MİMARLIK VE YAPILI ÇEVRE PLATFORMU

Kaan Öncüoğlu: Sorumlu Mimarlıkta Malzemenin ve Verinin Rolü

“Kaan Öncüoğlu, mimarlık, kentsel tasarım ve stratejik planlama alanlarında çalışan KODS’un kurucusu ve London Turkish Architects Association (LTAA) başkanıdır.

Farklı ölçeklerde ve coğrafyalarda projeler geliştiren Öncüoğlu, kullanıcı deneyimi, veri odaklı tasarım ve sürdürülebilirlik ekseninde çalışan bir yaklaşım benimsemektedir.”


KAAN ÖNCÜOĞLU, Ortak, Öncüoğlu Architects / LTAA Başkanı

Mimarlıkta “sorumluluk” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Kendi pratiğinizde bu sorumluluk en çok hangi aşamalarda, hangi ölçeklerde görünür hâle geliyor?

Kaan Öncüoğlu: Mimarlık geçmişte daha çok teknik gereksinimlerin karşılanması ve yapısal sorumlulukların yerine getirilmesi çerçevesinde ele alınırken, günümüzde odağını giderek daha fazla kullanıcı ve çevre odaklı bir yaklaşım üzerine kurmakta. Bu dönüşüm, tasarım felsefesi ve prensiplerinin kullanıcı merkezli bir anlayışla yeniden ele alınmasını gerektiriyor. Sağlık, mutluluk ve verimlilik gibi kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen kriterlerin karşılanabilmesi için çevresel faktörlerin dikkatle değerlendirilmesi ve stratejik, sürdürülebilir kararların tasarım ve uygulama süreçlerine entegre edilmesi büyük önem taşıyor.

Projelerimizde programlar arası ulaşım süreleri, kullanıcıların mekânlarda geçirdiği süreler ve metrekare başına verimlilik gibi parametreler; özellikle verinin yönlendirici olduğu bu dönemde, kullanıcı deneyimini ölçen önemli başlıca başarı metrikleri haline geldi. Beraberinde, kamusal ve yarı kamusal alanların kullanım yoğunluğu, farklı fonksiyonlar arasındaki etkileşim ve sinerji, gün ışığına erişim oranı, görsel ve fiziksel bağlantıların sürekliliği, açık alanların erişilebilirliği ve aktif kullanım potansiyeli gibi kriterler de proje ölçeği arttıkça hesaba kattığımız tasarım kararlarımızı yönlendiren önemli göstergeler arasında.

Biz de özellikle büyük ölçekli projelerimizde bu yaklaşımı tasarım sürecinin en erken aşamalarından itibaren ele alıyoruz. Gün ışığının yapıya etkin şekilde dahil edilmesi, ferah ve akıcı sirkülasyon alanlarının oluşturulması ve fonksiyonların çevresel ve kentsel bağlamla ilişkili biçimde konumlandırılması gibi kriterleri, konsept aşamasında mimari kurgunun temel girdileri olarak değerlendiriyoruz. Bu yaklaşım, nitelikli mekânsal deneyimler üretmenin yanı sıra yapıların kendi topluluk yapısını kurgulamasına uygun zemin hazırlayan, uzun vadede sürdürülebilir, esnek ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilecek bir altyapıya sahip olmasını hedefliyor.

Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Malzeme tercihleriniz sizce yalnızca teknik bir karar mı, yoksa mimarın etik duruşunu da yansıtan bir tercih mi?

Kaan Öncüoğlu: Spesifikasyon, özellikle teknik sorumluluk açısından, bir projenin hayata geçirildikten sonraki sağlıklı ömrünü ve uzun vadeli performansını belirleyen en temel unsurlardan biri. Malzeme ve ürün seçimleri ise hem mimari vizyonun fiziksel gerçekliğe dönüşmesindeki en belirleyici araçlardan biri, hem de mimarın tasarım kararlarının kullanıcı veya ziyaretçi ile doğrudan temas eden en görünür çıktısı.

Bu nedenle üreticilerin rolü de giderek yalnızca bir ürün veya hizmet sağlayıcı olmaktan çıkarak, tasarım sürecinin aktif bir parçası olan çözüm ortaklığına evrilmekte. Mimaride, tasarım hedeflerine, performans kriterlerine ve proje özelindeki ihtiyaçlara karşılık veren uygulanabilir ve sürdürülebilir tercihler her zaman öncelikli olmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir