MİMARLIK VE YAPILI ÇEVRE PLATFORMU

Artiman Konut Projesi: Terk Edilmiş İskelet 18 Katlı Konuta Dönüştü

artiman konut projesi
Fotoğraf: Deed Studio

Dünyanın pek çok büyük kentinde yıllarca tamamlanmadan bekleyen inşaat iskeletleri kentsel peyzajın sessiz yaraları olarak duruyor. Tahran’da bu sorun özellikle yaygın: yarım kalan yapılar, içlerine yatırılmış malzeme ve finansal kaynağa rağmen rehabilitasyon teşviklerinin yetersizliği nedeniyle yıllarca hareketsiz kalabiliyor ve çoğu sonunda yıkılıyor. Bonsar Architects, Artiman Residential Building projesiyle bu kısır döngüye farklı bir olasılık sunuyor. Klasik mimari dille tasarlanmış ama hiçbir zaman tamamlanamamış 15 katlı bir betonarme iskelet, kaldırılması gereken bir engel olarak değil, dönüştürülecek bir hammadde olarak ele alınmış ve 18 katlı, 61 daireli çağdaş bir konuta dönüştürülmüş. 2023’te tamamlanan ve 14. Architizer A+Awards’ta Mimarlık + Renovasyon kategorisinde Jüri Ödülü’nü kazanan proje, terk edilmiş yapının adaptif yeniden kullanımının en cesur ve en büyük ölçekli güncel örneklerinden birini sunuyor.

Fotoğraf: Deed Studio

Gömülü Değeri Korumak

Terk edilmiş yapının adaptif yeniden kullanımının en temel önermesi, mevcut yapıdaki gömülü değeri, yani harcanan enerjiyi, malzemeyi ve karbon ayak izini korumaktır. Artiman’da orijinal betonarme çerçeve, müdahalenin parametrelerini belirledi ama nihai ifadesini dikte etmedi. Mevcut geometri dikkatle yeniden yorumlanarak yeni bir hacimler, cepheler, iç mekanlar, teraslar ve peyzaj alanları sistemi üretildi. Seçici eklemeler ve çıkarmalar, daha önce kapalı ve parçalanmış planları açarak yapı genelinde daha büyük bir süreklilik ve iç mekan ile dış mekan arasında daha yakın bir ilişki yarattı.

Bu karar, Tahran bağlamında özel bir anlam taşıyor. Yarım kalan yapıların sistematik biçimde yıkılıp yerine yenilerinin inşa edildiği bir kentte, terk edilmiş yapının adaptif yeniden kullanımı hem çevresel hem de ekonomik açıdan güçlü bir alternatif sunuyor.

Üç Ağır Kat Gitti, Altı Hafif Kat Geldi

Artiman’ın en cesur yapısal kararı, mevcut iskeletin üç ağır beton katının sökülerek yerine altı hafif çelik çerçeveli katın inşa edilmesi. Bu operasyon, yapıyı 15 kattan 18 kata çıkarırken daha cömert tavan yükseklikleri de sağladı. Mevcut betonarme çekirdek, orijinal ve yeni yapısal sistemleri birbirine bağlamak üzere güçlendirildi. İleri düzey doğrusal olmayan analizler (nonlinear analysis) ve titizlikle kontrol edilen bir inşaat sıralaması, birleşik yapının müdahale boyunca performansını doğrulamak için kullanıldı.

Fotoğraf: Deed Studio

Terk edilmiş yapının adaptif yeniden kullanımında bu tür hibrit yapısal stratejiler, mevcut yapının kapasitesini aşmadan onu genişletmenin en sofistike yollarından birini temsil ediyor. Ağır betonun hafif çelikle değiştirilmesi, yapıya kat eklerken toplam yükü kontrol altında tutmayı mümkün kıldı.

Terasların Geri Dönüşü: Tahran’ın Kaybolan Tipolojisi

Artiman, Tahran’ın giderek kaybolan bir konut geleneğini yeniden canlandırma fırsatı da yarattı: teras daireler. Bir zamanlar kentin en önemli konut gelişimlerinin tanımlayıcı özelliği olan cömert teraslar, arazi değerlerinin ve yapılaşma yoğunluğunun artmasıyla kademeli olarak dar balkonlara dönüştürülmüştü.

Artiman’da sürekli teraslar, yapının çevresinde daireler ile kent arasında yaşanabilir eşikler olarak uzanıyor. Farklı seviyelerde çevreye ve perimetre yerleştirilen avlularla birleşen bu teraslar, günlük yaşama gün ışığı, çapraz havalandırma, bitkilendirme ve geniş kentsel manzaralar taşıyor. Peyzaj artık zemin katla sınırlı değil; yapıyla birlikte yükseliyor ve konut deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Terk edilmiş yapının adaptif yeniden kullanımı burada yalnızca bir yapısal kurtarma değil, aynı zamanda kaybedilmiş bir kentsel tipolojiyi geri çağırma eylemi.

artiman konut projesi
Fotoğraf: Deed Studio

Ortak Alanlar: Sirkülasyondan Topluluğa

Artiman’da ortak alanlara da aynı özen gösterildi. Genişletilen ve çeşitlendirilen paylaşımlı mekanlar, sirkülasyonu salt işlevsel bir gereklilikten çıkarıp gayri resmi karşılaşmalara zemin hazırlayan ortamlara dönüştürüyor; bunu yaparken net mahremiyet kademeleri de korunuyor. Sonuç, her evin bağımsızlığını daha geniş bir kolektif yaşam duygusuyla dengeleyen bir kurgu.

Terk edilmiş yapının adaptif yeniden kullanımında ortak alanların bu denli özenle ele alınması, projenin yalnızca yapısal bir kurtarma değil, toplumsal bir konut vizyonu taşıdığını gösteriyor.

Bonsar Architects: Kent ve Mimarlık İlişkisinin 30 Yılı

1996 yılında Mohammad Majidi tarafından kurulan Bonsar Architects, kuruluşundan bu yana 100’den fazla konut ve ticari projeye imza atmış, çok sayıda ulusal ve uluslararası ödül kazanmış bir Tahran merkezli ofis. Ofisin felsefesinde kent ile mimarlık arasındaki ilişki merkezi bir yer tutuyor; yapının kentsel bağlamdaki eşik ilişkisi, kütle ve boşluk kavramları, tasarım sürecinin temel konuları olarak ele alınıyor. Artiman, bu felsefenin en zorlu ve en büyük ölçekli uygulaması olarak öne çıkıyor.

Fotoğraf: Deed Studio

Bir Harabeyi Kentin Kaynağına Dönüştürme

Artiman Residential Building, terk edilmiş yapının adaptif yeniden kullanımının en kapsamlı ve en cesur güncel örneklerinden birini sunuyor. 15 katlı bir beton iskeletin 18 katlı, 61 daireli çağdaş bir konuta dönüşmesi; sürekli teraslar, avlular ve peyzajla zenginleştirilmiş yaşam alanları; ağır betonun hafif çelikle değiştirildiği hibrit yapısal strateji ve Tahran’ın kaybolan teras daire geleneğinin yeniden canlandırılması. Bu bileşenler bir araya geldiğinde, yıllarca terk edilmiş bir yapı kentin en çağdaş konut deneyimlerinden birine dönüşüyor.

Bonsar Architects’in Artiman’da kanıtladığı şey net: terk edilmiş yapılar yıkılacak sorunlar değil, dönüştürülecek kaynaklardır. Ve terk edilmiş yapının adaptif yeniden kullanımı, yalnızca bir mimari strateji değil; kaynakları koruyan, karbon ayak izini azaltan ve kentsel belleği sürdüren etik bir tutum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir