MİMARLIK VE YAPILI ÇEVRE PLATFORMU

Kay Sargent: Nörokapsayıcı Çalışma Alanları Tasarlamak

Kay Sargent
Director of Thought Leadership, Interiors, HOK

Yapılı Çevrede Duyusal İşlemeyi ve Bilişsel İyi Oluşu Geliştirmek

Her beş kişiden biri nöroçeşitli olmasına rağmen, çalışma alanlarının çok azı bu gerçeklik gözetilerek tasarlanıyor. Kay Sargent’ın Designing Neuroinclusive Workplaces: Advancing Sensory Processing and Cognitive Well-Being in the Built Environment (Wiley, 2025) adlı kitabı, tam da bu açığı ve bunun beraberinde getirdiği sonuçları ele alıyor.

Kırk yıldır çalışma alanları tasarlayan Sargent, son on yıldır HOK’un nörokapsayıcılık alanındaki araştırmalarına liderlik ediyor. Bu alandaki çalışmaları, 2016 yılında bir müşterinin DEHB’li (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) bir birey için mekânın nasıl tasarlanması gerektiğini sormasıyla başlıyor. Farklı bilişsel profillere sahip beş çocuğun annesi olan Sargent, bu süreçte aslında uzun zamandır kendi vaka çalışmasının içinde yaşadığını fark ediyor.

Kitap, aynı açık ofisin neden bir kişiye enerji verirken bir diğerini tüketebildiğini açıklıyor ve tasarımın buna nasıl yanıt verebileceğini üç temel ilke üzerinden ortaya koyuyor: kişinin nerede çalışacağını seçebilmesi, farklı mekânsal seçeneklere erişebilmesi ve kendi çevresi üzerinde kontrol sahibi olabilmesi. Arup, AstraZeneca, KPMG ve Fidelity’den vaka çalışmaları; çalışma alanı planlaması ve duyusal bölgelemeye, akustik, aydınlatma, malzeme ve mobilya kararlarına uzanan kapsamlı bir tasarım çerçevesini somut örneklerle ortaya koyuyor. Araştırmacılar, savunucular ve nöroçeşitli profesyonellerle gerçekleştirilen yaklaşık 20 “Spotlight” söyleşisi ise bu yaklaşımı doğrudan yaşanmış deneyimlerle ilişkilendiriyor.

Sargent, nörokapsayıcı tasarımın kurumsal açıdan taşıdığı değere de dikkat çekiyor. Farklı bilişsel profilleri gözeten çalışma ortamları tasarlayan kurumların, başkalarının gözden kaçırdığı yeteneklere ulaşabileceğini ve mevcut çalışanlarından daha yüksek verim alabileceğini savunuyor. Ortak standartlar, fiziksel erişilebilirliğin temel bir beklenti hâline gelmesini sağladı. Bilişsel erişilebilirlik de aynı ölçüde temel bir gereklilik olmalı. Sargent’ın ifadesiyle, “Uç noktalar için tasarladığımızda, çoğunluğa da fayda sağlarız.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir