Çevreye Duyarlı Yapılar Üretmeyi Hedefliyoruz

IGLO Architects, 2001 yılında Zafer Karoğlu ve Esen Akyar tarafından kurulduğundan bu yana, mimarlık dünyasında kendine sağlam bir yer edinmiştir. Türkiye’nin birçok şehri ve yurt dışında farklı sektörlerden gelen müşterilerine mimari tasarım, proje ve uygulama hizmetleri sunan ofis, işlevsel ve estetik açıdan güçlü tasarımlar yaratmayı ilke edinmiştir. IGLO Architects, her projesinde müşteri memnuniyetini ön planda tutarak, iş süreçlerinde özenli bir ekip çalışmasıyla ilerlemektedir. Ofisin bugüne kadar tasarladığı ve ödüllerle taçlandırılan projeleri, sektördeki başarısını gözler önüne sermektedir. 2011 yılından bu yana sayısız ödül ve takdir kazanarak projelere imza atan IGLO Architects ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, ofisin tasarım süreçlerini, başarılarının ardındaki vizyonunu ve gelecekteki projelerini konuştuk. 

Mimar Esen Akyar ve Zafer Karoğlu
Mimar Esen Akyar ve Zafer Karoğlu

IGLO Architects’i sizden dinlemek isteriz. Faaliyet alanlarınız, tasarım ilkeleriniz, ekibiniz v.b hakkında bilgi alabilir miyiz? 

    IGLO Architects olarak kuruluşumuzdan bu yana farklı projelere imza atmış olsak da, zaman içinde endüstriyel yapılar portföyümüzde daha fazla yer almaya başladı. Son yıllarda ofis binaları, Ar-Ge merkezleri ve teknolojik yapılar ön plana çıksa da sanayi yapıları her zaman varlığını korudu. 

    IGLO Architects

    HER NE KADAR BENZER ALANLARDA PROJELER ÜRETİYOR OLSAK DA, HER YENİ YAPIYA İLK PROJEMİZ GİBİ HEYECANLA YAKLAŞIYORUZ. YENİLİK ARAYIŞI, İLHAM VERİCİ VE CESUR ÇİZGİLER PEŞİNDE OLMAK BİZİM TEMEL YAKLAŞIMIMIZ


    Her ne kadar benzer alanlarda projeler üretiyor olsak da, her yeni yapıya ilk projemiz gibi heyecanla yaklaşıyoruz. Yenilik arayışı, ilham verici ve cesur çizgiler peşinde olmak bizim temel yaklaşımımız. Edindiğimiz tecrübelerin bizi kolaycılığa ve tekrara sürüklememesi için özellikle çaba harcıyoruz. Ayrıca, her yapının doğadan bir parça aldığının bilinciyle hareket ederek, bunu olabildiğince yerine koymaya gayret ediyoruz.

    Geniş metrekareli projeler üzerinde çalışmamıza rağmen, ofisimizin fiziksel büyüklüğünden çok ekibimizin yetkinliğine odaklanmayı tercih ettik. Aramızda yetişen ve yıllar içinde tecrübe kazanan ekip arkadaşlarımızla oluşturduğumuz güçlü yapı sayesinde, sayıca bizden büyük ofislerin portfoyuna denk nitelikte projeler üretmeye devam ediyoruz.

    IGLO Architects

    Sürdürülebilirlik, her alanda olduğu gibi mimarlıkta giderek önem kazanan bir konu haline geliyor. Siz sürdürülebilir tasarım ilkelerini nasıl uyguluyorsunuz ve bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

      İnsanoğlunun doğaya hükmetme isteği ve sınır tanımaz tüketim arzusu, dünya üzerindeki varoluşunu tehdit edecek bir noktaya doğru sürüklüyor. Nüfus artışı, göç dalgaları, küresel ısınma, güç savaşları ve doğanın tahribatı, karşımıza azalan, kirlenen ve tükenen kaynaklar olarak çıkıyor. İklim değişikliği; doğal felaketleri tetikliyor, su rezervlerini azaltıyor, karbon dengesini bozuyor ve tüm bunlar yaşam döngüsünü giderek daha da zorluyor. Bu sürecin yavaşlatılmasında herkes gibi biz mimarlara da önemli sorumluluklar düşüyor.


      KULLANDIĞIMIZ MALZEMELERİ DE AYNI PRENSİPLERLE, SÜRDÜRÜLEBİLİR SEÇENEKLER ARASINDAN SEÇİYORUZ.


      Biz de planlanan tüm yapılarımızı tasarlarken enerji verimliliğine, su kullanımı ve geri kazanımına, atık yönetimine, doğal ışığın etkin kullanımına ve karbon ayak izinin azaltılmasına özel önem veriyoruz. Kullandığımız malzemeleri de aynı prensiplerle üretilmiş, sürdürülebilir seçenekler arasından seçiyoruz. Sonuçta, tüketimi en aza indiren, çevreye duyarlı yapılar üretmeyi hedefliyoruz.

      IGLO Architects

      Malzeme tercihlerinizi nasıl yapıyorsunuz? Ülkemizin yapı malzeme sektörü hakkındaki değerlendirmeniz nedir? Hayalinizdeki her malzemeyi bulabiliyor musunuz? Çevreye duyarlı malzemeler konusundaki düşünceleriniz nelerdir?

        Ülkemizde yapı sektörü, ihtiyaç duyduğu birçok malzemeyi yerli üretimle karşılayabiliyor. Ancak ekonomik baskılar, ürün kalitesini ve üretim koşullarını zorlayabiliyor. Genel olarak orta seviye kaliteye ve tasarıma sahip malzemelere erişim kolayken, premium kalite malzemelere yatırım yapan firma sayısı oldukça az. Bu nedenle, özellikle özellikli projelerde ithal ürünler kaçınılmaz olabiliyor. Yerli üreticileri desteklemeyi önemsiyoruz ve seçimlerimizde yerli ürünlere öncelik vermeye çalışıyoruz. Özellikle büyük ölçekli ve fonksiyonelliğin ön planda olduğu projelerde, teknik şartnameleri karşılayan, fiyat-performans dengesi güçlü malzemeler büyük önem taşıyor. Aynı zamanda, tercih ettiğimiz ürünlerin üretim süreçlerinin sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olması ve gerekli sertifikalara sahip bulunması bizim için belirleyici kriterler arasında yer alıyor. Genellikle estetik katkılar ve yüksek kalite ikinci planda kalsa da, biz elimizdeki imkanları en iyi şekilde değerlendirerek ekonomik malzemelerle nitelikli, fonksiyonel ve estetik çözümler üretmeye odaklanıyoruz. Işık-gölge oyunları, yüzey dokusu, renk armonisi, doluluk-boşluk dengesi gibi unsurları doğru şekilde ele aldığımızda başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz. Bu süreç her ne kadar zorlu olsa da, biz mimarlar için yaratıcı katkılar sunabildiğimiz ve tatmin duyduğumuz bir alan sağlıyor.

        IGLO Architects

        Günümüzde teknolojinin de etkisiyle her şey çok hızlı değişiyor. Bazı meslekler önemini kaybetmeye başlarken yeni meslekler ortaya çıkıyor. Mimarlık mesleği elbette insan var olduğu sürece önemini koruyacaktır. Bu konuyla ilgili öngörünüz nedir? Mimarlık gelecekte nasıl icra ediliyor olacak?

          Teknolojideki gelişmeler hızla ilerliyor ve bu dönüşüm, beraberinde hem büyük fırsatlar hem de bazı riskler getiriyor. Günümüz ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen yazılımlar, karmaşık süreçlerin bile daha hızlı, hatasız ve ekonomik bir şekilde, üstelik daha az insan gücüyle gerçekleştirilmesine imkan tanıyor. Yapay zeka alanındaki gelişmeler ise, yakın geleceğin bile tahmin edilemez bir yöne evrildiğini hissettiriyor. 

          IGLO Architects

          PROJELERİMİZE GÖSTERDİĞİMİZ ÖZEN VE DEĞER KATMA MOTİVASYONUMUZ, ELİMİZDEKİ İMKÂNLAR NE OLURSA OLSUN, AYNI YÜKSEK ENERJİYLE DEVAM EDİYOR


          Buna rağmen, insanın bu değişimin bir parçası olmaya devam edeceğine inanıyorum. Dijitalleşme ve robotik teknolojiler, iş gücüne olan ihtiyacı kaçınılmaz olarak azaltacak. Ancak bu süreçte, mesleklerinde fark yaratan, gelişmeleri yakından takip eden, iyi eğitimli ve nitelikli uzmanlara her zaman ihtiyaç duyulacak. Gelecekte mesleklerin dönüşümü kaçınılmaz olsa da, alanında yetkin ve rafineleşmiş profesyoneller daima önemini koruyacaktır.

          Teknolojik gelişmelerin mimarlık mesleğine yansıması nasıl olacak? Özellikle son dönemde çok gündemde olan ‘Yapay Zekâ’ uygulamalarını mesleki anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?

            Yapay zeka, şu an için mesleğimize daha çok basit seviyede katkılar sunuyor. İnsan gücünün yerini tamamen alacak ürkütücü bir noktada değil, daha çok destekleyici bir rolde diyebiliriz. Ancak hala birçok meslektaşımız bu avantajların farkında değil gibi görünüyor. Buna rağmen, yakın gelecekte tehdit oluşturabilecek bu sürecin tamamen dışında kalmamak da büyük önem taşıyor.

            IGLO Architects

            Uzun vadede mimarlık mesleğinin insan katkısına mutlak surette ihtiyaç duyacağını düşünüyorum. Ancak bazı yapı tiplerinin tamamen insansız tasarlanabilmesi mümkün hale gelebilir. Özellikle teknik gereksinimleri ve standartları belirli olan lojistik yapılar ya da iş akışı ve üretim süreci net şekilde tanımlanmış sanayi tesisleri, bu teknolojik gelişmelerden en hızlı şekilde faydalanabilecek yapı türleri arasında yer alıyor.

            Son dönem projeleriniz veya tasarımlarınız nelerdir? Kısaca bilgi vermeniz mümkün müdür?

              Şu an üzerinde çalıştığımız projeler arasında teslim aşamasına yaklaştığımız Senegal’deki bir AVM projemiz bulunuyor. Ayrıca, robot teknolojileri geliştiren bir firma için yönetim, üretim ve araştırma birimlerini barındıran teknolojik bir üs tasarlıyoruz.

              IGLO Architects

              İzmir’de, uluslararası rekabette güçlü bir konumda yer alan yerli bir transformatör üreticisi için tasarladığımız yönetim binası, inşaat sürecine başlamak üzere ruhsat onayını bekliyor. Bunun yanı sıra, bir yerli yüksek teknoloji firmasının ofis binası tasarım süreci devam ediyor. Beko’nun İstanbul’daki kampüsünden Manisa’ya taşınması kapsamında, yönetim binası, Ar-Ge merkezi ve laboratuvar binalarının mimari tasarım ve dekorasyon çalışmaları tamamlanmak üzere.


              FARKLI KONU VE İÇERİKLERE SAHİP PROJELER YÜRÜTSEK DE, TASARIM YAKLAŞIMIMIZ ORTAK BİR ÇERÇEVEDE ŞEKİLLENİYOR


              İzmir Aliağa’da tasarladığımız porselen seramik fabrikası, İstanbul Deliklikaya’daki makine üretim tesisi ve Tayvanlı bir firma için Dilovası’nda projelendirdiğimiz boru fabrikası ise inşaat sürecinde sona yaklaştı.

              Önümüzdeki dönemde, lojistik merkezi ve Denizli’de bir şarap fabrikası projeleri için sözleşme süreçlerinin tamamlanmasını bekliyoruz. Bu projeler de takvimimizde yerini almış durumda.

              IGLO Architects

              Galsan Plastik Fabrikası projesiyle BLT Built Design Awards 2024'te "Architectural Design – Industrial" kategorisinde ödül kazanmak, IGLO Architects için ne ifade ediyor? Bu başarıya nasıl ulaştınız?

                BLT Built Design Awards 2024’te, Galsan projemizin yanı sıra Backhaus yönetim ve üretim yapısı da iç mimari kategorisinde bir ödüle daha layık görüldü. Projelerimize gösterdiğimiz özen ve değer katma motivasyonumuz, elimizdeki imkanlar ne olursa olsun, aynı yüksek enerjiyle devam ediyor. Bu çabanın, önem verdiğimiz otoriteler tarafından fark edilmesi ve dünya çapında nitelikli projeler arasında öne çıkarak ödüllendirilmesi bizim için son derece kıymetli. Aldığımız bu ödüller, kendimize ve izlediğimiz yola olan inancımızı daha da güçlendiriyor.

                İç mekan tasarımları, endüstriyel projeler ve kentsel planlama gibi farklı alanlarda geniş bir deneyime sahipsiniz. Bu farklı alanlardaki tasarımlar arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Farklı türdeki projelerin tasarım süreçlerinde ne gibi benzerlikler ve farklılıklar var?

                  Farklı konu ve içeriklere sahip projeler yürütsek de, tasarım yaklaşımımız ortak bir çerçevede şekilleniyor. İnsan duygularını ve sağlığını ön planda tutan, verimli, çevresine duyarlı, ekonomik faktörleri göz ardı etmeyen ve estetik değerleri mümkün olduğunca gözeten mekanlar yaratma isteği, tüm tasarımlarımızın temelini oluşturuyor.

                  Üretim ve lojistik gibi teknik öncelikli binalardan ticari, sosyal, ofis ve konut projelerine kadar her yapı türünde, içerik ve amaç farklılık gösterse de benimsediğimiz bu tasarım ilkeleri, doğru çözüme ulaşmamızı sağlıyor.


                  Yorum yaz...

                  Teşekkür ederiz. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
                  Üzgünüm. Yorumunuz gönderilemedi. Lütfen tekrar deneyin.
                  • (Yayınlanmayacak)