MİMARLIK VE YAPILI ÇEVRE PLATFORMU

Ecole Brouch: Tarihi Okulla Yeni Öğrenme Alanlarını Buluşturan Esnek Bir Eğitim Kampüsü

Lüksemburg’un Esch-sur-Alzette kentindeki Ecole Brouch, mevcut tarihi okul yapısını yeni eğitim binalarıyla bir araya getirerek çağdaş bir öğrenme ortamı oluşturuyor. JSWD ve Jim Clemes Associates tarafından tasarlanan proje; yeşil avlular, araçsız kamusal bağlantılar, esnek öğrenme alanları ve iklim duyarlı çözümleriyle okul yapısını yalnızca eğitim verilen bir yapı değil, kentle ilişki kuran bir yaşam alanı olarak ele alıyor. 

Ecole Brouch
Fotoğraf: Andres Lejona

Ecole Brouch Tarihi Yapı Ve Yeni Binaları Birleştiriyor

Brouch Mahallesi’nin yeniden düzenlenmesi kapsamında geliştirilen Ecole Brouch projesinde, mevcut tarihi okul yapısının yenilenmesinin yanı sıra üç yeni okul binasının inşa edilmesi planlanıyor. Projenin kentsel tasarım önerisiyle JSWD, açılan yarışmada birincilik elde etti.

Fotoğraf: JSWD / Franco Casaccia

Yeni yerleşimde dört yapı hacmi neredeyse kare biçiminde bir avlu çevresinde konumlanıyor. Zemin kattaki açıklıklar avlunun farklı yönlerden görülebilmesini ve erişilebilir kalmasını sağlarken, birinci kattaki köprüler yapıları birbirine bağlıyor. Yerleşim aynı zamanda binaların arasından geçen araçsız kamusal bir yaya bağlantısı oluşturuyor. 

Projenin ilk yapım aşaması tamamlanarak kullanıma açıldı. Bu aşamada güneydeki Bina C ve batıdaki Bina D tamamlandı. Yeni yapılar tarihi ana binayla malzeme ve renk açısından ilişki kurarken, çağdaş mimari yorumlarını da koruyor. 

Esnek Bir Öğrenme Peyzajı

Ecole Brouch’un tasarımında okul, birbirinden bağımsız yapıların oluşturduğu bir “okul köyü” olarak ele alınıyor. Yeni ve mevcut yapılar bütüncül bir organizasyon içinde çalışırken, mekânların gelecekte değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilmesi hedefleniyor.

JSWD / Franco Casaccia Ecole Broch
Fotoğraf: JSWD / Franco Casaccia

Derslikler ile okul öncesi ve sonrası bakım alanlarının kesin sınırlarla birbirinden ayrılması yerine, farklı kullanım biçimlerinin iç içe geçtiği esnek bir öğrenme peyzajı oluşturuluyor. Açık, yarı açık ve kapalı alanlardan oluşan mekânsal yapı, büyük yapısal müdahalelere gerek kalmadan farklı ihtiyaçlara göre uyarlanabiliyor. 

Birinci kattaki cam köprüler tarihi okul yapısını yeni binalara bağlarken, halka biçimindeki dolaşım şeması öğrencilerin yapı içinde kolayca yön bulmasına yardımcı oluyor. Bina C’de açık merdivenin altında oluşturulan ahşap kaplı oturma basamakları ise öğrenciler için dinlenme ve sosyalleşme alanları oluşturuyor. 

Tuğla Cepheyle Tarihi Yapıya Gönderme

Yeni yapıların cephelerinde kullanılan masif kaplama tuğlaları, mevcut tarihi yapının sıva ve doğal taş cephesindeki renklerle uyum sağlayacak şekilde seçilmiş. Pencere oranları da tarihi yapının karakteristik ölçülerini referans alıyor.

Tuğla örgüsündeki farklı uygulamalar cepheye üç boyutlu bir karakter kazandırırken, malzemenin doğal ve dayanıklı niteliği projenin uzun ömürlü kullanım hedefini destekliyor. Dış cephede bronz renkli anodize alüminyum pencere profilleri kullanılırken, iç mekânlarda pencere pervazları, dolaplar ve diğer ahşap elemanlarla uyum sağlayan meşe tercih edilmiş. 

Fotoğraf: Andres Lejona

İç mekânlarda açık renk terrazzo zeminler, beyaz sıvalı duvarlar ve görünür beton tavanlar kullanılıyor. Akustik performans ise renkli keçe panellerle destekleniyor. Koridorlardaki ahşap kaplamalar ve sanat çalışmaları, eğitim yapısının kimliğini güçlendiren diğer unsurlar arasında yer alıyor.

Mimarlık Ve Sanat Aynı Mekânda

Sanatçı Daniel Mac Lloyd tarafından hazırlanan çalışmalar, özellikle açık merdiven alanlarında mimariyle bütünleşiyor. Bölgeye özgü yalıçapkını kuşundan ilham alan kompozisyon, soyut lekeler ve damla formlarıyla birlikte kullanılarak yapıya hareketli bir görsel karakter kazandırıyor. 

Bu yaklaşım, sanatın sonradan eklenen dekoratif bir unsur olmasının ötesine geçerek okulun mekânsal kimliğinin bir parçası olmasını sağlıyor.

Fotoğraf: Andres Lejona

Ecole Brouch’ta İklim Duyarlı Tasarım

Ecole Brouch’un enerji konsepti, yapının temel enerji ihtiyacını azaltmaya ve bakım gereksinimlerini sınırlamaya odaklanıyor. İç mekânların doğal havalandırılması bu yaklaşımın önemli parçalarından biri.

Fotoğraf: Andres Lejona

Cepheye entegre edilen “Parieto system” adlı iklim duyarlı pencere sistemi, yaz aylarında soğutulmuş taze havanın içeri alınmasına yardımcı olurken, kış aylarında güneş kazanımıyla önceden ısınan havanın bina içine aktarılmasını sağlıyor. Çatıdaki fanlar ise hava akışını düzenliyor. Yeni binaların düz çatılarında yer alan güneş panelleri de yerinde enerji üretimine katkıda bulunuyor. 

Projenin tamamlanmasıyla yaklaşık 11.000 metrekarelik bir kullanım alanına ulaşması planlanıyor. Üçüncü yeni okul binası ve tarihi yapının yenilenmesi ise sonraki yapım aşamalarında gerçekleştirilecek. Ayrıca okulun karşısında, daha küçük yaş gruplarına yönelik ayrı bir okul öncesi yapısının ve korunaklı bir bahçe avlusunun oluşturulması planlanıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir