Brezilya’nın São Paulo eyaletinin iç kesimlerinde konumlanan bu pasif ev, Mareines Arquitetura tarafından enerji, iklim ve topografya ilişkisi üzerinden kurgulanmış.

Mareines Arquitetura imzası taşıyan bu konut projesi, Passive House standartlarını yalnızca teknik bir hedef olarak değil, tasarımın kurucu bileşeni olarak ele alıyor. Yapı, düşük enerji tüketimini sağlayan kompakt kütle kurgusu, yönlenme stratejisi ve yüksek performanslı kabuk sistemiyle, mimari kararların doğrudan enerji davranışı üzerinden şekillendiği bir yaklaşım sunuyor.Projenin temelini oluşturan yapı kabuğu, ısı kayıplarını minimuma indiren sürekli yalıtım katmanı ve yüksek sızdırmazlık değerleriyle kurgulanmış. Termal köprülerin ortadan kaldırılması, pencere birleşim detaylarından taşıyıcı sistem çözümüne kadar tüm kesitlerde belirleyici bir tasarım kriteri olarak ele alınmış. Bu yaklaşım, yapının yalnızca enerji tüketimini azaltmakla kalmıyor; iç mekânda stabil bir ısı konforu sağlıyor. Cephe organizasyonunda ise yönlenme kritik bir rol üstleniyor. Güneş kazançlarının kontrollü biçimde içeri alınması, açıklık oranlarının cephelere göre farklılaşması ve gölgeleme elemanlarının entegrasyonu, pasif ısıtma ve soğutma stratejilerini destekliyor. Bu sayede mekanik sistemlere olan bağımlılık önemli ölçüde azaltılıyor.

Maksimum Hava Kalitesi
Yapıda kullanılan mekanik sistemler, minimum enerjiyle maksimum iç hava kalitesi sağlamaya odaklanıyor. Isı geri kazanımlı havalandırma sistemi, iç mekânda sürekli temiz hava akışı sağlarken, enerji kaybını sınırlandırıyor. Böylece yapı, yalnızca enerji verimli değil, aynı zamanda sağlıklı bir iç mekân ortamı sunan bir sistem olarak çalışıyor. Malzeme seçimlerinde de performans odaklı bir yaklaşım benimseniyor. Yüksek yalıtım değerine sahip yapı elemanları, uzun ömürlü ve düşük bakım gerektiren çözümlerle bir araya getirilerek, yapının yaşam döngüsü boyunca enerji ve kaynak verimliliği hedefleniyor. Passive House standardının yalnızca teknik bir sertifikasyon olmadığını kanıtlayan proje; bu bakış açısının doğru ele alındığında mekânsal kalite, konfor ve enerji performansını birlikte üreten bütüncül bir mimari yaklaşım sunduğunu ortaya koyuyor.


