero Verde, bunun mümkün olduğunu kanıtlayan güçlü bir referans olarak önümüzde dururken, rant kaygısıyla neden yanlış uygulamalar ile kaynaklar boşa harcanıyor?</em></p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/pasif-ev-konut-binasi-sendero-verde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Daha İyisi Mümkün Studio Mada’nın Mimarlık Hikâyesi</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/daha-iyisi-mumkun-studio-mada-nin-mimarlik-hik-yesi/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/daha-iyisi-mumkun-studio-mada-nin-mimarlik-hik-yesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Atlı Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Ceren Özşahin]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Mimarlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mimarlık ve Malzeme]]></category>
		<category><![CDATA[Pasif Ev]]></category>
		<category><![CDATA[Passive House]]></category>
		<category><![CDATA[Studio Mada]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Tümertekin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/daha-iyisi-mumkun-studio-mada-nin-mimarlik-hik-yesi/</guid>

					<description><![CDATA[D﻿aha iyisini arayan iki mimar Zeynep Tümertekin ve Ceren Özşahin... Studio Mada’yı kurarken ‘Daha iyisi nasıl olabilir?’ sorusunun cevabını aramak üzere yola çıktılar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Daha iyisini arayan iki mimar Zeynep Tümertekin ve Ceren Özşahin&#8230; Studio Mada’yı kurarken ‘Daha iyisi nasıl olabilir?’ sorusunun cevabını aramak üzere yola çıktılar. Farklı coğrafyalarda aldıkları mimarlık eğitimleri, pratiklerini kimi zaman üst üste koymalarına kimi zamanda üzerinde tartışmalarına neden olarak çok katmanlı projeler geliştirmelerini sağlıyor. Bu iki genç mimar ile mimarlık ve sürdürülebilirlik ekseninde konuştuk.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/studio_mada_11_1759498697.png" data-image="rxqyex2fauz6"></figure>
<p><strong>Studio Mada’yı birlikte kurarken sizi bir araya getiren fikir neydi? Kurucu mimarlar olarak kişisel arka planlarınız farklı eğitim ve kültürel çevrelerden geliyor. Bu çeşitlilik projelerinizi nasıl etkiliyor? Stüdyonuzun vizyonunu oluştururken aranızdaki fikir alışverişleri ve karar alma süreçleri nasıl şekilleniyor?</strong></p>
<p><strong>Ceren Özşahin:</strong> İkimiz de daha iyi nasıl olabilir sorusunu soran ve buna cevap arayan mimarlarız, bir araya gelişimiz de bu soru çerçevesinde oldu. Kimsenin bizden bir talebi olmadan bir projeyi ele alıp geliştirdik ve işverene sunduk. Bu bizim ilk ortak projemiz oldu. Her günkü tasarım pratiğimiz de bunun çevresinde şekillenip dönüşmeye devam ediyor. Ben İtalyan ekolünde eğitim aldım, dolayısıyla tasarımın aceleye gelmeden kısık ateşte piştiğinde özgünleştiğini düşünüyorum. Ufak görünen detaylara önem veriyorum, bir alanı tasarlarken hangi duyguyu uyandırmak istediğimi düşünerek başlamak hoşuma gidiyor. Tüm bu düşünceler çerçevesinde Zeynep’le birlikte aldığımız kararlar da birbirimizin fikirlerinin üzerine koyarak zenginleştirmek üzerine. Birbirimizi ikna etmeye çalıştığımız zamanlar da oluyor, gel bundan vazgeçelim diyoruz bazen, bazen de üstüne heyecanla koya koya ilerliyoruz. Mimarlık birçok etkene bağlı ve bu meslek ne yazık ki salt kendi kararlarımızdan oluşamıyor fakat&nbsp; bu da dönüşümü benimsemeyi sağlıyor ve direnmemeyi&nbsp; öğretiyor.</p>
<p><strong>Zeynep Tümertekin:</strong> Büroyu kurarken bizi bir araya getiren ilk tasarım konusu sergilerdi. Sergilerin bulundukları mekan ve bağlam ile olan ilişkilerini geliştirmek üzere konuşmalar yaptık ve ilk projemiz de Mamut Art Project’in karma sergisi oldu.</p>
<p>Mimari eğitimlerimizi iki oldukça farklı ekolde aldık, İngiliz ve İtalyan. Bu farklılığın sonucu masaya oldukça katmanlı tartışmalar ve bakış açıları getirdi ve getiriyor. Büroyu yöneten iki mimar olarak, tasarımlara yön veren ve ana prensipleri oluşturan tarafız, fakat proje ekibinin de ciddi anlamda projelere katkı verdiği bir sistemimiz var.</p>
<hr>
<p><strong><span style="color: rgb(75, 172, 198);">Her projeyi kendi bağlamında ele alıyoruz. Geleneksel tekniklerle çalışmak bizim için sadece biçimsel bir referans değil, bir üretim biçimini, bir ritmi ve yerel bilgiyle kurulabilecek ilişkileri içeriyor. Modern üretim teknikleriyle bunu birlikte düşünmek, özellikle sergi ve ürün tasarımında malzeme ile daha doğrudan ilişki kurmamızı sağlıyor.</span></strong></p>
<hr>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/studio_mada_9_1759498743.png" data-image="inj7iga5v71n"></figure>
<p><strong>Studio Mada mimarlık, iç mimari, sergi tasarımı ve ürün tasarımı gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. Sergi ve ürün tasarımında </strong><strong>geleneksel teknikler ile modern tasarım anlayışlarını bir araya getirme konusunda nasıl bir yol izliyorsunuz? Son dönem projeleriniz nelerdir?&nbsp;</strong></p>
<p><strong>C.Ö.:</strong> Sergilerin, performansların sadece eserin görünürlüğü için yapılmadığını, insanla bağ kurduğunu, bir iletişim biçimi olduğunu hatırlatarak başlamak isterim. Bir sergi tasarımına başlamadan önce sanatçının ne anlatmak istediğini kavramak ve güçlü bir anlatı dili oluşturmak gerekli. Bu aşamada da malzeme, ses, ışık, sirkülasyon en güçlü elemanlar. Mümkün olduğunca bu elemanları çeşitlendirmeye ve özgünleştirmeye çalışıyoruz.</p>
<p>Son dönemde Performistanbul’da Nazlı Gürlek’le birlikte çalıştım. Doğum ve ana rahmi temalı bir performans mekânı oluşturduk. Mekânın oluşumunda zemin ve duvarlarda çeşitli iplik uzunluklarında dokunmuş halı kaplama (Stepevi), ses izolaysonu ve tavan kaplamasında keçe (Acoust-it), alt strüktür oluşumunda 6mm mdf plakalar kullandık. Işık ve ses enstalasyonları kurguladık ve tüm bu süreci Performistanbul ekibiyle belgeledik. Herkese ücretsiz ve açık olan bu mekânı Ekim ayına kadar deneyimleyebilir, bu alanda yapılan workshoplara katılabilirsiniz.</p>
<p><strong>Z.T.:</strong> Her projeyi kendi bağlamında ele alıyoruz. Geleneksel tekniklerle çalışmak bizim için sadece biçimsel bir referans değil, bir üretim biçimini, bir ritmi ve yerel bilgiyle kurulabilecek ilişkileri içeriyor. Modern üretim teknikleriyle bunu birlikte düşünmek, özellikle sergi ve ürün tasarımında malzeme ile daha doğrudan ilişki kurmamızı sağlıyor. Son tasarladığımız sergi Performistanbul’da konumlanan “O” sergisi oldu. Tüm mekanı monokrom renklerden oluşan halılar ile kapladık. Meditatif, izole ve konsantre bir alan oluşturduk. Ürün tasarımı için de yine geleneksel teknikler kullanan bir zanaatkar ile aydınlatma üzerinde çalışmalar yapmaktayız.</p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(75, 172, 198);"><strong>Atlı Evi”nin tasarım süreci, yapının yalnızca enerji verimliliği değil, aynı zamanda kendi kendine yetebilen bir ekosistem oluşturma hedefiyle şekillendi. Passive House standartlarının belirlediği yüksek performans kriterleri, yapının formunu, yönlenmesini, cephe oranlarını ve malzeme seçimlerini doğrudan etkilerken; permakültür ilkeleri de arazi kullanım kararlarını belirleyen temel bir çerçeve sundu.</strong></span></p>
<hr>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/studio_mada_8_1759498759.png" data-image="21myu9rg6y0s"></figure>
<p><strong>Sürdürülebilirlik günümüz mimarlığının en çok konuşulan kavramlarından biri. Sizce mimarlık gerçekten doğaya verdiği zararın bedelini ödeyebilir mi? Ya da mimarlığın doğaya karşı böyle bir borcu ödeyebileceğine inanmak, biraz fazla iyimser bir çaba mı?&nbsp;</strong></p>
<p><strong>C.Ö.:</strong> Yapılardansa, yapılar çevresinde gelişen insan ve fonksiyon şemasının yarattığı zararların incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Yapılar doğru biçimde ve doğru ihtiyaçta yapıldıklarında sürdürülebilirlik kavramını en iyi destekleyen etkenlerden olurlar. Günümüze ulaşan yüzlerce yıllık birçok tarihi yapının da olduğu gibi. Yapıları yıkıp yeniden yapmak yerine (dayanıksız yapılardan bahsetmiyorum), yapılan yapıları iyi yapmanın ve yapılmış olanları da dönüştürmenin önemine inanıyorum. Mümkün olduğunca özenli malzeme seçimi yapmak, atıklarını dönüştüren, suyunu depolayan, enerjisini üreten projelere alan açmak da bunu destekleyen önemli çabalardan birkaç tanesi.</p>
<p><strong>Z.T.:</strong> Mimarlığın doğa ile kurduğu ilişkiyi ezbere tanımlar üzerinden konuşmaya yatkın değilim, iyi yapılan her işin sürdürülebilir olduğuna inanan biriyim. Güncel teknik ve teknolojiyi kullanan, bütüncül bir yaklaşımla tasarlanan düşünülmüş yapılara ve mekanlara ihtiyaç duyduğumuzu düşünüyorum.</p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(75, 172, 198);"><strong>Pasif Ev projeleri çoğu zaman karmaşık, pahalı veya erişilmez yapılar gibi algılansa da, aslında geleneksel bir mimari projeye kıyasla çok daha farklı bir inşaat süreci geçirmiyor. Tasarım sürecinde daha fazla teknik koordinasyon ve hesaplama gerektirse de, uygulama süreci benzer aşamalardan oluşuyor.</strong></span></p>
<hr>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/studio_mada_7_1759498781.png" data-image="jr58v9ltfi9n"></figure>
<p><strong>“Atlı Evi” Türkiye’de örnek teşkil eden Passive House sertifikalı bir yapı, yalnızca enerji verimliliğiyle değil aynı zamanda su, atık ve gıda döngüleriyle kendi kendine yetebilen, şebekeden tamamen bağımsız bir yaşam modeli sunuyor. Bu yapının tasarım süreci nasıl şekillendi?&nbsp; Permakültür ve şebekeden bağımsız teknik sistemler gibi unsurlar yapının mimari kimliğini nasıl dönüştürdü?</strong></p>
<p><strong>C.Ö.:</strong>&nbsp; Atlı Evi öncesinde Passivhaus tanımını biliyorduk ancak detaylarına çok hâkim değildik. Permakültüre ve passivhaus kriterlerine uygun bir yapı, işverenimiz tarafından bizden talep edilen vazgeçilmez önceliklerdi. Projelendirme süreci bizim için de çok öğretici oldu. Süreç içerisinde düşünüldüğü kadar zor olmadığını kavradık. Passivhaus uyumluluğunda gereken izolasyon, havalandırma v.b. konuların mimariye etkisi yadsınamaz. Cephede 25cm kalınlıkta bir izolasyon malzemesinin gereksinimi, bizi cephe sistemleri kullanmaya ve daha dar bir malzeme yelpazesine yöneltti. Aydınlanma ve ısınma hesapları pencere büyüklüklerini, adetlerini ve konumlarını, bina formunu belirleyici roller oynadı. Bu gibi konular çerçevesinde sınırlarımızı hep zorlamamıza rağmen işverenimiz de bize müthiş bir alan tanıdı. Permakültür eğitimi aldığı ve bunu tüm arazide uygulamak istediği için her aşamada bizimle çalıştı ve istekleri doğrultusunda bizi yönlendirdi. Şimdi, yapı da tamamlandıktan sonra görüyoruz ki kolaylıkla içme suyumuzu, topladığımız yağmur suyundan aylarca arıtarak sağlayabilir, bahçelerimizi gri suyu arıtarak ve hiç elektrik kullanmadan doğal eğimle sulayabilir, yarattığımız enerjiyi depolayabilir ve hatta şebekeye geri sağlayabiliriz. Sıfırdan yapılacak tüm yapılarda bu imkânlar, ufak entegrasyonlarla kolaylıkla mümkün olabilir.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/studio_mada_6_1759498801.png" data-image="tn901wpwcxvi"></figure>
<p><strong>Z.T.:</strong> “Atlı Evi” Türkiye’de örnek teşkil eden Passive House sertifikalı bir yapı, yalnızca enerji verimliliğiyle değil aynı zamanda su, atık ve gıda döngüleriyle kendi kendine yetebilen, şebekeden tamamen bağımsız bir yaşam modeli sunuyor. Bu yapının tasarım süreci nasıl şekillendi? Permakültür ve şebekeden bağımsız teknik sistemler gibi unsurlar yapının mimari kimliğini nasıl dönüştürdü?</p>
<p>Atlı Evi”nin tasarım süreci, yapının yalnızca enerji verimliliği değil, aynı zamanda kendi kendine yetebilen bir ekosistem oluşturma hedefiyle şekillendi. Passive House standartlarının belirlediği yüksek performans kriterleri, yapının formunu, yönlenmesini, cephe oranlarını ve malzeme seçimlerini doğrudan etkilerken; permakültür ilkeleri de arazi kullanım kararlarını belirleyen temel bir çerçeve sundu.</p>
<p>Yapı, arazinin en üst kotuna yerleştirilerek güneşlenme optimizasyonu sağlandı ve aynı zamanda yağmur suyunun toplanarak göletler ve tarım alanlarına yönlendirilmesine olanak tanıyan doğal bir altyapı sistemi oluşturuldu. Bu karar, yapı ile çevresi arasında güçlü bir döngüsel ilişki kurdu. Şebekeden tamamen bağımsız çalışabilen teknik altyapı—su arıtma, atık yönetimi ve gıda üretimi gibi sistemler—yapının sadece yaşamak için değil, üretmek için de kurgulanmış bir mekân olarak ele alınmasına yol açtı.</p>
<p>Bu bütünsel yaklaşım, mimari kimliğe doğrudan yansıdı. İşlevlerin birbirinden ayrıldığı ancak geçirgenlik ve akışkanlık ilkeleriyle bağlandığı bir plan kurgusu oluşturuldu. Cephelerde baktığı yönlere göre değişen açıklık/gölgelendirme oranları, doğal ışık ve ısı kontrolünü optimize ederken; sade formlar, doğal malzemeler ve yumuşak bir ışık dağılımı, yapının doğayla uyumlu, dingin ve zamansız karakterini pekiştirdi.</p>
<p>İklimsel, teknik ve ekolojik gerekliliklerin birbirini tamamlayacak şekilde tasarıma entegre edilmesi, Atlı Evi’ni yalnızca sürdürülebilir değil; aynı zamanda mimari olarak bütüncül, bulunduğu yerle ilişkili bir yapı haline getirdi.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Ekran_Resmi_2025-10-03_16.42.01_1759498951.png" data-image="u3gx53gl1bdi"></figure>
<p><strong>Sürdürülebilir ve pasif ev projelerini gelecekte nasıl geliştirip çeşitlendirmeyi planlıyorsunuz? Pasif evlerin yaygınlaşması için mimarlık alanında ne tür eğitim çalışmalarının yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>C.Ö.:</strong> Yukarda bahsettiğim tüm entegrasyonların projelere işlenmesinde belediyelere büyük görev düştüğünü düşünüyorum. Müteahhitlere ve mimarlara düzenli olarak eğitimler verilmesi ve bu eğitimlere katılımın zorunlu tutulması gerektiği inancındayım.&nbsp;</p>
<p><strong>Z.T.:</strong> Biz mimarlar olarak Pasif Ev projelerini doğrudan geliştirip çeşitlendiremeyiz; ancak bu kapsamda bir iş bize ulaştığında, mimari ve teknik çerçevesi doğrultusunda titizlikle çalışabiliriz. Bu tür yapıların yaygınlaşmasında en önemli unsurun talep olduğunu düşünüyoruz. Buna karşılık, farkındalığı artırmak adına elimizde güçlü bir araç var: süreci şeffaflıkla paylaşmak.</p>
<p>Pasif Ev projeleri çoğu zaman karmaşık, pahalı veya erişilmez yapılar gibi algılansa da, aslında geleneksel bir mimari projeye kıyasla çok daha farklı bir inşaat süreci geçirmiyor. Tasarım sürecinde daha fazla teknik koordinasyon ve hesaplama gerektirse de, uygulama süreci benzer aşamalardan oluşuyor. Bu noktada sürecin açık biçimde belgelenmesi, örneklerin görünür kılınması ve elde edilen sonuçların hem meslektaşlara hem de kullanıcılara aktarılması, teşvik edici bir rol oynayabilir.</p>
<p>Mimarlık alanında da bu tür projelere dair bilgilerin yaygınlaşması için, eğitimde sadece kuramsal değil, uygulamaya dönük örneklerle desteklenen, sürece odaklanan içeriklerin artırılması faydalı olacaktır. Bizler de üretim sürecine dahil olduğumuz her projede, bu bilgileri açık ve paylaşılabilir kılmayı sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Ekran_Resmi_2025-10-03_16.42.09_1759498961.png" data-image="swk9k4l4qyia" width="673.709595959596" height="431" style="width: 673.71px; height: 431px;"></figure>
<p><strong>Mimarlık gibi teknik ve tarihsel olarak erkek egemen bir alanda kadın olmanın getirdiği toplumsal beklentilerle nasıl başa çıktınız? Sektörde fırsat eşitliğinin sağlanması adına hangi somut adımların atılması gerektiğine inanıyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>C.Ö.:</strong> Dünya genelinde ne yazık ki erkek daha iyi bilir gibi bir algı var, bir şeyin nasıl yapılacağını bir kadın anlattığında şüpheyle bakılırken bir erkek anlattığında daha az sorgulanarak kabul edilmesi beni en çok kızdıran konulardan bir tanesi. Bununla savaşmayı denemiyorum desem yalan olur ama herkesle de savaşmıyorum. Çalışacağımız ekibi kendimiz seçiyoruz ve etrafında kadınla çalışmak istemeyen ya da kendini üstün gören ekipler de zaman içinde profesyonel çevremizden eleniyor. Unutmamalıyız ki hepimiz her zaman öğrenciyiz ve her gün yeni bir şeyler öğreniyoruz. Dolayısıyla öğrenmeye devam ettiğimiz, açık fikirli ortamlarda bulunmaya gayret gösteriyoruz.</p>
<p><strong>Z.T.:</strong> Açıkçası biz bugüne kadar işimizi toplumsal beklentilerin gölgesinde yapmadık. Belki bunda kozmopolit bir şehirde yaşıyor olmanın da payı vardır. Büroda en başından beri tamamen eşitlikçi bir yaklaşım benimsedik. Zaman zaman pozitif ayrımcılık da yaptık. Bu tutumun, birlikte çalıştığımız ekiplerin ve iş ortaklarımızın kültürüne de yansıması için elimizden gelen çabayı göstermeye devam ediyoruz.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/daha-iyisi-mumkun-studio-mada-nin-mimarlik-hik-yesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
