Çalışma Alanlarını Yeniden Düşünmek: Milano’dan Akıllı Ve Sürdürülebilir Binalara Yeni Bir Model

SIEMENS iş birliği ile

Delphine Clément – Siemens Akıllı Altyapılar
Binalar Birimi, Küresel Sektörler Başkanı

Gayrimenkul sektörü dünya genelinde köklü bir dönüşümden geçiyor. Bina kullanıcıları ve yatırımcılar, mevcut yapıların karbon emisyonlarını azaltmak, işletme performansını iyileştirmek ve giderek yükselen çevresel beklentileri karşılayan çalışma alanları oluşturmak konusunda artan bir baskıyla karşı karşıya. Asıl fırsat ise yeni binalar inşa etmekten çok, kentlerimizi şekillendiren mevcut yapıları yeniden düşünmekte yatıyor. Bu dönüşümün gerektirdiği yaklaşım açık: Mevcut yapıları daha yüksek performans, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sunan akıllı, insan odaklı ve otonom binalara dönüştürmek.

One of the most iconic buildings in Milan’s Porta Nuova district – “Pirelli 35” – Fotoğraf: SIEMENS

Pirelli 35: Kentin Simge Yapısını Yeniden Canlandırmak

Milano’nun Porta Nuova bölgesinde yer alan tarihî Pirelli 35 binası, yatırım, gayrimenkul geliştirme ve varlık yönetimi alanlarında faaliyet gösteren COIMA tarafından mimari kimliği korunarak geleceğin çalışma yaşamına uyum sağlayacak şekilde yeniden tasarlandı. Mevcut yapının yerine yeni bir bina inşa etmek yerine gerçekleştirilen bu dönüşüm, dijital teknolojilerin yapıların kullanım ömrünü uzatırken ekonomik değerini artırabileceğini ve çevresel etkilerini azaltabileceğini gösteriyor.

PIRELLI 35, ENERJİ TÜKETİMİNİ YAKLAŞIK %60 ORANINDA, YILLIK CO₂ EMİSYONLARINI İSE 2.000 TONA KADAR AZALTABİLECEK POTANSİYELE SAHİP.

45.000 metrekarelik, 11 katlı yapının modernizasyonuyla ileri teknolojiye sahip çağdaş bir çalışma ortamı oluşturuldu. Kentlerin mevcut yapı stokunu karbonsuzlaştırmak için uygulanabilir çözümler aradığı günümüzde Pirelli 35, yaşlanan ofis binalarının iddialı çevresel hedefleri ve performans gereksinimlerini karşılayacak biçimde nasıl dönüştürülebileceğine güçlü bir örnek sunuyor.

Proje, 2015 yılından bu yana Milano’da COIMA’ya ait 30’dan fazla binada Siemens teknolojilerinin kullanıldığı uzun soluklu bir iş birliğinin devamı niteliğinde.

“Pirelli 35” already achieved LEED Platinum and WELL Gold certifications as well as the nZEB labelling. Fotoğraf: SIEMENS

Daha Sağlıklı Ve Verimli Çalışma Alanları

Pirelli 35 genelinde kullanılan akıllı sensörler; iç hava kalitesi, enerji tüketimi ve CO₂ seviyeleri gibi temel çevresel parametreleri sürekli izliyor. Bu sensörlerden elde edilen veriler, ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC), aydınlatma, oda otomasyonu, yangın güvenliği ve elektrik dağıtım sistemlerinden gelen verilerle birlikte Siemens’in entegre bina yönetim sistemine aktarılıyor.

Farklı sistemlerden toplanan verileri sürekli analiz eden bu platform, bina sistemlerinin değişen koşullara dinamik biçimde uyum sağlamasını mümkün kılıyor. Böylece enerji verimliliği optimize edilirken kullanıcıların sağlığını, konforunu ve verimliliğini destekleyen çalışma ortamları oluşturuluyor.

Enerji Tüketiminin Ve Karbon Emisyonlarının Azaltılması

Akıllı otomasyon ve elektrifikasyon sistemlerinin entegrasyonu sayesinde Pirelli 35, enerji tüketimini yaklaşık %60 oranında, yıllık CO₂ emisyonlarını ise 2.000 tona kadar azaltabilecek potansiyele sahip. Bu potansiyel, mevcut binaların dijital dönüşümünün uzun vadeli gayrimenkul değerini güçlendirirken Avrupa’nın 2030 iklim hedeflerine nasıl katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor.

PROJE, 2015’TEN BU YANA MİLANO’DA COIMA’YA AİT 30’DAN FAZLA BİNADA SIEMENS TEKNOLOJİLERİNİN KULLANILMASINI SAĞLAYAN UZUN SOLUKLU BİR İŞ BİRLİĞİNE DAYANIYOR.

Yapı, LEED Platinum ve WELL Gold sertifikalarını alırken neredeyse sıfır enerjili bina (nZEB) kriterlerini de karşılıyor. Bu sertifikalar ve performans kriterleri, çevresel performansın, işletme verimliliğinin ve çalışma ortamı deneyiminin uzun vadeli ticari başarının birbiriyle bağlantılı ölçütlerine dönüştüğünü gösteriyor.

One of the most iconic buildings in Milan’s Porta Nuova district – “Pirelli 35” Fotoğraf: SIEMENS

Ticari Gayrimenkulün Geleceği İçin Bir Model

Pirelli 35, mevcut yapıların değişen çevresel gereksinimlere ve kullanıcı beklentilerine yanıt veren, dayanıklı ve yüksek performanslı çalışma alanlarına nasıl dönüştürülebileceğinin önemli bir örneği. Kentler karbonsuzlaşma çalışmalarını hızlandırırken bu tür projeler, akıllı teknolojilerle gerçekleştirilen mevcut yapı iyileştirmelerinin taşıdığı büyük potansiyeli ortaya koyuyor.

Bu nedenle ticari gayrimenkulün geleceğini yalnızca inşa edeceğimiz yeni binalar değil, mevcut yapıları ne kadar etkili biçimde modernize edebildiğimiz de belirleyecek. Kentsel yenileme artık yalnızca geçmişin mimari mirasını korumakla ilgili değil; kentler için daha akıllı, daha düşük karbonlu bir gelecek oluşturmakla da ilgili.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir