MİMARLIK VE YAPILI ÇEVRE PLATFORMU

Atıktan Sanata: Otel Tekstilleri Yeni Bir Döngüye Giriyor

Barceló Hotel Group ve Devridaim Enstitüsü iş birliğiyle geliştirilen “Atıktan Sanata” projesi, otellerde kullanım ömrünü tamamlayan tekstilleri çağdaş sanat aracılığıyla yeniden değerlendiriyor. Çarşaf, havlu ve yastık kılıflarını atık olmaktan çıkararak yeni bir üretim döngüsüne dahil eden proje, otelcilik sektöründeki kaynak kullanımı ile döngüsel tasarım arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Barceló Hotel Group’un Türkiye’deki otellerinden toplanan tekstillerin doğal boyalar, bitki baskıları, el dikişleri ve nakışlarla dönüştürülmesiyle ortaya çıkan çalışma, 23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da gerçekleştirilecek Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda sergilenecek.

Proje, Barceló Hotel Group’un global sürdürülebilirlik yaklaşımı ReGen’in Türkiye’deki uygulamalarından biri olarak hayata geçirildi. Kapadokya, İstanbul ve Ankara’daki otellerden elde edilen tekstiller üzerinden geliştirilen çalışma; döngüsel ekonomi, yerel üretim bilgisi, zanaat ve çağdaş sanatı aynı süreç içerisinde buluşturuyor.

Fotoğraf: Barceló Hotel Group

Kullanım Ömrünü Tamamlayan Tekstiller Yeni Bir Malzemeye Dönüşüyor

“Atıktan Sanata” projesinin başlangıç malzemesini Barceló Hotel Group’un Türkiye’deki otellerinde kullanılan çarşaflar, havlular ve yastık kılıfları oluşturuyor.

Otelcilik sektöründe yoğun kullanıma maruz kalan bu tekstiller, kullanım ömürlerinin sonunda sistem dışına çıkarılmak yerine yeni bir üretim sürecinin hammaddesi olarak değerlendirildi.

Devridaim Enstitüsü tarafından yürütülen dönüşüm sürecinde tekstiller üzerinde bitki baskıları, el dikişleri ve nakışlar kullanıldı. Böylece standart otel tekstilleri üzerindeki kullanım geçmişi tamamen ortadan kaldırılmadan, malzemelerin yeni bir işlev ve anlatı kazanması amaçlandı.

Projenin döngüsel ekonomi yaklaşımı da burada belirginleşiyor. Yeni bir sanat eseri üretmek için sıfırdan malzeme kullanmak yerine mevcut tekstillerin kullanım süresinin uzatılması ve farklı bir değer zincirine dahil edilmesi hedefleniyor.

Fotoğraf: Barceló Hotel Group

Renkler Kapadokya’nın Bitkilerinden Ve Otel Mutfağından Geliyor

Tekstillerin dönüştürülme sürecinde kullanılan renkler de projenin kaynak kullanımına ilişkin yaklaşımının bir parçası.

Kapadokya’dan toplanan bitkilerden doğal boyalar elde edilirken Barceló Cappadocia’nın mutfağında ortaya çıkan çay ve kahve posaları da renklendirme sürecine dahil edildi.

Böylece projenin malzeme döngüsü yalnızca eski tekstillerin yeniden kullanılmasından ibaret kalmadı. Otelin günlük faaliyetleri sırasında ortaya çıkan organik artıklar da üretim sürecinin girdilerinden birine dönüştürüldü.

Doğal boyama, bitki baskısı, el dikişi ve nakış gibi yöntemlerin bir araya gelmesiyle endüstriyel olarak üretilmiş otel tekstilleri daha yavaş ve el emeğine dayalı bir üretim sürecinden geçirildi.

Bu dönüşüm aynı zamanda seri üretim ile yerel üretim bilgisi arasında yeni bir ilişki kuruyor.

İklim Değişikliği Tekstilin Üzerinde Görünür Hale Geliyor

Ortaya çıkan sanat eseri yalnızca malzemelerin yeniden kullanımına odaklanmıyor. Çalışmanın görsel dili, iklim değişikliğinin doğal çevre üzerindeki etkilerini konu alan semboller üzerinden şekilleniyor.

Eserde kullanılan seyrek bitki izleri azalan bitki örtüsünü temsil ederken yüzeydeki çatlak desenleri kuraklığa gönderme yapıyor. Güneş formu ise giderek yoğunlaşan sıcaklıkların sembolü olarak kullanılıyor.

Böylece tekstillerin fiziksel dönüşümü ile eserin anlattığı çevresel mesele arasında doğrudan bir ilişki kuruluyor.

Malzemenin kendisi kaynakların yeniden kullanılması fikrini taşırken tekstil yüzeyindeki izler iklim değişikliği, kuraklık ve değişen bitki örtüsüne ilişkin bir anlatı oluşturuyor.

Atık Kavramını Yeniden Düşünmek

“Atıktan Sanata” projesinin temelinde, kullanım ömrünü tamamlamış bir malzemenin gerçekten atık olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusu bulunuyor.

Döngüsel ekonomi yaklaşımında malzemenin ömrü, ilk kullanım amacı sona erdiğinde tamamlanmak zorunda değil. Tasarım, onarım, yeniden kullanım veya farklı bir üretim süreci aracılığıyla mevcut kaynakların sistem içerisinde daha uzun süre tutulması mümkün olabiliyor.

Otel tekstilleri bu açıdan dikkat çekici bir malzeme grubu oluşturuyor. Konaklama sektörünün işletme koşulları nedeniyle yüksek miktarlarda ve yoğun biçimde kullanılan tekstil ürünleri belirli bir aşamadan sonra orijinal işlevlerini sürdüremese de malzeme olarak değerlerini tamamen kaybetmeyebiliyor.

“Atıktan Sanata”, bu noktada tekstilin kullanım ömrünün sona ermesi ile malzemenin kullanım ömrünün sona ermesi arasındaki farkı görünür hale getiriyor.

Döngüsel Ekonomi Sanatla Buluşuyor

Proje aynı zamanda sürdürülebilirlik çalışmalarının yalnızca teknik çözümler veya ölçülebilir çevresel performans üzerinden ele alınması gerekmediğini gösteren bir örnek oluşturuyor.

Devridaim Enstitüsü’nün uyguladığı doğal boyama, bitki baskısı, el dikişi ve nakış teknikleri sayesinde yeniden kullanım süreci aynı zamanda kültürel ve yaratıcı bir üretim pratiğine dönüşüyor.

Barceló Hotel Group Türkiye Ülke Müdürü Hasan Ekmen de projeyi grubun ReGen yaklaşımının Türkiye’deki somut uygulamalarından biri olarak tanımlıyor. Ekmen, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkinin azaltılması üzerinden değil, faaliyet gösterilen destinasyonlarda ekonomik, sosyal ve çevresel değer üretmeyi amaçlayan rejeneratif bir model çerçevesinde ele aldıklarını belirtiyor.

“Atıktan Sanata” kapsamında ise bu yaklaşım, otel tekstillerinin sistem dışına çıkarılması yerine yeni bir döngünün başlangıç malzemesi olarak değerlendirilmesi üzerinden uygulanıyor.

Otelcilikte Kaynak Kullanımına Farklı Bir Bakış

Turizm ve konaklama sektöründe sürdürülebilirlik tartışmaları çoğunlukla enerji ve su tüketimi, tek kullanımlık ürünlerin azaltılması veya gıda atıkları üzerinden ilerliyor. Tekstil ürünleri ise otellerin günlük işleyişinin sürekli yenilenmesi gereken önemli malzeme gruplarından birini oluşturuyor.

“Atıktan Sanata” bu malzeme akışını küçük ölçekte de olsa görünür hale getiriyor.

Kapadokya, İstanbul ve Ankara’daki otellerden çıkan tekstillerin tek bir sanat eserinde buluşması, farklı işletmelerde kullanım ömrünü tamamlayan malzemelerin merkezi bir dönüşüm sürecinde yeniden değerlendirilebileceğini gösteriyor.

Çalışma bu anlamda otel tekstillerinin tüm atık sorununa yönelik ölçeklenebilir bir çözüm önermekten çok, mevcut malzemelerin farklı kullanım biçimlerinin mümkün olduğunu gösteren disiplinlerarası bir örnek oluşturuyor.

Contemporary Istanbul’da Sergilenecek

“Atıktan Sanata”, 23-27 Eylül 2026 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da gerçekleştirilecek Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda ziyaretçilerle buluşacak.

Projenin bir çağdaş sanat fuarında sergilenmesi, çalışmanın sürdürülebilirlik ve atık yönetimi çerçevesinin ötesinde değerlendirilmesine de olanak tanıyor.

Bir zamanlar otel odalarında gündelik kullanım nesnesi olan çarşaf, havlu ve yastık kılıfları; doğal boyalar, organik artıklar ve el işçiliğiyle geçirdiği dönüşümün ardından sanat nesnesi olarak yeniden kamusal alana çıkıyor.

“Atıktan Sanata” böylece malzemelerin yaşam döngüsünün tasarım aracılığıyla nasıl uzatılabileceğine ilişkin basit ancak görünür bir örnek sunuyor: Bir ürünün ilk işlevinin sona ermesi, malzemenin de ömrünün sona erdiği anlamına gelmek zorunda değil.

Sergi: Contemporary Istanbul 21. Edisyon

Tarih: 23-27 Eylül 2026

Mekân: Tersane İstanbul

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir