<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>HABER &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<atom:link href="https://ekoyapidergisi.org/category/haber/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<description>Sorumlu Mimarlık ve Yapı Platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 Aug 2026 11:51:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-ekoyapi_logo-32x32.png</url>
	<title>HABER &#8211; EkoYapı Dergisi</title>
	<link>https://ekoyapidergisi.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Jerusalem Design Week 2026: Spor ve Tasarım “Match Point”ta Buluşuyor</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/jerusalem-design-week-2026-match-point/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/jerusalem-design-week-2026-match-point/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:51:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[ağdaş tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Spor Mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[stadyum tasarımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=87134</guid>

					<description><![CDATA[Jerusalem Design Week 2026, “Match Point” teması altında 100’ün üzerinde tasarımcı ve yaratıcıyı bir araya getirerek sporun rekabet, aidiyet, teknoloji, moda ve mimarlıkla kurduğu ilişkiyi çağdaş tasarım üzerinden ele aldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1829" height="2560" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121404-main_6944-3_121404_sc_v2com-scaled.jpg" alt="Jerusalem Design Week 2026" class="wp-image-87135" style="aspect-ratio:0.7143228410254843;width:319px;height:auto" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121404-main_6944-3_121404_sc_v2com-scaled.jpg 1829w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121404-main_6944-3_121404_sc_v2com-214x300.jpg 214w" sizes="(max-width: 1829px) 100vw, 1829px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://jdw.co.il/en" data-type="link" data-id="https://jdw.co.il/en" target="_blank" rel="noopener">Jerusalem Design Week 2026</a>, “Match Point” temasıyla spor kültürünü çağdaş tasarımın perspektifinden yeniden ele aldı. 9-16 Temmuz 2026 tarihleri arasında Hansen House merkezli olarak gerçekleştirilen etkinlik, 100’ün üzerinde tasarımcı ve yaratıcıyı bir araya getirerek rekabet, zafer, yenilgi, aidiyet ve kolektif kimlik gibi kavramların tasarım aracılığıyla nasıl biçimlendiğini araştırdı. Sergilerden enstalasyonlara, performanslardan film gösterimlerine ve konuşmalara uzanan program, sporun yalnızca fiziksel bir aktivite değil; toplumsal, kültürel ve politik anlamlar taşıyan güçlü bir tasarım alanı olduğunu ortaya koydu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="683" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121412-main_6944-3_121412_sc_v2com-1024x683.jpg" alt="Jerusalem Design Week 2026" class="wp-image-87136" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121412-main_6944-3_121412_sc_v2com-1024x683.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121412-main_6944-3_121412_sc_v2com-300x200.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121412-main_6944-3_121412_sc_v2com-768x512.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121412-main_6944-3_121412_sc_v2com-1536x1024.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121412-main_6944-3_121412_sc_v2com-2048x1366.jpg 2048w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121412-main_6944-3_121412_sc_v2com-630x420.jpg 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121412-main_6944-3_121412_sc_v2com-150x100.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121412-main_6944-3_121412_sc_v2com-696x464.jpg 696w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Jerusalem Design Week’ün 15. edisyonu olan “Match Point”, 2026 yazında FIFA Dünya Kupası, Wimbledon ve Maccabiah Games gibi büyük uluslararası spor organizasyonlarının yarattığı küresel atmosferden hareket ediyor. Etkinlik, oyun alanından tribünlere, spor kıyafetlerinden teknolojik ekipmanlara kadar uzanan geniş bir çerçevede tasarımın rekabet kültüründeki görünür ve görünmez rolünü sorguluyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Jerusalem Design Week 2026’da Tasarım Bir Rekabet Alanına Dönüşüyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">“Match Point” temasının çıkış noktasını, gündelik yaşamın zafer ile yenilgi arasındaki sürekli hareketi oluşturuyor. Eğitimden profesyonel yaşama, bireysel başarılardan kolektif kimliklere kadar rekabetin hayatın birçok alanını biçimlendirdiğine dikkat çeken küratoryal yaklaşım, spor sahasını bu ilişkilerin en görünür hâle geldiği alanlardan biri olarak değerlendiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oyun ve spor alanlarında kurallar, sınırlar, hareketler ve davranış biçimleri önceden tanımlanıyor. Ancak tasarım da bu sistemin ayrılmaz bir parçası. Bir futbol formasının rengi, takım amblemi, bayrak, tribün düzeni, skor tabelası ya da stadyumun mimarisi; spor deneyiminin nasıl algılanacağını ve kolektif kimliğin nasıl kurulacağını etkiliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="683" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121406-main_6944-3_121406_sc_v2com-1024x683.jpg" alt="Jerusalem Design Week 2026" class="wp-image-87137" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121406-main_6944-3_121406_sc_v2com-1024x683.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121406-main_6944-3_121406_sc_v2com-300x200.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121406-main_6944-3_121406_sc_v2com-768x512.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121406-main_6944-3_121406_sc_v2com-1536x1024.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121406-main_6944-3_121406_sc_v2com-2048x1366.jpg 2048w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121406-main_6944-3_121406_sc_v2com-630x420.jpg 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121406-main_6944-3_121406_sc_v2com-150x100.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121406-main_6944-3_121406_sc_v2com-696x464.jpg 696w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Jerusalem Design Week 2026 bu nedenle spor alanını yalnızca fiziksel performansın gerçekleştiği bir zemin değil, bedenlerin, duyguların, ritüellerin ve görsel kodların bir araya geldiği tasarlanmış bir çevre olarak ele alıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Spor Kültürünün Görsel Dili Yeniden Yorumlanıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Takım renkleri, formalar, flamalar, atkılar ve tribün koreografileri spor kültürünün en görünür tasarım öğeleri arasında. Bunlar yalnızca dekoratif araçlar değil; bir gruba ait olmanın, taraf tutmanın ve ortak bir kimlik üretmenin görsel kodlarına dönüşüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Jerusalem Design Week 2026 kapsamında yeniden gerçekleştirilen “Matchmaker” projesi de bu ilişkiye odaklanıyor. Projede Kudüs merkezli tasarımcı ve yaratıcılar, kentin farklı futbol kulüplerinin taraftarlarıyla eşleştirilerek sporun maddi ve görsel kültürünü birlikte araştırıyor. Kıyafetler, taraftar aksesuarları, grafik tasarım ve fotoğraf üzerinden tribün estetiği; kimlik, toplumsal statü ve aidiyetin yeniden üretildiği bir tasarım laboratuvarı olarak ele alınıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="731" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/preview_6944-3_121415_sc_v2com-731x1024.jpg" alt="" class="wp-image-87138" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/preview_6944-3_121415_sc_v2com-731x1024.jpg 731w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/preview_6944-3_121415_sc_v2com-214x300.jpg 214w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/preview_6944-3_121415_sc_v2com-768x1075.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/preview_6944-3_121415_sc_v2com-300x420.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/preview_6944-3_121415_sc_v2com-150x210.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/preview_6944-3_121415_sc_v2com-696x974.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/preview_6944-3_121415_sc_v2com.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 731px) 100vw, 731px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda geliştirilen “Holding and Letting Go” projesinde grafik tasarımcı ve illüstratör Niv Joshua Dreyfus Abudaram ile Beitar Nordia Jerusalem FC kurucularından Noam Alon Bitton, futbol bayraklarını kimlik ve değerlerin taşıyıcısı olarak yeniden yorumluyor. Mitolojik Yahudi motifleriyle kulübün mevcut ve hayali görsel dilini bir araya getiren bayraklar, taraftarlığın yalnızca sportif bir bağlılık değil, ritüel ve topluluk üzerinden biçimlenen kültürel bir sistem olduğunu gösteriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tribünlerden Dijital Üretime: “The Silence Before the Storm”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Spor deneyiminin en güçlü bileşenlerinden biri de maç başlamadan önce oluşan beklenti ve gerilim. “The Silence Before the Storm” adlı çalışma bu duygusal atmosferi tasarımın merkezine taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mimar ve multidisipliner tasarımcı Sarah Qaq ile kaligraf ve tasarımcı Sami Qaq, Hapoel Jerusalem taraftarı, gazeteci ve futbol yorumcusu Uri Levi ile yaptıkları görüşmelerden hareketle futbolun kentte yarattığı duyguları araştırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ortaya çıkan nesne serisi, Arap kaligrafisini moda ve dijital üretim teknolojileriyle bir araya getiriyor. Futbol formalarından esinlenen üç boyutlu kaligrafik biçimler ve kulağa takılan aksesuarlar, tribünden yükselen tezahüratları ve maç öncesindeki gerilimi beden üzerinden yorumluyor. Kulak ise kalabalığın enerjisini alan sembolik bir alıcıya dönüşüyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Spor, Savaş ve Tasarım Arasındaki Sınırlar</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Jerusalem Design Week 2026’nın bazı projeleri sporun daha politik ve tartışmalı katmanlarını da gündeme getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Injury Time”, askeri nesneler ile spor ekipmanları arasındaki biçimsel ve tarihsel ilişkileri sorguluyor. Avihai Mizrahi, Neil Nenner, Jonathan Ventura ve Galit Shvo tarafından geliştirilen çalışma, spor ile savaş arasındaki sınırların nesneler üzerinden nasıl bulanıklaşabileceğini inceliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1707" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121420-main_6944-3_121420_sc_v2com-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-87139" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121420-main_6944-3_121420_sc_v2com-scaled.jpg 2560w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121420-main_6944-3_121420_sc_v2com-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Proje, spor ekipmanlarını askeri araçlarla hibritleştirerek hem fiziksel hem de görsel açıdan tanıdık ancak işlevsel olarak belirsiz nesneler oluşturuyor. Böylece tasarımın bir askeri objeyi estetik, arzu edilebilir veya tüketilebilir bir ürüne dönüştürme gücü de eleştirel biçimde tartışmaya açılıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">ULTRA ile Stadyum Bir Ses Mekânına Dönüşüyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Michael Berković Greif, Netta Nahardiya ve Talya Shalit’in “ULTRA” adlı enstalasyonu ise rekabet ve kolektif kimliği ses üzerinden araştırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalışmada skor, zaman ve resmi bilgileri aktaran stadyum anons kulesinin biçimi, kilise çan kulesiyle birleşiyor. Koç boynuzu benzeri geometrinin de eklendiği strüktür, farklı kamusal ve törensel iletişim biçimlerini tek bir nesnede buluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Stadyum tezahüratlarının koro kompozisyonlarına dönüştüğü enstalasyonda, otoriter anons sesi yerini kolektif bir ses deneyimine bırakıyor. Böylece skorun açıklanmasından çok, dinleme ve birlikte hareket etme deneyimi öne çıkıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Spor Teknolojileri Bedeni Veriye Dönüştürüyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Jerusalem Design Week 2026, sporun günümüzde teknolojiyle kurduğu ilişkiyi de tasarım tartışmasının bir parçası hâline getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Akıllı saatlerden hareket takip sistemlerine kadar giyilebilir teknolojiler, bedenin neredeyse her hareketini ölçülebilir veriye dönüştürüyor. Aynı zamanda spor ayakkabıları yalnızca performans ekipmanları olmaktan çıkarak statü nesnelerine, spor kıyafetleri ise gündelik yaşamın görsel kodlarına dönüşüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu dönüşüm, tasarım ile beden arasındaki ilişkinin giderek daha fazla veri, performans ve ölçüm üzerinden kurulmasına yol açıyor. Spor alanındaki tasarım artık yalnızca fiziksel nesneleri biçimlendirmiyor; bedenin nasıl izlendiğini, değerlendirildiğini ve karşılaştırıldığını da etkiliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1707" height="2560" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121418-main_6944-3_121418_sc_v2com-scaled.jpg" alt="Jerusalem Design Week 2026" class="wp-image-87140" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121418-main_6944-3_121418_sc_v2com-scaled.jpg 1707w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121418-main_6944-3_121418_sc_v2com-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 1707px) 100vw, 1707px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Stadyumlar Kolektif Kimliğin Mimari Alanları</h2>



<p class="wp-block-paragraph">“Match Point”un önemli tartışmalarından biri de spor ile mimarlık arasındaki ilişki.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Roma Kolezyumu’ndan 20. yüzyılın anıtsal stadyumlarına ve günümüzün büyük uluslararası spor organizasyonlarına kadar rekabet alanları tarih boyunca yalnızca karşılaşmalara ev sahipliği yapan yapılar olmadı. Törenler, semboller, kitlesel hareketler ve görsel gösteriler aracılığıyla politik güç ve ulusal kimliğin temsil edildiği mekânlara dönüştüler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Stadyumun tribünleri ise bu mimari içerisinde özellikle önemli bir alan oluşturuyor. Taraftarların renkler, kıyafetler, bayraklar ve semboller aracılığıyla kolektif kimliklerini görünür kıldığı tribün, sporun <a href="https://ekoyapidergisi.org/?s=mimari+ve+grafik" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/?s=mimari+ve+grafik">mimari ve grafik</a> tasarımla kesiştiği yoğun bir sosyal mekân olarak çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıdan Jerusalem Design Week 2026, spor mimarisini yalnızca kapasite, strüktür veya dolaşım gibi teknik kriterlerle değil; duyguların, aidiyetin ve rekabetin üretildiği bir mekânsal sistem olarak değerlendiriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İzleyici Oyunun Bir Parçası Hâline Geliyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Jerusalem Design Week’ün 2026 programında ziyaretçi yalnızca sergilenen tasarımları izleyen pasif bir kullanıcı olarak konumlandırılmıyor. Etkileşimli enstalasyonlar, atölyeler ve oyunlar ziyaretçileri rekabet, iş birliği ve tasarım süreçlerinin doğrudan katılımcısına dönüştürüyor. Açık çağrı kapsamında da yarış, kupa ve madalyalar, futbol kulüpleri ile kent yönetimleri arasındaki ilişkiler ve kolektif kimliği üreten mimari ve grafik unsurlar etrafında projeler geliştirilmesi hedeflendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Programda çocukların kendi labirent oyunlarını tasarladığı atölyelerden madalya üretimine, spor ve erişilebilir tasarım üzerine konuşmalardan futbol ile tipografi arasındaki ilişkiyi araştıran etkinliklere kadar farklı ölçeklerde katılımcı çalışmalar yer aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hansen House avlusunda kurulan Sports Bar da etkinliğin temasını sergi alanının dışına taşıdı. Aktif bir enstalasyon olarak tasarlanan alan, ziyaretçilerin Jerusalem Design Week programını takip edebildiği ve 2026 FIFA Dünya Kupası karşılaşmalarını birlikte izleyebildiği sosyal bir buluşma noktası olarak çalıştı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="731" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121405-main_6944-3_121405_sc_v2com-1024x731.jpg" alt="Jerusalem Design Week 2026" class="wp-image-87141" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121405-main_6944-3_121405_sc_v2com-1024x731.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121405-main_6944-3_121405_sc_v2com-300x214.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121405-main_6944-3_121405_sc_v2com-768x549.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121405-main_6944-3_121405_sc_v2com-1536x1097.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/121405-main_6944-3_121405_sc_v2com-2048x1463.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Tasarımın Spor Kültüründeki Görünmeyen Rolü</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Jerusalem Design Week 2026: Match Point, spor kültürünün tasarımla ilişkisinin bir forma, stadyuma ya da spor ekipmanına indirgenemeyeceğini ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir takımın renklerinden bir taraftar bayrağına, bir skor tabelasından akıllı saate, tribün mimarisinden spor ayakkabısına kadar tasarım; rekabetin nasıl algılandığını, grupların kendilerini nasıl temsil ettiğini ve bedenlerin nasıl ölçüldüğünü biçimlendiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle “Match Point”, sporun kazanan ve kaybeden üzerinden kurulan basit bir rekabet sisteminin ötesinde; korku ile umut, bireysellik ile kolektiflik, aidiyet ile karşıtlık arasında sürekli hareket eden toplumsal bir alan olduğunu hatırlatıyor. Tasarım ise bu alanın yalnızca görsel arka planını değil, kurallarını, sembollerini, ritüellerini ve mekânsal deneyimini şekillendiren aktif bir araç olarak öne çıkıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/jerusalem-design-week-2026-match-point/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mimarlık Öğrencileri Nişantepe’de Kentsel Ayrışmayı ve Kent Hakkını Tartıştı</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/nisantepe-kentsel-ayrisma-calistayi-ozyegin-universitesi/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/nisantepe-kentsel-ayrisma-calistayi-ozyegin-universitesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel ayrışma]]></category>
		<category><![CDATA[nişantepe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=87123</guid>

					<description><![CDATA[Özyeğin Üniversitesi’nde gerçekleştirilen çalıştayda mimarlık öğrencileri, Nişantepe Mahallesi’ndeki kentsel değişimleri kent hakkı, mekânsal adalet ve mesleki sorumluluk kavramları üzerinden araştırdı.
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">6-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında Özyeğin Üniversitesi’nde gerçekleştirilen <a href="https://drive.google.com/file/d/1QTT3GkeJNH3M1QM97NR05MTz_o0ae8jI/view" data-type="link" data-id="https://drive.google.com/file/d/1QTT3GkeJNH3M1QM97NR05MTz_o0ae8jI/view" target="_blank" rel="noopener">Nişantepe kentsel ayrışma çalıştayı</a>, mimarlık öğrencilerini üniversite kampüsünün de içinde bulunduğu Nişantepe Mahallesi’nde yaşanan değişimleri “<a href="https://ekoyapidergisi.org/?s=kent+hakkı" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/?s=kent+hakkı">kent hakkı</a>”, “<a href="https://ekoyapidergisi.org/kentsel-diyalog-nisantepe/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/kentsel-diyalog-nisantepe/">kentsel ayrışma</a>” ve “mekânsal adalet” kavramları üzerinden değerlendirmeye davet etti. Dr. Özlem Bahadır ve Beril Özelçi yürütücülüğünde gerçekleşen çalışma, öğrencilerin kenti yalnızca fiziksel çevresi üzerinden değil, bu çevreyi şekillendiren toplumsal, politik ve gündelik dinamiklerle birlikte ele almalarını amaçladı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1966" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2_wonderland-uzerine-tartismalar-scaled.jpeg" alt="" class="wp-image-87124" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2_wonderland-uzerine-tartismalar-scaled.jpeg 2560w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2_wonderland-uzerine-tartismalar-300x230.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /><figcaption class="wp-element-caption">Wonderland üzerine tartışmalar</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Çalıştayın temel sorusu ise sürecin tamamına yayıldı: “Ben bu ayrışmanın neresindeyim?”</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kentsel Ayrışmaları Neden Görmezden Gelemeyiz?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Çalıştayın saha öncesi bölümünde öğrenciler, kentsel ayrışma ve yerinden edilme meselelerini farklı sanat ve araştırma pratikleri üzerinden tartıştı. Bu kapsamda Halil Altındere’nin Sulukule’deki yıkım sürecinin yarattığı öfkeyi performans aracılığıyla ele alan “Wonderland” videosu birlikte izlendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yürütücüler, bu çalışmanın “Kentsel ayrışmaları neden görmezden gelemeyiz?” sorusu etrafında yürütülen tartışma için provokatif bir başlangıç oluşturduğunu belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öğrenciler post-itler aracılığıyla kentsel ayrışmanın bireysel ve toplumsal etkilerine ilişkin görüşlerini paylaşırken, farklı düşünceler üzerinden tartışma alanı oluşturdu. Böylece çalışma yalnızca ortak fikirlerin üretildiği değil, öğrencilerin birbirleriyle ve kendi kabulleriyle karşılaşabildiği bir öğrenme ortamına dönüştü.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="885" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/4_mehmet-ali-uysal_gecekondu-885x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-87125" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/4_mehmet-ali-uysal_gecekondu-885x1024.jpeg 885w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/4_mehmet-ali-uysal_gecekondu-259x300.jpeg 259w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/4_mehmet-ali-uysal_gecekondu-768x889.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/4_mehmet-ali-uysal_gecekondu-363x420.jpeg 363w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/4_mehmet-ali-uysal_gecekondu-150x174.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/4_mehmet-ali-uysal_gecekondu-300x347.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/4_mehmet-ali-uysal_gecekondu-696x805.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/4_mehmet-ali-uysal_gecekondu-1068x1236.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/4_mehmet-ali-uysal_gecekondu.jpeg 1240w" sizes="auto, (max-width: 885px) 100vw, 885px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Nişantepe’de Kentsel Değişimi Yerinde Okumak</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Saha çalışmaları Nişantepe Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Öğrencilerden yalnızca yapı tiplerini, yolları ya da fiziksel dönüşümleri kayıt altına almaları değil, bu değişimlerin ardındaki toplumsal ilişkileri de sorgulamaları beklendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, öğrencilerin mahalleye dışarıdan bakan bir gözlemci olarak değil, kendi bakış açısını da sorgulayan bir aktör olarak yaklaşmasına alan açtı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öğrencilerden Nurettin U. bu deneyimi şöyle ifade etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Nişantepe&#8217;ye ilk gittiğim günü düşündüğümde aklımda kalan şey aslında eğimli yollar ya da eski evler değildi. Aslında aklımda kalan şey, mahalleyi ilk birkaç dakika içinde anlamış olduğumu sanmamdı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uğur H. ise saha çalışmasının yarattığı sorgulamayı şu sözlerle aktardı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ben gerçekten bu mahalleyi anlamaya mı çalışıyordum, yoksa yalnızca sorunlarını mı kaydediyordum?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sorular, çalıştayın temel meselesinin yalnızca kentsel dönüşümü gözlemlemek değil, onu hangi pozisyondan okuduğumuzu da sorgulamak olduğunu ortaya koydu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/3_yazilar-1024x576.jpeg" alt="" class="wp-image-87127" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/3_yazilar-1024x576.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/3_yazilar-300x169.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/3_yazilar-768x432.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/3_yazilar-1536x864.jpeg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/3_yazilar-746x420.jpeg 746w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/3_yazilar-150x84.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/3_yazilar-696x392.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/3_yazilar-1068x601.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/3_yazilar.jpeg 1672w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Kentsel Değişimleri Yazıyla Düşünmek</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Çalıştayın önemli araçlarından biri de yazı oldu. Yürütücüler, yazının öğrencilerin derslikte ve sahada karşılaştıkları bilgiyi işlemesine, kavrayışlarını geliştirmesine ve kendi düşünce sistemlerini kurmasına imkân verdiğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Alan gezisi sonrasında hazırlanan ilk izlenim yazıları, süreç ilerledikçe daha eleştirel kent okumalarına dönüştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öğrencilerin metinleri; kentsel savunuculuk ve politika belgesi niteliği taşıyan kentsel denemelerden kurguya, psikocoğrafik metinlerden eleştirel kent yazılarına kadar farklı türlerde gelişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu süreç, mimarlık öğrencilerinin yalnızca görsel ve mekânsal araçlarla değil, metin üzerinden de kentle ilişki kurabileceğini gösterdi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kent Hakkı ve Mekânsal Adalet Üzerine</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Okuma, araştırma, yazma ve tartışma sürecinin ardından öğrencilerin üzerinde en fazla durduğu konuların başında kent hakkı ihlalleri ve mekânsal adaletsizliğin gündelik yaşam içinde olağanlaşması geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dr. Özlem Bahadır ve Beril Özelçi, çalıştayın temel amaçlarından birinin öğrencilerin kentsel değişimleri değerlendirebilecekleri bir bağlam oluşturmak ve bu değişimler karşısındaki kişisel ve mesleki pozisyonlarını sorgulamalarına alan açmak olduğunu belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yürütücülere göre bazı öğrenciler süreç sonunda daha önce “şablonlu” düşündüklerini fark ettiklerini ifade ederken, bazıları ise fiziksel tasarım ile toplumsal gerçeklik arasındaki kopukluğu gidermenin mimarın sorumluluklarından biri olduğunu düşündüğünü aktardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu deneyim, mimarlık eğitiminin yalnızca tasarım üretmeye değil, tasarım kararlarının toplumsal sonuçlarını anlamaya da alan açması gerektiğine işaret ediyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Mimarlık Eğitiminde Mesleki Sorumluluk</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Çalıştay boyunca öğrencilerin kendi kentsel değerlendirme ölçütlerini geliştirmeleri de sürecin önemli çıktılarından biri oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Berkay Y. bunu şöyle ifade etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bence bir kentin başarısı en yeni binalarıyla veya en zengin mahallesiyle değil, en ihmal edilmiş mahallesine nasıl davrandığıyla ölçülür.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yürütücüler, öğrencilerin bu tür kişisel ölçütler geliştirmesini, kenti kendi öznel filtreleri üzerinden görmeye ve değerlendirmeye başlamalarının önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu noktada mimarlık öğrencisinin rolü yalnızca yapı tasarlayan bir uzman adayı olarak değil, kentte yaşanan eşitsizlikleri okuyabilen ve kendi mesleki sorumluluğunu sorgulayabilen bir aktör olarak yeniden düşünülüyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Mehmet Ali Uysal’ın “Gecekondu” İşi Yeniden Yorumlandı</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Çalıştay kapsamında Özyeğin Üniversitesi kampüsüyle Nişantepe arasındaki ilişkinin görünür kılınmasında Mehmet Ali Uysal’ın “Gecekondu” adlı çalışması da önemli bir referans oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uysal’ın, üniversite kampüsü inşa edilmeden önce alanda bulunan yerel bir yapının izine sadık kalarak gerçekleştirdiği çalışma, 2010-2011 yıllarında ÖzÜArts kapsamında üretildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalıştay sürecinde eserin gerçek fotoğrafı, öğrencilerin yazılarının yapay zekâ aracılığıyla görsele eklenmesiyle yeniden ele alındı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu müdahale, kampüsün bulunduğu coğrafyanın geçmişini ve Nişantepe’de devam eden değişimleri aynı görsel düzlemde bir araya getirdi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Mimarlık Öğrencileri Gözlemciden Aktöre Dönüşüyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Çalıştayın sonunda kentsel değişimlere yalnızca tanıklık etmenin tek başına yeterli olmadığı; bu tanıklık bir bağlama oturtulmadığında dönüştürücü ve eyleme teşvik edici bir nitelik kazanamayabileceği tartışıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dr. Özlem Bahadır’a göre çalıştayın en önemli kazanımlarından biri, öğrencilerin kentsel değişimlerin ardındaki dinamikleri anlamaya başladıkça kendilerini kentin dışında duran gözlemciler olarak değil, kent içinde sorumluluk taşıyan aktörler olarak görmeye başlamaları oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mehmet Ali Uysal’ın “Gecekondu” işi, Nişantepe’de yaşanan değişimlere yakından tanıklık eden kampüs sakinlerini bağlamın içine yerleştirerek benzer bir soruyu her gün yeniden gündeme getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çalıştay ise bu soruyu doğrudan öğrencinin kendisine bırakıyor:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ben bu ayrışmanın neresindeyim?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nişantepe kentsel ayrışma çalıştayı, mimarlık öğrencilerinin kentle kurduğu ilişkinin yalnızca tasarım ve fiziksel çevre üzerinden değil; adalet, hafıza, kent hakkı ve mesleki sorumluluk kavramları üzerinden de yeniden düşünülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/nisantepe-kentsel-ayrisma-calistayi-ozyegin-universitesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CondeHouse, Atilla Kuzu İmzalı ATILLA LUX Koleksiyonunu Tanıttı</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/atilla-lux-atilla-kuzu-condehouse/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/atilla-lux-atilla-kuzu-condehouse/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 14:47:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[ÜRÜN]]></category>
		<category><![CDATA[Atilla kuzu]]></category>
		<category><![CDATA[iç mimari]]></category>
		<category><![CDATA[mobilya]]></category>
		<category><![CDATA[ZOOM / TPU Mimarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=87086</guid>

					<description><![CDATA[CondeHouse ve Atilla Kuzu iş birliğiyle geliştirilen ATILLA LUX, doğrusal estetiği, modüler yapısı ve kompakt yaşam alanlarına yönelik yeni 180 cm kanepe modeliyle CondeHouse Style 2026 kapsamında tanıtıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-683x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-87087" style="aspect-ratio:0.6667833741809633;width:238px;height:auto" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-683x1024.jpeg 683w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-200x300.jpeg 200w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-768x1152.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-1024x1536.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-1366x2048.jpeg 1366w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-280x420.jpeg 280w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-150x225.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-300x450.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-696x1044.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-1068x1602.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/ATILLA_KUZU-scaled.jpeg 1707w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /><figcaption class="wp-element-caption"><em>ZOOM/TPU, İç Mimar Atilla Kuzu</em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Köklü ahşap işçiliği geleneğini çağdaş tasarım anlayışıyla buluşturan Japon mobilya markası CondeHouse, “farkına varmak”, “bağ kurmak” ve “ahşapla üretmek” kavramlarını odağına alan “KI-ZU-KU” temasıyla düzenlediği CondeHouse Style 2026 lansmanında, <a href="https://ekoyapidergisi.org/profilden-tasarim-sergisi-goba-art-design/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/profilden-tasarim-sergisi-goba-art-design/">ZOOM/TPU</a> kurucularından İç Mimar <a href="https://ekoyapidergisi.org/zoom-tpu-mimarlik-atilla-kuzu-saglik-yapilari/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/zoom-tpu-mimarlik-atilla-kuzu-saglik-yapilari/">Atilla Kuzu</a> ile geliştirdiği <a href="https://www.condehouseglobal.com/products/series/detail.php?series_id=6" data-type="link" data-id="https://www.condehouseglobal.com/products/series/detail.php?series_id=6" target="_blank" rel="noopener">ATILLA LUX</a> koleksiyonunu tanıttı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ahşabın değerini, insan ilişkilerini ve zanaatkârlığı merkeze alan tasarım yaklaşımıyla uluslararası tasarımcılarla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle öne çıkan CondeHouse’un ATILLA LUX koleksiyonu, markanın yalın estetik, işlevsellik ve yüksek işçilik anlayışını bir araya getiriyor. Günümüzün değişen yaşam alanlarına uyum sağlayacak şekilde geliştirilen seri, koleksiyona eklenen yeni 180 cm’lik kanepe modeliyle daha kompakt mekânlara da alternatif sunuyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="564" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux3-1024x564.jpg" alt="" class="wp-image-87088" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux3-1024x564.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux3-300x165.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux3-768x423.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux3-1536x846.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux3-762x420.jpg 762w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux3-150x83.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux3-696x383.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux3-1068x588.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux3.jpg 1690w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Atilla Kuzu ve CondeHouse iş birliğiyle tasarlanan ATILLA LUX mobilya koleksiyonu</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">ATILLA LUX doğrusal estetik ile işlevi buluşturuyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">“Doğrusal estetik ile işlevin birleşimi” fikri üzerinden tasarlanan ATILLA LUX, sade ve güçlü form dilini işlevsel detaylarla tamamlıyor. Gergin biçimde döşenmiş minderler koleksiyona karakter kazandırırken, sırt bölümünün bir kısmının öne doğru hareket ettirilerek kol dayanağına dönüşebilmesi serinin öne çıkan detaylarından biri olarak dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hareketli çözüm, mobilyanın yalnızca görsel bir obje olarak değil, farklı kullanım senaryolarına cevap verebilen dinamik bir tasarım elemanı olarak ele alınmasını sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ATILLA LUX’un tasarımında benimsenen doğrusal form anlayışı, koleksiyonun genel karakterini belirlerken yalın geometriler ile konfor arasında dengeli bir ilişki kuruluyor. Üst segmentte konumlanan seri, rafine detayları ve modüler yapısıyla farklı iç mekân ölçeklerine ve kullanım biçimlerine uyum sağlayabiliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kompakt yaşam alanları için yeni 180 cm kanepe</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Koleksiyona eklenen 180 cm uzunluğundaki yeni kanepe modeli, özellikle günümüzün giderek küçülen yaşam alanlarına uyum sağlayabilmesi amacıyla geliştirildi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-87089" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux-1024x683.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux-300x200.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux-768x512.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux-630x420.jpg 630w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux-150x100.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux-696x464.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux-1068x712.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Koleksiyonun karakteristik tasarım çizgisini koruyan yeni model, daha kompakt ölçülerle kullanım esnekliğini artırırken serinin farklı mekânsal ihtiyaçlara cevap verebilmesini sağlıyor. Böylece ATILLA LUX yalnızca geniş yaşam alanlarına değil, daha sınırlı metrekarelere sahip çağdaş konutlara da uyarlanabilir bir mobilya sistemi sunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Modüler yapı, farklı yerleşim senaryolarına olanak tanırken koleksiyonun yalın form dili yaşam alanlarında bütünlüklü ve dengeli bir atmosfer oluşturuyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">CondeHouse Style 2026’da “KI-ZU-KU” teması</h2>



<p class="wp-block-paragraph">ATILLA LUX, CondeHouse’un “KI-ZU-KU” temasıyla düzenlediği CondeHouse Style 2026 kapsamında tanıtıldı. “Farkına varmak”, “bağ kurmak” ve “ahşapla üretmek” kavramları etrafında şekillenen tema, markanın malzemeyle kurduğu ilişkiyi ve zanaatkârlığa verdiği önemi öne çıkarıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ahşabın doğal karakterini çağdaş üretim teknikleriyle bir araya getiren CondeHouse, tasarım süreçlerinde malzemenin niteliğini, kullanım ömrünü ve insanla kurduğu ilişkiyi merkeze alan bir yaklaşım benimsiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çerçevede geliştirilen ATILLA LUX da minimal estetik, işlevsel çözümler ve yüksek işçilik arasında dengeli bir ilişki kuruyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux2-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-87090" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux2-1024x1024.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux2-300x300.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux2-150x150.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux2-768x768.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux2-420x420.jpg 420w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux2-696x696.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux2-1068x1068.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atilla_lux2.jpg 1254w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Atilla Kuzu’dan zamansız ve modüler bir mobilya yaklaşımı</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Atilla Kuzu imzasını taşıyan ATILLA LUX, farklı yaşam senaryolarına uyum sağlayabilen modüler yapısıyla öne çıkıyor. Koleksiyon, mobilyanın mekân içinde sabit bir obje olmasından çok, kullanıcı ihtiyaçlarına göre dönüşebilen bir tasarım bileşeni olarak ele alınmasına dayanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni 180 cm’lik kanepe modeli de bu yaklaşımın devamı niteliğinde. Daha küçük yaşam alanlarına uyum sağlayan ölçüsü sayesinde koleksiyonun kullanım alanını genişletirken, özgün form dili ve detay anlayışını koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ATILLA LUX böylece çağdaş yaşam alanlarının değişen ölçeklerine cevap veren, konfor, işlev ve estetik arasında dengeli bir ilişki kuran uzun ömürlü bir tasarım anlayışı sunuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/atilla-lux-atilla-kuzu-condehouse/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BCG Intelligent Cities Index 2026: Yapay Zekâ Akıllı Kentlerde Yaşam Kalitesini Nasıl Şekillendiriyor?</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/bcg-intelligent-cities-index-2026-istanbul/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/bcg-intelligent-cities-index-2026-istanbul/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Aug 2026 15:19:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı kentler]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir şehir]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=87049</guid>

					<description><![CDATA[BCG Intelligent Cities Index 2026, 39 ülkeden 61 kenti yapay zekâ, strateji, altyapı ve kullanıcı deneyimi üzerinden değerlendirdi. Londra listenin zirvesinde yer alırken İstanbul 52. sırada konumlandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Birleşmiş Milletler projeksiyonlarına göre 2050 yılında dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisinin kentlerde yaşaması bekleniyor. Hızlanan kentleşme; sürdürülebilir kaynak kullanımı, güçlü altyapı sistemleri ve dijital teknolojilerin kent yaşamına entegrasyonunu artık bir tercih olmaktan çıkararak temel bir gerekliliğe dönüştürüyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="551" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002068_102750-1024x551.png" alt="BCG Intelligent Cities Index 2026" class="wp-image-87050" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002068_102750-1024x551.png 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002068_102750-300x161.png 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002068_102750-768x413.png 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002068_102750-781x420.png 781w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002068_102750-150x81.png 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002068_102750-696x374.png 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002068_102750-1068x574.png 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002068_102750.png 1188w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Küresel nüfusun ve kaynak tüketiminin önemli bir bölümünün yoğunlaştığı kentlerde sürdürülebilir altyapıların geliştirilmesi, kaynak verimliliğinin artırılması ve yapay zekâ destekli hizmetlerin yaygınlaştırılması; hem yaşam kalitesinin yükseltilmesi hem de daha dengeli bir ekolojik sistem oluşturulması açısından kritik önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.bcg.com" data-type="link" data-id="https://www.bcg.com" target="_blank" rel="noopener">Boston Consulting Group</a> (BCG) tarafından yayımlanan “Intelligent Cities Index 2026: How AI Shapes Urban Living” başlıklı rapor, kentlerin teknolojiyi ve yapay zekâyı sakinlerinin yaşamını iyileştirmek amacıyla nasıl kullandığını inceliyor. Çalışma, akıllı kentlerin yalnızca fiziksel ve dijital altyapı yatırımlarıyla değil, bu altyapıyı günlük yaşamda karşılığı olan hizmetlere dönüştürme kapasiteleriyle de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">BCG Intelligent Cities Index 2026’da 61 Küresel Kent Değerlendirildi</h2>



<p class="wp-block-paragraph">BCG Intelligent Cities Index 2026 kapsamında 39 ülkeden toplam 61 kent; imkanlar, strateji, uyum, çalışma modeli ve kolaylaştırıcı unsurlar olmak üzere farklı değerlendirme alanları üzerinden incelendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genel sıralamada Londra ilk sırada yer alırken, Dubai ikinci, New York üçüncü, Washington D.C. dördüncü ve Amsterdam beşinci sıraya yerleşti. İstanbul ise araştırmada 52. sırada yer aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Raporun dikkat çektiği noktalardan biri, hiçbir kentin tüm değerlendirme alanlarında tek başına liderlik göstermemesi. Bulgular, akıllı kent performansının farklı güçlü yönlerin bir araya gelmesiyle şekillendiğini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda Londra kent sakinlerine sunulan imkanlarda öne çıkarken, Madrid akıllı kent stratejisinde, Dubai uyum alanında, New York çalışma modelinde ve Amsterdam kolaylaştırıcı unsurlarda liderlik gösteriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İstanbul Akıllı Kentler Sıralamasında 52. Sırada</h2>



<p class="wp-block-paragraph">BCG Intelligent Cities Index 2026’da İstanbul’un 52. sırada yer alması, kentin akıllı şehir dönüşümünde mevcut kapasitesinin yanı sıra gelişime açık alanlarına da işaret ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmanın yaklaşımına göre bir kentin performansı yalnızca teknolojik altyapı kapasitesi üzerinden değerlendirilmiyor. Dijital hizmetlerin kent sakinleri tarafından ne ölçüde kullanılabildiği, teknolojinin günlük yaşama nasıl entegre edildiği, insan kaynağı, finansman kapasitesi ve uzun vadeli stratejik planlama da akıllı kent başarısının temel unsurları arasında yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, akıllı kent kavramını yüksek teknoloji yatırımlarından daha geniş bir çerçeveye taşıyarak yaşam kalitesi, erişilebilirlik ve kullanıcı deneyimi üzerinden yeniden tanımlıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="541" height="720" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002069_Ekran_g__r__nt__s___2026_08_06_102657.png" alt="" class="wp-image-87051" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002069_Ekran_g__r__nt__s___2026_08_06_102657.png 541w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002069_Ekran_g__r__nt__s___2026_08_06_102657-225x300.png 225w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002069_Ekran_g__r__nt__s___2026_08_06_102657-316x420.png 316w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002069_Ekran_g__r__nt__s___2026_08_06_102657-150x200.png 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1786002069_Ekran_g__r__nt__s___2026_08_06_102657-300x399.png 300w" sizes="auto, (max-width: 541px) 100vw, 541px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Yapay Zekâ Destekli Hizmetler Kent Yaşamında Öne Çıkıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">BCG’nin araştırması, akıllı kent olma yolculuğunda gelişmiş altyapı ve büyük ölçekli finansman kaynaklarının tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zekâ destekli hizmetlerin günlük yaşama entegre edilmesi, kent sakinlerinin teknolojiye yönelik algısını ve kent hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti doğrudan etkileyebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rapor, üretken yapay zekâ araçlarını sık kullanan kent sakinlerinin teknolojinin gelecekte yaşam kalitesini iyileştireceğine dair daha yüksek bir iyimserliğe sahip olduğunu ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">BCG bu durumu “pozitif yapay zekâ döngüsü” olarak tanımlıyor. Teknolojiyi daha sık kullanan ve faydasını deneyimleyen kent sakinlerinin yeni uygulamalara daha açık olması, kent yönetimlerinin yeni dijital hizmetleri hayata geçirmesini kolaylaştırıyor. Bu hizmetlerin yaygınlaşması ise teknoloji kullanımını ve toplumsal kabulü daha da artırabiliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Genç Nüfus Akıllı Kent Dönüşümünü Hızlandırıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmada Afrika, Asya ve Orta Doğu’daki kentlerin yapay zekâ kullanımı ve geleceğe yönelik iyimserlik açısından güçlü bir ivme yakaladığı görülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle genç ve hızlı büyüyen kent nüfusları, dijital teknolojilerin kullanımında ve yeni hizmetlere yönelik memnuniyet oranlarında öne çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum, akıllı kent dönüşümünün yalnızca ekonomik gelişmişlik düzeyiyle açıklanamayacağını gösteriyor. Teknolojiyi hızla benimseyen genç nüfus, yenilikçi hizmetlerin yaygınlaşmasını kolaylaştırırken kent yönetimlerinin de dijital dönüşüm konusunda daha hızlı hareket etmesine olanak tanıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Teknolojik Altyapı Tek Başına Yeterli Değil</h2>



<p class="wp-block-paragraph">BCG Intelligent Cities Index 2026’nın öne çıkardığı temel bulgulardan biri de teknolojik altyapının tek başına başarılı bir akıllı kent modeli oluşturmak için yeterli olmaması.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Veri altyapısı ve dijital sistemlerin; nitelikli insan kaynağı, finansman kapasitesi, kurumsal yönetim ve uzun vadeli stratejilerle birlikte geliştirilmesi gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmaya göre bu unsurları dengeli biçimde bir araya getirebilen kentler, teknoloji yatırımlarını kent sakinlerinin yaşamına somut katkı sağlayan hizmetlere dönüştürme konusunda daha başarılı performans gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle akıllı kent yaklaşımı, yalnızca yeni teknolojilerin uygulanmasından çok farklı aktörleri bir araya getiren bütüncül bir ekosistem oluşturmayı gerektiriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Akıllı Kentlerde Strateji ve Kademeli Dönüşüm</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Raporun yazarlarından BCG Kıdemli Yönetici Ortağı Akram Awad, yapay zekânın akıllı kentlerin temel bileşenlerinden biri haline geldiğini belirtiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Awad, Intelligent Cities Index’in kentlerin yapay zekâ hedeflerini nasıl şekillendirdiğini ve bu hedeflerin kent sakinlerinin yaşamında ne ölçüde somut iyileşmelere dönüştürülebildiğini nesnel ve bütüncül biçimde değerlendirmek amacıyla geliştirildiğini ifade ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">BCG Direktörü Rami Mourtada ise hızlı değişim ve artan beklentiler karşısında kent liderlerinin bütün yatırımları aynı anda gerçekleştirmesinin gerekmediğine dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mourtada’ya göre net ve kapsamlı bir yol haritası doğrultusunda bilinçli ve gerektiğinde kademeli adımlar atılması, geleceğin akıllı kentlerinin oluşturulması için yeterli bir başlangıç sağlayabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Geleceğin Akıllı Kentleri İçin Kamu ve Özel Sektör İş Birliği</h2>



<p class="wp-block-paragraph">BCG Intelligent Cities Index 2026, kentlerin gelişmişlik düzeylerinden bağımsız olarak benzer temel önceliklere ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzun vadeli stratejik hedeflerin belirlenmesi, kamu ve özel sektör arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi, fiziksel ve dijital altyapıya yatırım yapılması ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi bu önceliklerin başında geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rapora göre kentlerin akıllı ve sürdürülebilir hale gelmesi yalnızca daha fazla teknoloji kullanılmasıyla mümkün değil. Teknolojinin insan odaklı hizmetlere dönüştürülmesi, kent sakinlerinin günlük yaşamında gerçek bir karşılık bulması ve altyapı yatırımlarının sosyal ve çevresel hedeflerle birlikte ele alınması gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çerçevede yapay zekâ, akıllı kentlerin yalnızca teknik altyapısını geliştiren bir araç olarak değil; yaşam kalitesini, hizmet erişimini ve kentlerin değişen ihtiyaçlara uyum kapasitesini destekleyen önemli bir bileşen olarak öne çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">BCG’nin 2026 raporu, geleceğin akıllı kentlerinin finansman, altyapı ve teknoloji kadar insan deneyimini de merkeze alan bütüncül bir dönüşüm modeli üzerinden şekilleneceğine işaret ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/bcg-intelligent-cities-index-2026-istanbul/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevada Sanat Müzesi: Sürdürülebilirliği Müzenin Merkezine Yerleştirmek</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/nevada-sanat-muzesi-surdurulebilirlik/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/nevada-sanat-muzesi-surdurulebilirlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[güneş enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir müze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=87024</guid>

					<description><![CDATA[Nevada Museum of Art, yeni genişleme projesinden güneş enerjisine, sergi lojistiğinden biyolojik olarak parçalanabilen grafiklere kadar sürdürülebilirliği mimari ve kurumsal işleyişin bütününe yayıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Amerika Birleşik Devletleri’nin en hızlı ısınan kentlerinden biri olan Reno’da faaliyet gösteren <a href="https://www.nevadaart.org" data-type="link" data-id="https://www.nevadaart.org" target="_blank" rel="noopener">Nevada Sanat Müzesi</a>, iklim krizini yalnızca sergilerinde tartışılan bir konu olarak değil, kurumun çalışma biçimini dönüştüren temel bir mesele olarak ele alıyor. 1931’de kurulan müze; enerji tüketiminden sergi lojistiğine, yapı altyapısından kullanılan sergileme malzemelerine kadar uzanan kapsamlı bir sürdürülebilirlik programıyla kültür kurumlarının çevresel sorumluluğuna ilişkin dikkat çekici bir model ortaya koyuyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="680" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/536fb79020f4406ee3c1656dcc69d99d4f2ac34a-8688x5768.jpg-1024x680.avif" alt="" class="wp-image-87025" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/536fb79020f4406ee3c1656dcc69d99d4f2ac34a-8688x5768.jpg-1024x680.avif 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/536fb79020f4406ee3c1656dcc69d99d4f2ac34a-8688x5768.jpg-300x199.avif 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/536fb79020f4406ee3c1656dcc69d99d4f2ac34a-8688x5768.jpg-768x510.avif 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/536fb79020f4406ee3c1656dcc69d99d4f2ac34a-8688x5768.jpg-632x420.avif 632w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/536fb79020f4406ee3c1656dcc69d99d4f2ac34a-8688x5768.jpg-150x100.avif 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/536fb79020f4406ee3c1656dcc69d99d4f2ac34a-8688x5768.jpg-696x462.avif 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/536fb79020f4406ee3c1656dcc69d99d4f2ac34a-8688x5768.jpg-1068x709.avif 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/536fb79020f4406ee3c1656dcc69d99d4f2ac34a-8688x5768.jpg.avif 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: Flying Studio</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım müzenin tarihinde de güçlü bir karşılığa sahip. Nevada Sanat Müzesi’ın kurucularından James Edward Church Jr., aynı zamanda iklim bilimciydi ve yakındaki Mount Rose’da kar örtüsündeki su miktarının ölçülmesine yönelik geliştirdiği yöntemlerle modern su tahmin çalışmalarına önemli katkılarda bulundu. İnsan ile doğal çevre arasındaki ilişki, bugün müzenin koleksiyonlarından araştırma programlarına ve mimarisine kadar uzanan kurumsal kimliğinin temel parçalarından biri olmaya devam ediyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Nevada Sanat Müzesi için sürdürülebilirlik yalnızca serginin konusu değil</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Sanat kurumlarının çevresel etkisi çoğu zaman sergilenen eserlerin içeriğinin gerisinde kalıyor. Oysa müzeler; sürekli iklimlendirilen galeriler, özel aydınlatma sistemleri, uluslararası eser taşımacılığı, sergi kurulumu ve sökümü, çalışan seyahatleri ve atık üretimi nedeniyle önemli miktarda enerji ve malzeme tüketiyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://images.openai.com/static-rsc-4/nX2JAcUVpHGICLoLSKKBnI793CInCSB1CGe5GHGdcupLbOif861r33BdcxHxFCLyK9QcWqLIW4Ww5GJhxfcUb5KbT7bmvrSvx2CZ8MWtmHXf6f4gGK9LrcIXQIWTif1NiZE1_vkRJSb5IAI0Anr6AZjEpYx--dv9CGBx_P1gg1R0ic0tqNz1l7VK0YW0imid?purpose=fullsize" alt="Image"/></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Nevada Sanat Müzesinde 2019 yılına ilişkin ilk karbon ayak izi analizinde emisyonlarının yüzde 95’inin doğrudan binanın işletilmesinden kaynaklandığını belirledi. Çalışan seyahatleri yüzde 4, eser taşımacılığı ise yaklaşık yüzde 1’lik paya sahipti. Bu sonuç, kurumun iklim stratejisinin odağına doğrudan yapı ve operasyonları yerleştirmesine neden oldu. </p>



<p class="wp-block-paragraph">2021 yılında farklı departmanlardan çalışanların katılımıyla oluşturulan Green Team, Paris İklim Anlaşması’nın hedefleriyle uyumlu bir sürdürülebilirlik eylem planı hazırlamaya başladı. Ki Culture’ın desteğiyle geliştirilen program; enerji kullanımından atık yönetimine, sergi üretiminden ulaşım ve çalışan davranışlarına kadar kurumun tamamını kapsayan bir dönüşüm modeli üzerine kuruldu. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Müze büyürken enerji tüketimini sınırlamak</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nevada Sanat Müzesi’nin sürdürülebilirlik dönüşümü, kurumun yakın tarihindeki en büyük fiziksel genişlemelerden biriyle aynı döneme denk geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Will Bruder tarafından tasarlanan 50.000 ft² büyüklüğündeki yeni Charles and Stacie Mathewson Education + Research Center, 2025 yılında tamamlandı. Yaklaşık 60 milyon dolarlık genişleme programı kapsamında geliştirilen yapı; 20.000 ft²’den fazla yeni galeri alanı, araştırma kütüphanesi, eğitim mekânları, çatı bahçesi ve müzenin sanat ve arşiv koleksiyonlarına daha geniş erişim sağlıyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://cdn.sanity.io/images/cxgd3urn/production/4885f56ed80eac117a9d8361a97968bb963fc0bf-2000x1333.jpg?auto=format&amp;fit=crop&amp;h=800&amp;w=1200" alt="Image"/></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni yapı aynı zamanda müzenin enerji altyapısını yeniden düşünmek için önemli bir fırsat yarattı. The Art Newspaper’ın aktardığı verilere göre genişlemeyle fiziksel alan önemli ölçüde artmasına rağmen toplam enerji tüketimindeki artış yüzde 15 seviyesinde tutuldu. Müze, yeni alanların eklenmesini doğrudan aynı oranda yükselen bir enerji tüketimine dönüştürmek yerine mevcut ve yeni altyapıyı birlikte optimize etmeye çalışıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, kültür yapılarındaki sürdürülebilirlik tartışması açısından önemli bir noktaya işaret ediyor. Bir müzenin daha çevreci hâle gelmesi yalnızca yeni ve yüksek performanslı bir bina inşa etmek anlamına gelmiyor; mevcut yapının nasıl işletildiği, sergilerin nasıl üretildiği ve kaynak kullanımının nasıl azaltıldığı da aynı derecede belirleyici.</p>



<h2 class="wp-block-heading">182 güneş panelinden LED aydınlatmaya</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nevada Sanat Müzesi’nin sürdürülebilirlik programı, büyük ölçekli altyapı yatırımlarını günlük operasyonlarda yapılan daha küçük müdahalelerle birlikte ele alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Müzenin yayımladığı sürdürülebilirlik verilerine göre binaya toplam kapasitesi yaklaşık 68 kW olan 182 güneş paneli yerleştirildi. Bu sistemin enerji tüketiminde yaklaşık yüzde 6 düşüş sağladığı belirtiliyor. Kurum aynı zamanda yerel enerji şirketinin yenilenebilir enerji programına dahil oldu. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2018_NevadaArt_Timmerman_HillStreet-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-87026" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2018_NevadaArt_Timmerman_HillStreet-1024x576.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2018_NevadaArt_Timmerman_HillStreet-300x169.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2018_NevadaArt_Timmerman_HillStreet-768x432.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2018_NevadaArt_Timmerman_HillStreet-747x420.jpg 747w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2018_NevadaArt_Timmerman_HillStreet-150x84.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2018_NevadaArt_Timmerman_HillStreet-696x391.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2018_NevadaArt_Timmerman_HillStreet-1068x600.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/2018_NevadaArt_Timmerman_HillStreet.jpg 1416w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm akkor ampullerin LED sistemlerle değiştirilmesi ise enerji kullanımında yaklaşık yüzde 6-7 oranında ek azalma sağladı. Kullanılmayan tuvalet, atölye, personel ofisi ve yükleme alanlarında elektriğin gereksiz tüketimini engellemek amacıyla hareket sensörleri yerleştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mekanik altyapıda gelecekte ısı pompalarına geçişi mümkün kılacak düzenlemeler yapılırken peyzaj sulamasında akıllı su kontrol sistemleri kullanılmaya başlandı. Bisiklet park alanlarının eklenmesi ve atıkların ayrıştırılmasına yönelik yeni sistemlerin kurulması da dönüşümün daha küçük ancak gündelik ölçekte görünür parçalarını oluşturuyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Sergi tasarımı da karbon hesabının bir parçası</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Müzenin yaklaşımındaki en dikkat çekici noktalardan biri, sürdürülebilirliğin yalnızca bina performansıyla sınırlandırılmaması.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçici sergiler kültür kurumlarında ciddi miktarda atık üretebiliyor. Her yeni sergi için duvarların yeniden yapılması, vitrin ve kaidelerin üretilmesi, grafiklerin değiştirilmesi ve eserlerin dünyanın farklı noktalarından taşınması önemli bir malzeme ve enerji ihtiyacı yaratıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nevada Sanat Müzesi bu nedenle sergilerin sürelerini uzatıyor, vitrinleri ve kaideleri yeniden kullanıyor ve sergiler arasında mevcut duvarların korunmasını teşvik ediyor. Kurumun hedeflerinden biri yeni duvar yapımını en az yüzde 50 azaltmak. Uluslararası eser taşımacılığında hava kargosunun azaltılması, mümkün olduğunda sanal kurye sistemlerinin kullanılması ve kurulum sırasında tüm galeri aydınlatmaları yerine çalışma ışıklarının tercih edilmesi de planın parçaları arasında. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım sürdürülebilir sergileme pratiğini görünmeyen operasyonel kararların toplamı olarak ele alıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Into the Time Horizon çevresel krizi müzenin tamamına taşıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nevada Sanat Müzesi’ın çevresel yaklaşımı, 2025-2027 arasında devam eden Into the Time Horizon sergisinde kurumsal programın merkezine taşınıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Müzenin bütün galerilerine yayılan sergi, yaklaşık 200 sanatçının çalışmalarını bir araya getirerek çevresel bilinç, sürdürülebilirlik ve iklim adaleti üzerine odaklanıyor. Yerli toplulukların ekolojik bilgi sistemlerinden ekofeminizme, biyolojik çeşitlilik kaybından Antroposen tartışmalarına kadar geniş bir çerçeve sunuyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Serginin içeriği kadar üretim biçimi de müzenin çevresel hedefleri doğrultusunda şekilleniyor. Sergilenen eserlerin yarısından fazlası Nevada Sanat Müzesi’nin kendi koleksiyonundan seçildi. Böylece uluslararası eser taşımacılığından kaynaklanan emisyonların azaltılması hedeflendi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Sergi grafiklerinde ise geleneksel PVC vinil yerine Melbourne merkezli Other Matter tarafından geliştirilen alg bazlı polimer kullanıldı. Petrol türevi olmayan ve biyolojik olarak parçalanabilen malzemenin Amerika Birleşik Devletleri’nde bir müze tarafından ilk kez burada kullanıldığı belirtiliyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu küçük görünen değişiklik, sürdürülebilirliğin sanat kurumlarında yalnızca büyük enerji sistemleriyle değil, bir duvar yazısının hangi malzemeden üretildiğine kadar uzanan tasarım kararlarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1149fd04c45cc76bd3cb1d544ef919dbcd5cc831-2000x2000.jpg-1024x1024.avif" alt="" class="wp-image-87027" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1149fd04c45cc76bd3cb1d544ef919dbcd5cc831-2000x2000.jpg-1024x1024.avif 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1149fd04c45cc76bd3cb1d544ef919dbcd5cc831-2000x2000.jpg-300x300.avif 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1149fd04c45cc76bd3cb1d544ef919dbcd5cc831-2000x2000.jpg-150x150.avif 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1149fd04c45cc76bd3cb1d544ef919dbcd5cc831-2000x2000.jpg-768x768.avif 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1149fd04c45cc76bd3cb1d544ef919dbcd5cc831-2000x2000.jpg-1536x1536.avif 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1149fd04c45cc76bd3cb1d544ef919dbcd5cc831-2000x2000.jpg-420x420.avif 420w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1149fd04c45cc76bd3cb1d544ef919dbcd5cc831-2000x2000.jpg-696x696.avif 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1149fd04c45cc76bd3cb1d544ef919dbcd5cc831-2000x2000.jpg-1068x1068.avif 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/1149fd04c45cc76bd3cb1d544ef919dbcd5cc831-2000x2000.jpg.avif 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Fotograf: Asa Gilmore</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Sanat ile çevre arasındaki ilişki kurumsallaşıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nevada Sanat Müzesinin çevreyle ilişkisi bugünkü iklim eylem planından daha eskiye dayanıyor. 2009 yılında kurulan Institute for Art + Environment, insanın doğal, yapılı ve sanal çevreyle ilişkisini araştıran sanat pratiklerine odaklanan bir arşiv ve araştırma merkezi olarak çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Merkez bugün 1.500’den fazla sanatçı ve kuruluşun arşivini barındırıyor. Böylece çevresel sanat yalnızca dönemsel sergiler aracılığıyla görünür hâle gelmiyor; araştırılabilir ve uzun vadeli bir kültürel hafızanın parçası olarak korunuyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu düşünce üç yılda bir gerçekleştirilen Art + Environment Summit ile farklı disiplinlere de açılıyor. 2026’da Under Pressure başlığıyla düzenlenen buluşma; sanatçıları, bilim insanlarını, Yerli topluluk temsilcilerini, yazarları ve çevre araştırmacılarını bir araya getirdi. </p>



<h2 class="wp-block-heading">İklim krizinin yaşandığı coğrafyada bir kültür kurumu</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nevada Sanat Müzesi&#8217;nin çevresel politikalarını anlamlı kılan unsurlardan biri de bulunduğu coğrafya.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuraklık, orman yangınları ve yükselen sıcaklıklar Reno ve çevresinde soyut gelecek senaryoları değil, gündelik yaşamın doğrudan parçaları. Aynı bölgede madencilik, veri merkezleri ve büyük endüstriyel tesisler de arazi ve su kaynakları üzerinde giderek artan baskı yaratıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle müze, çevre sorunlarını yalnızca küresel iklim söylemi üzerinden değil, içinde bulunduğu coğrafyanın politik, ekonomik ve toplumsal gerçeklikleriyle birlikte tartışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nevada Sanat Müzesi’nin yaklaşımında sürdürülebilirlik; güneş paneli eklemek ya da enerji tüketimini azaltmaktan daha geniş bir kurumsal dönüşüme karşılık geliyor. Sergilerin ne kadar süre açık kaldığı, eserlerin nasıl taşındığı, duvarların yeniden kullanılıp kullanılmadığı, bir tabela için hangi malzemenin seçildiği ve çalışanların kuruma nasıl ulaştığı aynı çevresel hesabın parçaları hâline geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yönüyle Nevada Sanat Müzesi, müzelerin iklim krizindeki rolüne ilişkin önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Kültür kurumları yalnızca çevre sorunlarını anlatan yerler mi olmalı, yoksa sergiledikleri değerleri kendi çalışma biçimlerinde de hayata geçirmekle sorumlu mu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reno’daki müze ikinci yaklaşımı benimsiyor. Sanat ve çevre arasındaki ilişkiyi yalnızca galeride temsil etmek yerine binanın altyapısından kurumun günlük işleyişine kadar taşıyarak sürdürülebilirliği müzenin temel çalışma ilkelerinden birine dönüştürüyor. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/nevada-sanat-muzesi-surdurulebilirlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atlassian Central: Dünyanın En Yüksek Hibrit Ahşap Kulesi Sidney’de Tam Yüksekliğine Ulaştı</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/atlassian-central-hibrit-ahsap-kule-sidney/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/atlassian-central-hibrit-ahsap-kule-sidney/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2026 06:20:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[PROJE]]></category>
		<category><![CDATA[ahşap]]></category>
		<category><![CDATA[ahşap gökdelen]]></category>
		<category><![CDATA[hibrit yapı]]></category>
		<category><![CDATA[masif ahşap]]></category>
		<category><![CDATA[timber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=87017</guid>

					<description><![CDATA[BVN ve SHoP Architects imzalı Atlassian Central, 39 katlı hibrit ahşap taşıyıcı sistemi, doğal havalandırmalı çalışma habitatları ve yüzde 50 daha düşük gömülü karbon hedefiyle Sidney’de tam yüksekliğine ulaştı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sidney’in yeni teknoloji bölgesi Tech Central’ın merkezinde yükselen <a href="https://www.atlassiancentral.com.au" data-type="link" data-id="https://www.atlassiancentral.com.au" target="_blank" rel="noopener">Atlassian Central</a>, 39 katlı strüktürünün tamamlanmasıyla tam yüksekliğine ulaştı. <a href="https://www.bvn.com.au" data-type="link" data-id="https://www.bvn.com.au" target="_blank" rel="noopener">BVN</a> ve <a href="https://www.shoparc.com" data-type="link" data-id="https://www.shoparc.com" target="_blank" rel="noopener">SHoP Architects</a> tarafından tasarlanan ve 180 metrenin üzerinde yükselen yapı, tamamlanan taşıyıcı sistemiyle dünyanın en yüksek <a href="https://ekoyapidergisi.org/?s=hibrit+ahşap+kule" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/?s=hibrit+ahşap+kule">hibrit ahşap kule</a>si unvanını taşıyor. Proje, masif ahşabı çelik ve betonla birlikte kullanarak yüksek yapılarda karbon salımını azaltmaya yönelik yeni bir yapısal model ortaya koyuyor. </p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://www.wiehag.com/fileadmin/_processed_/4/c/csm_WIEHAG_Atlassian_AERIAL_VIEW_96033c1fc1.jpg" alt="Image"/><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: BVN / Dexus</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Teknoloji şirketi Atlassian’ın yeni Avustralya genel merkezi olarak geliştirilen <a href="https://ekoyapidergisi.org/dunyanin-en-uzun-hibrid-ahsap-binasi-sydney-de-yukselecek/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/dunyanin-en-uzun-hibrid-ahsap-binasi-sydney-de-yukselecek/">Atlassian Central</a>, yalnızca yüksekliğiyle değil, geleneksel çelik ve beton kule tipolojisini sorgulayan hibrit sistemiyle de dikkat çekiyor. 59.100 metrekare kiralanabilir alana sahip yapı, masif ahşaptan oluşturulan çalışma habitatlarını çelik kompozit mega katlar, beton çekirdek ve dış cephede okunan çelik bir eksoskeleton ile bir araya getiriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Atlassian Central’da hibrit taşıyıcı sistem</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Atlassian Central’ın tasarımındaki temel yenilik, ahşabı yüksek yapının dekoratif ya da ikincil bir bileşeni olmaktan çıkararak taşıyıcı sistemin aktif bir parçasına dönüştürmesi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1-683x1024.jpg" alt="" class="wp-image-87019" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1-683x1024.jpg 683w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1-200x300.jpg 200w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1-768x1152.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1-1024x1536.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1-1366x2048.jpg 1366w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1-280x420.jpg 280w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1-150x225.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1-300x450.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1-696x1044.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1-1068x1601.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_2-1704x2555-1.jpg 1704w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: T<em>oby Peet</em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Yapı; masif ahşap çerçeveli çalışma alanları, belirli aralıklarla yerleştirilen çelik kompozit mega katlar, beton çekirdek ve bütün kuleyi çevreleyen çelik-cam diagrid sisteminden oluşuyor. Ahşap elemanlar yapının ağırlığını ve gömülü karbon miktarını azaltırken, çelik ve beton bu ölçekte ihtiyaç duyulan rijitlik ve yapısal dayanımı sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hibrit yaklaşım, farklı malzemelerin özelliklerini birbirinin alternatifi olarak değil, tamamlayıcısı olarak kullanıyor. Ahşabın hafifliği ve prefabrikasyona uygunluğu; betonun basınç dayanımı ve çeliğin yüksek yapılarda sağladığı strüktürel kapasiteyle birleşiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuçta Atlassian Central, tamamen ahşap bir gökdelen üretmek yerine yüksek yapıların karbon etkisini azaltmak için malzemelerin nerede ve ne kadar kullanılması gerektiğini yeniden değerlendiriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Masif ahşap yüksek yapılara taşınıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">39 katlı Atlassian Central’ın yüksekliği, masif ahşap yapı teknolojilerinin son yıllarda ulaştığı ölçeği göstermesi açısından da önemli. Yapı, kendisinden önce dünyanın en yüksek ahşap yapılarından biri olan Milwaukee’deki 25 katlı Ascent kulesinden yaklaşık 100 metre daha yüksek.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://cdn.sanity.io/images/o5vscjl2/production/b4dad985ce78277017ee64e88e955943ec29319b-5472x5711.jpg?fm=webp&amp;h=2066&amp;rect=0%2C0%2C5472%2C5710&amp;w=1980" alt="Image"/><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: BVN / Dexus</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Projede ahşap strüktür dört katlı çalışma kümeleri hâlinde organize ediliyor. BVN tarafından “habitat” olarak tanımlanan bu bölümler, geleneksel ofis kulelerindeki kesintisiz kat sisteminden farklı olarak daha küçük çalışma toplulukları meydana getiriyor. Yapı boyunca yedi ayrı habitat bulunuyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Masif ahşabın prefabrike biçimde üretilebilmesi, sahadaki uygulama sürecinin önemli bir bölümünün önceden planlanmasına da olanak tanıyor. Proje ekibi, ahşap, çelik ve beton elemanların karmaşık birleşimlerini dijital modelleme ve sanal inşaat yöntemleriyle montaj öncesinde çözümledi. Bu yöntem, 39 katlı hibrit bir sistemin gerektirdiği hassas inşaat sıralamasının yönetilmesine yardımcı oldu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Gömülü karbonu yüzde 50 azaltma hedefi</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Atlassian Central’ın çevresel performansındaki en önemli hedeflerden biri, yapının inşa aşamasında ortaya çıkan gömülü karbon miktarını azaltmak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Proje ekibine göre hibrit taşıyıcı sistem, geleneksel bir premium ofis kulesinin strüktürüyle karşılaştırıldığında başlangıçtaki gömülü karbon miktarında yaklaşık yüzde 50 azalma hedefliyor. Masif ahşap kullanımının yanı sıra düşük karbonlu malzemeler ve strüktürel optimizasyon da bu hedefin önemli parçalarını oluşturuyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="748" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/06_Atlassian-Central_Courtesy-of-Dexus-748x1024.jpg" alt="" class="wp-image-87020" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/06_Atlassian-Central_Courtesy-of-Dexus-748x1024.jpg 748w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/06_Atlassian-Central_Courtesy-of-Dexus-219x300.jpg 219w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/06_Atlassian-Central_Courtesy-of-Dexus-768x1052.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/06_Atlassian-Central_Courtesy-of-Dexus-1121x1536.jpg 1121w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/06_Atlassian-Central_Courtesy-of-Dexus-307x420.jpg 307w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/06_Atlassian-Central_Courtesy-of-Dexus-150x205.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/06_Atlassian-Central_Courtesy-of-Dexus-300x411.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/06_Atlassian-Central_Courtesy-of-Dexus-696x953.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/06_Atlassian-Central_Courtesy-of-Dexus-1068x1463.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/06_Atlassian-Central_Courtesy-of-Dexus.jpg 1495w" sizes="auto, (max-width: 748px) 100vw, 748px" /><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: BVN / Dexus</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, yüksek yapılarda sürdürülebilirlik tartışmasını yalnızca binanın kullanım dönemindeki enerji tüketiminden çıkararak inşaat sırasında kullanılan malzemelerin karbon etkisine taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çelik ve betonun yoğun olarak kullanıldığı geleneksel gökdelen tipolojilerinde yapı malzemeleri toplam karbon ayak izinin önemli bir bölümünü oluşturabiliyor. Atlassian Central ise bu malzemeleri tamamen ortadan kaldırmak yerine ihtiyaç duyulan noktalarda kullanarak ahşapla daha dengeli bir sistem kurmayı amaçlıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Doğal havalandırmalı “habitat”lar</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yapının sürdürülebilirlik yaklaşımı strüktürle sınırlı değil. Atlassian Central’ın çalışma ortamı da enerji tüketimi ile kullanıcı konforunu birlikte ele alan bir sistem üzerine kuruluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dört katlı ahşap habitatların her birinde doğal havalandırmaya açık geniş “park” alanları bulunuyor. Bitkilendirme, gün ışığı ve dış ortamla kurulan ilişki sayesinde bu alanlar geleneksel kapalı ofis katlarından farklı bir çalışma atmosferi yaratmayı amaçlıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapının iklimlendirme sistemi de dış koşullara göre farklı çalışma biçimlerine geçebilecek şekilde tasarlanıyor. Dijital sistemlerin sıcaklık, hava kalitesi ve kullanım koşullarındaki değişimleri algılayarak binanın performansını gerçek zamanlı olarak düzenlemesi planlanıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Proje ayrıca geleneksel 5 Star NABERS ofis binasına kıyasla operasyonel enerji kullanımında yüzde 50 iyileşme hedefliyor ve elektrik ihtiyacının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması amaçlanıyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/csm_WIEHAG_Atlassian_Central_Chris_Cook_DSC7889-Edit__6__ce3398ffab-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-87021" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/csm_WIEHAG_Atlassian_Central_Chris_Cook_DSC7889-Edit__6__ce3398ffab-1024x576.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/csm_WIEHAG_Atlassian_Central_Chris_Cook_DSC7889-Edit__6__ce3398ffab-300x169.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/csm_WIEHAG_Atlassian_Central_Chris_Cook_DSC7889-Edit__6__ce3398ffab-768x432.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/csm_WIEHAG_Atlassian_Central_Chris_Cook_DSC7889-Edit__6__ce3398ffab-747x420.jpg 747w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/csm_WIEHAG_Atlassian_Central_Chris_Cook_DSC7889-Edit__6__ce3398ffab-150x84.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/csm_WIEHAG_Atlassian_Central_Chris_Cook_DSC7889-Edit__6__ce3398ffab-696x391.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/csm_WIEHAG_Atlassian_Central_Chris_Cook_DSC7889-Edit__6__ce3398ffab-1068x600.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/csm_WIEHAG_Atlassian_Central_Chris_Cook_DSC7889-Edit__6__ce3398ffab.jpg 1199w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: Chris Cook</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Çalışma alanını dikey mahallelere dönüştürmek</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Atlassian Central’ın “habitat” sistemi yalnızca enerji performansına yönelik teknik bir karar değil. Aynı zamanda 39 katlı büyük bir ofis yapısında insan ölçeğini yeniden kurmaya yönelik mekânsal bir strateji.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuleyi birbirinden kopuk ofis katlarının üst üste dizildiği tekil bir yapı olarak ele almak yerine, dört katlı gruplar daha küçük çalışma mahallelerine dönüştürülüyor. Her habitat doğal malzemeler, peyzaj, ortak çalışma alanları ve doğal havalandırmalı bahçeler etrafında organize ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece yüksek yapının içindeki çalışma ortamı, yatay bir kampüste kurulabilecek sosyal ilişkilerin dikey olarak yeniden yorumlandığı bir sisteme dönüşüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapının tamamlandığında 5 binden fazla çalışana ev sahipliği yapması öngörülüyor. Alt katlarda ise 137 odalı YHA Central oteli yer alacak ve yaklaşık 450 konuk kapasitesi sağlayacak. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Mevcut miras yeni yapının parçası oluyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Atlassian Central, yalnızca yeni bir kule inşa etmek yerine arazinin mevcut tarihsel katmanlarını da projeye dahil ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Central Station çevresindeki tarihi Parcels Shed sökülerek korunuyor ve restorasyon sonrasında özgün konumuna yeniden yerleştiriliyor. Tarihi yapı, yeni kulenin kamusal alanlarıyla bütünleşerek geçmişteki demiryolu ve posta altyapısının izlerini yeni Tech Central bölgesi içerisinde görünür kılıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, projenin düşük karbon hedefiyle de paralel okunabilir. Mevcut yapı elemanlarının tamamen ortadan kaldırılması yerine yeniden kullanılması, hem kentsel hafızanın korunmasına hem de yeni yapı üretiminin malzeme ihtiyacının sınırlandırılmasına katkıda bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kulenin zemin seviyesinde yeni yaya bağlantıları, perakende alanları ve kamusal mekânların oluşturulması da projenin yalnızca özel bir şirket merkezi olarak değil, Central Station çevresindeki kentsel dönüşümün parçası olarak ele alınmasını sağlıyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1-683x1024.jpg" alt="" class="wp-image-87022" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1-683x1024.jpg 683w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1-200x300.jpg 200w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1-768x1152.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1-1024x1536.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1-1366x2048.jpg 1366w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1-280x420.jpg 280w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1-150x225.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1-300x450.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1-696x1044.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1-1068x1601.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/atlassian-central-shop-architects-bvn-architecture-mass-timber-office-tower-sydney-australia_dezeen_2364_col_6-1704x2555-1.jpg 1704w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: T<em>oby Peet</em></figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Dijital mühendislikten prefabrikasyona</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Atlassian Central’ın ulaştığı ölçek aynı zamanda yapım teknolojileri açısından önemli bir koordinasyon gerektiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Built ve Obayashi Corporation ortak girişimi tarafından yürütülen yapım sürecinde, farklı toleranslara ve yapısal davranışlara sahip ahşap, çelik ve beton elemanların birbirine bağlanması dijital mühendislik araçlarıyla önceden simüle edildi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ahşap elemanların fabrikada hassas biçimde üretilebilmesi, daha kuru ve kontrollü bir inşaat süreci sağlarken sahadaki işlemlerin azaltılmasına da katkıda bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu anlamda Atlassian Central’ın yeniliği yalnızca kullanılan malzemede değil; tasarım, üretim, lojistik ve montajın tek bir dijital süreç içerisinde koordine edilmesinde ortaya çıkıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yüksek yapıların geleceği için yeni bir model</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Atlassian Central’ın Temmuz 2026’da tam yüksekliğine ulaşması, hibrit ahşap yapıların deneysel orta ölçekli projelerden yüksek yapı ölçeğine geçişinde önemli bir eşik oluşturuyor. Kulenin son kat döşemesinin tamamlanmasının ardından cephe, mekanik sistemler ve iç mekân çalışmalarının devam etmesi, pratik tamamlanmanın ise Kasım 2026’da gerçekleşmesi planlanıyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Projenin önemi, gelecekte bütün gökdelenlerin ahşaptan yapılması gerektiği yönünde tek bir çözüm önermesinden çok, yüksek yapı üretiminde malzeme kullanımının yeniden düşünülebileceğini göstermesinde yatıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Masif ahşabın çelik ve betonla birlikte kullanılması, prefabrikasyon, doğal havalandırma, yenilenebilir enerji, biyofilik çalışma alanları ve mevcut mirasın yeniden kullanımı aynı proje içinde birbirini destekleyen stratejilere dönüşüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atlassian Central böylece yüksekliği artırmak üzerinden ilerleyen geleneksel gökdelen rekabetine başka bir performans kriteri ekliyor. Böyle yüksek bir yapı, kullandığı malzemeyi, tükettiği enerjiyi ve kullanıcılarına sunduğu çalışma ortamını bir ölçüde yeniden düşünebiliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/atlassian-central-hibrit-ahsap-kule-sidney/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Liminality in Motion: Japon Mimar Yurika Takemura, FAV 2026&#8217;nın 20. Yıl Büyük Ödülü&#8217;nü Kazandı</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/liminality-in-motion-yurika-takemura-2026/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/liminality-in-motion-yurika-takemura-2026/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2026 08:59:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[enstalasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Japon mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[mimari enstalasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=86998</guid>

					<description><![CDATA[Japon mimar Yurika Takemura, Montpellier'deki FAV 2026'da Liminality in Motion enstalasyonuyla 20. Yıl Büyük Ödülü'nü kazandı. Metal ağ ve reçine madalyonlarla tarihi avluyu dönüştürdü.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion6.jpg" alt="" class="wp-image-87000"/><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: photoarchitecture</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Montpellier&#8217;in tarihi merkezindeki Hortoles avlusunda, on iki metre yüksekliğe asılı bir metal ağ, rüzgarla birlikte canlı bir organizma gibi sessizce salınıyor. Altında, Montpellier sokaklarından toplanan dokuları taşıyan damla biçimli reçine madalyonlar, sürekli değişen gün ışığıyla parıldıyor. Bu sürükleyici deneyim, Japonya&#8217;nın Nara kentinden&nbsp;<a href="https://www.yuricadesign.com/" target="_blank" rel="noopener">Yurica Design &amp; Architecture</a>&nbsp;kurucusu mimar Yurika Takemura&#8217;nın imzasını taşıyan Liminality in Motion (Devinim Halindeki Eşiksellik) enstalasyonu. <a href="https://festivaldesarchitecturesvives.com" data-type="link" data-id="https://festivaldesarchitecturesvives.com" target="_blank" rel="noopener">Festival des Architectures Vives</a> (FAV) 2026&#8217;nın 20. Yıl Özel Jüri Büyük Ödülü&#8217;nü (Premier Prix du Jury Spécial 20 ans) kazanan Liminality in Motion, mimarlık, enstalasyon, performans ve sürükleyici sesi tarihi bir avlunun içinde birleştirerek görünmez sınırları algılanabilir kılmayı hedefliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion5.jpg" alt="Liminality in Motion" class="wp-image-87004"/><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: photoarchitecture</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Görünmez Sınırları Algılanabilir Kılmak</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Liminality in Motion&#8217;ın kavramsal çekirdeği, insanlar ile mekan, geçmiş ile şimdi, ben ile öteki arasında var olan görünmez sınırların fiziksel olarak algılanabilir hale getirilmesi. Takemura, Montpellier&#8217;in tarihi merkezinin gündelik peyzajına zaten gömülü olan güzelliklere, yani Castries&#8217;den çıkarılan kireçtaşı sokaklara, sıcak Akdeniz güneşine, avlulardan süzülen rüzgara ve zaman zaman kuşların ve uçakların geçtiği açık gökyüzüne yeniden dikkat çekmeyi amaçlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Liminality in Motion, bu tarihsel açıdan zengin çevreye başka bir nesne eklemek yerine, mekanda zaten var olan nitelikleri ortaya çıkaran ve güçlendiren bir &#8220;mekansal araç&#8221; olarak kurgulanmış. Enstalasyon, eklenen bir şey değil; var olanı yeniden keşfettiren bir çerçeve.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion4.jpg" alt="" class="wp-image-87005"/><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: photoarchitecture</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Metal Ağ: Rüzgarı Görünür Kılan Bir Perde</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Liminality in Motion&#8217;ın en güçlü fiziksel öğesi, avlunun yaklaşık on iki metre üzerinde asılı duran metal ağ enstalasyonu. Ziyaretçiler bu ağı uzaktan izlemek yerine içinden geçmeye, bedenleriyle harekete geçirmeye ve bir sınırı geçme eyleminin kendisini deneyimlemeye davet ediliyor. Ağ, avludan süzülen rüzgara hassas biçimde tepki vererek sessizce salınıyor ve normalde görünmez olan hava hareketini algılanabilir kılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geleneksel Japon noren&#8217;inin (kapı perdesi) altından geçmek gibi ağın içinden yürüyen ziyaretçiler, avlunun merkezinde asılı dairesel bir reçine madalyon takımyıldızıyla karşılaşıyor. Her madalyon, Montpellier sokaklarından ve tarihi avlularından toplanan dokuları içeriyor. Sürekli değişen doğal ışıkla aydınlanan bu yarı saydam diskler, kentin anılarının yerden yükselip havada süzülmeye başlamış parçaları gibi parıldıyor. Liminality in Motion burada malzemeyi, mekanı ve belleği tek bir deneyimde eritiyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1707" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion9-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-87003" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion9-scaled.jpg 2560w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion9-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Performans: Noh Tiyatrosundan Esinlenen Bedensel Deneyim</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Liminality in Motion, yalnızca görsel bir enstalasyon değil; festival boyunca sunulan sürükleyici bir performansı da barındırıyor. Disiplinlerarası sanatçı Yui Takeshima ve performansçı Haruna Kawamura ile iş birliği içinde geliştirilen performans, geleneksel Japon Noh tiyatrosunun bedensel niteliklerinden ilham alıyor. Performans enstalasyonla iç içe geçerek ziyaretçilerin kendi bedenlerinin bir &#8220;awai&#8221; (arada olma) haline, yani benlik ile öteki, iç ile dış arasındaki sınırların hareket, algı ve varlık aracılığıyla deneyimlendiği bir eşik durumuna dönüşmesine olanak tanıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion2.jpeg" alt="FAV Liminality in Motion" class="wp-image-86999"/><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: photoarchitecture</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu performatif boyut, Liminality in Motion&#8217;ı salt bir mimari enstalasyondan çıkarıp disiplinlerarası bir deneyime dönüştürüyor. Mimarlık, sanat ve performansın tarihi bir çevre içinde yenilikçi biçimde bütünleştirilmesi, jürinin 20. Yıl Büyük Ödülü&#8217;nü bu projeye vermesinin temel gerekçelerinden biri.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yurica Design &amp; Architecture: &#8220;Open Nostalgia&#8221; Felsefesi</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Nara merkezli Yurica Design &amp; Architecture, mimar Yurika Takemura tarafından kuruldu. Stüdyo, &#8220;Open Nostalgia&#8221; (Açık Nostalji) felsefesiyle yönlendiriliyor: mevcut çevreleri, tarihleri ve anıları geleceğe doğru açma aracı olarak mimarlığı keşfediyor. Mimarlığı statik bir nesne olarak değil, insanlar, mekan, zaman ve doğa arasında sürekli evrilen bir ilişki olarak ele alan stüdyo, görünmez ilişkilerin beden aracılığıyla algılanmasını sağlayan deneyimler yaratıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1707" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion7-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-87001" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion7-scaled.jpg 2560w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion7-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: photoarchitecture</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Japon doğa görüşünden ilham alan stüdyo, geleneksel zanaatkarlık ve malzemeleri çağdaş teknolojilerle birleştirerek doğayla birlikte var olma, bedensel algı ve eşiksellik temalarını araştırıyor. Liminality in Motion, bu felsefenin en olgun ve en çok ödül alan ifadesi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1707" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion12-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-87006" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion12-scaled.jpg 2560w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion12-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">FAV 2026: Aktarım Temasında 20. Yıl</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Liminality in Motion, <a href="https://ekoyapidergisi.org/festival-des-architectures-vives-2026-montpellier/" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/festival-des-architectures-vives-2026-montpellier/">Festival des Architectures Vives</a>&#8216;in 2026 edisyonunda, festivalin 20. yılını kutlayan &#8220;Transmission&#8221; (Aktarım) teması kapsamında yer aldı. 9-14 Haziran tarihleri arasında Montpellier&#8217;de gerçekleşen festival, bu yıl 13 enstalasyonu 18.000 ziyaretçiyle buluşturarak yeni bir katılım rekoru kırdı. 20. yıl özel edisyonu, önceki edisyonların ikonik ekiplerini mentör olarak geri çağırarak nesiller arası bir aktarım modeli oluşturdu. Takemura&#8217;nın mentörü Prof. Tohru Horiguchi rehberliğinde geliştirilen Liminality in Motion, bu aktarım ruhunun en güçlü somutlaşması olarak öne çıktı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1707" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion10-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-87007" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion10-scaled.jpg 2560w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/08/FAV_Liminality-in-Motion10-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: photoarchitecture</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Mimarlık, Ayıran Değil İlişki Kuran Bir Araç</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Liminality in Motion, Yurika Takemura&#8217;nın daha geniş vizyonunu somutlaştırıyor: mimarlık, ayırma tanımlayan değil, ilişkileri besleyen bir araç olabilir. Görünmez sınırları algılanabilir kılarak, mimarlığı statik bir nesne olarak değil, bellek, bedensel hareket ve kültürlerarası karşılaşmalar aracılığıyla sürekli yeniden şekillenen, evrilen bir deneyim olarak öneriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Montpellier&#8217;in tarihi Hortoles avlusunda, on iki metre yüksekliğe asılı bir metal ağ, rüzgarla salınıyor. Sokaklardan toplanan dokular reçine madalyonlarda parıldıyor. Bir performansçı, Noh tiyatrosunun sessiz yoğunluğuyla mekanın içinden geçiyor. Liminality in Motion tüm bunları yaparak soruyor: mimarlığın en güçlü anı, bir duvar ördüğünde mi yoksa bir sınırı eriştiğinde mi?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/liminality-in-motion-yurika-takemura-2026/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seranit, yüzyıllık terrazzo geleneğini modern yaşam alanlarına taşıyor</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/seranit-yuzyillik-terrazzo-gelenegini-modern-yasam-alanlarina-tasiyor/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/seranit-yuzyillik-terrazzo-gelenegini-modern-yasam-alanlarina-tasiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:01:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ÜRÜN]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[porselen karolar]]></category>
		<category><![CDATA[seranit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=86959</guid>

					<description><![CDATA[Seranit, Terrazzo, Litta, Morbido ve Art Terrazzo koleksiyonlarıyla terrazzo estetiğini dayanıklı porselen yüzeylerle modern yaşam alanlarına taşıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kökeni 15. yüzyıl İtalya’sına uzanan terrazzo, zamansız görünümü ve dayanıklı yapısıyla yüzyıllardır mimarinin en çok tercih edilen yüzeylerinden biri olmayı sürdürüyor. <a href="https://www.seranit.com.tr" data-type="link" data-id="https://www.seranit.com.tr" target="_blank" rel="noopener">Seranit</a>, bu köklü tasarım geleneğini Terrazzo, Litta, Morbido ve Art Terrazzo koleksiyonlarıyla günümüz yaşam alanlarına taşıyor. Doğal görünümü porselenin teknik avantajlarıyla bir araya getiren Seranit terrazzo koleksiyonları, farklı mimari tarzlara estetik ve fonksiyonel çözümler sunuyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="913" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321856_LITTA_RFX-1024x913.jpeg" alt="" class="wp-image-86962" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321856_LITTA_RFX-1024x913.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321856_LITTA_RFX-300x267.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321856_LITTA_RFX-768x684.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321856_LITTA_RFX-1536x1369.jpeg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321856_LITTA_RFX-471x420.jpeg 471w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321856_LITTA_RFX-150x134.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321856_LITTA_RFX-696x620.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321856_LITTA_RFX-1068x952.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321856_LITTA_RFX.jpeg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Venedikli ustaların mermer parçalarını yeniden değerlendirerek geliştirdiği bir yüzey kaplama tekniğine dayanan terrazzo, kendine özgü agregalı görünümü sayesinde geçmişten günümüze popülerliğini koruyor. Geleneksel üretim tekniklerinden çağdaş porselen teknolojilerine uzanan bu desen, bugün konutlardan ticari yapılara kadar geniş bir kullanım alanına sahip.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seranit ise terrazzo desenini farklı renk, yüzey ve ebat seçenekleriyle yeniden yorumlayarak modern mimarinin ihtiyaçlarına uyarlıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Terrazzo desenine modern porselen yorumu</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://ekoyapidergisi.org/?s=Doğal+dokular" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/?s=Doğal+dokular">Doğal dokular</a>a ve uzun ömürlü yüzeylere yönelik ilginin artması, terrazzo desenini yeniden iç mekân tasarımının öne çıkan trendlerinden biri hâline getirdi. Klasik terrazzo görünümü, porselen teknolojisinin sunduğu dayanıklılık, kolay bakım ve farklı uygulama olanaklarıyla birleşerek çağdaş yaşam alanlarında yeni bir karşılık buluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seranit’in Terrazzo, Litta, Morbido ve Art Terrazzo koleksiyonları, bu zamansız yüzey anlayışını günümüz mimarisinin estetik ve teknik beklentileri doğrultusunda ele alıyor. Farklı desen yoğunlukları, renk alternatifleri ve yüzey seçenekleriyle geliştirilen koleksiyonlar; sade, doğal, sofistike ya da karakteristik mekân kurgularına uyum sağlayabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Porselenin aşınmaya karşı dayanıklı ve kolay temizlenebilir yapısı, terrazzo deseninin yalnızca dekoratif bir tercih olarak değil, uzun ömürlü bir yüzey çözümü olarak da kullanılmasına olanak tanıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321843_ART_TERRAZO_90X90_FC1_12_08_25.jpg" alt="Seranit" class="wp-image-86965"/></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Terrazzo koleksiyonu ile doğal ve zamansız yüzeyler</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.seranit.com.tr/tr/karo-seriler/terrazzo/960" data-type="link" data-id="https://www.seranit.com.tr/tr/karo-seriler/terrazzo/960" target="_blank" rel="noopener">Seranit Terrazzo Koleksiyonu</a>; beyaz, krem, taupe ve antrasit renk seçenekleriyle farklı iç mekân stillerine uyum sağlayan sade bir tasarım dili sunuyor. 60&#215;60 cm ebadındaki mat yüzeyli porselen karolar, terrazzo deseninin doğal görünümünü modern bir yüzey anlayışıyla buluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Açık renk seçenekleri daha ferah ve aydınlık mekânlar oluşturulmasına katkı sağlarken, taupe ve antrasit tonları daha güçlü ve dengeli iç mekân kompozisyonlarına olanak tanıyor. Koleksiyonun nötr renk paleti, ahşap, metal ve doğal taş görünümlü farklı malzemelerle birlikte kullanılmasını da kolaylaştırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Terrazzo Koleksiyonu; mutfak, banyo, salon, antre ve koridor gibi konut alanlarının yanı sıra otel, restoran, kafe ve ofis gibi ticari mekânlarda da uygulanabiliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="960" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321949_MORBIDO_001.jpg" alt="" class="wp-image-86960" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321949_MORBIDO_001.jpg 960w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321949_MORBIDO_001-300x300.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321949_MORBIDO_001-150x150.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321949_MORBIDO_001-768x768.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321949_MORBIDO_001-420x420.jpg 420w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785321949_MORBIDO_001-696x696.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Litta koleksiyonu ile sofistike mekânlar</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Doğal taşın geleneksel ve soğuk algısını daha çağdaş bir yorumla dönüştüren Litta Koleksiyonu, lappato yüzeyiyle mekânlara parlaklık ve derinlik kazandırıyor. Beyaz, bej, gri, smoke ve mavi renk seçeneklerinden oluşan koleksiyon, terrazzo desenini zarif ve sofistike bir yüzey diliyle ele alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Lappato yüzeyin yarı parlak etkisi, ışığın mekân içinde daha katmanlı algılanmasını sağlarken terrazzo deseninin detaylarını da belirginleştiriyor. Özellikle geniş ve aydınlık iç mekânlarda güçlü bir görsel etki yaratan Litta Koleksiyonu, çağdaş konut projelerinden nitelikli ticari alanlara kadar farklı ölçeklerde kullanılabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Koleksiyonun renk seçenekleri, nötr ve sakin tasarımların yanı sıra daha özgün ve karakterli mekân kurgularına da olanak tanıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Morbido koleksiyonu ile sakin ve ferah atmosferler</h2>



<p class="wp-block-paragraph">90&#215;90 cm ebadındaki Morbido Koleksiyonu, kum tonu ve yumuşak renk geçişleriyle sakin, dengeli ve ferah iç mekânlar oluşturmayı hedefliyor. Büyük ebatlı porselen karolar, yüzeydeki derz miktarını azaltarak daha bütüncül ve kesintisiz bir görünüm elde edilmesini sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Morbido’nun doğal renk paleti, minimal ve yalın tasarımlarla kolayca bütünleşirken farklı mobilya ve malzeme seçimleri için de dengeli bir arka plan oluşturuyor. Koleksiyon, özellikle geniş salonlar, açık plan yaşam alanları, otel lobileri, restoranlar ve mağazalar gibi yüzey bütünlüğünün öne çıktığı mekânlarda dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yumuşak geçişlere sahip terrazzo deseni, mekâna hareket kazandırırken görsel yoğunluğu kontrollü tutuyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="576" height="1024" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-576x1024.jpg" alt="" class="wp-image-86963" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-576x1024.jpg 576w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-169x300.jpg 169w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-768x1366.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-864x1536.jpg 864w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-1152x2048.jpg 1152w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-236x420.jpg 236w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-150x267.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-300x533.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-696x1237.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-1068x1899.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-1920x3414.jpg 1920w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1785322074_MORBIDO_002-1-scaled.jpg 1440w" sizes="auto, (max-width: 576px) 100vw, 576px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Art Terrazzo ile güçlü ve karakteristik tasarımlar</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Art Terrazzo Koleksiyonu, gri rengi ve büyük agregalı deseniyle daha güçlü ve karakteristik iç mekân tasarımlarına hitap ediyor. Geleneksel terrazzo yüzeylerinin belirgin parçalı yapısını çağdaş bir yorumla ele alan koleksiyon, özellikle vurgu yüzeyleri ve dikkat çekici zemin tasarımları için alternatif oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Büyük agregalı desen, mekânda grafik ve dinamik bir etki yaratırken gri tonun nötr yapısı farklı renk ve malzemelerle birlikte kullanılabilmesini sağlıyor. Art Terrazzo; mağazalar, showroomlar, kafeler, restoranlar, ofisler ve otel alanları gibi tasarım kimliğinin belirginleştirilmek istendiği projelerde öne çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Koleksiyon, endüstriyel, modern ve eklektik tasarım yaklaşımlarıyla uyumlu bir yüzey seçeneği sunuyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yaşam alanlarından ticari mekânlara geniş kullanım</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Zamansız görünümü ve farklı tasarım stillerine uyum sağlayan yapısıyla terrazzo desenli porselen karolar, yaşam alanlarının pek çok bölümünde kullanılabiliyor. Salon, mutfak, banyo, antre ve koridor gibi alanlarda zemin ve duvar kaplaması olarak tercih edilebilen yüzeyler, mekânlar arasında görsel bütünlük kurulmasına yardımcı oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seranit terrazzo koleksiyonları, yoğun kullanıma sahip ticari mekânların ihtiyaçlarına da yanıt veriyor. Oteller, kafeler, restoranlar, mağazalar, showroomlar ve ofislerde estetik görünümün yanı sıra dayanıklılık, hijyen ve kolay bakım gibi teknik kriterler de önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Porselen yüzeylerin aşınmaya ve günlük kullanıma karşı dayanıklı olması, terrazzo görünümünün yoğun sirkülasyona sahip alanlarda da uzun süre korunmasını destekliyor. Kolay temizlenebilir yapı ise bakım süreçlerini daha pratik hâle getiriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Zamansız estetik ve uzun ömürlü kullanım</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Doğal dokulara yönelik ilginin artmasıyla birlikte terrazzo, geçici bir dekorasyon trendinin ötesine geçerek çağdaş mimarinin kalıcı yüzey seçeneklerinden biri hâline geliyor. Desenin farklı renk, ebat ve yüzeylerle yeniden yorumlanabilmesi, hem sade hem de güçlü tasarım dillerine uyum sağlamasına olanak tanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://ekoyapidergisi.org/?s=seranit" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/?s=seranit">Seranit</a>; Terrazzo, Litta, Morbido ve Art Terrazzo koleksiyonlarıyla yüzyıllık bir tasarım geleneğini modern porselen teknolojisiyle bir araya getiriyor. Estetik, dayanıklılık ve fonksiyonelliği aynı yüzeyde buluşturan koleksiyonlar, konutlardan ticari yapılara kadar farklı kullanım alanları için uzun ömürlü çözümler sunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seranit, farklı mimari ihtiyaçlara yanıt veren terrazzo koleksiyonlarıyla bu köklü yüzey anlayışını günümüz yaşam alanlarında yeniden yorumlamaya devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/seranit-yuzyillik-terrazzo-gelenegini-modern-yasam-alanlarina-tasiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mental Design Works WAF 2026&#8217;da Üç Finalist, WAFX&#8217;te İki Ödül aldı</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/mental-design-works-waf-2026-finalist/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/mental-design-works-waf-2026-finalist/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:11:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Festival]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Airport City]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=86877</guid>

					<description><![CDATA[Mental Design Works, WAF 2026'da üç projesiyle finale kalırken WAFX'te Istanbul Airport City ve Urban Habitat projeleriyle iki kategoride ödül kazandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="778" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Salih_kman-1024x778.jpeg" alt="" class="wp-image-86880" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Salih_kman-1024x778.jpeg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Salih_kman-300x228.jpeg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Salih_kman-768x583.jpeg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Salih_kman-553x420.jpeg 553w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Salih_kman-80x60.jpeg 80w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Salih_kman-150x114.jpeg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Salih_kman-696x529.jpeg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Salih_kman-1068x811.jpeg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/Salih_kman.jpeg 1193w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Salih Çıkman</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Mimar Salih Çıkman tarafından kurulan Mental Design Works (MDW), dünyanın en prestijli mimarlık platformlarından biri olan World Architecture Festival (WAF) 2026&#8217;da Istanbul Airport City, Urban Habitat ve Greenox Residence projeleriyle finale kaldı. <a href="http://www.mentaldesignworks.com/aboutus" data-type="link" data-id="http://www.mentaldesignworks.com/aboutus" target="_blank" rel="noopener">Mental Design Works</a> WAF 2026 başarısı bununla sınırlı kalmadı: festival kapsamında düzenlenen ve mimarlığın iklim değişikliği, karbon emisyonlarının azaltılması, enerji verimliliği ve sürdürülebilir kentleşme gibi alanlardaki yenilikçi yaklaşımlarını ödüllendiren WAFX programında da Istanbul Airport City ve Urban Habitat projeleriyle iki kategoride ödüle layık görüldü.</p>



<h2 class="wp-block-heading">WAF 2026: Üç Kategoride Üç Finalist</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Mental Design Works WAF 2026&#8217;da farklı ölçek ve programlardaki projelerini aynı anda finale taşıdı. Istanbul Airport City, &#8220;Future Projects / Masterplanning&#8221; kategorisinde; Urban Habitat, &#8220;Future Projects / Residential&#8221; kategorisinde; Greenox Residence ise &#8220;Completed Buildings / Housing&#8221; kategorisinde finalist oldu. Hem gelecek projelerde hem de tamamlanmış yapılarda aynı anda finale kalmak, ofisin tasarım yaklaşımının ölçekten ve aşamadan bağımsız biçimde tutarlılığını ortaya koyuyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="572" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-3-1024x572.jpg" alt="Mental Design Works WAF 2026" class="wp-image-86881" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-3-1024x572.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-3-300x167.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-3-768x429.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">WAFX Ödülleri: Şehirler ve İklim Kategorilerinde Çifte Başarı</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Mental Design Works <a href="https://worldarchitecturefestival.com/WAF2026/en/page/attendfestival" data-type="link" data-id="https://worldarchitecturefestival.com/WAF2026/en/page/attendfestival" target="_blank" rel="noopener">WAF 2026</a> finalinin yanı sıra, WAFX programında da iki ayrı kategoride ödül aldı. Istanbul Airport City, &#8220;Cities&#8221; kategorisinde; Urban Habitat ise &#8220;Carbon, Energy &amp; Climate&#8221; kategorisinde ödüle layık görüldü. WAFX, mimarlığın geleceğin yaşam ve kent modellerine katkı sağlayan projelerini ödüllendiren uluslararası bir program olarak, sürdürülebilir kentleşme ve iklim odaklı tasarımda öncü yaklaşımları tanıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="532" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-1024x532.jpg" alt="" class="wp-image-86882" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-1024x532.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-300x156.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-768x399.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-1536x798.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-2048x1064.jpg 2048w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-808x420.jpg 808w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-150x78.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-696x362.jpg 696w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-1068x555.jpg 1068w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-1920x998.jpg 1920w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Istanbul Airport City: Türkiye&#8217;nin İlk Entegre Havalimanı Kenti</h2>



<p class="wp-block-paragraph">WAF 2026&#8217;da &#8220;Future Projects / Masterplanning&#8221; finalisti ve WAFX &#8220;Cities&#8221; kategorisi ödülü sahibi olan Istanbul Airport City, İstanbul Havalimanı çevresini Türkiye&#8217;nin ilk entegre havalimanı kentine dönüştürmeyi hedefleyen kapsamlı bir masterplan önerisi. Konut, teknoloji, ticaret, araştırma, lojistik, turizm ve kamusal yaşamı tek bir ekosistemde buluşturan proje; erişilebilir ulaşım ağı, çok işlevli kullanım senaryoları ve doğal peyzajla bütünleşen sürdürülebilir planlama anlayışıyla geleceğin kent modeli için yenilikçi bir vizyon ortaya koyuyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="572" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-2-1024x572.jpg" alt="" class="wp-image-86884" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-2-1024x572.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-2-300x167.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/WAF2026-2-768x429.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Urban Habitat: Kent İçinde Doğayla Yeniden Bağ Kurmak</h2>



<p class="wp-block-paragraph">İstanbul Ataşehir&#8217;de konumlanan ve WAF 2026&#8217;da &#8220;Future Projects / Residential&#8221; finalisti, WAFX&#8217;te &#8220;Carbon, Energy &amp; Climate&#8221; kategorisi ödülü sahibi olan Urban Habitat, yoğun kent yaşamı içinde doğayla yeniden bağ kurmayı hedefliyor. Kendi kendini besleyen mikro ekosistemler, üretken teras bahçeleri, yağmur suyu hasadı, gri su geri dönüşümü ve kompost döngüsü gibi sürdürülebilir çözümlerle yapı, yalnızca yaşayanlarına değil kent ekosistemine de katkı sunan bir yaşam modeli öneriyor. Doğayı mimarinin ayrılmaz bir parçası haline getiren proje, biyolojik çeşitliliği destekleyen bütüncül bir yaklaşım benimsiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Greenox Residence: Tamamlanmış Yapı Kategorisinde Finalist</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Mental Design Works WAF 2026&#8217;da yalnızca gelecek projelerle değil, tamamlanmış bir yapıyla da finale kaldı. Greenox Residence, &#8220;Completed Buildings / Housing&#8221; kategorisindeki finalistliğiyle ofisin kavramsal vizyonunun inşa edilmiş gerçeklikte de karşılık bulduğunu gösteriyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1784878794_2-1024x682.jpg" alt="" class="wp-image-86883" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1784878794_2-1024x682.jpg 1024w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1784878794_2-300x200.jpg 300w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1784878794_2-768x511.jpg 768w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1784878794_2-1536x1023.jpg 1536w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1784878794_2-2048x1364.jpg 2048w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1784878794_2-631x420.jpg 631w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1784878794_2-150x100.jpg 150w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/1784878794_2-696x463.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Mental Design Works Hakkında</h2>



<p class="wp-block-paragraph">2010 yılında Mimar Salih Çıkman tarafından kurulan ve 2012&#8217;de Mimar Tülin Meydan&#8217;ın katılımıyla çok disiplinli bir yapıya dönüşen Mental Design Works, mimarlığı kültürel bir temsil, entelektüel bir duruş ve geleceğe dönük bir vizyon olarak ele alıyor. Biçimden önce fikre, detaydan önce kavrama, malzemeden önce anlam haritasına yaslanan stüdyo; çevreye duyarlı yeşil bina projeleri, yerel bağlamla kurulan güçlü ilişkiler ve kullanıcı deneyimine odaklanan planlamalarıyla tanınıyor. Mental Design Works WAF 2026&#8217;daki başarısıyla, bağlam, doğa ve kullanıcı deneyimini odağına alan bütüncül tasarım anlayışını uluslararası ölçekte bir kez daha ortaya koydu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/mental-design-works-waf-2026-finalist/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>URBANJOBS, Dünyanın En Prestijli Tasarım Ödüllerinden Red Dot Design Award 2026&#8217;nın Sahibi Oldu</title>
		<link>https://ekoyapidergisi.org/urbanjobs-dunyanin-en-prestijli-tasarim-odullerinden-red-dot-design-award-2026nin-sahibi-oldu/</link>
					<comments>https://ekoyapidergisi.org/urbanjobs-dunyanin-en-prestijli-tasarim-odullerinden-red-dot-design-award-2026nin-sahibi-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Johansson]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:01:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[URBANJOBS]]></category>
		<category><![CDATA[Yarışma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekoyapidergisi.org/?p=86840</guid>

					<description><![CDATA[URBANJOBS, Şef Osman Sezener ve RAN Group için tasarladığı ESCA ile Interior Design kategorisinde Red Dot Winner 2026 ödülünü kazandı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">İstanbul merkezli tasarım stüdyosu URBANJOBS, Michelin yıldızlı Şef Osman Sezener ve RAN Group için tasarladığı ESCA ile dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden Red Dot Design Award 2026&#8217;ya layık görüldü. Stüdyo, Interior Design kategorisinde Red Dot Winner 2026 ödülünü kazanarak uluslararası tasarım sahnesindeki başarısını bir kez daha tescilledi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1708" src="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/UJ_REDDOT_PHOTO-scaled.jpeg" alt="URBANJOBS Red Dot Design Award 2026" class="wp-image-86841" srcset="https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/UJ_REDDOT_PHOTO-scaled.jpeg 2560w, https://ekoyapidergisi.org/wp-content/uploads/2026/07/UJ_REDDOT_PHOTO-300x200.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">İstanbul merkezli tasarım stüdyosu URBANJOBS, uluslararası tasarım dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Red Dot Design Award 2026&#8217;da önemli bir başarıya imza attı. Stüdyonun, Michelin yıldızlı Şef Osman Sezener ve RAN Group için tasarladığı ESCA, Interior Design kategorisinde Red Dot Winner 2026 ödülüne layık görüldü. Bu başarıyla birlikte URBANJOBS, Türkiye&#8217;den restoran tasarımı alanında Red Dot Design Award ile ödüllendirilen ilk tasarım stüdyosu olurken, uluslararası tasarım sahnesindeki konumunu da bir kez daha güçlendirdi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Dünyanın En Prestijli Tasarım Ödüllerinden Biri</h2>



<p class="wp-block-paragraph">1955 yılından bu yana Almanya&#8217;da düzenlenen <strong><a href="https://www.red-dot.org" data-type="link" data-id="https://www.red-dot.org" target="_blank" rel="noopener">Red Dot Design Award</a></strong>, tasarım dünyasının en saygın ve en rekabetçi ödül programlarından biri olarak kabul ediliyor. Her yıl dünyanın dört bir yanından binlerce proje; tasarım kalitesi, yenilikçilik, işlevsellik ve estetik yaklaşım gibi kriterler doğrultusunda bağımsız uluslararası jüri tarafından değerlendiriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugüne kadar Apple, Samsung, Ferrari, Audi ve Nikon gibi dünyanın önde gelen markaları da Red Dot ödülleriyle tasarım başarılarını uluslararası ölçekte tescilledi. Bu yönüyle Red Dot, yalnızca bir ödül değil; küresel ölçekte tasarım mükemmeliyetinin en önemli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">ESCA: Akdeniz Ruhunu Yansıtan Mekânsal Bir Deneyim</h2>



<p class="wp-block-paragraph">İzmir İstinyePark&#8217;ta konumlanan <a href="https://ekoyapidergisi.org/?s=ESCA" data-type="link" data-id="https://ekoyapidergisi.org/?s=ESCA">ESCA</a>, Michelin yıldızlı Şef Osman Sezener&#8217; in gastronomi yaklaşımını mekânsal bir deneyime dönüştürme fikriyle tasarlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Akdeniz&#8217;in sıcak, doğal ve zamansız yaşam kültüründen ilham alan proje; doğal taşlar, ahşap dokular, yumuşak geçişler ve güçlü ışık kurgusuyla kullanıcıyı günün farklı saatlerinde değişen atmosferlerle buluşturuyor. Merkezi bar kurgusu, akışkan dolaşım planı ve özel olarak tasarlanan detaylarıyla ESCA, gastronomiyi yalnızca yeme içme deneyimi olarak değil; atmosfer ve duyusal algıyla bütünleşen çok katmanlı bir mekânsal deneyim olarak ele alıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">URBANJOBS Hakkında</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Son olarak dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden Reddot ve devam eden konut projesiyle IF olmak üzere uluslararası tasarım ödüllerini almaya ve uluslararası görünürlüğünü arttırmaya devam eden URBANJOBS, 2025 yılında, dünyaca ünlü Architizer tarafından En İyi Genç İç Mimari Ofisi dalında Jüri Özel Ödülü’nü aldığı gibi, Archello tarafından Yılın En İyi İç Mimarlık Ofisi kategorisinde finalist olarak gösterildi. Aynı yıl Maison Française Interior Awards’ta En İyi Restoran Projesi seçilen ve Reddot almaya hak kazanan Esca ile gastronomi ve ağırlama mekânlarına yönelik tasarım odaklı yaklaşımının güçlü bir referansını ortaya koymuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2018 yılında kurulan URBANJOBS; Reddot, IF, Architizer, German Design Awards, FX, Maison Française Interior Awards ve Elle Decoration gibi uluslararası prestije sahip ödüllerin yanı sıra, yurt içinde de birçok farklı ödüle layık görülmüştür. Atmosferi inşa etmek için duyusal katmanları titizlikle işleyen bu yaklaşım, her projede kapı kollarından özel üretim mobilyalara kadar tüm detayların tasarlanmasını kapsar ve ofisin kendine özgü mekânsal dilini oluşturur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Künye:<br>Interior Design: Urbanjobs<br>Photography: İbrahim Özbunar | 645studio Lighting Consultant: Light In Plan<br>Fire Consultant: Etik Yangın<br>Main Contractor: RAN Group<br>Client: Osman Sezener, Enis Habif</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekoyapidergisi.org/urbanjobs-dunyanin-en-prestijli-tasarim-odullerinden-red-dot-design-award-2026nin-sahibi-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
