MİMARLIK VE YAPILI ÇEVRE PLATFORMU

NCARB by the Numbers 2026: Mimarlıkta Çeşitlilik Artıyor, Lisans Sürecindeki Eşitsizlikler Sürüyor

ABD’de mimarlık mesleğinin lisanslama sürecini ve demografik yapısını inceleyen NCARB by the Numbers 2026 raporu, mesleğe adım atan yeni kuşağın giderek daha çeşitli hâle geldiğini ortaya koyuyor. National Council of Architectural Registration Boards (NCARB) tarafından yayımlanan ve 2025 yılı verilerine dayanan rapora göre, mimarlık lisansı için çalışan adayların yüzde 49’u kendisini beyaz dışındaki ırk veya etnik gruplardan biriyle tanımlarken, kadınlar aday havuzunun yüzde 47’sini oluşturuyor. Buna karşın bu çeşitliliğin lisanslı mimarlar arasındaki karşılığı hâlâ daha sınırlı ve lisans alma yolundaki ayrışmalar özellikle farklı ırk ve etnik gruplar arasında devam ediyor.

Fotoğraf: Marc Goodwin

NCARB’nin yıllık araştırması yalnızca mesleğin demografik dönüşümünü değil; lisanslı mimar sayısından Architect Registration Examination (ARE) süresine, meslekten ayrılma oranlarından alternatif lisans yollarına kadar ABD’de mimarlık pratiğinin güncel durumunu geniş bir veri seti üzerinden değerlendiriyor. 2026 raporu, lisans sürecinin bazı aşamalarında ilerleme kaydedildiğini gösterirken mesleğe erişimin herkes için aynı ölçüde kolay olmadığını da ortaya koyuyor.

NCARB by the Numbers 2026’da Aday Havuzu Daha Çeşitli

Rapora göre 2025 yılında mimarlık lisansı almak için aktif olarak çalışan adayların yüzde 49’u kendisini “person of color” olarak tanımladı. Bu oran, NCARB’nin aday topluluğunda bugüne kadar kaydettiği en yüksek ırksal ve etnik çeşitlilik seviyesine karşılık geliyor. Kadınların adaylar içindeki payı ise yüzde 47’ye ulaşarak 2021’e kıyasla 3 puan arttı.

Mesleğe girişin en erken aşamalarındaki dağılım daha da dikkat çekici. 2025 yılında yeni NCARB Record oluşturanların yüzde 53’ünü kadınlar oluşturdu. Sınava giren adaylarda kadınların oranı yüzde 49’a, kendisini beyaz dışındaki bir ırk veya etnik grupla tanımlayanların oranı ise yüzde 50’ye ulaştı.

Irk ve etnik köken açısından bakıldığında lisans adaylarının yüzde 20’si Hispanik veya Latin, yüzde 18’i Asyalı, yüzde 7’si ise Siyah veya Afrika kökenli Amerikalı olarak tanımlanıyor. Beyaz erkekler hâlâ aday havuzundaki en büyük tek grup olsa da toplam adayların yüzde 32’sini oluşturuyor.

Bu veriler, ABD’de mimarlık mesleğine girmeye hazırlanan kuşağın mevcut lisanslı mimar nüfusuna göre belirgin biçimde daha çeşitli olduğunu gösteriyor.

Fotoğraf: Marc Goodwin

Lisansa Giden Yolda Eşitsizlikler Devam Ediyor

Aday havuzundaki çeşitliliğin artmasına karşın NCARB verileri, lisans sürecini tamamlamada önemli farklılıkların sürdüğünü ortaya koyuyor.

Kurum, ortalama lisans süresinin 12-13 yıl olmasından hareketle 2012 yılında NCARB Record oluşturan adayların ilerlemesini takip ediyor. Bu grubun yüzde 46’sı 2025 yılına kadar mimarlık lisansını alırken yüzde 17’si sürece devam etti; yüzde 37’si ise lisans yolundan ayrıldı.

Farklı ırk ve etnik gruplar karşılaştırıldığında eşitsizlik daha belirgin hâle geliyor. 2012’de sürece başlayan beyaz adayların yüzde 54’ü 2025 yılı itibarıyla lisans almışken, beyaz dışındaki adaylarda bu oran yüzde 32’de kaldı. Aynı dönemde beyaz adayların yüzde 33’ü lisans sürecinden ayrılırken farklı ırk ve etnik gruplardan adaylarda bu oran yüzde 44’e yükseldi.

Cinsiyet açısından fark daha sınırlı olmakla birlikte tamamen ortadan kalkmış değil. Aynı grupta erkeklerin yüzde 35’i lisans yolundan ayrılırken kadınlarda oran yüzde 39 olarak kaydedildi.

Bu veriler, mesleğe giriş aşamasında daha çeşitli bir aday kitlesinin oluşmasının tek başına mesleki temsil eşitliği yaratmaya yetmediğini gösteriyor. Adayların lisans sürecinin hangi aşamalarında ve hangi nedenlerle sistemden ayrıldığı, çeşitliliğin uzun vadede mesleğe yansıyabilmesi açısından temel meselelerden biri olmaya devam ediyor.

Adaylar En Çok Temel Programlardan Birini Tamamladıktan Sonra Ayrılıyor

NCARB’nin araştırması, adayların lisans yolundan hangi aşamada ayrıldığına ilişkin de önemli veriler sunuyor.

2012’de lisans sürecine başlayan ve daha sonra pasif hâle gelen adayların yüzde 39’u Architectural Experience Program (AXP) veya Architect Registration Examination programlarından birini tamamladıktan sonra süreci bıraktı. Yüzde 25’lik bir grup ise mezuniyet sonrasında ancak deneyim programı ya da sınava başlamadan önce lisans yolundan ayrıldı.

Bu tablo, mimarlık eğitiminin tamamlanmasının ya da mesleki deneyime başlanmasının lisansa ulaşmayı otomatik olarak garanti etmediğini ortaya koyuyor.

NCARB, eğitim geçmişi, kariyer koşulları ve sosyoekonomik durum gibi farklı faktörlerin mevcut lisans modelinde adaylar için “darboğazlar” yaratabildiğini belirtiyor. Bu nedenle kurum son dönemde yalnızca lisans alma süresini kısaltmaya değil, sürecin erişilebilirliğini artırmaya odaklanıyor.

Alternatif Lisans Yollarının Payı Artıyor

NCARB by the Numbers 2026, kurumun “Pathways to Practice” girişimi kapsamında alternatif lisans yollarına ilişkin yeni veriler de içeriyor.

2025 yılında yeni lisans alan mimarların yüzde 13’ü, National Architectural Accrediting Board (NAAB) tarafından akredite edilmiş bir programdan diploma almak yerine ek mesleki deneyim kazanarak alternatif lisans yolunu tercih etti. Bu oran 2024’e kıyasla 2 puan yükseldi.

NCARB, tek bir standart yol yerine adayların eğitim ve kariyer geçmişlerine göre yetkinliklerini farklı biçimlerde gösterebildikleri modellerin geliştirilmesinin lisans sürecindeki bazı yapısal engelleri azaltabileceğini savunuyor. Kurumun yaklaşımı, mesleğe erişimi genişletirken kamu güvenliğini korumak için gerekli mesleki yeterlilik standartlarının sürdürülmesini hedefliyor.

ABD’de Lisanslı Mimar Sayısı Yüzde 6 Arttı

Rapora göre ABD’de lisanslı mimar sayısı 2025 yılında yüzde 6 artarak 123 binin üzerine çıktı. Buna karşın aktif biçimde lisans almaya çalışan adayların sayısı yüzde 1 azalarak yaklaşık 39 bin seviyesinde gerçekleşti.

2025 yılında yaklaşık 3.500 aday lisans sürecini tamamlayarak mimar olurken yeni lisans alanların sayısı bir önceki yıla göre yüzde 6 düştü. NCARB bu düşüşün, aynı dönemde aktif aday havuzunda görülen sınırlı gerilemeyle uyumlu olduğunu belirtiyor.

Kurum aynı zamanda önümüzdeki yıllarda emekliliklerin mesleğin demografisini değiştirebileceğine dikkat çekiyor. 2025 yılında ABD’deki mimarların yüzde 14’ünü 65 yaş üzerindeki profesyoneller oluşturdu. Buna karşılık son yıllarda yüksek seviyelerde seyreden aktif aday sayısı, yeni kuşakların mesleğe katılımının önümüzdeki dönemde bu değişimi kısmen dengeleyebileceğini düşündürüyor.

Daha Çeşitli Bir Aday Havuzu Tek Başına Yeterli mi?

NCARB by the Numbers 2026’nın ortaya koyduğu tablo iki yönlü bir dönüşüme işaret ediyor. Bir tarafta kadınların ve farklı ırk ve etnik grupların giderek daha yüksek oranlarda yer aldığı, önceki kuşaklara göre çok daha çeşitli bir mimarlık adayı kitlesi bulunuyor. Diğer tarafta ise bu adayların lisans sürecini tamamlama ihtimalleri arasında hâlâ önemli farklılıklar görülüyor.

Bu nedenle meslekte temsil sorununu yalnızca mimarlık eğitimine ya da lisans sürecine kaç kişinin başladığı üzerinden değerlendirmek yeterli değil. Adayların eğitimden mesleki deneyime, sınavlardan lisansa kadar ilerleyen uzun süreçte hangi yapısal engellerle karşılaştıkları da mimarlık mesleğinin gelecekte ne kadar kapsayıcı olacağını belirliyor.

2026 verileri, ABD’de mimarlığın demografik yapısının değişmeye başladığını gösterirken bu dönüşümün mesleğin tamamına yayılması için erişilebilirlik ve lisans sürecindeki eşitsizliklerin hâlâ çözülmesi gereken temel başlıklar olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye’de Mimarlık Mesleğinde Durum Nasıl?

Türkiye’de mimarlık mesleğine giriş sistemi ABD’deki NCARB modelinden farklı işliyor. Türkiye’de mimarlık eğitimi lisans düzeyinde 240 ECTS üzerinden tamamlanıyor ve mezunlar diplomalarıyla Mimarlar Odası’na kayıt başvurusu yapabiliyor. Mimari proje, rölöve, restitüsyon, restorasyon, mimari mesleki kontrollük ve fenni mesuliyet gibi serbest mimarlık hizmetlerinin yürütülmesi ise ayrıca Mimarlar Odası’nın Serbest Mimarlık Hizmetleri Büro Tescil Belgesi’ne tabi. Dolayısıyla ABD’deki uzun süreli mesleki deneyim programı ve Architect Registration Examination üzerinden ilerleyen lisanslama modeliyle Türkiye’deki sistem arasında doğrudan bir karşılık kurmak mümkün değil. 

Cinsiyet dağılımı açısından bakıldığında ise Türkiye’de Mimarlar Odası üyeleri arasında kadın ve erkek oranının birbirine oldukça yakın olduğu görülüyor. TMMOB’nin 31 Aralık 2025 verilerine göre Mimarlar Odası’nın 98.872 üyesinin 46.443’ünü kadınlar, 52.429’unu erkekler oluşturuyor; böylece kadınların payı yaklaşık yüzde 47’ye ulaşıyor. Mimarlar Odası aynı zamanda TMMOB’ye bağlı 24 meslek odası arasında sayısal olarak en fazla kadın üyeye sahip oda konumunda. Bu tablo, özellikle mesleğe kayıt düzeyinde kadınların Türkiye mimarlık ortamında güçlü bir temsile sahip olduğunu gösteriyor. 

Ancak NCARB raporunun ortaya koyduğu gibi çeşitliliği yalnızca mesleğe giriş oranları üzerinden okumak yeterli değil. Türkiye’de ırk ve etnik köken, lisans sürecinde ayrılma oranları, mesleğe giriş süresi veya farklı demografik grupların kariyer ilerlemesi gibi başlıklarda NCARB ile doğrudan karşılaştırılabilecek kapsamlı ve düzenli bir veri seti bulunmuyor. Daha geniş yükseköğretim verileri, kadınların Türkiye’de üniversite öğrencilerinin yüzde 53’ünü ve akademik personelin yüzde 47’sini oluşturduğunu gösterse de mesleki temsilin ofis sahipliği, yönetici pozisyonları, ücret eşitliği ve kariyer sürekliliği gibi alanlarda nasıl değiştiğini anlamak için daha ayrıntılı mimarlık sektörü verilerine ihtiyaç var.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir