Betonarme Su Depoları Yapıların Ömrünü Kısaltıyor
1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Ekomaxi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yağız, binalarda korozyona neden olan betonarme su depolarının yapıları olumsuz etkilediğine dikkat çekti ve bu duruma karşı alınması gereken önlemleri paylaştı.

Nem ve korozyonun yapılar üzerindeki etkisi
17 Ağustos 1999 depreminden sonra, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, hasarlı yapıların yüzde 64’ünde meydana gelen hasarın ana nedeninin nemden kaynaklı korozyon olduğu belirtiliyor. Yağız, nemle mücadele etmek için binalarda kullanılacak ürün ve sistemlerin doğru seçilmesinin önemine vurgu yaptı.
Betonarme su depolarının tehlikeleri
Binalarda kullanılan su depolama sistemlerinin de bu konuda kritik rol oynadığını belirten Yağız, geleneksel betonarme su depolarının deprem ve sarsıntılar nedeniyle zamanla statik taşıyıcılığını kaybedebileceğini ve bu durumun su sızıntılarına yol açarak korozyona neden olabileceğini ifade etti. Bu korozyonun, binanın yük taşıma kapasitesini düşürerek yapının ömrünü kısalttığını belirtti. 6 Şubat depremlerinin ardından yapılan sahadaki gözlemlerinde, betonarme su depoları ve diğer su depolama sistemlerinin yapıların mukavemetini ve korozyon dayanımını olumsuz etkilediğine şahit olduklarını belirtti.
GRP su depoları: güvenli ve dayanıklı çözüm
Yağız, GRP su depolarının, betonarme su depolarının yerine tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. GRP modüler su depoları, cam elyaf takviyeli kompozit malzeme ile üretildiği için yüksek mukavemet ve sarsıntı dayanımı sağlıyor. Bu özellik, su depolarının sızdırma sorunlarını engelliyor ve yapı güvenliğine katkı sağlıyor. Yağız, GRP su deposu sistemlerinin Avrupa’da yaygın olarak kullanıldığını belirtti.
Betonarme su deposu sorunu hızlıca çözülebilir
Osman Yağız, mevcut yapılarda bulunan betonarme su depolarının renovasyon kapsamında GRP su deposu ile kolaylıkla değiştirilebileceğini ve bu işlemin sadece bir hafta gibi kısa bir sürede tamamlanabileceğini belirtti. Bu dönüşüm, yapıların güvenliğini ve dayanıklılığını önemli ölçüde artırıyor.