Tasarım Süreçlerimizde Sürdürülebilirliği Ön Planda Tutuyoruz
Studio86 Interiors, yaratıcı ve fonksiyonel tasarımlarla mekânları dönüştüren bir ofis olarak, mimarlık ve iç mekân tasarımı alanlarında sunduğu özgün çözümlerle dikkat çekiyor. Ticari ve konut projelerindeki başarıları, detaylara verdikleri önem ve farklı disiplinleri birleştirme becerisiyle öne çıkan ofis, müşterilerine sadece bir mekân değil, bir deneyim sunuyor. Ayrıca Studio86 Interiors, tasarım sürecine olan yaklaşımında, her mekânın kimliğini ve fonksiyonelliğini ön planda tutuyor.

Studio86 Interiors firma ortakları Betül Çöloğlu, Furkan Çöloğlu ve Başak Doyum ile, tasarım süreçlerinin nasıl şekillendiği ve iç mekân tasarımında son yıllarda öne çıkan trendler hakkında keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Studio86’yı sizden dinlemek isteriz. Faaliyet alanlarınız, tasarım ilkeleriniz, ekibiniz vb. hakkında bilgi alabilir miyiz?
2013 yılında kurulan Ankara merkezli Studio86 Interiors, mimarlık, iç mimarlık ve ürün tasarımı alanlarında faaliyet gösteren multidisipliner bir tasarım stüdyosudur. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli ölçeklerde konut ve ticari projeleri başarıyla tamamladık.

Ekibimiz, farklı departmanlara ayrılmış ve çoğunlukla iç mimarlardan oluşan genç, dinamik profesyonellerden meydana gelmektedir. Tasarım süreçlerimizde ergonomi, estetik ve sürdürülebilirliği ön planda tutuyoruz.

Bu ilkeler doğrultusunda geliştirdiğimiz projeler, ofisimizin kendine özgü tasarım dilini oluşturmaktadır. Ekibimizin her bir üyesi, bu vizyon çerçevesinde çalışmakta olup, yenilikçi ve yaratıcı tasarımlar üretmeyi amaçlıyoruz.
Sürdürülebilirlik, her alanda olduğu gibi mimarlıkta giderek önem kazanan bir konu haline geliyor. Siz sürdürülebilir tasarım ilkelerini nasıl uyguluyorsunuz ve bu konudaki görüşleriniz nelerdir?
Sürdürülebilirlik, mimaride estetik ve fonksiyonun ötesinde, çevresel bilinç ve uzun ömürlülük olarak karşımıza çıkıyor. Doğal malzemeler ve ekolojik yapı elemanlarını projelerimize entegre ederek sürdürülebilir tasarım ilkelerini benimsiyoruz. Geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak, projelerimizin çevresel etkilerini minimize ediyoruz.
Tasarım ilkelerimiz arasında enerji verimliliği, su tasarrufu ve atık yönetimi önemli bir yer tutuyor. Mimarlık ve iç mimariyi bir sanat olarak görmenin yanı sıra, çevreye duyarlı ve uzun ömürlü yapılar üretmeyi hedefliyoruz. Estetik kompozisyonlarımızı, çevreye saygılı ve sürdürülebilir bir duruş ile birleştiriyoruz.
Böylece, teknik ve sanatsal boyutları harmanlayarak hem görsel olarak çarpıcı hem de çevresel açıdan sorumlu mekânlar yaratmayı amaçlıyoruz.

Teknolojik gelişmelerin mimarlık mesleğine yansıması nasıl olacak? Özellikle son dönemde çok gündemde olan ‘Yapay Zekâ’ uygulamalarını mesleki anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?
Teknolojik gelişmeler, günümüzde mimarlık mesleğinin geleceğini şekillendiriyor ve yapay zekâ uygulamaları önemli bir rol oynuyor.
DOĞAL MALZEMELER VE EKOLOJİK YAPI ELEMANLARINI PROJELERİMİZE ENTEGRE EDEREK SÜRDÜRÜLEBİLİR TASARIM İLKELERİNİ BENİMSİYORUZ
Bu teknolojileri yakından takip ediyor ve çeşitli uygulamaları deniyoruz. Yapay zekâ, fikirlerimizi hızlıca eskizlere dönüştürerek tasarım sürecimizi hızlandırıyor.

Ancak, bu teknolojilerin sağladığı desteği ilham kaynağı olarak görüp, nihai tasarımların yaratımında insan yaratıcılığının ve profesyonel deneyimin önemini korumayı sürdürüyoruz.
TASARIM İLKELERİMİZ ARASINDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ, SU TASARRUFU VE ATIK YÖNETİMİ ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR.
Bu uygulamalar, tasarım sürecimize katkı sağlarken, profesyonel dokunuşumuzu hızlandırıyor.
İç mekân tasarımında son yıllarda öne çıkan trendler hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu trendlerin hangilerini projelerinizde benimsiyorsunuz?
Son yıllarda iç mekân tasarımında yenilikçi ve özgün yaklaşımlar öne çıkıyor. Mekanlar, yalnızca form ve yapı oluşturmaktan öte, kullanıcı deneyimini zenginleştiren alanlar olarak ele alınıyor.

Malzeme çeşitliliği ve yaratıcı birleşimler, yeni imkanlar sunarak tasarım sürecini dönüştürüyor. Bu özgür tasarım ortamında karakterli mekanlar yaratmaya odaklanıyoruz.

Projelerimizde, cesur ve özgün tasarım yaklaşımlarını benimseyerek hem görsel hem de işlevsel açıdan ilham verici ortamlar oluşturuyoruz.
PROJELERİMİZDE, CESUR VE ÖZGÜN TASARIM YAKLAŞIMLARINI BENİMSEYEREK HEM GÖRSEL HEM DE İŞLEVSEL AÇIDAN İLHAM VERİCİ ORTAMLAR OLUŞTURUYORUZ.
Mekanlarımızda estetik ile fonksiyonelliği harmanlayarak, kullanıcıya duygusal ve mekânsal bir bütünlük sunmayı amaçlıyoruz. Bu yenilikçi tasarım anlayışı, projelerimizin ruhunu yansıtıyor.

Tasarımlarınıza kişisel dokunuşlar eklerken, müşterilerinizin ihtiyaçlarına ve özgün detaylarına nasıl odaklanıyorsunuz? Bu dengeyi sağlamak adına hangi kriterleri göz önünde bulunduruyorsunuz?
Tasarım sürecinde, müşterilerimizin ihtiyaç ve taleplerini dikkatle değerlendiriyoruz. Bu bilgiler, projenin ilk aşamasında çok değerlidir ve tasarım yaklaşımımızı belirler. Tüm projelerimizde kullanıcılarla iş birliği yaparak kişisel dokunuşlar ekliyoruz.
Özel tasarım detaylarıyla müşterilerimizi şaşırtmayı ve memnun etmeyi hedefliyoruz. Konvansiyonel sınırları zorlayarak, mekanların potansiyelini maksimize etmeyi seviyoruz. Malzemelerden aksesuarlara kadar her unsuru özenle seçiyor ve estetik ile işlevselliği bir araya getiriyoruz.

Renk ve desen kullanımında özgünlüğe önem veriyor, mekânsal kompozisyonları sanat eseri gibi tasarlıyoruz. Her projede, tekrardan kaçınarak yenilikçi materyal ve ergonomik çözümlerle kullanıcı ile bağımızı güçlendirmeyi amaçlıyoruz.
RENK VE DESEN KULLANIMINDA ÖZGÜNLÜĞE ÖNEM VERİYOR, MEKÂNSAL KOMPOZİSYONLARI SANAT ESERİ GİBİ TASARLIYORUZ.
Bu, Studio86 ekibinin yaratıcı ve ilham verici mekanlar sunma ilkesinin bir yansımasıdır.