Mimar Neda Yağlı'dan Kentsel Dönüşümü Hızlandıracak Öneri!
Türkiye’de kentsel dönüşüm, özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde deprem riskine karşı önlem almak ve modern, sürdürülebilir kentler oluşturmak açısından büyük bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Ancak kentsel dönüşüm projelerinin finansmanı, sektörün en büyük sorunlarından biri olmaya devam ediyor.

Uluslararası Gayrimenkul Uzmanı ve Yüksek Mimar Neda Yağlı, yabancı yatırımcıların Türkiye’de gayrimenkul almasını teşvik eden politikaların uygulanması halinde, kentsel dönüşüm finansmanına önemli bir kaynak sağlanabileceğini belirtiyor. Yağlı’ya göre, sürdürülebilir finansman modelleri, tarihi dokunun korunması ve deprem güvenliği gibi unsurların birlikte ele alınması, Türkiye’nin modern şehircilik anlayışını başarılı bir şekilde hayata geçirmesine yardımcı olabilir.
Yabancı yatırımcılar kentsel dönüşüme nasıl destek olabilir?
Türkiye’de eski yapı stokunun fazla olması, kentsel dönüşüm ihtiyacını artırıyor. Yağlı, bu noktada yabancı yatırımcıların gayrimenkule olan ilgisinin artırılması gerektiğini vurguluyor:
“Deprem riski yüksek bir ülke olarak, mevcut yapı stokumuzun önemli bir bölümü yenilenmeli. Ancak bu dönüşüm projelerinin finansmanı büyük bir sorun teşkil ediyor. Dolar ve euro bazında gelecek yatırımlar, kentsel dönüşüm projelerinin sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayabilir.”
Yağlı, özellikle eski yapıların satışını teşvik edecek mekanizmaların oluşturulmasının önemine dikkat çekerek şunları ekliyor:
“Yabancı yatırımcıları yalnızca yeni konutlara yönlendirmek yerine, kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilecek gayrimenkullere teşvik etmek, hem eski yapı stokunun azalmasını hem de dönüşüm sürecinin hızlanmasını sağlayabilir.”
Gayrimenkul yatırımları, Türkiye’nin cari açığını kapatabilir mi?
Yağlı, Türkiye’nin gayrimenkul sektöründen elde ettiği gelirleri doğru yönlendirmesi halinde, cari açığın azaltılmasına önemli bir katkı sağlanabileceğini ifade ediyor:
“Gayrimenkul sektörü, Türkiye’nin dış ticaret açığını kapatabilecek önemli bir ekonomik araç olabilir. Eğer yabancı yatırımcılar için daha cazip bir ortam yaratılırsa ve bu yatırımlar kentsel dönüşüm projeleri ile desteklenirse, elde edilen gelir farklı sektörlere yönlendirilebilir ve ekonomiye sürdürülebilir bir katkı sağlanabilir.”
Kentsel dönüşüm hızlanırsa İstanbul’da konut fiyatları nasıl etkilenir?
Kentsel dönüşüm projelerinin hızlanması ile konut fiyatlarının düşeceği yönündeki yaygın inanışa katılmadığını belirten Yağlı, maliyetlerin belirleyici bir faktör olduğunu vurguluyor:
“Son dönemde inşaat maliyetlerinde yaşanan artış, yeni yapılan konutların maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Kentsel dönüşüm süreci hızlansa bile, piyasaya sunulan yeni konutlar yüksek maliyetlerle inşa edileceği için fiyatların düşmesini beklemek gerçekçi olmaz.”
Kentsel dönüşüm için alternatif finansman modelleri
Türkiye’de kentsel dönüşüm projelerinin finansmanını çeşitlendirmek gerektiğini belirten Yağlı, şu önerileri sıralıyor:
Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF): Yerli ve yabancı yatırımcıların katılım gösterebileceği fonlar ile kentsel dönüşüm projelerine kaynak sağlanabilir.
Kamu-Özel İş Birlikleri: Devlet ve özel sektör ortaklığıyla geliştirilecek projeler, dönüşüm sürecini hızlandırabilir.
Uzun Vadeli ve Düşük Faizli Kredi Mekanizmaları: Bankaların cazip kredi seçenekleri sunması, dönüşüm projelerinin finansmanını daha erişilebilir hale getirebilir.
Türkiye’nin şehircilik anlayışı nasıl değişmeli?
Türkiye ekonomisinin son 25-30 yılda hızlı bir büyüme kaydettiğini belirten Yağlı, bu büyümenin planlı bir şehirleşme süreciyle paralel ilerlemediğini vurguluyor:
“Kontrolsüz yapılaşma, altyapı eksiklikleri ve plansız kentleşme, büyük şehirlerde ciddi sorunlara yol açtı. Türkiye’nin şehircilik anlayışını daha sürdürülebilir ve planlı hale getirmesi gerekiyor. Depreme dayanıklı konut üretimi, ada bazında planlama ve ulaşım altyapısının güçlendirilmesi bu süreçte büyük önem taşıyor.”
İstanbul, Hong Kong ve Dubai modellerinden ne öğrenebilir?
Hong Kong ve Dubai gibi şehirlerle kıyaslandığında, Türkiye’nin kendine özgü bir şehircilik modeli geliştirmesi gerektiğini belirten Yağlı, İstanbul’un tarihi dokusunun korunarak modernleşmesi gerektiğinin altını çiziyor:
“İstanbul gibi tarihi ve kültürel mirası güçlü bir şehirde, silüeti bozmadan ve mevcut dokuya uyumlu bir yapı anlayışıyla konutlaşmaya devam edilmelidir. Modernleşme önemli, ancak bunu tarihi dokuyu yok etmeden yapmak gerekiyor. Yeşil alanların artırılması ve doğal coğrafyanın korunması büyük önem taşıyor.”
Tarihi alanlar nasıl dönüştürülmeli?
Tarihi dokunun korunması ile modernleşme arasındaki dengeyi sağlamak gerektiğini belirten Yağlı, restorasyon projelerinin titizlikle yürütülmesi gerektiğini vurguluyor:
“Tarihi binalar özgün yapısını koruyarak modern tekniklerle restore edilebilir. Ancak bu süreç doğru şekilde denetlenmeli. Ayrıca, tarihi yapılar yalnızca korunmakla kalmayıp, yeni fonksiyonlar kazandırılarak değerlendirilmeli. Örneğin, bir bina otel, kütüphane veya kültürel merkez olarak yeniden işlevlendirilirse, hem tarihi yapı korunmuş olur hem de şehir hayatına entegrasyonu sağlanır.”
Sürdürülebilir bir kentsel dönüşüm modeli şart!
Neda Yağlı, kentsel dönüşüm sürecinin yalnızca fiziksel yapıların yenilenmesi olarak ele alınmaması gerektiğini belirterek şunları söylüyor:
“Kentsel dönüşüm projeleri sadece binaları yenilemekle sınırlı kalmamalı, aynı zamanda sosyolojik ve ekonomik boyutları da göz önünde bulundurulmalıdır. Depreme dayanıklı, sürdürülebilir ve tarihi dokuyu koruyan bir dönüşüm modeli benimsenmeli.”
Türkiye’nin kentsel dönüşüm sürecinde, yeni finansman modelleri, planlı şehirleşme anlayışı ve tarihi mirasın korunması gibi unsurların bir arada değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yağlı, şu sözlerle tamamlıyor:
“Doğru adımlar atılırsa, Türkiye modern şehircilik anlayışını başarıyla hayata geçirebilir.”