<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Sürdürülebilirlik &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<atom:link href="https://ekoyapidergisi.org/tag/surdurulebilirlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<description>Sorumlu Mimarlık ve Yapı Platformu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Apr 2026 09:47:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-ekoyapi_logo-32x32.png</url>
	<title>Sürdürülebilirlik &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EUmies Awards 2026: Avrupa Mimarlığında İkonik Yapılardan Dönüşüme</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/eumies-awards-2026-ikonik-yapilardan-donusume/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/eumies-awards-2026-ikonik-yapilardan-donusume/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:12:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[MAKALE]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari Yarışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilir Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniden Kullanım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85231</guid>

					<description><![CDATA[EUmies Awards 2026 sonuçları, Avrupa mimarlığında yeni ve ikonik yapılar yerine dönüşüme odaklanan projeler öne çıkıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading"><strong>Avrupa’nın en prestijli mimarlık ödüllerinden biri olan EUmies Awards 2026</strong> </h4>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="577" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/harquitects_barcelona-1024x577.webp" alt="" class="wp-image-85237" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/harquitects_barcelona-1024x577.webp 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/harquitects_barcelona-300x169.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/harquitects_barcelona-768x433.webp 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/harquitects_barcelona-745x420.webp 745w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/harquitects_barcelona-150x85.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/harquitects_barcelona-696x392.webp 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/harquitects_barcelona-1068x602.webp 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/harquitects_barcelona.webp 1512w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Prodis HQ in Terrassa, Barselona</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://eumiesawards.com/" data-type="link" data-id="https://eumiesawards.com/" target="_blank" rel="noopener">Eumies Awards 2026</a> çağdaş mimarlığın yönüne dair oldukça net bir mesaj veriyor. Artık mesele “yeni ve ikonik” yapılar üretmek değil, mevcut olanı dönüştürmek üzerine yoğunlaşıyor. 16 Nisan 2026’da Oulu’da açıklanan sonuçlar, mimarlığın giderek daha da fazla dönüşüm, yeniden kullanım ve mevcut yapı stoğu üzerine yaratıcı ilişkiler üzerinden ilerlediğini ortaya koyuyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">EUmies Awards 2026: Mimarlıkta Yeni Paradigma</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Tam adıyla&nbsp;European Union Prize for Contemporary Architecture – Mies van der Rohe Awards, Avrupa çağdaş mimarlık üretiminin en önemli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. 2026 edisyonunda 410 aday proje arasından seçilen kazananlar, mimarlığın yalnızca estetik ya da form üretimi olmadığını; aynı zamanda sosyal, ekonomik ve çevresel sorumluluklarla şekillenen bir pratik olduğunu yeniden hatırlatıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yılın seçkisi özellikle iki temel kavram etrafında şekilleniyor. Dönüşüm ve yeniden işlevlendirme yani adaptif yeniden kullanım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, uzun yıllar mimarlık sahnesine hâkim olan “<a href="https://ekoyapidergisi.org/?s=ikon+yapı" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/?s=ikon+yapı">ikon yapı</a>” üretiminin yerini daha mütevazı ama etkili müdahalelere bıraktığını gösteriyor.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading">Ana Ödül: Charleroi’da Bir Yapının Yeniden Doğuşu</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Ana ödül, Charleroi’de yer alan Charleroi Palais des Expositions projesine verildi. Proje, <a href="https://afasiaarchzine.com/2026/02/agwa-ajdviv-architecten-jan-de-vylder-inge-vinck-chapex-palais-des-expositions-congres-and-concerts-charleroi/" data-type="link" data-id="https://afasiaarchzine.com/2026/02/agwa-ajdviv-architecten-jan-de-vylder-inge-vinck-chapex-palais-des-expositions-congres-and-concerts-charleroi/" target="_blank" rel="noopener">AgwA ve Architecten Jan de Vylder Inge Vinck</a> tarafından tasarlandı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="960" height="653" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/palais_des_expositions_charleroi.avif" alt="" class="wp-image-85234" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/palais_des_expositions_charleroi.avif 960w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/palais_des_expositions_charleroi-300x204.avif 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/palais_des_expositions_charleroi-768x522.avif 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/palais_des_expositions_charleroi-617x420.avif 617w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/palais_des_expositions_charleroi-150x102.avif 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/palais_des_expositions_charleroi-696x473.avif 696w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /><figcaption class="wp-element-caption">AgwA, Jan de vylder Inge Vinck, Charleroi Palais des Expositions, Charleroi, Belgium. <br>Fotograf: FIlip Dujardin</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">1950’lerden kalma modernist bir sergi kompleksi üzerine yapılan müdahale, radikal bir yıkım yerine ince, hassas ve stratejik dönüşümler üzerinden ilerliyor. Yapı bütünüyle ortadan kaldırılmak yerine, iç plan boşaltılarak yeniden kurgulanıyor. Ortaya çıkan şey bir bina olmaktan çok, kamusal bir mekânlar dizisi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşımın en çarpıcı yönü, yapının kentle kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlaması. Daha önce kapalı ve izole bir yapı olan kompleks, artık geçirgen, erişilebilir ve süreklilik arz eden bir kentsel peyzaja dönüşüyor. Jürinin de vurguladığı gibi bu proje, “var olanla çalışmanın” ne kadar güçlü sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu noktada mimarlık, yeni bir nesne üretmekten ziyade, mevcut bir altyapıyı yeniden hayata kazandıran bir araç haline geliyor. Yani tasarım, bir başlangıç değil; bir devamlılık pratiği olarak ele alınıyor.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading">Emerging Architecture Ödülü: Geçiciliğin Gücü</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Genç mimarlara verilen Emerging Architecture ödülü ise Ljubljana’da gerçekleştirilen Slovenya Ulusal Tiyatrosu için tasarlanan geçici mekân projesine verildi. Projenin mimarları <a href="https://www.vidicgrohar.com/" data-type="link" data-id="https://www.vidicgrohar.com/" target="_blank" rel="noopener">Vidic Grohar Arhitekti</a>.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="862" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/slovensko_narodno_ljubljana-1024x862.jpeg" alt="" class="wp-image-85235" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/slovensko_narodno_ljubljana-1024x862.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/slovensko_narodno_ljubljana-300x253.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/slovensko_narodno_ljubljana-768x647.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/slovensko_narodno_ljubljana-499x420.jpeg 499w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/slovensko_narodno_ljubljana-150x126.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/slovensko_narodno_ljubljana-696x586.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/slovensko_narodno_ljubljana-1068x899.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/slovensko_narodno_ljubljana.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Slovenya Ulusal Tiyatrosu, Lubljana</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu proje, endüstriyel bir yapıyı geçici bir tiyatro mekânına dönüştürüyor. Ancak buradaki “geçici” kavramı, alışıldık anlamının ötesine geçiyor. Hafif, modüler ve geri dönüştürülebilir elemanlarla kurulan sistem, yalnızca kısa vadeli bir çözüm değil; aynı zamanda esnek ve evrilebilir bir mimari model sunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Performans alanları, fuayeler ve servis mekânları mevcut yapı içine minimum müdahaleyle yerleştiriliyor. Bu da hem maliyet açısından avantaj sağlıyor hem de yapının gelecekte farklı kullanımlara adapte olabilmesine olanak tanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Jüri, bu projeyi “geçiciliği kalıcı bir mimari ifadeye dönüştürme becerisi” nedeniyle ödüllendirdi. Bu yaklaşım, günümüz mimarlığında giderek önem kazanan bir soruya işaret ediyor:<br>Bir yapı gerçekten kalıcı olmak zorunda mı?</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading">İkonlardan Uzaklaşma: Yeni Mimarlık Anlayışı</h3>



<p class="wp-block-paragraph">EUmies Awards 2026’nın en önemli mesajı, mimarlığın artık “gösterişli formlar” ve “yıldız mimarlar” üzerinden tanımlanmadığı. Bunun yerine daha sessiz ama etkili bir yaklaşım öne çıkmaya başlıyor. Mevcut yapı stoğunu değerlendirmek, kaynakları daha verimli kullanmak, düşük maliyetli ama yüksek etkili çözümler üretmek, sosyal ve kamusal değer yaratmak gibi beklentiler karşılanmış oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, aynı zamanda <a href="https://ekoyapidergisi.org/yapi-sektorunde-surdurulebilirlik-ruhu-zayifliyor-mu/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/yapi-sektorunde-surdurulebilirlik-ruhu-zayifliyor-mu/">sürdürülebilirlik</a> tartışmalarıyla da doğrudan ilişkili. Yeni bir bina inşa etmek yerine mevcut yapıyı dönüştürmek, karbon ayak izini ciddi ölçüde azaltıyor. Bu da mimarlığın çevresel sorumluluğunu daha görünür hale getiriyor.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading">Ödül Töreni ve Sembolik Mekânlar</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Ödüllerin açıklanması, 1931 yılında <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Alvar_Aalto" data-type="link" data-id="https://en.wikipedia.org/wiki/Alvar_Aalto" target="_blank" rel="noopener">Alvar Aalto</a> tarafından tasarlanan Aalto Siilo’da gerçekleşti. Bu seçim bile, etkinliğin temasıyla doğrudan örtüşüyor: Endüstriyel mirasın yeniden değerlendirilmesi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="852" height="852" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/aalto_silo_cultural_event_space.jpeg" alt="" class="wp-image-85239" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/aalto_silo_cultural_event_space.jpeg 852w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/aalto_silo_cultural_event_space-300x300.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/aalto_silo_cultural_event_space-150x150.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/aalto_silo_cultural_event_space-768x768.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/aalto_silo_cultural_event_space-420x420.jpeg 420w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/aalto_silo_cultural_event_space-696x696.jpeg 696w" sizes="auto, (max-width: 852px) 100vw, 852px" /><figcaption class="wp-element-caption">Aalto Silo Etkinlik Mekanı</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Resmi ödül töreni ise 11–12 Mayıs tarihlerinde&nbsp;Barcelona’daki&nbsp;Mies van der Rohe Pavilion’da düzenlenecek. Modern mimarlığın en ikonik yapılarından biri olan bu pavyon, geçmiş ile günümüz arasındaki diyaloğu simgeleyen güçlü bir sahne sunuyor.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading">Mimarlıkta “Daha Az” Ama “Daha Anlamlı”</h3>



<p class="wp-block-paragraph">EUmies Awards 2026, mimarlığın geleceğine dair oldukça net bir tablo çiziyor:<br>Daha az yıkım, daha çok dönüşüm.<br>Daha az gösteriş, daha çok anlam.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Charleroi ve Ljubljana’daki projeler, mimarlığın yalnızca yeni yapılar üretmekten ibaret olmadığını; aksine mevcut olanı yeniden düşünme, onarma ve dönüştürme sanatı olduğunu hatırlatıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugünün mimarlığı, belki de ilk kez bu kadar açık bir şekilde şunu söylüyor:<br>En iyi tasarım, bazen zaten orada olanı yeniden görmeyi bilmektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yönelim, yalnızca mimarlık pratiğini değil, tasarımcının rolünü de kökten yeniden tanımlıyor. Mimar artık sıfırdan “yaratan” bir figürden çok; mevcut olanı okuyan, analiz eden ve dönüştüren bir aracıya dönüşüyor. Bu yaklaşım, daha dikkatli, etik ve bağlamsal bir üretim biçimini beraberinde getirirken, özellikle Avrupa’da hızla yaşlanan yapı stoğu düşünüldüğünde bir tercih olmaktan çıkıp kaçınılmaz bir gerekliliğe işaret ediyor. EUmies Awards 2026’nın ortaya koyduğu tablo, geleceğin mimarlığının büyük jestlerden ziyade küçük ama akıllı müdahalelerle şekilleneceğini güçlü bir şekilde vurguluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de de bu yaklaşımın karşılık bulduğu örnekler giderek artıyor. İstanbul’da&nbsp;Salt Galata, eski Osmanlı Bankası binasının iç mekânlarının yeniden düzenlenmesiyle kamusal bir kültür yapısına dönüşürken;&nbsp;Bomontiada, terk edilmiş bir bira fabrikasının avlu etrafında yeniden kurgulanmasıyla yaşayan bir kent odağı haline geliyor.&nbsp;Feshane&nbsp;ise Haliç kıyısındaki endüstriyel yapının içten boşaltılarak sergi ve etkinlik mekânlarına dönüştürülmesiyle dikkat çekiyor. Bu projelerin ortak noktası, yapıları yıkmak yerine mevcut strüktürü koruyarak iç mekânları yeniden kurgulamak ve kamusal kullanıma açmak. Böylece mimarlık, yalnızca fiziksel bir dönüşüm pratiği değil; aynı zamanda hafızayı koruyan ve yeni sosyal ilişkiler üreten bir araç olarak yeniden anlam kazanıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/eumies-awards-2026-ikonik-yapilardan-donusume/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>M-K-T Heights: 5 Depodan 1 Yaşam Merkezi</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/m-k-t-heights-bes-depodan-bir-yasam-merkezi/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/m-k-t-heights-bes-depodan-bir-yasam-merkezi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:04:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[PROJE]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriyel Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniden Kullanım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=85131</guid>

					<description><![CDATA[Houston’un en dinamik mahallelerinden biri olan Houston Heights, son yıllarda kentsel dönüşüm ve yeniden işlevlendirme projeleriyle dikkat çeken bir bölge haline gelmiştir. Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri ise M-K-T Heights projesidir. Yakın zamanda MetroNational tarafından satın alınan bu proje, yalnızca bir gayrimenkul yatırımı değil; aynı zamanda çağdaş kentsel yaşamın nasıl şekillendiğini gösteren önemli bir mimari ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="612" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi1.webp" alt="" class="wp-image-85133" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi1.webp 960w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi1-300x191.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi1-768x490.webp 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi1-659x420.webp 659w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi1-150x96.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi1-696x444.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /><figcaption class="wp-element-caption">M-K-T Heights</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Houston’un en dinamik mahallelerinden biri olan Houston Heights, son yıllarda kentsel dönüşüm ve yeniden işlevlendirme projeleriyle dikkat çeken bir bölge haline gelmiştir. Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri ise M-K-T Heights projesidir. Yakın zamanda <a href="https://www.metronational.com" data-type="link" data-id="https://www.metronational.com" target="_blank" rel="noopener">MetroNational</a> tarafından satın alınan bu proje, yalnızca bir gayrimenkul yatırımı değil; aynı zamanda çağdaş kentsel yaşamın nasıl şekillendiğini gösteren önemli bir mimari ve ekonomik modeldir. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Projenin Kökeni ve Mekânsal Dönüşüm</h3>



<p class="wp-block-paragraph">M-K-T Heights, 1970’lerden kalma beş endüstriyel depo yapısının dönüştürülmesiyle ortaya çıkan bir “<a href="https://ekoyapidergisi.org/binalarda-yeniden-kullanim-nedir/" data-type="post" data-id="68624">adaptive reuse</a>” (yeniden işlevlendirme) projesidir. Toplam yaklaşık 218.000 square feet (yaklaşık 20.000 m²) büyüklüğe sahip bu kompleks, endüstriyel yapıların korunarak yeni bir yaşam alanına dönüştürülmesi açısından önemli bir örnek sunar. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Proje kapsamında eski depo yapıları tamamen yıkılmak yerine yeniden yorumlanmış; iç mekânlar modern ofis alanlarına, dış cepheler ise ticari ve sosyal kullanımlara uygun şekilde dönüştürülmüştür. Yaklaşık 100.000 square feet’lik alan ofis olarak, bir o kadarı da perakende, yeme-içme ve sosyal kullanım için ayrılmıştır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu dönüşümün en önemli özelliklerinden biri, yapının fiziksel kimliğini korurken işlevini tamamen değiştirmesidir. Bu yaklaşım, günümüzde sürdürülebilir mimarlık pratiklerinin temel prensiplerinden biri olan “yapıyı yeniden kullanma” fikrini güçlü bir şekilde temsil eder.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi2.webp" alt="" class="wp-image-85134" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi2.webp 960w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi2-300x200.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi2-768x512.webp 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi2-630x420.webp 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi2-150x100.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi2-696x464.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /><figcaption class="wp-element-caption">M-K-T Heights</figcaption></figure>



<h3 class="wp-block-heading">Karma Kullanım ve Kentsel Yaşam Deneyimi</h3>



<p class="wp-block-paragraph">M-K-T Heights yalnızca bir mimari dönüşüm değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı projesidir. Proje; butik mağazalar, restoranlar, ofisler ve kamusal açık alanları bir araya getirerek karma kullanım (mixed-use) modelini benimser. Bu model, özellikle modern şehirlerde insanların yaşama, çalışma ve sosyalleşme ihtiyaçlarını tek bir alanda karşılamayı hedefler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Projede yer alan kiracılar arasında global markalar ve yerel işletmeler birlikte konumlanmıştır. Bu çeşitlilik, hem ekonomik sürdürülebilirliği artırmakta hem de kullanıcı deneyimini zenginleştirmektedir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca proje, doğrudan bisiklet ve yürüyüş yollarına bağlanarak kentsel hareketlilikle güçlü bir ilişki kurar. Özellikle “Heights Hike and Bike Trail” ile kurulan bağlantı, projeyi sadece bir ticaret alanı olmaktan çıkarıp günlük yaşamın bir parçası haline getirir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yönüyle M-K-T, otomobil odaklı Amerikan kent modelinden daha yaya dostu ve sürdürülebilir bir kentsel organizasyona geçişin somut bir örneğidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Yatırım Stratejisi ve Gayrimenkul Piyasasındaki Anlamı</h3>



<p class="wp-block-paragraph">MetroNational’ın bu projeyi satın alması, şirketin geleneksel yatırım stratejisinde önemli bir kırılmaya işaret eder. Şirket uzun yıllar boyunca Houston’un batı bölgelerinde faaliyet gösterirken, bu satın almayla ilk kez farklı bir kentsel bölgeye yönelmiştir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu karar, aslında daha geniş bir piyasa trendinin parçasıdır. Günümüzde gayrimenkul yatırımları, klasik ofis binalarından ziyade deneyim odaklı, açık alanlı ve topluluk merkezli projelere yönelmektedir. Özellikle pandemi sonrası dönemde, kullanıcıların açık alanlara ve sosyal etkileşim fırsatlarına olan talebi artmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nitekim Houston genelinde ofis boşluk oranları yüksek seyretmesine rağmen, bu tür karma kullanımlı projelerin daha yüksek doluluk oranlarına ulaştığı gözlemlenmektedir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum, mimarlık ve gayrimenkul sektöründe “mekânın yalnızca fiziksel değil, deneyimsel bir ürün olduğu” anlayışını güçlendirmektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi.webp" alt="" class="wp-image-85135" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi.webp 960w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi-300x200.webp 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi-768x512.webp 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi-630x420.webp 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi-150x100.webp 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/houston_mktprojesi-696x464.webp 696w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">Adaptif Yeniden Kullanımın Sürdürülebilirlik Boyutu</h3>



<p class="wp-block-paragraph">M-K-T Heights projesinin en önemli katkılarından biri de çevresel sürdürülebilirlik açısından sağladığı avantajlardır. Yeni bir yapı inşa etmek yerine mevcut yapıların dönüştürülmesi, hem karbon salımını azaltır hem de malzeme kullanımını minimize eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Endüstriyel yapıların korunarak yeniden kullanılması, aynı zamanda kültürel sürekliliği de destekler. Bu sayede kent belleği korunur ve yeni nesiller geçmişle bağ kurabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">M-K-T örneğinde bu yaklaşım, yalnızca teknik bir çözüm değil; aynı zamanda estetik ve kültürel bir tercih olarak da karşımıza çıkar. Eski depo yapılarının endüstriyel karakteri, projeye özgün bir kimlik kazandırır ve kullanıcı deneyimini zenginleştirir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Kentsel Ölçekte Etkileri</h3>



<p class="wp-block-paragraph">M-K-T Heights gibi projeler, yalnızca kendi sınırları içinde değil, bulundukları mahalle üzerinde de önemli etkiler yaratır. Bu tür projeler, çevredeki gayrimenkul değerlerini artırırken aynı zamanda yeni işletmeleri ve kullanıcıları bölgeye çeker.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Houston Heights bölgesi, bu tür yatırımlar sayesinde “hip” ve yaratıcı bir kentsel merkez haline gelmiştir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu durum beraberinde gentrification (soylulaştırma) tartışmalarını da getirir. Yeni yatırımların, mevcut yerel topluluklar üzerindeki ekonomik baskıyı artırma riski bulunmaktadır. Bu nedenle bu tür projelerin sosyal boyutunun da dikkatle ele alınması gerekmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Türkiye’den Benzer Bir Örnek: Bomontiada</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de M-K-T Heights projesine benzer çok güçlü örneklerden biri&nbsp;Bomontiada&nbsp;projesidir. İstanbul Şişli’de yer alan&nbsp;Bomontiada, 1890 yılında İsviçreli Bomonti Kardeşler tarafından kurulan&nbsp;Bomonti Bira Fabrikası’nın yeniden işlevlendirmesi ile hayata geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulan bu fabrika, Türkiye’de modern bira üretiminin ilk örneklerinden biri olarak kabul edilir ve uzun yıllar boyunca kentin önemli endüstriyel üretim merkezlerinden biri olmuştur. 1990’lı yıllarda üretimin durmasıyla birlikte atıl hale gelmiş ve zamanla terk edilmiştir. Geniş hacimli endüstriyel mimari, tuğla cepheleri ve yüksek tavanlı üretim alanları, bu yapıyı yeniden değerlendirme açısından büyük bir potansiyel haline getirmiştir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="334" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/bomontiada.jpg" alt="" class="wp-image-85138" style="width:551px;height:auto" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/bomontiada.jpg 500w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/bomontiada-300x200.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/bomontiada-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /><figcaption class="wp-element-caption">Bomontiada</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">2010’lu yıllarda başlatılan yeniden işlevlendirme süreciyle birlikte kompleks, kültür-sanat ve sosyal yaşam odağına dönüştürülmüştür. Projenin geliştirilmesi <a href="https://www.dogusgrubu.com.tr/tr/insaat" data-type="link" data-id="https://www.dogusgrubu.com.tr/tr/insaat" target="_blank" rel="noopener">Doğuş Grubu</a> tarafından üstlenilirken, mimari dönüşüm sürecinde farklı disiplinlerden tasarım ekipleri yer almıştır; özellikle endüstriyel mirasın korunmasına yönelik yaklaşım, özgün strüktürün büyük ölçüde muhafaza edilmesini sağlamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mevcut yapıların kabuğu korunmuş, iç mekânlar ise konser alanları, restoranlar, sanat mekânları ve kamusal avlulara dönüştürülmüştür. Bu dönüşümde en dikkat çekici müdahalelerden biri, fabrikanın merkezinde yer alan açık avlunun kamusal bir buluşma alanı olarak yeniden kurgulanmasıdır. Bomontiada, geçmişin üretim mekânını günümüzün kültürel üretim ve sosyal etkileşim alanına dönüştüren, Türkiye’de adaptif yeniden kullanımın en başarılı örneklerinden biri haline gelmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bomontiada da tıpkı M-K-T gibi endüstriyel bir yapının korunarak kültürel, ticari ve sosyal bir merkeze dönüştürülmesi üzerine kuruludur. İçerisinde konser alanları, restoranlar, sanat galerileri ve açık hava etkinlik alanları bulunur.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Karşılaştırma ve Sonuç</h3>



<p class="wp-block-paragraph">M-K-T Heights ve Bomontiada projeleri, farklı coğrafyalarda olsalar da benzer bir mimari yaklaşımı paylaşır: endüstriyel mirası koruyarak çağdaş kentsel yaşama entegre etmek. Ancak aralarında bazı önemli farklar bulunmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">M-K-T daha çok perakende ve ofis odaklı, ekonomik ve ticari bir merkez olarak kurgulanırken; Bomontiada daha kültürel ve sanatsal etkinliklere odaklanan bir kamusal alan niteliği taşır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna rağmen her iki proje de, günümüz şehirlerinin geleceğinin yeni yapılar inşa etmekten ziyade mevcut yapıları dönüştürmekten geçtiğini göstermektedir. Bu yaklaşım, hem sürdürülebilirlik hem de kent kimliği açısından kritik bir rol oynamaktadır</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/m-k-t-heights-bes-depodan-bir-yasam-merkezi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihi Chambord Şatosu Restorasyona Alınıyor</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/tarihi-chambord-satosu-restorasyona-aliniyor/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/tarihi-chambord-satosu-restorasyona-aliniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilhan Hız]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 08:21:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Chambord Şatosu]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Restorasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans Mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=84903</guid>

					<description><![CDATA[Fransa’nın en önemli tarihi yapılarından Chambord Şatosu, yapısal bozulmalar ve iklim etkileri nedeniyle kapsamlı bir restorasyon sürecine giriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fransa’nın en önemli tarihi yapılarından Chambord Şatosu (Château de Chambord</strong>)<strong>, yapısal bozulmalar ve iklim etkileri nedeniyle kapsamlı bir restorasyon sürecine giriyor.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="750" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/chambordsatosu-1024x750.jpg" alt="Château de Chambord" class="wp-image-84904" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/chambordsatosu-1024x750.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/chambordsatosu-300x220.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/chambordsatosu-768x562.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/chambordsatosu-1536x1124.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/chambordsatosu-574x420.jpg 574w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/chambordsatosu-80x60.jpg 80w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/chambordsatosu-150x110.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/chambordsatosu-696x509.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/chambordsatosu-1068x782.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/04/chambordsatosu.jpg 1586w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Château de Chambord Rönesans Mimarisi&#8217;nin efsane yapılarından biridir bana sorarsanız. Fransa’nın Loire Vadisi’nde yer alan Chambord Şatosu, yalnızca ölçeğiyle değil, taşıdığı mimari mirasla da zaten Avrupa’nın en önemli yapılardan biri olarak kabul ediliyor. Ancak yapı bugün, görünmeyen ama birikimli bir sorunla karşı karşıya: zaman ve iklimin birlikte yarattığı yapısal yıpranma. 16. yüzyıla tarihlenen şato, karmaşık çatı sistemi, taş taşıyıcıları ve detaylı kule kurgusuyla dikkat çekiyor. Ancak özellikle çatı ve üst örtü sisteminde gözlenen deformasyonlar, su sızmaları ve malzeme aşınmaları, yapının bazı bölümlerinde ciddi riskler oluşturuyor. Bu durum, restorasyonu artık estetik bir müdahale olmaktan çıkarıp yapısal bir zorunluluk haline getiriyor.</p>



<ol start="16" class="wp-block-list"></ol>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sürdürülebilir Yapı</strong> <strong>Tasarımı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Başlatılan kapsamlı restorasyon programı, yalnızca yüzey iyileştirmelerine değil, yapının taşıyıcı sistemine ve detay çözümlerine de odaklanıyor. Çatı elemanlarının yeniden ele alınması, taş yüzeylerin güçlendirilmesi ve suyun yapıdan uzaklaştırılmasına yönelik yeni çözümler, müdahalenin ana başlıklarını oluşturuyor. Bu süreçte dikkat çeken nokta, müdahalenin yalnızca geçmişi korumaya yönelik olmaması. Artık mesele, tarihi yapıları bugünün koşullarına nasıl adapte edileceği. Artan yağış rejimleri, sıcaklık farkları ve çevresel etkiler, geleneksel yapı tekniklerini zorlayan yeni bir gerçeklik yaratıyor. Chambord örneği, restorasyon pratiğinin değişen doğasını da ortaya koyuyor. Tarihi yapılar artık yalnızca korunmuyor; yeniden düşünülüyor, güçlendiriliyor ve geleceğe hazırlanıyor. Arkasındaki soru ise tabii ki şu:<br>Geçmişin yapıları, bugünün iklim koşullarına ne kadar dayanıklı?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/tarihi-chambord-satosu-restorasyona-aliniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerjiyi Akıllı Yöneten Legrand Türkiye</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/enerjiyi-akilli-yoneten-legrand-turkiye/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/enerjiyi-akilli-yoneten-legrand-turkiye/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı bina]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[geri dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Legrand Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Legrand Türkiye Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[XD10 serisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/enerjiyi-akilli-yoneten-legrand-turkiye/</guid>

					<description><![CDATA[Legrand Türkiye CMO’su Gül Sevinç Selçuk ile pazarlama ve sürdürülebilirlik odaklı çözümleri konuştuk.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Enerji verimliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde güçlü adımlar atan Legrand Türkiye Grubu, sadece ürün geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sektör standartlarını da yeniden tanımlıyor. Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide; pazarlama vizyonundan akıllı bina çözümlerine, yerli üretimden karbon nötr hedeflerine kadar pek çok kritik başlığı konuştuk.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Legrand_Turkiye_Grubu_CMOsu_Gul_Sevinc_Selcuk__1748590121.jpg" data-image="d26vabc1drr9" alt="Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk" title="Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk"><figcaption>Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>1990’dan bu yana Türkiye’de faaliyet gösteriyorsunuz. Dijitalleşme ve akıllı bina çözümleri günümüzün en önemli konularından biri. Legrand’ın bu alandaki stratejileri nelerdir? Türkiye pazarına yönelik özel geliştirdiğiniz akıllı çözümler var mı?&nbsp;</strong></span></p>
<p>Legrand Türkiye Grubu olarak, dijitalleşme, veri merkezleri ve akıllı bina çözümlerini geleceğin en önemli yatırım alanlarından biri olarak görüyoruz. Akıllı teknolojiler, enerji yönetiminden güvenliğe kadar pek çok alanda bireysel ve ticari kullanıcılar için büyük avantajlar sağlıyor. 2027 yılında dünya üzerinde 30 milyar internete bağlı ürün olması öngörülüyor. Bu doğrultuda, global stratejimizle uyumlu şekilde çözümler geliştiriyor ve dijitalleşmeyi tüm süreçlerimize entegre ediyoruz. Özellikle nesnelerin interneti (IoT) ve akıllı bina sistemleri konusunda yaşanan gelişmeler bina sakinlerine daha konforlu ve güvenli yaşam alanları sunuyorken Ethernet Üzerinden Güç (PoE) standartlarının yaygınlaşmasıyla, alçak gerilimli kablo altyapısına entegre edilen akıllı cihazların sayısı artıyor ve bu da binaların dijitalleşmesini hızlandırıyor. Legrand olarak endüstri liderleriyle ortak çalışmalar yürüterek, farklı bina hizmetlerini tek bir ortak altyapı üzerinden birleştiren çözümler geliştiriyoruz.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Legrand_Turkiye_1748590146.jpg" data-image="ukl0u7hkir4g" alt="Legrand Türkiye" title="Legrand Türkiye"></figure>
<hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>‘‘Legrand Türkiye Grubu olarak, dijitalleşme, veri merkezleri ve akıllı bina çözümlerini geleceğin en önemli yatırım alanlarından biri olarak görüyoruz. Akıllı teknolojiler, enerji yönetiminden güvenliğe kadar pek çok alanda bireysel ve ticari kullanıcılar için büyük avantajlar sağlıyor.’’&nbsp;</strong></span></p>
<hr>
<p>Türkiye pazarında, Living Now with Netatmo, Classia with Netatmo ve Livinglight with Netatmo gibi aydınlatma, perde ve priz kontrolü sağlayan akıllı IoT çözümlerimizle enerji yönetimini optimize etmeye odaklanıyoruz. Ayrıca, Netatmo Akıllı Güvenlik Sistemi ürünlerimiz olan kameralar, sensörler, sirenler, duman alarmları ile kullanıcılara güvenliği uzaktan yönetme imkânı sunuyoruz. Netatmo Akıllı Hava Durumu İstasyonu, binalarda sürdürülebilirliği destekleyen bir diğer akıllı çözüm olarak sunuluyor. Bu sistem, iç ve dış ortamdan ölçümler alarak hava kalitesi, nem ve gürültü seviyelerini izlemeye yardımcı oluyor ve kullanıcının konumu fark etmeksizin oda sıcaklıklarını kontrol edebilmeyi sağlıyor. Önümüzdeki dönemde, yapacağımız yatırımlarla, akıllı teknolojilerle enerji yönetimini daha verimli hale getirerek, sürdürülebilir ve düşük karbon ayak izine sahip binaların yaygınlaşmasına öncülük etmeyi hedefliyoruz. Hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılar için daha güvenli, konforlu ve enerji tasarruflu bir yaşam alanı yaratma konusunda kararlıyız.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Legrand_Turkiye_2_1748590156.jpg" data-image="ux33moimxlbf" alt="Legrand Türkiye" title="Legrand Türkiye"></figure>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>Enerji verimliliği ve akıllı sistemlerin geleceği konusunda Türkiye’deki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Önümüzdeki yıllarda Legrand olarak bu konuda çalışmalarınız nelerdir?</strong></span></p>
<p>Türkiye’de enerji verimliliği, akıllı binalar ve sürdürülebilir enerji çözümleri giderek daha fazla önem kazanıyor. Artan enerji maliyetleri, karbon salınımını azaltma hedefleri ve sürdürülebilirlik bilincinin yükselmesi hem bireysel kullanıcıları hem de kurumsal firmaları enerji tasarrufu sağlayan akıllı sistemlere yönlendiriyor. Özellikle enerji verimliliği konusunda yapılan teşvikler ve sanayi sektöründe dijitalleşmenin hızlanması, bu alandaki gelişimi destekliyor. Akıllı bina otomasyonları, enerji izleme ve yönetim sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları gibi teknolojiler Türkiye’de her geçen gün daha yaygın hale geliyor. Legrand Türkiye Grubu olarak biz de bu dönüşümün bir parçasıyız ve enerji verimliliğini artıran çözümler geliştirmeye devam ediyoruz.&nbsp;</p>
<figure style="float: right; margin: 0px 0px 10px 10px;"><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Legrand_Turkiye_3_1748590166.jpg" data-image="k4ycg4ysyqms" alt="Legrand Türkiye" title="Legrand Türkiye"></figure>
<p>Enerji kalitesi ve enerji verimliliğinin arttırılmasını sağlayan çözüm ve ürünler sunuyoruz. Konutlarda zaman saatleri, ev otomasyon sistemleri, aydınlatma yönetimi ve sensörleri ile; ticari bina ve endüstride ise aydınlatma yönetimi, düşük kayıplı yeşil transformatörler, sensörler, elektrikli araç şarj istasyonları, enerji analizörleri gibi enerjinin verimli ve kaliteli kullanılmasına katkıda bulunan ürün ve çözümlerimizden bazıları olarak örnek gösterebiliriz. İnform Elektronik firmamız tarafında güneş enerjisi ile çalışan Estia Hybrid UPS ile enerji tasarrufu sağlanabiliyor. Mühendislerimiz tarafından tasarlanan ve Türkiye’de üretilen Estia Hybrid UPS, on-grid inverter çalışma modu ile yüklerin ihtiyaç duyduğu enerjiyi güneşten sağlıyor. Bir UPS’in sahip olduğu tüm çalışma modlarının yanı sıra ayrıca on-grid, hybrit ve off-grid çalışma modlarına sahip olması ile fark yaratan Estia Hybrid UPS, yükün düşük olması durumunda solar panellerden üretilen enerjiyi şebekeye aktarıyor. Bticino markası altındaki akıllı anahtarpriz serilerinden biri olan Living Now with Netatmo ile evin elektrik tüketimi uzaktan kontrol edilebiliyor. Bu hangi cihazın ne kadar elektrik tükettiğini göstermesiyle enerjiyi daha verimli kullanma alışkanlığı da kazandıran akıllı bir çözüm.&nbsp;</p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında, güneş enerjisi ile çalışan hibrit kesintisiz güç kaynakları gibi yenilikçi çözümler üretiyoruz. Ayrıca, enerji tasarruflu ürünlerimizin satışını artırarak 12 milyon ton CO2 emisyonunun önüne geçmeyi planlıyoruz.</strong></span></p>
<hr>
<p>Enerji verimliliği sağlayan çözümlerimiz yeni bina projelerinin yanı sıra renovasyon projelerinde de kullanılabiliyor. Çözümlerimiz ile tasarrufu maksimize eden, genişletilebilir, verimlilik sürecini kolaylaştıran, farklı sistemler ile geniş entegrasyon yeteneklerine sahip kapsamlı bir ürün portföyü sağlıyoruz. Enerji verimliliği çözümlerimiz küçük, orta ve büyük ölçekli konutlar, ticari binalar, oteller ve veri merkezlerinin ihtiyaçlarına uygun olarak genişletilebilir.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Legrand_Turkiye_4_1748590180.jpg" data-image="re15ha3uj6ao" alt="Legrand Türkiye" title="Legrand Türkiye"></figure>
<p>Akıllı ev ürünleri, enerji ölçüm ve izleme, aydınlatma yönetimi, kesintisiz güç kaynağı, otel odası yönetim çözümleri, kuru tip dağıtım transformatörleri, elektrikli araç şarj istasyonları ve veri merkezlerine özel çözümlerimiz ile veri merkezlerinin beyaz alan ve gri alanlarında enerji verimliliğine katkıda bulunuyoruz. Önümüzdeki yıllarda özellikle bina otomasyonu, akıllı enerji yönetimi sistemleri ve yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanacağız. Yapay zeka ve IoT destekli akıllı sistemler üzerinde daha fazla çalışarak, kullanıcıların enerji tüketimlerini daha verimli yönetmelerini sağlayacak çözümler sunmayı hedefliyoruz. Legrand Türkiye Grubu olarak hem bireysel kullanıcıların hem de işletmelerin enerji tüketimlerini daha verimli hale getirebilmeleri için akıllı ve sürdürülebilir çözümler üretmeye devam ediyoruz. Enerji verimliliği ve akıllı sistemlerin geleceği konusunda Türkiye’deki olumlu gelişmeleri memnuniyetle karşılıyor ve bu alandaki yenilikçi çözümlerimizle ülkemizin sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunmayı sürdürüyoruz.</p>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>Sürdürülebilirlik her geçen gün daha önemli hale geliyor. Sürdürülebilirlik politikalarınızı Türkiye özelinde nasıl uyguluyorsunuz? Özellikle geri dönüşüm, enerji tasarrufu ve çevre dostu ürün geliştirme süreçleriniz nasıl ilerliyor?&nbsp;</strong></span></span></p>
<p>Legrand Türkiye Grubu olarak sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Üretim süreçlerimizde enerji verimliliğini artırmak için kapsamlı çalışmalar yürütüyor, çevre dostu ürünler geliştiriyor ve geri dönüşüm oranlarımızı artırmaya odaklanıyoruz. Geri dönüşüm konusunda, ürettiğimiz ürünlerde %15 geri dönüştürülmüş plastik ve %40 geri dönüştürülmüş metal kullanım oranına ulaşmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra, üretim tesislerimizde atık yönetimi süreçlerimizi daha verimli hale getirerek doğaya olan etkimizi en aza indiriyoruz. Enerji tasarrufu noktasında, akıllı tüketim izleme sistemleri, bina otomasyon çözümleri ve yenilenebilir enerji kullanımını teşvik eden projeler geliştiriyoruz. Fabrikalarımızda enerji izleme sistemleri kurarak makinelerimizin verimli çalışmasını sağlıyoruz. Ayrıca, elektrikli enjeksiyon presleri gibi enerji dostu üretim ekipmanlarını kullanarak karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Çevre dostu ürün geliştirme süreçlerimizde de yeşil enerji her zaman ön planda.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Legrand_Turkiye_5_1748590190.jpg" data-image="m7gyjp59b6o3" alt="Legrand Türkiye" title="Legrand Türkiye"></figure>
<p>Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında, güneş enerjisi ile çalışan hibrit kesintisiz güç kaynakları gibi yenilikçi çözümler üretiyoruz. Ayrıca, enerji tasarruflu ürünlerimizin satışını artırarak 12 milyon ton CO2 emisyonunun önüne geçmeyi planlıyoruz. Legrand Türkiye olarak, 2030 yılına kadar kendi faaliyetlerimizden kaynaklanan karbon emisyonlarını %50, değer zincirimizdeki karbon salınımını ise %15 oranında azaltmayı hedefliyoruz. Green-Wellbeing ve Greener Buildings programlarımızla enerji verimliliği bilincini artırmaya, CO2 emisyonlarını düşürmeye ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.</p>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>Türkiye’de ilk kez üretilen yeni nesil 10kA gücündeki XD10 serisi ile standartları yeniden belirliyorsunuz. Bu ürünleri farklı kılan en önemli teknik özellikler nelerdir? Tasarım ve üretim aşamalarında ürünlerin sürdürülebilirliğini nasıl sağladınız?&nbsp;</strong></span></p>
<p>Legrand Türkiye Grubu olarak Türkiye’de ilklere imza atmaya devam ediyor ve elektrik güvenliği alanında yeni nesil koruma ürünlerimizi pazara sunuyoruz. Gebze’de bulunan üretim tesisimizde iç pazar için üretime devam ettiğimiz 4.5kA, 6kA otomatik sigortalar ve kaçak akım koruma ürünlerine ek olarak Türkiye pazarının ihtiyaçları doğrultusunda ilk defa 10kA otomatik sigorta ürünlerimizi de artık Gebze fabrikamızda üretiyoruz. Dünya lansmanı ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilen ve hem Türkiye hem de global pazarlar için üretimine başlanan yeni modüler ürünlerimiz – 4.5kA XS4, 6kA XG6, 10kA XD10 serisi otomatik sigortalarımız ile XC10 serisi kaçak akım koruma anahtarlarımız – sayesinde, konutlar, ticari binalar ve endüstriyel tesisler gibi tüm bina tiplerinin elektrik tesisatlarını kısa devre, aşırı yük ve kaçak akım gibi elektriksel hata ve risklere karşı güvenle koruyoruz.&nbsp;</p>
<p>Yenilenen modüler ürünlerimiz ile birlikte pazara dayanıklı, güvenli, kolay kurulum imkanı sağlayan ve aksesuar çeşitliliği ile esneklik sunan yüksek performanslı, sürdürülebilir ve döngüsel ekonomiyi destekleyen daha çevreci ürünler sunuyoruz. Bunun yanı sıra, yapmış olduğumuz yatırımlarla yerli üretimi de desteklemeye devam ediyoruz. Yenilenen modüler ürünlerimiz ile pazara dayanıklı, güvenli, kolay kurulum imkanı sağlayan ve aksesuar çeşitliliği ile esneklik sunan yüksek performanslı, sürdürülebilir ve döngüsel ekonomiyi destekleyen daha çevreci ürünler sunuyoruz. Malzeme seçiminden üretim süreçlerine kadar düşük karbon ayak izi hedefiyle çalışıyor, geri dönüştürülebilir bileşenler kullanarak ürünlerimizin çevresel etkisini en aza indiriyoruz. Ayrıca, enerji tasarruflu üretim teknikleri ile fabrikamızda kaynak kullanımını optimize ederek, sürdürülebilir üretimi destekliyoruz. Bunun yanı sıra, yapmış olduğumuz yatırımlarla yerli üretimi desteklemeye devam ediyor, Türkiye’deki mühendislik ve üretim gücümüzü geliştirerek pazara en iyi çözümleri sunuyoruz.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/enerjiyi-akilli-yoneten-legrand-turkiye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doxa Sürdürülebilir Üretimin ve İnovasyonun İzinde</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/doxa-surdurulebilir-uretimin-ve-inovasyonun-izinde/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/doxa-surdurulebilir-uretimin-ve-inovasyonun-izinde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 May 2025 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Creavit]]></category>
		<category><![CDATA[Creavit & Doxa Genel Müdürü Ahmet Sağlam]]></category>
		<category><![CDATA[DOXA]]></category>
		<category><![CDATA[ileri dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/doxa-surdurulebilir-uretimin-ve-inovasyonun-izinde/</guid>

					<description><![CDATA[Özel haber çalışmamızda şirketin çevre dostu uygulamaları ve gelecek Creavit &#038; Doxa Genel Müdürü Ahmet Sağlam’dan dinledik.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İnovatif üretim süreçleri, kaynak verimliliği ve çevresel sorumluluk, sektörde öne çıkan markalar için vazgeçilmez unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda, Creavit &#038; Doxa’nın sürdürülebilirlik yolculuğuna odaklandığımız özel haber çalışmamızda, şirketin çevre dostu uygulamaları ve gelecek Creavit &#038; Doxa Genel Müdürü Ahmet Sağlam’dan dinledik. Kurum içi tüm uygulamaların sürdürülebilirlik kavramı çerçevesinde şekillendiğini anlatan Creavit &#038; Doxa Genel Müdürü Ahmet Sağlam, “Hâlâ yapmamız gereken çok şey var.” diyor.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/DOXA__CREAVIT_GENEL_MUDURU_AHMET_SAGLAM_1748505939.jpg" data-image="2gxcyprsw2pn" alt="Creavit &#038; Doxa Genel Müdürü Ahmet Sağlam" title="Creavit &#038; Doxa Genel Müdürü Ahmet Sağlam"><figcaption>Creavit &#038; Doxa Genel Müdürü Ahmet Sağlam</figcaption></figure>
<hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>ENERJİ VERİMLİLİĞİNDEN SU YÖNETİMİNE, İLERİ DÖNÜŞÜMDEN DİJİTALLEŞMEYE UZANAN KAPSAMLI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VİZYONUYLA CREAVIT &#038; DOXA, ÇEVRE DOSTU ÜRETİM ANLAYIŞINI İŞ SÜREÇLERİNİN MERKEZİNE YERLEŞTİRİYOR.&nbsp;&nbsp;</strong></span><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong></strong></span></p>
<hr>
<p>Öncelikle su kullanımına dikkat çeken Sağlam, “Bulunduğumuz bölge ciddi anlamda yağmur alan bir bölge.&nbsp;Creavit fabrikamızda çatılardan gelen yağmur suyu hatlarını ayırarak depolama yöntemiyle biriktirmekteyiz. Biriken suyu bahçe sulama ve temizlikte kullanılır duruma getirdik. Atık suyu ise ayrı bir yerde kullanıp çöktürterek tekrar üretime kazandırmak için çalışmalar yapmaktayız. En büyük masraf kalemimiz sırasıyla doğalgaz ve elektrik, sonrasında ise iş gücünün geldiğini anlatan Sağlam, “İş gücünde mümkün olduğu kadar otomasyona giderek, verimliliği artırarak ilerlemeye çalışıyoruz. Enerjide doğal enerji kaynaklarını yeni yatırımlarımızda önceliklendiriyoruz. Doxa fabrikamızda atıklarımızı fabrikanın ısınmasında kullanarak doğalgaz kullanımını sıfırladık. Yine Doxa fabrikamızda 2023 yatırımlarımız arasında olan solar sistem yatırımı ile de elektriğimizi tamamen kendimiz üretmekteyiz.” dedi.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Doxa_Surdurulebilir_Uretim_1748505978.jpg" data-image="pzpvl95ggf75" alt="Doxa Sürdürülebilir Üretim" title="Doxa Sürdürülebilir Üretim"></figure>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>&#8220;TASARRUFU ÖNEMSİYORUZ&#8221;</strong></span></p>
<p>Creavit markamız ile de Türkiye’nin en büyük Ar-Ge inovasyon merkezi yatırımımızı yaptık diyen Sağlam, “Ar-Ge merkezimiz akredite bir laboratuvar olacağı için Türkiye’deki diğer üreticilere ve sektörlere yönelik de çalışmalarımız olacak. Dışarıya da hizmet sağlama olanağımızın olması sektöre olumlu yönde katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz.” dedi. Ham madde alımı yaptıkları tüm tedarikçilerle bir araya gelmeyi kıymetli bulduğunu belirten Sağlam, “Buradaki amacımız iş yapış şekillerini anlamak ve karşılıklı nasıl daha iyisini yapabileceğimizin yollarını bulmak. Sektör içi ve dışı danışman ekiplerle de çalışıyoruz; daha fazla ne gibi iyileştirmeler yapabiliriz diye işin tüm taraflarıyla bir araya gelmeyi önemsiyoruz. Tüm çalışmaları uzun sürecek bir yolculuk gibi düşünüyor, bugünden yarına bitecek bir iş gibi değil, nesilden nesile taşınması gereken yani kültür haline gelmesi gerektiği inancındayız. Bu husustaki en kritik konunun da etik olduğunu biliyor ve bu tarafta yaptığımız eğitim çalışmalarımızla sürekli gelişen bir organizasyon yapısını destekliyoruz. Tüm beyaz ve mavi yaka çalışanlarımızın çevrimiçi rahatlıkla ulaşabildikleri özel bir eğitim portalımız bulunmakta. Geniş eğitim seçenekleri ile her kademe çalışanımıza zengin bir içerik sağlıyoruz. Amacımız, insan kaynağımızı sürekli geliştirmek ve kişisel yetkinlikleri artırmak. Bu gelişen organizasyonumuzun çevik yapıya ulaşması hedeflerini besleyerek tüm süreç çalışmalarımızdaki katma değeri artırıyoruz.” dedi.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Doxa_Surdurulebilir_Uretim_2_1748505989.jpg" data-image="qyeajpxqab0w" alt="Doxa Sürdürülebilir Üretim" title="Doxa Sürdürülebilir Üretim"></figure>
<hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>‘‘Ar-Ge merkezimiz akredite bir laboratuvar olacağı için Türkiye’deki diğer üreticilere ve sektörlere yönelik de çalışmalarımız olacak. Dışarıya da hizmet sağlama olanağımızın olması sektöre olumlu yönde katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz.”&nbsp;</strong></span></p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>İLERİ DÖNÜŞÜM&nbsp;</strong></span></p>
<p>Ar-Ge çalışmalarından bahseden Sağlam, “İleri dönüşüm ile ilgili yaptığımız Ar-Ge çalışmalarımız mevcut ahşap malzemenin ayrıştırılıp tekrar farklı bir malzeme haline gelmesi işleminin zor olduğunu göstermekte. Yeşil Mutabakat kapsamında mobilya üretimine geçiş yapmak istediğimizde bu beklentileri karşılayan hammaddeye ulaşımımız yok. Bu sebeple 2 yıl önce DxColor teknolojisi (MDF üzeritoz boya) yatırımını yaptık. Bu sayede doğa dostu, antibakteriyel, gıda teması onaylı, solvent içermeyen, kokusuz ürünler yapmayı başardık. Kullanıcıya eşsiz deneyim sağlama tutkumuz, bize ürün çalışmalarımızda işin tasarımla başladığını gösterdi. Zonguldak’ta bulunan 100 dönüm arazimizde ağaçlandırma yaparak bölgedeki yeşil alanın korunmasına katkıda bulunuyoruz. Ağaçlandırmanın yanında ekosistem içindeki tüm canlıların biyoçeşitliliğinin devamı için de arazimiz uzman ekiplerimiz tarafından koruma altında yönetilmekte. Ofiste de dijital dönüşümü önemsiyoruz; yaptığımız dijitalleşmeler sayesinde kâğıt kullanımını azaltıyor, alışkanlıklarımızı değiştiriyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.&nbsp;</p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>“İleri dönüşüm ile ilgili yaptığımız Ar-Ge çalışmalarımız mevcut ahşap malzemenin ayrıştırılıp tekrar farklı bir malzeme haline gelmesi işleminin zor olduğunu göstermekte. Yeşil Mutabakat kapsamında mobilya üretimine geçiş yapmak istediğimizde bu beklentileri karşılayan hammaddeye ulaşımımız yok. Bu sebeple 2 yıl önce DxColor teknolojisi (MDF üzeri toz boya) yatırımını yaptık.”</strong></span></p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>DOXA: Geleceğin Mobilyalarını Bugünden Şekillendiriyoruz&nbsp;</strong></span></p>
<p>1960’larda kurulan Çanakcılar Şirketler Grubu’nun bir parçası olarak, 20 yıl önce Zonguldak/Devrek’te temelleri atılan DOXA, ofis ve banyo mobilyaları ile projeli işlerde sektörün lider markalarından biri olarak, sürdürülebilir üretim ve yenilikçi tasarımlarıyla geleceği şekillendiriyor.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Doxa_Surdurulebilir_Uretim_3_1748506002.jpg" data-image="ezw8fxv422r2" alt="Doxa Sürdürülebilir Üretim" title="Doxa Sürdürülebilir Üretim"></figure>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>Müşteri Odaklı Çözümler&nbsp;</strong></span></p>
<p>DOXA, müşteri memnuniyetini temel alan hizmet anlayışı ile güçlü iletişim ağları kurmaya önem veriyor. İş ortaklarıyla kurduğu sağlam ilişkiler sayesinde, müşterilerinin ihtiyaçlarını anlamak ve beklentilerine uygun çözümler üretmek için çalışıyor. Bu yaklaşım, markanın sektörde fark yaratmasını sağlıyor.&nbsp;</p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>DOXA, üretim süreçlerinde sıfır atık politikası ve %100 güneş enerjisi kullanımı ile çevre dostu üretimi önceliklendiriyor. “Doğadan ilham alarak çevre dostu ürünler geliştiriyoruz,” diyen marka, fabrikasında yeşil alanlardan taviz vermeyerek doğaya duyduğu saygıyı bir kez daha ortaya koyuyor.&nbsp;</strong></span></p>
<hr>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Doxa_Surdurulebilir_Uretim_4_1748506012.jpg" data-image="jh6fajmew2jz" alt="Doxa Sürdürülebilir Üretim" title="Doxa Sürdürülebilir Üretim"></figure>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>Gelecek DOXA ile Şekilleniyor&nbsp;</strong></span></p>
<p>Yenilikçi projeler ve sürdürülebilirlik odaklı üretim anlayışını temel alan DOXA, uzman ekibi ile birlikte iş dünyasına değer katmaya devam ediyor. DOXA ailesi, aynı vizyon ve heyecanla büyümeye devam etmek isteyen ekip arkadaşlarını da aralarında görmekten mutluluk duyuyor.&nbsp;</p>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>Sürdürülebilirlikte Öncü Adımlar&nbsp;</strong></span></p>
<p>DOXA, üretim süreçlerinde sıfır atık politikası ve %100 güneş enerjisi kullanımı ile çevre dostu üretimi önceliklendiriyor. “Doğadan ilham alarak çevre dostu ürünler geliştiriyoruz,” diyen marka, fabrikasında yeşil alanlardan taviz vermeyerek doğaya duyduğu saygıyı bir kez daha ortaya koyuyor. Ayrıca, insan sağlığını gözeten yenilikçi yaklaşımlarından biri olan MDF üzeri toz boya teknolojisi, sektöre yeni bir soluk getiriyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/doxa-surdurulebilir-uretimin-ve-inovasyonun-izinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İntema Hayatı Dönüştürmeye Mutfaktan Başlıyor</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/intema-hayati-donusturmeye-mutfaktan-basliyor/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/intema-hayati-donusturmeye-mutfaktan-basliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 May 2025 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İŞ BİRLİĞİ İÇERİKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÜRÜN]]></category>
		<category><![CDATA[İntema]]></category>
		<category><![CDATA[Micro Garden]]></category>
		<category><![CDATA[Micro Garden modülü]]></category>
		<category><![CDATA[modüler mutfak]]></category>
		<category><![CDATA[mutfak]]></category>
		<category><![CDATA[mutfak tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[mutfakta trendleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/intema-hayati-donusturmeye-mutfaktan-basliyor/</guid>

					<description><![CDATA[İntema, enerji tasarrufu sağlayan akıllı aydınlatma çözümleri ile de mutfaklarda hem estetiği hem de verimliliği artırıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Eczacıbaşı Topluluğu’nun modüler mutfak markası İntema, ‘Doğayı dönüştür, toplumu dönüştür ve geleceği dönüştür’ yaklaşımı ve yeniden üretim bilinci ile mutfağı oluşturan her parçayı değişebilir, dönüşebilir şekilde tasarlıyor. Daha fazlasını tüketmeyi değil, sorumlu bir üretim ve tüketim döngüsünü sahiplenerek, paylaşmaya inanan İntema, hayatı dönüştürmeye mutfaktan başlamak üzere çalışmalar yapıyor.&nbsp;</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Intema_mutfak_1748419664.jpg" data-image="0twl8ymcdja4" alt="İntema mutfak" title="İntema mutfak"></figure>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>Yaşam alanları için sürdürülebilir yaklaşımlar…&nbsp;</strong></span></p>
<p>Türkiye’yi modüler mutfakla tanıştıran İntema, tasarımlarıyla mutfakta trendleri belirlemekle kalmıyor; doğaya saygılı, kaynakları bilinçli kullanan ve uzun ömürlü çözümlerle geleceği inşa ediyor. Gıda israfını azaltan akıllı saklama çözümleri, fonksiyonel tasarımlar ve modüler sistemlerle kullanıcıların sürdürülebilir yaşam tarzlarını destekleyen İntema, mutfakları yalnızca birer yaşam alanı değil, aynı zamanda bilinçli tüketimin merkezi haline getiriyor. Ürünlerinde yüzde 35’e varan oranlarda geri dönüştürülmüş malzeme seçeneklerine yer veren İntema, aynı zamanda kullanıcıların zaman içerisinde değişen ihtiyaçlarına kolayca uyum sağlayacak uzun ömürlü ve işlevsel ürünler geliştiriyor.</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Intema_mutfak_2_1748419683.jpg" data-image="32i1xxcu0s97" alt="İntema mutfak" title="İntema mutfak"></figure><hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>MUTFAK TASARIMINDA YENİLİKLERİN ÖNCÜSÜ İNTEMA, DOĞAYA SAYGILI YAŞAM ÇÖZÜMLERİYLE SÜRDÜRÜLEBİLİR VE BİLİNÇLİ BİR YAKLAŞIM SERGİLİYOR.</strong></span></p><hr>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Intema_mutfak_3_1748419693.jpg" data-image="yni2v3j3jjm3" alt="İntema mutfak" title="İntema mutfak"></figure><p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>Doğaya saygılı ürün kullanımına teşvik…</strong></span></p>
<p>Doğaya saygılı ürünlerin kullanımını uzatılmış garanti süreleri ile teşvik ederek, sorumlu üretim ve tüketim bilincini destekleyen İntema, enerji tasarrufu sağlayan akıllı aydınlatma çözümleri ile de mutfaklarda hem estetiği hem de verimliliği artırıyor. Üretimden montaja kadar tüm süreçleri çevresel etkileri gözeterek şekillendiren ve kullanıcılarına bilinçli tercihler yapma imkânı sunan İntema tasarımlarında estetik, işlevsellik ve çevre dostu yaklaşımlarını bir araya getiriyor.</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Intema_mutfak_4_1748419710.jpg" data-image="9mi4vjc06a0w" alt="İntema mutfak" title="İntema mutfak"></figure><hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Üretimden montaja kadar tüm süreçleri çevresel etkileri gözeterek şekillendiren ve kullanıcılarına bilinçli tercihler yapma imkânı sunan İntema tasarımlarında estetik, işlevsellik ve çevre dostu yaklaşımlarını bir araya getiriyor.&nbsp;</strong></span></p><hr>
<p>Sürdürülebilirlik alanında attığı adımlarla örnek olan İntema, tedarikçilerini de yenilenebilir enerji kaynaklarını tercih etmeleri konusunda teşvik ederken; ham madde kullanımında ve tedarik süreçlerinde sertifikalı, sürdürülebilir malzemeleri tercih ederek çevreye verdiği olumsuz etkileri azaltmayı amaçlıyor. Eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri ile çalışmalarını destekleyen marka, mutfaklarda gıda israfının engellenmesi için çalışanlarını ve tüketicilerini kapsayan bilinçlendirme çalışmaları sürdürüyor.&nbsp;</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Intema_Micro_garden_1748419720.jpg" data-image="9tkwttsxyhkv" alt="İntema Micro Garden" title="İntema Micro Garden"></figure><hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Türkiye’de mutfak kategorisinde bir ilki gerçekleştirdiği Micro Garden modülü ile insanlara taze ve sağlıklı ürünleri mutfaklarında yetiştirmelerine imkân tanıyan İntema, doğayla uyumlu çözümleri bir araya getiriyor.</strong></span></span></p><hr>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Intema_micro_garden_2_1748419741.jpg" data-image="fbe6puh08j00" alt="İntema Micro Garden" title="İntema Micro Garden"></figure><p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>Şehir yaşamında sürdürülebilir tarım…&nbsp;</strong></span></p>
<p>Türkiye’de mutfak kategorisinde bir ilki gerçekleştirdiği Micro Garden modülü ile insanlara taze ve sağlıklı ürünleri mutfaklarında yetiştirmelerine imkân tanıyan İntema, doğayla uyumlu çözümleri bir araya getiriyor. Çekmece içine konumlandırılabilen Micro Garden modülünde UV ışınları ve havalandırma sistemi yardımıyla yapay sera etkisi oluşturan İntema; minimum alan kullanarak, ihtiyaca göre çeşitli bitki filizleri yetiştirme olanağı sunarken, telefonla bir uygulama üzerinden de takip edebilme avantajı sağlıyor.&nbsp;</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Intema_mutfak_5_1748419759.jpg" data-image="5ci5m3mjmalj" alt="İntema mutfak" title="İntema mutfak"></figure><p>Ortam şartlarını bitkiye göre oluşturarak, mutfakta sürdürülebilir bir yaşam alanı sunan bu teknoloji ile mutfakları daha işlevsel, düzenli ve israfı önleyici hale getiriyor. Aynı zamanda modüler sistemlerle yerden tasarruf sağlayarak gıdaların daha uzun süre taze kalmasını destekleyen akıllı depolama çözümleri sunan İntema, kullanıcı odaklı tasarımlarıyla günlük yaşamı kolaylaştırıyor ve sürdürülebilir alışkanlıkları teşvik ediyor. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/intema-hayati-donusturmeye-mutfaktan-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Her Projenin Kendine Özgü Ruhunu Ortaya Çıkarmayı Önemsiyoruz&#8221;</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/her-projenin-kendine-ozgu-ruhunu-ortaya-cikarmayi-onemsiyoruz/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/her-projenin-kendine-ozgu-ruhunu-ortaya-cikarmayi-onemsiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 May 2025 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Başak Akkoyunlu]]></category>
		<category><![CDATA[Başak Akkoyunlu Design]]></category>
		<category><![CDATA[Casa Pendenza]]></category>
		<category><![CDATA[malzeme]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/her-projenin-kendine-ozgu-ruhunu-ortaya-cikarmayi-onemsiyoruz/</guid>

					<description><![CDATA[Başak Akkoyunlu ile, tasarıma bakış açısını, ilham kaynaklarını ve sürdürülebilir estetik arayışlarını konuştuk.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><span style="color: rgb(127, 127, 127);"><span style="color: rgb(12, 12, 12);"><span style="color: rgb(38, 38, 38);">Mekânları sadece estetik değil, aynı zamanda yaşanabilir ve anlamlı kılmayı hedefleyen tasarım anlayışıyla öne çıkan Başak Akkoyunlu Design, mimariyi duygularla buluşturan özgün işlere imza atıyor. Sade ama güçlü çizgilerle yaşam alanlarını dönüştüren Başak Akkoyunlu ile, tasarıma bakış açısını, ilham kaynaklarını ve sürdürülebilir estetik arayışlarını konuştuk. Bu röportajda, sadece bir tasarım ofisinin hikâyesine değil; bir vizyonun, bir hayalin ve tasarımla kurulan özel bir bağın izlerine tanıklık edeceksiniz.</span></span></span></p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/BASAK_AKKOYUNLU_1748329828.jpg" data-image="3rrzcs7t5pom" alt="Başak Akkoyunlu" title="Başak Akkoyunlu"><figcaption>Başak Akkoyunlu</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Başak Akkoyunlu Design’ı sizden dinlemek isteriz. Faaliyet alanlarınız, tasarım ilkeleriniz, ekibiniz v.b hakkında bilgi alabilir miyiz?&nbsp;</strong></span></p>
<p>1997 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Ankara ve İstanbul’da çeşitli ölçeklerde projelerde görev aldım. Bu süreçte, 2012 yılında Chicago Atheneum tarafından verilen “Europe 40 Under 40” ödülüne layık görüldüm. 2013 yılından bu yana ise Çeşme merkezli olarak faaliyet gösteren BAD – Başak Akkoyunlu Design çatısı altında mimarlık, iç mekân tasarımı ve uygulama alanlarında çalışmalarımı sürdürüyorum. Ofisimizin tasarım yaklaşımı; bağlama duyarlı, kullanıcı odaklı ve zamansız mimari çözümler üretmek üzerine kurulu. Ağırlıklı olarak yazlık konutlar tasarlıyoruz ancak konut dışında da butik oteller, ticari yapılar ve yarışma projeleri de portföyümüzde yer alıyor. Tasarımlarımızda işlevsellik ve estetiği bir araya getirirken her projenin&nbsp; kendine özgü ruhunu ortaya çıkarmayı önemsiyoruz. Küçük ama çok disiplinli çalışan bir ekiple, her detay üzerinde titizlikle çalışıyor, müşteri beklentilerini aşan, yaşayan ve yaşatan mekânlar yaratmayı hedefliyoruz.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Casa_Solis_1748329860.jpg" data-image="xvbnuwb0z6w6" alt="Casa Solis" title="Casa Solis"><figcaption>Casa Solis</figcaption></figure>
<hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>OFİSİMİZİN TASARIM YAKLAŞIMI; BAĞLAMA DUYARLI, KULLANICI ODAKLI VE ZAMANSIZ MİMARİ ÇÖZÜMLER ÜRETMEK ÜZERİNE KURULU. AĞIRLIKLI OLARAK YAZLIK KONUTLAR TASARLIYORUZ ANCAK KONUT DIŞINDA DA BUTİK OTELLER, TİCARİ YAPILAR VE YARIŞMA PROJELERİ DE PORTFÖYÜMÜZDE YER ALIYOR.</strong></span></span></p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Sürdürülebilirlik, her alanda olduğu gibi mimarlıkta giderek önem kazanan bir konu haline geliyor. Siz sürdürülebilir tasarım ilkelerini nasıl uyguluyorsunuz ve bu konudaki görüşleriniz nelerdir?</strong></span></p>
<p>Sürdürülebilirlik ofisimizin temel yaklaşımlarından biri. Özellikle yazlık konutlarda doğayla uyumlu, iklim koşullarına duyarlı ve uzun ömürlü yapılar tasarlamayı önemsiyoruz. Pasif iklimlendirme stratejilerini, doğal havalandırmayı ve gün ışığından maksimum faydayı gözeten çözümlerini, doğru malzeme seçimlerini ilk tasarım aşamasından itibaren projelere entegre ediyoruz. Örneğin Cielo projemizde, Çeşme’nin rüzgar yönleri ve güneş hareketi dikkate alınarak yapı kütlelerini konumlandırdık.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Casa_Solis_2_1748329873.jpg" data-image="urwb8598sg1s" alt="Casa Solis" title="Casa Solis"><figcaption>Casa Solis</figcaption></figure>
<p>Böylece hem enerji tüketimini azalttık hem de konforlu iç ve dış mekânlar yarattık. Ventuno Marina projemizde, ortak yaşam alanlarının kuzey rüzgarlarından korunacak şekilde konumlandırılması, kullanıcıların yıl boyunca açık alanları verimli şekilde kullanabilmesini sağladı. Ayrıca yer altı otopark sistemimiz sayesinde hem zemin üstü yeşil alanları artırdık hem de ısı adası etkisini azaltmayı hedefledik.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Casa_Solis_3_1748329882.jpg" data-image="3wn86yf5pt4t" alt="Casa Solis" title="Casa Solis"><figcaption>Casa Solis</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Malzeme tercihlerinizi nasıl yapıyorsunuz? Ülkemizin yapı malzeme sektörü hakkındaki değerlendirmeniz nedir? Hayalinizdeki her malzemeyi bulabiliyor musunuz? Çevreye duyarlı malzemeler konusundaki düşünceleriniz nelerdir?&nbsp;</strong></span></p>
<p>Malzeme seçiminde bağlama ve projenin kullanıcı profiline özel kararlar alıyoruz. Yerel ve doğal malzemeleri tercih etmek, hem karbon ayak izini azaltmak hem de yapının bulunduğu yerle güçlü bir bağ kurmasını sağlamak adına önemli. Özellikle taş, ahşap, sıva, dökme mozaik gibi geleneksel ama doğru detaylarla çağdaşlaşabilen malzemeleri sıkça kullanıyoruz. Türkiye’de yapı malzemesi sektörü oldukça dinamik; yeni teknolojiler ve üreticilerin sunduğu çeşitlilik sayesinde hayal ettiğimiz birçok malzemeye ulaşabiliyoruz. Ancak bazı özel malzemelere ulaşmak hala zor ya da maliyet açısından sınırlayıcı olabiliyor.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Villa_Ellipsis_1748329915.jpg" data-image="83ycdlhtuk2v" alt="Villa Ellipsis" title="Villa Ellipsis"><figcaption>Villa Ellipsis</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Çevreye duyarlı ve uzun ömürlü malzemelerin kullanıcılar tarafından daha fazla tanınır, tercih edilir ve erişilebilir hale gelmesi gerektiğine inanıyorum. Mimarlık gelecekte nasıl icra ediliyor olacak? Bu konuyla ilgili öngörünüz nedir?&nbsp;</strong></span></p>
<p>Mimarlık, insanın varoluşuyla paralel gelişen bir meslek dalı ve ana omurgası etrafında günün şartlarına göre evrilmeye, değişime çok açık. Mimarlığın bir ihtiyaca yanıt vererek bağlama saygı ile bir kimlik yaratması veya hikaye anlatması ana omurgasını oluşturuyor.&nbsp;</p>
<figure style="float: right; margin: 0px 0px 10px 10px;"><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Villa_Ellipsis_2_1748329929.jpg" data-image="2269goeehdh1" alt="Villa Ellipsis" title="Villa Ellipsis"><figcaption>Villa Ellipsis</figcaption></figure>
<p>Sadece form üretmek değil, zamanın ruhundan toplumsal dinamiklere kadar bir çok konu mimarlık bütününü oluşturuyor. Bununla birlikte gelecekte mimarlığın çok daha multidisipliner bir yapıya bürüneceğini öngörüyorum. Sadece fiziksel mekân değil, deneyim ve davranış biçimlerini de şekillendiren bir alana evriliyor sanki.</p>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>&nbsp;Teknolojik gelişmelerin mimarlık mesleğine yansıması nasıl olacak? Özellikle son dönemde çok gündemde olan ‘Yapay Zeka’ uygulamalarını mesleki anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?&nbsp;</strong></span></p>
<p>Teknoloji, mimarlığın üretim süreçlerini dönüştürmeye devam ediyor. Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, parametrik tasarım ve otomasyon araçları; tasarımın daha hızlı, analitik ve çok boyutlu ele alınmasını sağlıyor. Tabii bu araçlar, karar verici değil; tasarımcının vizyonunu besleyen yardımcılar olabilir. Yapay zekayla birlikte özellikle tasarım sürecinde alternatif senaryolar üretmek veya malzeme kullanımını optimize etmek de mümkün. Ancak mesleğin özündeki yaratıcılık, sezgi ve bağlamsal okuma gücü insan faktöründen ayrı düşünülemez.</p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>‘‘MALZEME SEÇİMİNDE BAĞLAMA VE PROJENİN KULLANICI PROFİLİNE ÖZEL KARARLAR ALIYORUZ. YEREL VE DOĞAL MALZEMELERİ TERCİH ETMEK, HEM KARBON AYAK İZİNİ AZALTMAK HEM DE YAPININ BULUNDUĞU YERLE GÜÇLÜ BİR BAĞ KURMASINI SAĞLAMAK ADINA ÖNEMLİ.’’&nbsp;</strong></span></p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Son dönem projeleriniz veya tasarımlarınız nelerdir? Kısaca bilgi vermeniz mümkün müdür?&nbsp;</strong></span></span></p>
<p>Son dönemde Çeşme ve İzmir ağırlıklı olmak üzere birkaç farklı ölçekte projeyi tamamladık. Bunlardan biri olan İDÇ Alsancak, İzmir Demir Çelik için hazırladığımız bir davetli yarışma projesiydi. Yoğun kent dokusu içinde nefes aldıracak avlulu ofis kurgusuyla, kullanıcı konforunu ve marka kimliğini bir arada ele aldık. Bu proje, World Architecture Community tarafından “Designed” kategorisinde ödüllendirildi.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/The_Pearl_1748329959.jpg" data-image="mc2hz7vdptg5" alt="The Pearl" title="The Pearl"><figcaption>The Pearl</figcaption></figure>
<p> Ventuno Marina projemiz, Çeşme’de yer alan 24 konutluk bir yaşam kompleksi. Mimari kurgu; özel hayat ile komşuluk ilişkilerini dengeleyen, iklimsel verilerin ön planda tutulduğu bir proje. Onev Manisa projemiz ise, yaşamla bireysel mahremiyetin bir arada dengesini kurmayı amaçlayan, bir konut yerleşkesi. On adet konuttan oluşan projede, her ev hem ortak bir bütünün parçası hem de kendi kimliğine sahip bağımsız bir yapı olarak ele alındı. Yerleşim planı, doğal topografya ve iklim verileri gözetilerek oluşturulan projede güneş kontrolü, doğal havalandırma ve gölgeleme gibi pasif sürdürülebilirlik kriterleri tasarımın temelini oluşturdu. Yerel malzemeler ve sade mimari dil sayesinde, yapıların doğayla güçlü bir ilişki kurması sağlandı.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/The_Pearl_2_1748329974.jpg" data-image="2xwae034eqtk" alt="The Pearl" title="The Pearl"><figcaption>The Pearl</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Çinici, Tabanlıoğlu ve Emre Arolat Architects (EAA) gibi Türkiye’nin önde gelen mimarlık ofislerinde çalıştınız. Bu ofislerde edindiğiniz en önemli kazanımlar nelerdi?&nbsp;</strong></span></p>
<p>Kendi ofisinizi kurma sürecinde bu deneyimler size nasıl katkı sağladı? Bu değerli ofislerde çalışmak benim için yalnızca bir iş deneyimi değil, aynı zamanda tasarımın farklı ölçeklerde ve farklı felsefelerle nasıl ele alındığını gözlemleme fırsatıydı. Çinici Mimarlık’ta bağlamla kurulan güçlü ilişkiyi, Tabanlıoğlu’nda ise büyük ölçekli projelerin yönetim becerilerini, EAA’da ise mimari dili uluslararası standartlara taşımanın inceliklerini öğrenme fırsatım oldu. Bu deneyimlerin her biri, kendi ofisimi kurduğumda farklı ölçeklerdeki&nbsp; projeleri hem yaratıcı hem de profesyonel bir yaklaşımla ele almamda belirleyici rol oynadı. Büyük ölçekli tecrübelerin küçük ve butik projelere yansıması çok daha rafine sonuçlar doğurabiliyor.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Casa_Pendenza_1748330093.jpg" data-image="aj2qsqe3rzm6" alt="Casa Pendenza" title="Casa Pendenza"><figcaption>Casa Pendenza</figcaption></figure>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>‘‘CASA PENDENZA, SAKİNLERİNİN GÜNÜN BÜYÜK BİR BÖLÜMÜNÜ GEÇİRECEĞİ TERASI VE HAVUZU BARINDIRAN BAHÇESİNİ KUCAKLAYAN L-PLANLI KÜTLESİYLE, YOLA VE KOMŞULARA SIRTINI DÖNEREK MAHREMİYETİNİ KORUYAN BİR YAPI.’’</strong></span></p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>En son Casa Pendenza, World Architecture Community tarafından “Gerçekleştirilmiş” kategorisinde ödüle layık görüldü. Bu proje, Çeşme’nin doğal topografyası ve iklimiyle kurduğu ilişkiyle de dikkat çekiyor. Projenin tasarım sürecinde sizi en çok etkileyen ve yönlendiren unsurlar nelerdi?</strong></span></p>
<p>Bu tarz uluslararası tanınırlıklar ofisinizin vizyonunu nasıl etkiliyor? Casa Pendenza, sakinlerinin günün büyük bir bölümünü geçireceği terası ve havuzu barındıran bahçesini kucaklayan L-planlı kütlesiyle, yola ve komşulara sırtını dönerek mahremiyetini koruyan bir yapı. İç mekânların evin bahçesiyle görsel ve fiziksel sürekliliğini kurmak üzere bahçe cephesi olabildiğince şeffaflaştırılırken diğer cephelerde en az açıklığı yaratmak önemli tasarım kararlarındandır.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Casa_Pendenza_2_1748330009.jpg" data-image="9vwbioqol8ls" alt="Casa Pendenza" title="Casa Pendenza"><figcaption>Casa Pendenza</figcaption></figure>
<p>Konutun mimari niteliklerinden biri de yol cephesinde tamamen sağır iki kat yüksekliğinde el yapımı yeşil seramik kaplama duvardır. Mahremiyet yanında rüzgar yönleri ve gün ışığı da temel tasarım girdilerimiz arasında yer aldı. Bu tür uluslararası ödüller, elbette görünürlük açısından önemli. Ancak asıl katkısı, ofisimizin mimari vizyonunun evrensel düzeyde yankı bulduğunu görmek. Bu da bizi daha fazla araştırmaya, sorgulamaya ve kendimizi geliştirmeye teşvik ediyor. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/her-projenin-kendine-ozgu-ruhunu-ortaya-cikarmayi-onemsiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi Yapıların Toplamından İyi Şehir Oluşmaz</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/iyi-yapilarin-toplamindan-iyi-sehir-olusmaz/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/iyi-yapilarin-toplamindan-iyi-sehir-olusmaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 May 2025 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[inşaat dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[iyi mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Nevzat Sayın]]></category>
		<category><![CDATA[Nevzat Sayın Mimarlık Hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[NSMH]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/iyi-yapilarin-toplamindan-iyi-sehir-olusmaz/</guid>

					<description><![CDATA[Nevzat Sayın ile mimarlığın bugünkü sorunlarını ve gelecek vizyonunu konuştuğumuz özel bir söyleşi gerçekleştirdik.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Mimarlığın yalnızca estetik bir mesele değil, toplumsal, kültürel ve etik bir sorumluluk olduğunu savunan Nevzat Sayın, Türkiye’de mimarlığın karşı karşıya olduğu temel sorunları yıllardır açık bir dille ortaya koyuyor. Yatırım odaklı bakış açısının kentsel dokuyu nasıl dönüştürdüğünden, sürdürülebilirlik kavramının içi boşaltılmış kullanımına kadar birçok konuda eleştirel bir perspektif sunan Sayın, iyi mimarlığın ancak ihtiyaçlara doğru yanıt üretebildiğinde anlam kazandığını vurguluyor. Bu kapsamda, Nevzat Sayın ile mimarlığın bugünkü sorunlarını ve gelecek vizyonunu konuştuğumuz özel bir söyleşi gerçekleştirdik.</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/NEVZAT_SAYIN_1748331121.jpg" data-image="yieg4qv3dcgb" alt="Nevzat Sayın" title="Nevzat Sayın"><figcaption>Nevzat Sayın</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Günümüz inşaat dünyasında sizi en çok endişelendiren şey nedir? Bu durumun yalnızca sonuçları değil, kökeniyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Ve mimarların, bu yapısal sorunlar içinde gerçekten bir şeyleri dönüştürme gücü olduğuna inanıyor musunuz?&nbsp;</strong></span></p>
<p>Gerçek gereksinimlerle değil, yatırım nesnesi olarak inşaatların inanılmaz sayıda artması kentsel dokunun canına okuyan sonuçlar doğuruyor. Mimarlık siparişle oluştuğu, sipariş ise yatırımcılardan geldiği için mimarların iyi mimarlık üretmekten başka yapabileceği bir şey yok. Ama ne yazık ki ne kadar iyi bir mimarlık olursa olsun iyi yapıların toplamından iyi bir şehir oluşturulamıyor.&nbsp;</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Lapis_Han_Ofis_Yapisi_1748331256.jpg" data-image="n01glylggu5t" alt="Lapis Han Ofis Yapısı" title="Lapis Han Ofis Yapısı"><figcaption>Lapis Han Ofis Yapısı</figcaption></figure><hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>‘‘GERÇEK GEREKSİNİMLERLE DEĞİL, YATIRIM NESNESİ OLARAK İNŞAATLARIN İNANILMAZ SAYIDA ARTMASI KENTSEL DOKUNUN CANINA OKUYAN SONUÇLAR DOĞURUYOR. MİMARLIK SİPARİŞLE OLUŞTUĞU, SİPARİŞ İSE YATIRIMCILARDAN GELDİĞİ İÇİN MİMARLARIN İYİ MİMARLIK ÜRETMEKTEN BAŞKA YAPABİLECEĞİ BİRŞEY YOK AMA NE YAZIK Kİ NE KADAR İYİ BİR MIMARLIK OLURSA OLSUN İYİ YAPILARIN TOPLAMINDAN İYİ BIR ŞEHİR OLUŞTURULAMIYOR.&#8221;</strong></span></p><hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Mimarlığın niteliği, çoğu zaman onu finanse eden zihniyetle belirleniyor. Sizce Türkiye’de yatırımcı ve müteahhitler mimarları ne kadar anlıyor? Bu zihniyeti dönüştürmek için mimarların yapabileceği bir şey var mı, yoksa bu başka bir kültürel mesele mi?&nbsp;</strong></span></p>
<p>Çok az sayıdaki yatırımcı ve yapımcı iyi mimarlık peşinde. Onların anladığı iyi mimarlık ise kendilerine göre iyi olan. Eğer yasal zorunluluk olmasa mimari proje hizmeti alan yatırımcı ve yapımcı sayısı şimdiki sayının onda birine iner. Bu nedenle mimari proje için ödeme yapmak çok zor geliyor ve çok düşük hizmet bedelleri teklif ediliyor. Mimarların çoğu da bu pazarlıklarda düşük hizmet bedellerine razı oluyor. Mimarların bu konuda dirençli olması proje hizmetinin niteliğini doğrudan etkiler.&nbsp;</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Istanbul_Bilgi_Universitesi_1748331274.jpg" data-image="e5fql3j3yez4" alt="İstanbul Bilgi Üniversitesi" title="İstanbul Bilgi Üniversitesi"><figcaption>İstanbul Bilgi Üniversitesi</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Sürdürülebilirlik günümüz mimarlığının en çok konuşulan kavramlarından biri. Ama sizce mimarlık gerçekten doğaya verdiği zararın bedelini ödeyebilir mi? Ya da mimarlığın doğaya karşı böyle bir borcu ödeyebileceğine inanmak, biraz fazla mı iyimser bir çaba?&nbsp;</strong></span></p>
<p>Mimarlık olması gerektiği gibi yapıldığında “sürdürülebilirlik” konusu ayrıca bir konu olmaktan çıkar. Çünkü bu konu iyi mimarlığın asal meselelerinden biridir. Bugünkü kullanımıyla “sürdürülebilirlik” ise içi boş bir moda söylem gibi geliyor kulağımıza. Mimarlık yatırım nesneleri üretmekten gereksinimlere cevap üretmeye geçtiğinde doğayla çelişik olmaktan kurtulur.&nbsp;</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Istanbul_Bilgi_Universitesi_2_1748331289.jpg" data-image="8ekhnuie7fgr" alt="İstanbul Bilgi Üniversitesi" title="İstanbul Bilgi Üniversitesi"><figcaption>İstanbul Bilgi Üniversitesi</figcaption></figure><hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>‘‘ÇOK AZ SAYIDAKİ YATIRIMCI VE YAPIMCI İYİ MİMARLIK PEŞİNDE. ONLARIN ANLADIĞI İYİ MİMARLIK İSE KENDİLERİNE GÖRE İYİ OLAN. EĞER YASAL ZORUNLULUK OLMASA MİMARİ PROJE HİZMETİ ALAN YATIRIMCI VE YAPIMCI SAYISI ŞİMDİKİ SAYININ ONDA BİRİNE İNER.’’</strong></span></p><hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Sizin bir projeniz ve yıllar sonra sizinle konuşuyor. Size ne dese ‘tamam, doğru yapmışım’ dersiniz? Hangi cümle, sizin için mimar olarak bir yapının huzurunu tanımlar?&nbsp;</strong></span></p>
<p>“Burada ve böyle olmaktan memnunum” dese sevinirdim. Böyle dediklerini düşünüyor ve seviniyorum.</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Gebze_23_Nisan_Bilim_ve_Sanat_Merkezi_1748331306.jpg" data-image="1cvye60st9pm" alt="Gebze 23 Nisan Bilim ve Sanat Merkezi" title="Gebze 23 Nisan Bilim ve Sanat Merkezi"><figcaption>Gebze 23 Nisan Bilim ve Sanat Merkezi</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Bir mimar olarak tanınmak, zamanla bir fikir insanına, hatta bir duruşa dönüşmek anlamına geliyor. Bu tanınmışlık durumu sizin üretim sürecinizi nasıl etkiliyor? Böyle bir temsil yükü sizde bir baskı mı yaratıyor, yoksa bir sorumluluğa dönüşüp sizi besliyor mu?&nbsp;</strong></span></p>
<p>Nasıl tanındığınıza bağlı olarak biliniyor ve bu bilgiye sahip insanlarla karşılaştığınızda doğru bildiklerinizi anlatmak için gerekli zamanı kazanıyorsunuz. Karar verici olmanızı sağlayan bir ayrıcalık bu durum yetki üretmenizi sağlamasının yanı sıra sorumluluk da yüklüyor. İç içe geçen bu yetki ve sorumluluk her seferinde yeni katmanlarla giderek artıyor.</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Gebze_23_Nisan_Bilim_ve_Sanat_Merkezi_2_1748331321.jpg" data-image="qp9mza2jvnpe" alt="Gebze 23 Nisan Bilim ve Sanat Merkezi" title="Gebze 23 Nisan Bilim ve Sanat Merkezi"><figcaption>Gebze 23 Nisan Bilim ve Sanat Merkezi</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>TRT2 gibi kültürel odaklı ulusal bir kanalda mimarlık programı yapmak birçok kişiye “niş” bir iş gibi görünebilir. Sizce mimarlığı bu kadar geniş ve erişilebilir bir mecraya taşımak neden bu kadar değerli? MİM’in bir kitap ya da sergi olarak hayata geçirilmesini hiç düşündünüz mü?</strong></span></p>
<p>Mimarlık üzerine konuşmak çok geniş bir alanda düşünce üretmek demek. Çoğu zaman sadece yapılan bir şeymiş gibi anlaşılan mimarlığın düşünsel alt yapısını görünür kılmayı önemsediğim için yaptığım işi değerli buluyordum.&nbsp;</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Mazi_Evi_1748331342.jpg" data-image="2ruwiusz3xsi" alt="Mazı Evi" title="Mazı Evi"><figcaption>Mazı Evi</figcaption></figure><p>Televizyon kanallarının kullandığı yüzeysel dilin dışında anlamlı, derin ve anlaşılır bir günlük dil ile mimarlık konuşmak güzeldi. MİM’i kitaplaştırmak konuşuldu ama ben ikna olmadım çünkü sanki o işin dili yazmak değil de konuşmaktı.&nbsp;</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Balcova_Cemevi_1748331357.jpg" data-image="nkk1v9ieqsfd" alt="Balçova Cemevi" title="Balçova Cemevi"><figcaption>Balçova Cemevi</figcaption></figure><hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>‘‘MİMARLIK OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ YAPILDIĞINDA ‘SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK’ KONUSU AYRICA BİR KONU OLMAKTAN ÇIKAR. ÇÜNKÜ BU KONU İYİ MİMARLIĞIN ASAL MESELELERİNDEN BİRİDİR.</strong></span></p><hr>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/The_Seed_1748331379.jpg" data-image="ufoe5iwwkbjz" alt="The Seed" title="The Seed"><figcaption>The Seed</figcaption></figure><p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Santral İstanbul Çağdaş Sanatlar Müzesi, NSMH ve EAA gibi iki güçlü mimarlık ofisinin ortak üretimi olarak mimarlık camiasında özel bir yere sahip. Tasarım süreçlerinde iş bölümü ve fikir alışverişi nasıl şekillendi? Farklı mimari yaklaşımların bir araya gelmesi projenin niteliğini nasıl etkiledi?</strong></span></p>
<p>Benden farklı düşüncelere sahip mimarlarla çalışmayı önemsiyorum. Çalışma süreci çok daha eğlenceli ve verimli gelişiyor. Özellikle bizim gibi aceleci işverenlerin olduğu bir ülkede bu verimlilik daha da önemli.</p><figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Umur_Basim_Dudullu_1748331400.jpg" data-image="stvpbcqc69ml" alt="Umur Basım Dudullu" title="Umur Basım Dudullu"><figcaption>Umur Basım Dudullu</figcaption></figure><p> O sıradaki yoğunluklarımıza göre neyi kimin yapacağını belirleyip, düşüncesini birlikte ürettikten sonra proje sürecini taraflardan biri üstlenip yürütüyordu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/iyi-yapilarin-toplamindan-iyi-sehir-olusmaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çevreye Duyarlı Yapılar Üretmeyi Hedefliyoruz</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/cevreye-duyarli-yapilar-uretmeyi-hedefliyoruz/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/cevreye-duyarli-yapilar-uretmeyi-hedefliyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Esen Akyar]]></category>
		<category><![CDATA[Galsan Plastik Fabrikası]]></category>
		<category><![CDATA[IGLO Architects]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer Karoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/cevreye-duyarli-yapilar-uretmeyi-hedefliyoruz/</guid>

					<description><![CDATA[Mimar Zafer Karoğlu ve Esen Akyar ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, ofisin tasarım süreçlerini, başarılarının ardındaki vizyonunu ve gelecekteki projelerini konuştuk.﻿﻿﻿﻿]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><span style="color: rgb(127, 127, 127);"><span style="color: rgb(38, 38, 38);">IGLO Architects, 2001 yılında Zafer Karoğlu ve Esen Akyar tarafından kurulduğundan bu yana, mimarlık dünyasında kendine sağlam bir yer edinmiştir. Türkiye’nin birçok şehri ve yurt dışında farklı sektörlerden gelen müşterilerine mimari tasarım, proje ve uygulama hizmetleri sunan ofis, işlevsel ve estetik açıdan güçlü tasarımlar yaratmayı ilke edinmiştir. IGLO Architects, her projesinde müşteri memnuniyetini ön planda tutarak, iş süreçlerinde özenli bir ekip çalışmasıyla ilerlemektedir. Ofisin bugüne kadar tasarladığı ve ödüllerle taçlandırılan projeleri, sektördeki başarısını gözler önüne sermektedir. 2011 yılından bu yana sayısız ödül ve takdir kazanarak projelere imza atan IGLO Architects ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, ofisin tasarım süreçlerini, başarılarının ardındaki vizyonunu ve gelecekteki projelerini konuştuk.</span></span><span style="color: rgb(127, 127, 127);"><span style="color: rgb(38, 38, 38);"></span></span><span style="color: rgb(127, 127, 127);"><span style="color: rgb(38, 38, 38);">&nbsp;</span></span></p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Esen_Akyar_ve_Zafer_Karoglu__1742469653.jpg" data-image="m8f5dotn64n0" alt="Mimar Esen Akyar ve Zafer Karoğlu" title="Mimar Esen Akyar ve Zafer Karoğlu"><figcaption> Mimar Esen Akyar ve Zafer Karoğlu </figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(127, 127, 127);"><span style="color: rgb(38, 38, 38);"></span></span><span style="color: rgb(127, 127, 127);"><span style="color: rgb(38, 38, 38);"></span></span><span style="color: rgb(127, 127, 127);"></span><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong></strong></span><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>IGLO Architects’i sizden dinlemek isteriz. Faaliyet alanlarınız, tasarım ilkeleriniz, ekibiniz v.b hakkında bilgi alabilir miyiz?&nbsp;</strong></span></p>
<ol></ol>
<p>IGLO&nbsp;Architects olarak kuruluşumuzdan bu yana farklı projelere imza atmış olsak da, zaman içinde endüstriyel yapılar portföyümüzde daha fazla yer almaya başladı. Son yıllarda ofis binaları, Ar-Ge merkezleri ve teknolojik yapılar ön plana çıksa da sanayi yapıları her zaman varlığını korudu.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/IGLO_Architects_1742470056.jpg" data-image="3vpx8g40rzae" alt="IGLO Architects" title="IGLO Architects"></figure>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>HER NE KADAR BENZER ALANLARDA PROJELER ÜRETİYOR OLSAK DA, HER YENİ YAPIYA İLK PROJEMİZ GİBİ HEYECANLA YAKLAŞIYORUZ. YENİLİK ARAYIŞI, İLHAM VERİCİ VE CESUR ÇİZGİLER PEŞİNDE OLMAK BİZİM TEMEL YAKLAŞIMIMIZ</strong></span></p>
<hr>
<p>Her ne kadar benzer alanlarda projeler üretiyor olsak da, her yeni yapıya ilk projemiz gibi heyecanla yaklaşıyoruz. Yenilik arayışı, ilham verici ve cesur çizgiler peşinde olmak bizim temel yaklaşımımız. Edindiğimiz tecrübelerin bizi kolaycılığa ve tekrara sürüklememesi için özellikle çaba harcıyoruz. Ayrıca, her yapının doğadan bir parça aldığının bilinciyle hareket ederek, bunu olabildiğince yerine koymaya gayret ediyoruz.</p>
<p>Geniş metrekareli projeler üzerinde çalışmamıza rağmen, ofisimizin fiziksel büyüklüğünden çok ekibimizin yetkinliğine odaklanmayı tercih ettik. Aramızda yetişen ve yıllar içinde tecrübe kazanan ekip arkadaşlarımızla oluşturduğumuz güçlü yapı sayesinde, sayıca bizden büyük ofislerin portfoyuna denk nitelikte projeler üretmeye devam ediyoruz.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/IGLO_Architects_2_1742470076.jpg" data-image="0ohdbl1ltj3q" alt="IGLO Architects" title="IGLO Architects"></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Sürdürülebilirlik, her alanda olduğu gibi mimarlıkta giderek önem kazanan bir konu haline geliyor. Siz sürdürülebilir tasarım ilkelerini nasıl uyguluyorsunuz ve bu konudaki görüşleriniz nelerdir?</strong></span></p>
<ol></ol>
<p>İnsanoğlunun doğaya hükmetme isteği ve sınır tanımaz tüketim arzusu, dünya üzerindeki varoluşunu tehdit edecek bir noktaya doğru sürüklüyor. Nüfus artışı, göç dalgaları, küresel ısınma, güç savaşları ve doğanın tahribatı, karşımıza azalan, kirlenen ve tükenen kaynaklar olarak çıkıyor. İklim değişikliği; doğal felaketleri tetikliyor, su rezervlerini azaltıyor, karbon dengesini bozuyor ve tüm bunlar yaşam döngüsünü giderek daha da zorluyor. Bu sürecin yavaşlatılmasında herkes gibi biz mimarlara da önemli sorumluluklar düşüyor.<span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong><br></strong></span></p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>KULLANDIĞIMIZ MALZEMELERİ DE AYNI PRENSİPLERLE, SÜRDÜRÜLEBİLİR SEÇENEKLER ARASINDAN SEÇİYORUZ.</strong></span><br></p>
<hr>
<p>Biz de planlanan tüm yapılarımızı tasarlarken enerji verimliliğine, su kullanımı ve geri kazanımına, atık yönetimine, doğal ışığın etkin kullanımına ve karbon ayak izinin azaltılmasına özel önem veriyoruz. Kullandığımız malzemeleri de aynı prensiplerle üretilmiş, sürdürülebilir seçenekler arasından seçiyoruz. Sonuçta, tüketimi en aza indiren, çevreye duyarlı yapılar üretmeyi hedefliyoruz.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/IGLO_Architects_3_1742470086.jpg" data-image="0p0lgtwxriil" alt="IGLO Architects" title="IGLO Architects"></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Malzeme tercihlerinizi nasıl yapıyorsunuz? Ülkemizin yapı malzeme sektörü hakkındaki değerlendirmeniz nedir? Hayalinizdeki her malzemeyi bulabiliyor musunuz? Çevreye duyarlı malzemeler konusundaki düşünceleriniz nelerdir?</strong></span></p>
<ol></ol>
<p>Ülkemizde yapı sektörü, ihtiyaç duyduğu birçok malzemeyi yerli üretimle karşılayabiliyor. Ancak ekonomik baskılar, ürün kalitesini ve üretim koşullarını zorlayabiliyor. Genel olarak orta seviye kaliteye ve tasarıma sahip malzemelere erişim kolayken, premium kalite malzemelere yatırım yapan firma sayısı oldukça az. Bu nedenle, özellikle özellikli projelerde ithal ürünler kaçınılmaz olabiliyor. Yerli üreticileri desteklemeyi önemsiyoruz ve seçimlerimizde yerli ürünlere öncelik vermeye çalışıyoruz. Özellikle büyük ölçekli ve fonksiyonelliğin ön planda olduğu projelerde, teknik şartnameleri karşılayan, fiyat-performans dengesi güçlü malzemeler büyük önem taşıyor. Aynı zamanda, tercih ettiğimiz ürünlerin üretim süreçlerinin sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olması ve gerekli sertifikalara sahip bulunması bizim için belirleyici kriterler arasında yer alıyor. Genellikle estetik katkılar ve yüksek kalite ikinci planda kalsa da, biz elimizdeki imkanları en iyi şekilde değerlendirerek ekonomik malzemelerle nitelikli, fonksiyonel ve estetik çözümler üretmeye odaklanıyoruz. Işık-gölge oyunları, yüzey dokusu, renk armonisi, doluluk-boşluk dengesi gibi unsurları doğru şekilde ele aldığımızda başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz. Bu süreç her ne kadar zorlu olsa da, biz mimarlar için yaratıcı katkılar sunabildiğimiz ve tatmin duyduğumuz bir alan sağlıyor.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/IGLO_Architects_4_1742470098.jpg" data-image="3qmku0vp3i2f" alt="IGLO Architects" title="IGLO Architects"></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Günümüzde teknolojinin de etkisiyle her şey çok hızlı değişiyor. Bazı meslekler önemini kaybetmeye başlarken yeni meslekler ortaya çıkıyor. Mimarlık mesleği elbette insan var olduğu sürece önemini koruyacaktır. Bu konuyla ilgili öngörünüz nedir? Mimarlık gelecekte nasıl icra ediliyor olacak?</strong></span></p>
<ol></ol>
<p>Teknolojideki gelişmeler hızla ilerliyor ve bu dönüşüm, beraberinde hem büyük fırsatlar hem de bazı riskler getiriyor. Günümüz ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen yazılımlar, karmaşık süreçlerin bile daha hızlı, hatasız ve ekonomik bir şekilde, üstelik daha az insan gücüyle gerçekleştirilmesine imkan tanıyor. Yapay zeka alanındaki gelişmeler ise, yakın geleceğin bile tahmin edilemez bir yöne evrildiğini hissettiriyor.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/IGLO_Architect_5_1742470110.jpg" data-image="4uzb62og6786" alt="IGLO Architects" title="IGLO Architects"></figure>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>PROJELERİMİZE GÖSTERDİĞİMİZ ÖZEN VE DEĞER KATMA MOTİVASYONUMUZ, ELİMİZDEKİ İMKÂNLAR NE OLURSA OLSUN, AYNI YÜKSEK ENERJİYLE DEVAM EDİYOR</strong></span></p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><span style="color: rgb(12, 12, 12);"><span style="color: rgb(38, 38, 38);">Buna rağmen, insanın bu değişimin bir parçası olmaya devam edeceğine inanıyorum. Dijitalleşme ve robotik teknolojiler, iş gücüne olan ihtiyacı kaçınılmaz olarak azaltacak. Ancak bu süreçte, mesleklerinde fark yaratan, gelişmeleri yakından takip eden, iyi eğitimli ve nitelikli uzmanlara her zaman ihtiyaç duyulacak. Gelecekte mesleklerin dönüşümü kaçınılmaz olsa da, alanında yetkin ve rafineleşmiş profesyoneller daima önemini koruyacaktır.</span></span></span><span style="color: rgb(63, 49, 81);"></span><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong><br><br>Teknolojik gelişmelerin mimarlık mesleğine yansıması nasıl olacak? Özellikle son dönemde çok gündemde olan ‘Yapay Zekâ’ uygulamalarını mesleki anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></span></p>
<ol></ol>
<p>Yapay zeka, şu an için mesleğimize daha çok basit seviyede katkılar sunuyor. İnsan gücünün yerini tamamen alacak ürkütücü bir noktada değil, daha çok destekleyici bir rolde diyebiliriz. Ancak hala birçok meslektaşımız bu avantajların farkında değil gibi görünüyor. Buna rağmen, yakın gelecekte tehdit oluşturabilecek bu sürecin tamamen dışında kalmamak da büyük önem taşıyor.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/IGLO_Architect_6_1742470122.jpg" data-image="r0okv115bic4" alt="IGLO Architects" title="IGLO Architects"></figure>
<p>Uzun vadede mimarlık mesleğinin insan katkısına mutlak surette ihtiyaç duyacağını düşünüyorum. Ancak bazı yapı tiplerinin tamamen insansız tasarlanabilmesi mümkün hale gelebilir. Özellikle teknik gereksinimleri ve standartları belirli olan lojistik yapılar ya da iş akışı ve üretim süreci net şekilde tanımlanmış sanayi tesisleri, bu teknolojik gelişmelerden en hızlı şekilde faydalanabilecek yapı türleri arasında yer alıyor.</p>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Son dönem projeleriniz veya tasarımlarınız nelerdir? Kısaca bilgi vermeniz mümkün müdür?</strong></span></p>
<ol></ol>
<p>Şu an üzerinde çalıştığımız projeler arasında teslim aşamasına yaklaştığımız Senegal’deki bir AVM projemiz bulunuyor. Ayrıca, robot teknolojileri geliştiren bir firma için yönetim, üretim ve araştırma birimlerini barındıran teknolojik bir üs tasarlıyoruz.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/IGLO_Architects_7_1742470133.jpg" data-image="1vbhmz0orq1r" alt="IGLO Architects" title="IGLO Architects"></figure>
<p>İzmir’de, uluslararası rekabette güçlü bir konumda yer alan yerli bir transformatör üreticisi için tasarladığımız yönetim binası, inşaat sürecine başlamak üzere ruhsat onayını bekliyor. Bunun yanı sıra, bir yerli yüksek teknoloji firmasının ofis binası tasarım süreci devam ediyor. Beko’nun İstanbul’daki kampüsünden Manisa’ya taşınması kapsamında, yönetim binası, Ar-Ge merkezi ve laboratuvar binalarının mimari tasarım ve dekorasyon çalışmaları tamamlanmak üzere.</p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>FARKLI KONU VE İÇERİKLERE SAHİP PROJELER YÜRÜTSEK DE, TASARIM YAKLAŞIMIMIZ ORTAK BİR ÇERÇEVEDE ŞEKİLLENİYOR</strong></span></p>
<hr>
<p>İzmir Aliağa’da tasarladığımız porselen seramik fabrikası, İstanbul Deliklikaya’daki makine üretim tesisi ve Tayvanlı bir firma için Dilovası’nda projelendirdiğimiz boru fabrikası ise inşaat sürecinde sona yaklaştı.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde, lojistik merkezi ve Denizli’de bir şarap fabrikası projeleri için sözleşme süreçlerinin tamamlanmasını bekliyoruz. Bu projeler de takvimimizde yerini almış durumda.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/IGLO_Architects_8_1742470157.jpg" data-image="vj6yj59o0885" alt="IGLO Architects" title="IGLO Architects"></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Galsan Plastik Fabrikası projesiyle BLT Built Design Awards 2024&#8217;te &#8220;Architectural Design – Industrial&#8221; kategorisinde ödül kazanmak, IGLO Architects için ne ifade ediyor? Bu başarıya nasıl ulaştınız?</strong></span></p>
<ol></ol>
<p>BLT Built Design Awards 2024’te, Galsan projemizin yanı sıra Backhaus yönetim ve üretim yapısı da iç mimari kategorisinde bir ödüle daha layık görüldü. Projelerimize gösterdiğimiz özen ve değer katma motivasyonumuz, elimizdeki imkanlar ne olursa olsun, aynı yüksek enerjiyle devam ediyor. Bu çabanın, önem verdiğimiz otoriteler tarafından fark edilmesi ve dünya çapında nitelikli projeler arasında öne çıkarak ödüllendirilmesi bizim için son derece kıymetli. Aldığımız bu ödüller, kendimize ve izlediğimiz yola olan inancımızı daha da güçlendiriyor.</p>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>İç mekan tasarımları, endüstriyel projeler ve kentsel planlama gibi farklı alanlarda geniş bir deneyime sahipsiniz. Bu farklı alanlardaki tasarımlar arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Farklı türdeki projelerin tasarım süreçlerinde ne gibi benzerlikler ve farklılıklar var?</strong></span></p>
<ol></ol>
<p>Farklı konu ve içeriklere sahip projeler yürütsek de, tasarım yaklaşımımız ortak bir çerçevede şekilleniyor. İnsan duygularını ve sağlığını ön planda tutan, verimli, çevresine duyarlı, ekonomik faktörleri göz ardı etmeyen ve estetik değerleri mümkün olduğunca gözeten mekanlar yaratma isteği, tüm tasarımlarımızın temelini oluşturuyor.</p>
<p>Üretim ve lojistik gibi teknik öncelikli binalardan ticari, sosyal, ofis ve konut projelerine kadar her yapı türünde, içerik ve amaç farklılık gösterse de benimsediğimiz bu tasarım ilkeleri, doğru çözüme ulaşmamızı sağlıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/cevreye-duyarli-yapilar-uretmeyi-hedefliyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürdürülebilirlik Tasarım Felsefemizin Merkezinde Yer Alıyor</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/surdurulebilirlik-tasarim-felsefemizin-merkezinde-yer-aliyor/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/surdurulebilirlik-tasarim-felsefemizin-merkezinde-yer-aliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Güneş Gökçek]]></category>
		<category><![CDATA[rggA Mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/surdurulebilirlik-tasarim-felsefemizin-merkezinde-yer-aliyor/</guid>

					<description><![CDATA[rggA Mimarlık’ın kurucusu Güneş Gökçek ile ofisin yaratıcı tasarım süreçlerini,felsefi ve pratik vizyonu, ayrıca önümüzdeki dönemde hayata geçirecekleri projeler üzerine kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>rggA Mimarlık, mimarlık pratiği üzerine araştırma, düşünme ve üretme amacıyla 2014 yılında Ankara’da kuruldu. Kurucusu Mimar Güneş Gökçek öncülüğünde, ofis bugüne kadar hem ulusal hem de uluslararası alanda başarılı projelere imza attı. Büyük ölçekli kentsel projelerden tek konut ölçeğine kadar geniş bir yelpazede çalışmalar gerçekleştiren rggA Mimarlık, karma kullanımlı yapılar, oteller ve konut projeleriyle sektörde kendine sağlam bir yer edindi. Ofis, tasarımlarında kalite, maliyet ve zaman yönetimini ön planda tutarak, sunduğu proje hizmetlerinde mesleki kontrollük, saha yönetimi ve danışmanlık hizmetleri gibi tüm süreçleri baştan sona yönetiyor. rggA Mimarlık’ın kurucusu Güneş Gökçek ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/Mimar_Gunes_Gokcek_1742471445.jpg" data-image="5agc51gh6xa2" alt="Mimar Güneş Gökçek" title="Mimar Güneş Gökçek"><figcaption>Mimar Güneş Gökçek</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>rggA Mimarlık’ı sizden dinlemek isteriz. Faaliyet alanlarınız, tasarım ilkeleriniz, ekibiniz vb. hakkında bilgi alabilir miyiz?</strong></span></p>
<p>Yurt içi ve yurt dışı projelerle geçen yaklaşık 15 yılın ardından, 2014 yılında rggA Mimarlığı kurduk. rggA Mimarlık’ı kurarken temel motivasyonumuz, mimarlık üzerine araştırma yapmak, düşünmek, üretmek ve eleştirel bir tasarım ortamı yaratmaktı. Mimari tasarımda işlevsellik, bağlam ve sadeliği ön planda tutan, sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler üretmeyi hedefleyen bir mimarlık ofisiyiz. Ankara merkezli olan ofisimiz; karma kullanımlı yapılar, oteller ve konut projeleri başta olmak üzere, Ar-Ge merkezleri, kültür yapıları ve üniversite kampüslerine kadar geniş bir yelpazede hizmet veriyor. Tasarımcısı olduğumuz projelerde, proje tasarımından saha yönetimine, mesleki kontrollükten danışmanlığa kadar tüm proje süreçlerini uçtan uca yönetiyoruz.&nbsp;</p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>ANKARA MERKEZLİ OLAN OFİSİMİZ; KARMA KULLANIMLI YAPILAR, OTELLER VE KONUT PROJELERİ BAŞTA OLMAK ÜZERE, AR-GE MERKEZLERİ, KÜLTÜR YAPILARI VE ÜNİVERSİTE KAMPÜSLERİNE KADAR GENİŞ BİR YELPAZEDE HİZMET VERİYOR.&nbsp;</strong></span></p>
<hr>
<p>Tasarım anlayışımız; paydaş entegrasyonunu merkeze alan katılımcı bir metodolojiye dayanır.  Bu süreçte müşteriler, kullanıcılar, mühendisler ve yüklenicilerle sürekli iletişim ve iş birliği içinde çalışarak, projenin her aşamasında kalite ve işlevselliği sağlıyoruz. Deneyimli mimarlar, mühendisler ve genç, dinamik tasarımcılardan oluşan ekibimizle, yatırımların hedeflenen maliyet ve sürede hayata geçmesi için çalışıyoruz.<br></p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/rggA_Mimarlik_1742470986.jpg" data-image="kwz37gkx22k9" alt="312 Vista, AW Architects - rggA, Fotoğraf: Florian Holzherr" title="312 Vista, AW Architects - rggA, Fotoğraf: Florian Holzherr"><figcaption>312 Vista, AW Architects &#8211; rggA, Fotoğraf: Florian Holzherr</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Sürdürülebilirlik, her alanda olduğu gibi mimarlıkta giderek önem kazanan bir konu haline geliyor. Siz sürdürülebilir tasarım ilkelerini nasıl uyguluyorsunuz ve bu konudaki görüşleriniz nelerdir?</strong></span></p>
<p>Sürdürülebilirlik, rggA Mimarlık’ın tasarım felsefesinin merkezinde yer alıyor. Her projede; çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik faktörlerini bir arada değerlendiriyoruz. Proje arazisinin doğal verilerini ve iklim analizlerini kullanarak, enerji verimliliği yüksek ve karbon ayak izi düşük yapılar tasarlıyoruz. Malzeme seçiminde yerel ve geri dönüştürülebilir malzemeler tercih ederek doğaya minimum zarar veren çözümler geliştirmeye çalışıyoruz.</p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>&nbsp;MALZEME SEÇİMİNDE YEREL VE GERİ DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR MALZEMELER TERCİH EDEREK DOĞAYA MİNİMUM ZARAR VEREN ÇÖZÜMLER GELİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ.&nbsp;</strong></span></p>
<hr>
<p>Pasif iklimlendirme stratejileri, güneş ışığı optimizasyonu ve doğal havalandırma gibi tekniklerle enerji ihtiyacını minimize ediyoruz. Bu bağlamda, sürdürülebilirlik, sadece bir tasarım aracı değil, aynı zamanda geleceğe karşı bir sorumluluk olarak gördüğümüz ve içselleştirdiğimiz bir tasarım yaklaşımı olarak öne çıkıyor.<br></p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/rggA_Mimarlik_2_1742471014.jpg" data-image="ilhsjo5m82m9" alt="31/23 Ticari Yapı, Fotoğraf: Duygu Tüntaş" title="31/23 Ticari Yapı, Fotoğraf: Duygu Tüntaş"><figcaption>31/23 Ticari Yapı, Fotoğraf: Duygu Tüntaş</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Teknolojik gelişmelerin mimarlık mesleğine yansıması nasıl olacak? Özellikle son dönemde çok gündemde olan ‘Yapay Zekâ’ uygulamalarını mesleki anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></span></p>
<p>Teknolojinin mimarlık alanında devrim niteliğinde değişimlere yol açtığını gözlemliyoruz. BIM teknolojisinin, parametrik tasarım ve yapay zekâ destekli analiz araçları sayesinde projeleri hem daha verimli hem de daha yenilikçi hale getirdiği ortada.</p>
<p>Yapay Zekâ (AI), özellikle veri analizinde ve tasarım optimizasyonunda büyük bir potansiyele sahip. Bu noktada gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz. Ancak, AI araçlarının insan yaratıcılığı ve mimarlık vizyonunu ikame etmeyeceğini, sadece destekleyici bir rol oynayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle teknolojiyi, tasarım süreçlerini zenginleştiren bir araç olarak görüyor ve mümkün olduğunca kullanıyoruz.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/rggA_Mimarlik_3_1742471028.jpg" data-image="wmgu1wg0k9sg" alt="Kızılelma Karma Kullanımlı Proje" title="Kızılelma Karma Kullanımlı Proje"><figcaption>Kızılelma Karma Kullanımlı Proje</figcaption></figure>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Türkiye’deki ve uluslararası projelerde yönetmelikler ve standartlar arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Özellikle IBC, NFPA gibi uluslararası standartlar hakkında bilgi verebilir misiniz ve bu standartlarla çalışmak ne tür zorluklar ve avantajlar sağlıyor?</strong></span></p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/rggA_Mimarlik_4_1742471052.jpg" data-image="g6uwrc1cl02i" alt="Antalya Karma Kullanımlı Proje" title="Antalya Karma Kullanımlı Proje"><figcaption>Antalya Karma Kullanımlı Proje</figcaption></figure>
<p>Elbette, her proje için olmazsa olmaz olan lokal yönetmelikleri ve standartları uygulamak. Bununla birlikte regülasyonların görece daha serbest olduğu coğrafyalarda uluslararası normları uyguluyoruz. Türkiye’de ise özellikle yabancı yatırımcıların veya yabancı kullanıcıların hedeflendiği projelerde sigorta, iş sağlığı gibi sağlanması gereken global standartlar olduğunda bu konu öncelik kazanıyor. Tasarımda Uluslararası standartlarla çalışmak, global ölçekte sürdürülebilir, güvenli ve yüksek kaliteli yapılar tasarlamamıza olanak tanıyor. Açıkçası bir denge kurmamız gerekmiyor çünkü malesef Türkiyedeki yönetmeliklerin önceliği çok farklı.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/rggA_Mimarlik_5_1742471072.jpg" data-image="1c8z0busscxo" alt="Halepçe, Irak İslami Kompleks" title="Halepçe, Irak İslami Kompleks"><figcaption>Halepçe, Irak İslami Kompleks </figcaption></figure>
<p>Daha çok imar haklarını belirleme mantığında çalışan bir yönetmelik. Yapısal güvenlik, acil durum ve tahliye güvenliği, sağlık ve çevresel güvenlik, erişilebilirlik gibi tasarım kalitesini etkileyen konularda ise çok yetersiz. Bu noktada IBC (International Building Code) bizler için iyi bir referans kaynak. Yangın güvenliğinde ise durum biraz daha farklı. Özellikle Türkiye’de Binaların Yangından Korunması için yayınlanan yönetmelik uluslararası literatürün çevirisi ve yorumundan doğduğu için teknik olarak yeterli oluyor. Hatta zaman zaman daha sıkı olduğunu da düşünebiliriz.&nbsp;&nbsp;</p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>AI ARAÇLARININ İNSAN YARATICILIĞI VE MİMARLIK VİZYONUNU İKAME ETMEYECEĞİNİ, SADECE DESTEKLEYİCİ BİR ROL OYNAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ.</strong></span></p>
<hr>
<p>Yine de bazı durumlarda yerel izin süreçleri ve bazı detayların yerel koşullara adapte edilmesi gibi kriterlerle karşılaşabiliyoruz. Ancak rggA Mimarlık olarak, bu standartlara hakim ekibimiz sayesinde projeleri başarıyla tamamlıyoruz.<br></p>
<p><span style="color: rgb(63, 49, 81);"><strong>Üniversite kampüsleri, oteller ve konutlar konusundaki uzmanlığınızla biliniyorsunuz. Katılımcı tasarım anlayışınızın büyük ölçekli projelerde nasıl bir rol oynadığını anlatabilir misiniz? Tasarım süreçlerine uygularken ne tür yöntemler kullanıyorsunuz?</strong></span></p>
<p>Katılımcı tasarım, rggA Mimarlık’ın büyük ölçekli projelerde başarıyla uyguladığı temel metodolojilerden biridir. Bu anlayış, projenin kullanıcılarının, paydaşlarının ve teknik ekiplerinin sürece aktif katılımını sağlar. Sözgelimi üniversite kampüslerinde akademisyenler ve öğrencilerle, zincir otel markalarında ise işletme yöneticileri ile sürekli diyalog halindeyiz.&nbsp;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/rggA_Mimarlik_6_1742471111.jpg" data-image="ss5qbelriqvf" alt="Öniz Yaşam Konutları, Fotoğraf: Güneş Gökçek" title="Öniz Yaşam Konutları, Fotoğraf: Güneş Gökçek"><figcaption>Öniz Yaşam Konutları, Fotoğraf: Güneş Gökçek </figcaption></figure>
<p>Yine marka konut projelerinde, pazarlama danışmanları ile ve zaman zaman onların yönetiminde oluşturulan fokus gruplarla projenin programı oluşturulurken çok yönlü analizler yapabiliyoruz. Bu noktada ortaya çıkan sonuç ile sınırlı kalmak yerine, zaman içinde değişim senaryoları öngörmek ve bu senaryolara uygun bir temel tasarım prensibi oluşturmak da projenin esnekliği noktasında önemli bir tasarım kriteri.&nbsp;&nbsp;</p>
<hr>
<p><span style="color: rgb(99, 36, 35);"><strong>TASARIMDA ULUSLARARASI STANDARTLARLA ÇALIŞMAK, GLOBAL ÖLÇEKTE SÜRDÜRÜLEBİLİR, GÜVENLİ VE YÜKSEK KALİTELİ YAPILAR TASARLAMAMIZA OLANAK TANIYOR.</strong></span></p>
<hr>
<p>Bu kriter bize göre sürdürülebilirlik konusunda da en etkin çalışan prensiplerden biridir. Bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, gelecek kullanım senaryolarının kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinin önüne geçmemek gerekir.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/02/rggA_Mimarlik_7_1742471155.jpg" data-image="g83nw3b7canp" alt="Karatekin Üniversitesi, Kütüphane, Fotoğraf: Karatekin Ü. Yapı İşleri" title="Karatekin Üniversitesi, Kütüphane, Fotoğraf: Karatekin Ü. Yapı İşleri"><figcaption>Karatekin Üniversitesi, Kütüphane, Fotoğraf: Karatekin Ü. Yapı İşleri</figcaption></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/surdurulebilirlik-tasarim-felsefemizin-merkezinde-yer-aliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
