MİMARLIK VE YAPILI ÇEVRE PLATFORMU

10000 Rivets: Tom Pearson’dan Binlerce Perçinle Üretilen Mobilyalar

Endüstriyel üretimde çoğunlukla gizlenmesi gereken teknik bir bağlantı elemanı olarak kullanılan perçin, Tom Pearson’ın ilk mobilya koleksiyonu 10000 Rivets’ta tasarımın en görünür öğesine dönüşüyor. Londra merkezli tasarımcı, alüminyum levhaları kaynaklamak veya bağlantı noktalarını saklamak yerine binlerce perçini yüzey üzerinde açıkça bırakarak üretim tekniğini koleksiyonun görsel diline taşıyor.

Fotoğraflar: Studio Adamson

London Design Festival 2026 kapsamında APOC Store’da tanıtılan koleksiyon; masa, sehpa, tabure, raf, dolap, aydınlatma ve küçük objelerden oluşuyor. Parçaların tamamı Pearson tarafından Londra’nın güneydoğusundaki Lewisham atölyesinde üretiliyor.

Koleksiyonun adı da doğrudan bu üretim yönteminden geliyor. Her tasarım, yapımında kullanılan perçin sayısıyla isimlendiriliyor: 168 Rivets Stool, 144 Rivets Side Table, 676 Rivets Coffee Table, 936 Rivets Table ve 1024 Rivets Free Standing Shelves gibi.

Süsleme Ögesi Olarak Perçin

10000 Rivets’ın çıkış noktasında oldukça sıradan bir endüstriyel bağlantı yöntemi bulunuyor. Perçinler metal levhaları kalıcı biçimde birbirine bağlamak için kullanılan mekanik elemanlar. Geleneksel üretimde bu bağlantılar çoğu zaman mümkün olduğunca geri planda tutulurken Pearson tam tersini yapıyor ve perçinleri tasarımın merkezine yerleştiriyor.

Fotoğraflar: Studio Adamson

Mobilyaların keskin geometrileri düz alüminyum levhaların bir araya getirilmesiyle oluşturuluyor. Levhaların birleştiği her kenar boyunca düzenli perçin sıraları devam ediyor.

Ancak Pearson levhaları doğrudan birbirine sabitlemiyor. Yaklaşık bir yıl boyunca geliştirdiği teknikte perçinlerin arasına küçük boru biçimli ara parçalar yerleştiriyor.

Bu parçalar alüminyum yüzeyler arasında kontrollü bir mesafe oluşturuyor. Böylece levhalar birbirine temas etmek yerine hafifçe ayrılıyor; aralarında ince gölge çizgileri meydana geliyor ve yüzeyler sanki havada asılıymış gibi algılanıyor.

Sonuçta perçin yalnızca konstrüksiyonu bir arada tutan bir bağlantı elemanı olmaktan çıkıyor. Tekrarlanan metal noktalar mobilyaların kenarlarında grafik bir desen oluşturarak dekoratif bir öğeye dönüşüyor.

Fotoğraflar: Studio Adamson

Alüminyumun Endüstriyel Görünümünü Değiştirmek

Koleksiyonun ikinci önemli araştırma alanını alüminyum yüzeyler oluşturuyor. Pearson, standart endüstriyel yüzey işlemlerini kullanmak yerine kendi anodizasyon yöntemini geliştirdi. Bunun için Lewisham’daki atölyesinde kendi anodizasyon banyosunu kurdu ve metal yüzeylere renk uygulamanın farklı yöntemlerini denedi.

Fırça, airbrush ve pipetlerin yanı sıra boyayı doğrudan elle uygulayan tasarımcı, kontrollü endüstriyel kaplamalardan farklı olarak yüzey üzerinde değişken izlerin oluşmasına izin verdi. Ortaya çıkan desenler alüminyum üzerinde asılı kalmış su damlacıklarını veya yoğunlaşmış nemi çağrıştırıyor.

Bu yüzey yaklaşımı, koleksiyonun hassas geometrisiyle bilinçli bir karşıtlık kuruyor. Mobilyaların formları keskin, ölçülü ve mekanik bir karakter taşırken renk ve doku daha rastlantısal bir görünüm kazanıyor.

Fotoğraflar: Studio Adamson

Tasarım Üretim Sürecinden Çıkıyor

Tom Pearson Studio’nun yaklaşımında üretim, tasarım tamamlandıktan sonra devreye giren ayrı bir aşama değil.

Pearson’ın metal işçiliği ve imalat alanındaki geçmişi, koleksiyonun biçimsel dilini doğrudan belirliyor. Tasarımcı daha önce Martha McGuinn ile birlikte kurduğu Jamps Studio bünyesinde üretim ve fabrikasyon projeleri gerçekleştirdi; British Pavilion’ın Venice Architecture Biennale projelerinden Victoria and Albert Museum’a, Marguerite Humeau’dan Yinka Ilori’ye uzanan farklı tasarımcı, sanatçı ve kurumlarla çalıştı.

Royal College of Art’ta aldığı spekülatif tasarım eğitimiyle üretim deneyimini bir araya getiren Pearson, 10000 Rivets’ta biçimi başlangıçta belirleyip ardından uygun üretim yöntemini aramak yerine malzeme ve yapım tekniğinin tasarımı yönlendirmesine izin veriyor.

Alüminyum levhanın nasıl kesilebildiği, perçinin nasıl davranacağı, iki yüzey arasındaki mesafenin nasıl oluşturulabileceği ve anodizasyonun metal üzerinde nasıl iz bırakacağı koleksiyonun estetik kararlarına dönüşüyor.

Fotoğraflar: Studio Adamson

Her Parça Kendi Perçin Sayısını Taşıyor

Koleksiyondaki nesnelerin isimlendirilmesi de üretim sürecini görünür kılan yaklaşımın devamı.

Bir yan sehpa 144 Rivets, tabure 168 Rivets, sehpa 676 Rivets, yemek masası 936 Rivets ve bağımsız raf sistemi 1024 Rivets adını taşıyor.

Fotoğraflar: Studio Adamson

Bu isimler ürünlerin biçimini veya kullanımını romantik bir kavramla tanımlamak yerine doğrudan nasıl üretildiklerine ilişkin bilgi veriyor.

Aynı zamanda koleksiyon büyüdükçe perçin sayısı bir tür ürün koduna dönüşüyor. Küçük objeler onlarca bağlantı içerirken daha büyük mobilyalarda bu sayı yüzlere ve binlere ulaşıyor.

10000 Rivets adı da böylece yalnızca koleksiyon için seçilmiş grafik bir başlık değil, üretim sisteminin niceliksel bir ifadesi haline geliyor.

Endüstriyel Detayı Gizlememek

10000 Rivets, mobilyanın nasıl üretildiğini kullanıcıdan saklamayan bir tasarım dili oluşturuyor. Alüminyum levhalar levha olarak okunmaya devam ediyor; birleşim noktaları kapatılmıyor ve perçinler yüzeyden kaybolmuyor. Aksine bütün bu teknik kararlar mobilyanın karakterini belirliyor.

Fotoğraflar: Studio Adamson

Bu yaklaşım, üretimde genellikle “bitmemiş” olarak değerlendirilebilecek detayların tasarımın esas öğesine dönüşebileceğini gösteriyor.

Pearson’ın koleksiyonunda perçin sıraları hem konstrüksiyonu açıklıyor hem de yüzey üzerinde ritim yaratıyor. Ara parçaların oluşturduğu boşluklar ise mobilyanın ağır ve yekpare görünmesini engelleyerek ince alüminyum düzlemlerin birbirinden ayrılmasını sağlıyor.

10000 Rivets böylece yeni ve karmaşık bir bağlantı sistemi icat etmek yerine uzun süredir kullanılan basit bir endüstriyel elemanı farklı bir bağlamda yeniden değerlendiriyor. Perçin gizlenmediğinde, bağlantının kendisi tasarıma dönüşüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir