
Foster + Partners’ın Bangkok’taki sürdürülebilir The Forestias masterplanının merkezinde tasarladığı Mulberry Grove The Forestias Condominiums tamamlandı. Altı orta katlı konut yapısından oluşan proje, masterplanın merkezindeki ormanla doğrudan ilişki kurarken Tayland’ın geleneksel mimarisinden alınan pasif tasarım ilkelerini tropikal iklime uyarlıyor. Yedi ile sekiz kat arasında değişen yapılar; kuşaklar arası yaşam, topluluk ilişkileri ve doğayla gündelik temas etrafında şekilleniyor.
The Forestias’ın merkezi ormanının sınırında konumlanan konutlar, yeşil dokuya bakan yaşam alanları ve doğrudan peyzaja açılan ortak mekânlarıyla doğayı projenin arka planında kalan bir unsur olmaktan çıkarıyor. Foster + Partners, peyzajla bütünleşen zemin düzleminden açık lobilere, gölgeli balkonlardan ortak yaşam alanlarına kadar farklı ölçeklerde doğayla ilişki kuran bir konut modeli geliştiriyor.

Ormanın Devamındaki Konutlar
Mulberry Grove The Forestias Condominiums’un temel tasarım yaklaşımı, yapılı çevre ile merkezi orman arasındaki sınırları mümkün olduğunca azaltmaya dayanıyor. Tamamen yayalaştırılmış ve peyzajla düzenlenmiş zemin düzlemi, konut bloklarını doğayla buluştururken açık lobiler kesintisiz biçimde ormana doğru uzanıyor. Böylece her binanın girişi yalnızca bir geçiş alanı değil, aynı zamanda sakinlerin karşılaşabileceği sosyal bir eşik olarak çalışıyor.
Geleneksel Tayland avlularından esinlenen bu ortak alanlar, komşuluk ilişkilerini güçlendirmek ve kullanıcıların fiziksel ve duygusal iyi oluşunu desteklemek üzere kurgulanıyor. Masterplanın merkezi ormanı tüm The Forestias sakinleri için geniş ölçekli bir buluşma alanı oluştururken, konut projesinde merkezi bir kulüp binası ile her blokta daha küçük ortak yaşam ve yemek alanları bulunuyor.
Mahalle ölçeğinde ise sınır duvarları ve çitlerin görsel etkisi azaltılarak farklı ortak alanlar arasında daha geçirgen ilişkiler kuruluyor. Konutlar aynı zamanda ulaşım noktaları, perakende alanları ve The Forestias içerisindeki diğer yerleşimlere yürüme mesafesinde konumlanıyor.

Kuşaklar Arası Yeni Bir Konut Modeli
The Forestias masterplanının önemli hedeflerinden biri, farklı kuşakların bir arada yaşayabileceği ve gündelik hayatı paylaşabileceği mekânlar oluşturmak. Mulberry Grove The Forestias Condominiums da özel yaşam ile topluluk hayatı arasındaki geçişleri farklı ölçeklerde ele alıyor.
Her konut biriminde el işi, tamirat veya kişisel projeler için kullanılabilecek küçük ve esnek “makerspace” alanları bulunuyor. Bu alanlar, ortak koridorlarla evlerin daha özel bölümleri arasında görsel ve mekânsal bir ara yüz oluşturuyor. Böylece kullanıcıların kişisel üretimlerine alan açılırken komşular arasındaki gündelik karşılaşmaların da desteklenmesi hedefleniyor.
Projenin resmi geliştirici sayfası da altı konut yapısının kuşaklar arası yaşam anlayışı doğrultusunda tasarlandığını ve özel alanlarla ortak mekânların dengeli biçimde bir araya getirildiğini belirtiyor.

Geleneksel Tayland Mimarisinden Pasif Tasarım İlkelerine
Mulberry Grove The Forestias Condominiums’un iklim stratejisi, geleneksel Tayland mimarisinin tropikal koşullara yüzyıllar içerisinde geliştirdiği çözümleri çağdaş konut mimarisine uyarlıyor.
Konut alanlarının zeminden yükseltilmesi, yapıların altında hava dolaşımına izin vererek yaşam alanlarının serin tutulmasına yardımcı olurken yoğun yağışlara karşı da koruma sağlıyor. Yüksek tavanlar ve odalar arasındaki açık bağlantılar doğal hava hareketini destekliyor. Geniş saçaklar ve sürgülü ekranlar ise yapıları doğrudan güneşten ve yağmurdan koruyor.
Yapıları çevreleyen balkonlar bu iklimsel yaklaşımın önemli parçalarından birini oluşturuyor. Gölgelendirilmiş dış mekânlar konut ile orman arasında bir tampon bölge yaratırken, üst katlardan çevredeki yeşil dokuya geniş görüşler sağlanıyor.
Böylece yerel mimariden alınan ilkeler biçimsel bir referans olmanın ötesine geçerek yapının iklim performansını belirleyen aktif tasarım araçlarına dönüşüyor.

Pasif Soğutma, Güneş Enerjisi Ve Adaptif Cephe
Mulberry Grove The Forestias Condominiums, LEED Gold sertifikasını hedefleyen çevresel stratejilerle tasarlandı. Pasif soğutma ve doğal havalandırma çözümlerinin yanı sıra yenilenebilir enerji üretimi için fotovoltaik paneller ve değişen çevresel koşullara yanıt veren adaptif cephe sistemi projeye dahil edildi.
Bu yaklaşımda sürdürülebilirlik, yalnızca yapıya eklenen teknolojik sistemler üzerinden değil, yerleşim kararlarından bina kesitine ve gündelik yaşam biçimlerine kadar uzanan bütüncül bir tasarım meselesi olarak ele alınıyor.
Özellikle doğal hava hareketinin desteklenmesi, gölgelendirme, yağıştan korunma ve yarı açık yaşam alanlarının kullanılması, Bangkok’un sıcak ve nemli iklimine mekanik sistemlerden önce mimari araçlarla yanıt vermeyi amaçlıyor.

Doğa Ve Topluluk Etrafında Şekillenen Bir Yaşam
Mulberry Grove The Forestias Condominiums, doğayla ilişkinin yanı sıra topluluk kavramını da konut tasarımının merkezine yerleştiriyor. Orman, avlular, açık lobiler, ortak yaşam alanları ve konut içerisindeki küçük üretim mekânları farklı mahremiyet derecelerinde karşılaşma noktaları yaratıyor.
Bu yönüyle proje, yoğun kentlerde konut üretiminin yalnızca bağımsız yaşam birimlerinden oluşmak zorunda olmadığını; doğa, iklim ve kuşaklar arası sosyal ilişkilerin mimari organizasyonun parçasına dönüştürülebileceğini ortaya koyuyor.
Foster + Partners’ın F&P (Thailand) Ltd üzerinden gerçekleştirdiği proje, geleneksel Tayland mimarisinin pasif tasarım bilgisini çağdaş konut tipolojileriyle buluştururken, The Forestias masterplanının merkezindeki ormanı gündelik yaşamın doğrudan bir parçasına dönüştürüyor.



