“Mehpare Evrenol, mimarlık, kentsel tasarım ve iç mimarlık alanlarında çalışan Evrenol Architects’in kurucu ortağıdır.
Günümüzde, kentsel ölçekli projelerden mimari ve iç mimari çalışmalara uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan ofisin yönetimini sürdürmektedir.”

Mimarlıkta “sorumluluk” kavramı sizin için ne ifade ediyor? Kendi pratiğinizde bu sorumluluk en çok hangi aşamalarda, hangi ölçeklerde görünür hâle geliyor?
Mehpare Evrenol:
yalnızca bir yapı üretmekten öte; kente, kullanıcıya ve zamana karşı bir tavır almak anlamına geliyor. Bir projenin bulunduğu bağlamla kurduğu ilişkiyi, kamusal etkisini, kullanıcı deneyimini ve uzun vadede sürdürülebilirliğini bu sorumluluğun temel başlıkları olarak görüyorum.
Tasarlanan her yapının kent dokusuna eklenen kalıcı bir katman olduğu bilincinde olmak ise karar süreçlerindeki sorumluluk duygusunu güçlendiriyor. Kendi pratiğimizde bu sorumluluk en çok erken tasarım aşamasında ve kütlesel kararlar alınırken görünür hale geliyor. Yapının konumu, ölçeği, çevreyle kurduğu ilişki ve kamusal alana katkısı, yalnızca estetik değil etik bir karar alanı.
Aynı şekilde iç mekân ölçeğinde de kullanıcı konforu, ışık, malzeme ve mekânsal süreklilik üzerinden bu sorumluluk devam ediyor. Yani hem kentsel ölçekte hem detay ölçeğinde, tasarımın her aşamasında sorumluluk kavramı aktif bir rol üstleniyor.
Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Malzeme tercihleriniz sizce yalnızca teknik bir karar mı, yoksa mimarın etik duruşunu da yansıtan bir tercih mi?
Mehpare Evrenol: Sorumlu mimarlıkta malzeme seçimi, yalnızca teknik bir performans meselesi değil; mimarın duruşunu ve projeye yaklaşımını yansıtan önemli bir karar alanı. Malzemenin ömrü, çevresel etkisi, bakım gereksinimi ve kullanıcı deneyimine katkısı birlikte değerlendirilmek zorunda.
Bu nedenle malzeme tercihi, estetik ve teknik kriterlerin ötesinde, projenin değerleriyle kurduğu ilişkiyi de ifade eder. Dayanıklı, sürdürülebilir ve zamana karşı direnen malzemeler kullanmak; yapının uzun vadede değerini korumasını sağlamak ve çevresel etkisini azaltmak anlamına geliyor.
Bu açıdan bakıldığında malzeme seçimi, mimarın etik yaklaşımını ve sorumluluk bilincini doğrudan yansıtan bir tasarım kararıdır.



