MİMARLIK VE YAPILI ÇEVRE PLATFORMU

İstanbul Havalimanı: Görünmeyen Performansın Mimarisi

MAPEI iş birliği ile

Büyük ölçekli ulaşım yapılarında sürdürülebilirlik artık yalnızca enerji verimliliğiyle değil; yoğun kullanıma karşı dayanıklılık, bakım sürekliliği ve uzun ömürlü performans üzerinden değerlendiriliyor.
MAPEI: İstanbul Havalimanı

İstanbul Havalimanı, günümüz ulaşım yapılarında mimarlık ile operasyonel performans arasındaki ilişkinin nasıl yeniden tanımlandığını gösteren dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Sürekli hareket, yoğun kullanım ve kesintisiz operasyon gerektiren bu ölçekteki yapılarda sürdürülebilirlik artık yalnızca enerji verimliliğiyle değil; uzun ömürlü dayanıklılık, bakım sürekliliği ve görünmeyen teknik sistemlerin performansı üzerinden değerlendiriliyor.

İstanbul Havalimanı, bugün küresel mobilitenin en yoğun altyapılarından biri olarak; mimarlık, mühendislik ve kamusal ölçeği aynı anda yöneten ulaşım yapıları arasında dikkat çekici bir konumda yer alıyor. Nordic Office, Grimshaw ve Haptic tarafından tasarlanan terminal yapısı ile Pininfarina ve AECOM imzalı hava trafik kontrol kulesi, projeyi yalnızca teknik ölçekte değil; mimari kimlik açısından da farklılaştırıyor.

Yaklaşık 76 km²’lik alan üzerine yayılan proje; terminal yapıları, pistler, teknik altyapılar ve kamusal alan organizasyonlarıyla birlikte günümüz ulaşım mimarlığının ölçeğini yeniden tanımlıyor. Tek çatı altında kurgulanan terminal yapısı ise ulaşım yapılarının artık yalnızca işlevsel altyapılar değil; kentlerin kamusal yüzünü temsil eden yeni nesil mekânlar hâline geldiğini gösteriyor.

MAPEI: İstanbul Havalimanı

Terminal boyunca kurulan geniş açıklıklar, doğal ışık kullanımı ve yolcu akışını yönlendiren mekânsal organizasyon, yapının ölçeğini daha okunabilir ve akışkan hâle getiriyor. Farklı dolaşım katmanlarının aynı yapı içerisinde birlikte çalışması, havalimanını yalnızca bir ulaşım altyapısı olmaktan çıkararak çağdaş bir kamusal çevreye dönüştürüyor. Günümüzde büyük ölçekli ulaşım yapılarında mimari kalite, yalnızca form üzerinden değil; milyonlarca insanın aynı anda hareket ettiği bir sistemi ne kadar akıcı, okunabilir ve sürdürülebilir biçimde yönetebildiği üzerinden de değerlendiriliyor.

İSTANBUL HAVALİMANI, ULAŞIM ALTYAPISINI ÇAĞDAŞ BİR KAMUSAL MEKÂN DENEYİMİNE DÖNÜŞTÜRÜYOR.

Projeye ait hava trafik kontrol kulesi ise mimari kimliği güçlendiren önemli yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Uluslararası mimarlık ofisleri arasında gerçekleştirilen yarışma sonucunda seçilen kule, Pininfarina’nın aerodinamik tasarım yaklaşımını Türk kültüründe önemli bir sembol olan lale formuyla bir araya getiriyor. Chicago Athenaeum tarafından verilen International Architecture Award 2016 ödülünü kazanan yapı, altyapı mimarlığının aynı zamanda güçlü bir tasarım dili de üretebileceğini gösteriyor.

Yapının mimari yaklaşımında süreklilik fikri belirleyici rol oynuyor. Günün her saati aktif olan bu ölçekteki bir yapıda malzeme seçimleri, yüzey performansları ve teknik altyapılar yalnızca ilk kullanım anı için değil; uzun vadeli operasyonel dayanıklılık için birlikte ele alınıyor. Bu yaklaşım, sürdürülebilirlik kavramının bugün yalnızca enerji verimliliğiyle değil; bakım döngüsü, kullanım ömrü ve kesintisiz kullanım performansı üzerinden yeniden değerlendirildiğini ortaya koyuyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ARTIK YALNIZCA ENERJİ VERMLİLİĞİYLE DEĞİL; DAYANIKLILIK VE OPERASYONEL SÜREKLİLİKLE ÖLÇÜLÜYOR.
MAPEI: İstanbul Havalimanı

Mapei’nin proje kapsamındaki katkısı da tam olarak bu görünmeyen performans katmanında ortaya çıkıyor. Su yalıtımı, kimyasal ankraj sistemleri ve yüzey koruma uygulamaları; yapının uzun vadeli operasyonel sürekliliğini destekleyen görünmeyen teknik altyapının önemli parçalarını oluşturuyor. Yoğun kullanım altında çalışan bu ölçekteki yapılarda teknik sistemler, kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen görünmeyen mimari katmanlara dönüşüyor.

İstanbul Havalimanı, mimarlık ile görünmeyen teknik performansın birlikte çalıştığı güçlü bir kamusal altyapı modeli olarak öne çıkıyor. Uzun ömürlü performans artık bir yapının tamamlandığı anla değil; yıllar boyunca nasıl çalışmayı sürdürdüğüyle ölçülüyor.

GÖRÜNMEYEN PERFORMANSIN ALTYAPISI: MAPEI Teknik Katkıları

Mapei Türkiye, İstanbul Havalimanı projesine 2016 yılında MAPEFIX VE SF, MAPELASTIC ve MAPEGROUT 430 ürünleriyle dahil olmuş; 2017 yılında ise Terminal 1’in farklı bölümlerindeki menhol uygulamaları, ıslak hacimler, su depoları ve kimyasal ankraj uygulamalarına yönelik ürün ve sistem çözümleri sunarak projedeki kapsamını genişletmiştir. Projede kullanılan bazı yenilikçi sistemler ise Türkiye’de ilk kez bu proje kapsamında uygulanmıştır.

MAPEI: İstanbul Havalimanı

MAPEFIX VE SF, proje boyunca yoğun olarak gerçekleştirilen donatı ankrajı uygulamalarında tercih edilmiştir. Hızlı kürlenme performansı sayesinde sistem, geleneksel epoksi bazlı ankraj çözümlerine kıyasla şantiye operasyonlarında önemli avantaj sağlamıştır.

Su depolarında kullanılan MAPELASTIC FOUNDATION SYSTEM, beton yüzeylerin hem pozitif hem negatif su basıncına karşı korunmasına katkı sunmuştur. 

Uygulama öncesinde aderansı artırmak amacıyla PRIMER 3296 kullanılırken, son kat koruma için uygulama alanına bağlı olarak MAPECOAT I 24 ve MAPECOAT DW 25 tercih edilmiştir. Boru giriş-çıkış noktalarının su yalıtımında ise MAPEPROOF SWELL sistemi uygulanmıştır.

MAPEI: İstanbul Havalimanı

PININFARINA ve AECOM tarafından tasarlanan hava trafik kontrol kulesinde, su yalıtımı için AQUAFLEX ROOF PREMIUM tercih edilmiştir. Düz ve eğimli yüzeylerde uygulanabilen sistem, düzensiz yüzey koşullarına uyum sağlayabilmesi nedeniyle projede öne çıkan çözümlerden biri olmuştur. MAPECOAT I 600 W aderans artırıcı astar olarak kullanılırken, MAPEFLEX PU 40 ise derz ve birleşim noktalarında uygulanmıştır.

Terminal yapısında kullanılan büyük ebatlı seramiklerde KERACOLOR FF derz dolgusu tercih edilirken, bazı pier alanlarında iki bileşenli ELASTORAPID yapıştırıcı uygulanmıştır.

MAPEI: İstanbul Havalimanı

Yaklaşık 75.000 m² büyüklüğündeki yeşil teras alanlarında kullanılan PURTOP 400 M hibrit poliüre sistemi ise yüksek elastikiyet kapasitesi, kimyasal dayanımı ve kök dayanımı sertifikası sayesinde uzun ömürlü bir su yalıtım çözümü sunmuştur. Uygulama öncesinde PRIMER SN epoxy astar kullanılırken, UV dayanımı ve renk stabilitesi gereken alanlarda MAPEFLOOR FINISH 55 koruyucu son kat olarak uygulanmıştır.

Mapei’nin sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen “Zero” ürün serisi, Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) metodolojisi ve bağımsız EPD belgeleriyle desteklenmektedir. Sistem, ürün yaşam döngüsü boyunca oluşan CO₂ emisyonlarının sertifikalı karbon kredileriyle dengelenmesi prensibine dayanmaktadır. Bu yaklaşım, İstanbul Havalimanı gibi büyük ölçekli projelerde yüksek performanslı ve çevresel etkisi azaltılmış yapı çözümlerinin kullanımını desteklemektedir.

TEKNİK UYGULAMA BİLGİLERİ

Proje: İstanbul Havalimanı, İstanbul, Türkiye

Mapei Müdahale Dönemi: 2016–2018

Mimari Tasarım: Nordic Office – Grimshaw – Haptic Architecture

ATC Kulesi: Pininfarina – AECOM

İşveren: IGA – İstanbul Grand Airport

Ana Yüklenici: CMLKK JV – Cengiz Mapa Limak Kolin Kalyon Joint Venture

Uygulama Firması: Umut Yalıtım

Mapei Koordinasyonu: Emrah Karataş – Mapei Yapı Kimyasalları A.Ş.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir