İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nün merkezinde yer alan ve kampüsün en önemli ekosistem alanlarından biri olan İTÜ Göleti için düzenlenen İTÜ Göleti Sürdürülebilir Gelecek Proje Yarışması sonuçlandı. Küresel iklim değişikliğinin etkileri karşısında göletin ekolojik direncini ve su kaynaklarını artırmaya yönelik yenilikçi fikirlerin arandığı yarışmada, farklı disiplinlerden öğrencilerin oluşturduğu ekipler ödüllere layık görüldü. Peyzaj mimarlığından çevre mühendisliğine, iklim biliminden endüstriyel tasarıma uzanan geniş bir disiplin yelpazesinin bir araya geldiği yarışma, doğa tabanlı mekansal çözümlerle mühendislik yaklaşımlarının entegre biçimde ele alınmasını hedefledi.

Yarışmanın Konusu: İklim Direnci ve Su Yönetimi
İTÜ Göleti Sürdürülebilir Gelecek Proje Yarışması, salt bir peyzaj tasarımı yarışmasının ötesine geçerek, iklim krizinin su kaynakları üzerindeki baskısına disiplinlerarası bir yanıt aradı. Ayazağa Kampüsü’nün doğusundaki Sera Deresi üzerine 1991’de inşasına başlanan ve 120.000 ton su depolama kapasitesine sahip olan gölet, kampüsün yıllık yaklaşık 90.000 tonluk sulama suyu ihtiyacını karşılıyor. 2019’da yürüyüş parkuru, yeni ağaçlar ve endemik bitkilerle yenilenen alan, İTÜ ailesi için önemli bir rekreasyon alanına dönüşmüştü.
Yarışma kapsamında katılımcılardan, göletin bulunduğu sık çam ormanları ve engebeli araziyle çevrili bölgede, göletin ekosistemini ve peyzajını destekleyecek ekolojik, sürdürülebilir ve yenilikçi yaklaşımlar geliştirmeleri istendi. Doğa tabanlı çözümlerin mühendislik çözümleriyle entegre biçimde ele alınması, yarışmanın temel yaklaşımını oluşturdu. Bu yönüyle yarışma, üniversite kampüslerinin sürdürülebilirlik uygulamalarının test edilebildiği deneysel alanlar olarak taşıdığı potansiyeli de ortaya koyuyor.

Birincilik Ödülü: Disiplinlerarası Bir Ekip
İTÜ Göleti Sürdürülebilir Gelecek Proje Yarışması’nda birincilik ödülünü, 71283 rumuzlu proje kazandı. Ekip, peyzaj mimarlığı, mimarlık ve inşaat mühendisliği disiplinlerinden öğrencileri bir araya getirdi: Begüm Özcan (Peyzaj Mimarlığı), Simay Habiboğlu (Mimarlık), Serra Acartürk (Peyzaj Mimarlığı) ve Elif Köker (İnşaat Mühendisliği).
Bu disiplin çeşitliliği, yarışmanın temel felsefesini yansıtıyor: göletin geleceğine dair bütüncül bir çözüm, ancak tasarım, peyzaj ve mühendisliğin bir arada düşünülmesiyle mümkün. Ödül kazanan ekiplerin kompozisyonu, çağdaş sürdürülebilirlik pratiğinin giderek daha fazla disiplinlerarası iş birliği gerektirdiğini bir kez daha gösteriyor.

İkincilik ve Üçüncülük Ödülleri
İkincilik ödülü, 71326 rumuzlu projeye verildi. Çevre mühendisliğinden iklim bilimi ve meteoroloji mühendisliğine, elektrik mühendisliğinden kimyaya uzanan yedi kişilik geniş bir ekibin hazırladığı proje, yarışmanın disiplinlerarası ruhunu en güçlü biçimde temsil eden çalışmalardan biri oldu. Ekipte Adem Baha Çam, Ecenur Atlı, Hasan İbrahim Bulduk, Miyase Azra Filikci, Ahmet Selim Çavuşoğlu, Selin Tekelioğlu ve Zeynep Dağlı yer aldı.
Üçüncülük ödülü ise 25083 rumuzlu projeye layık görüldü. Yunus Emre Akdağ (Geomatik Mühendisliği) ve Asya Güngörsen (Endüstri Mühendisliği) ikilisinin hazırladığı proje, geomatik ve endüstri mühendisliği bakış açılarını bir araya getirdi.

Eşdeğer Mansiyon Ödülleri
İTÜ Göleti Sürdürülebilir Gelecek Proje Yarışması’nda iki proje eşdeğer mansiyon ödülüne değer bulundu. İlki, 82716 rumuzlu proje: Emre Abbas (Çevre Mühendisliği), Ayhan Batuhan Koçyiğit (Geomatik Mühendisliği), Uğur Gülsün (Geomatik Mühendisliği), Ecesu Çokgör (İnşaat Mühendisliği) ve Sezin Akaltuntaş (İnşaat Mühendisliği).
İkinci eşdeğer mansiyon ise 73915 rumuzlu projeye verildi. Endüstriyel tasarım ve mimarlık disiplinlerinden Merve Nur Selvi, Betül Reyyan Topuz ve Ceyda Özkurt’un oluşturduğu ekip, tasarım odaklı bir yaklaşımla dikkat çekti.
Kampüsler: Sürdürülebilirliğin Deneysel Laboratuvarları
İTÜ Göleti Sürdürülebilir Gelecek Proje Yarışması, üniversite kampüslerinin sürdürülebilir tasarım ve su yönetimi konularında birer örnek alan işlevi görebileceğini hatırlatıyor. Eğitim, sosyal ve kültürel işlevleriyle küçük ölçekli kent modelleri niteliğindeki kampüsler, sürdürülebilirlik uygulamalarının test edilebildiği ve kentsel ölçekte dönüştürücü etkiler yaratabilen deneysel alanlar olarak giderek daha fazla önem kazanıyor.
İklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskısının arttığı bir dönemde, İTÜ Göleti gibi bir kampüs ekosisteminin geleceğini disiplinlerarası öğrenci projeleriyle tartışmaya açmak, hem geleceğin mimar ve mühendislerini gerçek bir sürdürülebilirlik problemiyle buluşturuyor hem de doğa tabanlı çözümlerin somut bir bağlamda geliştirilmesine olanak tanıyor. Yarışma, Türkiye’deki üniversitelerin sürdürülebilir kampüs vizyonuna katkı sunan öncü girişimlerden biri olarak öne çıkıyor.



