GELECEĞİN OFİSLERİNDE TEKNOLOJİ DEĞİL, “DUYUSAL DENEYİM VE KONFOR” ÖN PLANDA.

Çalışma kültürünün köklü bir dönüşümden geçtiği günümüzde, ofis mobilyaları ve mekânsal tasarım sektörünün deneyimli markalarından Zivella, Türkiye’deki iş dünyasının dinamiklerini ortaya koyan kapsamlı bir araştırmaya imza attı. Farklı sektörlerden karar vericiler, yöneticiler ve uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen “Geleceğin Ofis Deneyimi Araştırması”, çalışanların fiziksel ofislerden beklentilerini veriye dayalı içgörülerle görünür kılıyor. Araştırma, geleceğin çalışma ekosisteminde teknolojik araçlardan ziyade insan odaklı konfor, duyusal deneyim, biyofili ve kişiselleştirilebilir alanların belirleyici olduğunu kanıtlıyor.

Dönüşen Çalışma Kültürü Ve Mekânsal Beklentiler
Küresel ölçekte hibrit ve uzaktan çalışma modellerinin verimlilik üzerindeki etkileri tartışılırken, Türkiye iş dünyası dünya ortalamasından belirgin şekilde ayrışıyor. Deloitte 2024 İnsan Kaynakları Raporu liderlerin %85’inin hibrit düzende verimlilik ölçümünde zorlandığını belirtirken, Gallup 2025 verileri hibrit çalışanların bağlılık düzeylerinin yüksek olduğunu gösteriyor. Buna karşın Cisco’nun 2025 araştırması, işverenlerin %86’sının, çalışanların ise %82’sinin fiziksel ofis varlığını kurum kültürü ve inovasyonun anahtarı olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Zivella’nın araştırması, Türkiye’de fiziksel ofislerin merkezi konumunu koruduğunu somut verilerle doğruluyor:
- Ofisten Çalışma: %77,6
- Hibrit Çalışma: %15,3
- Evden / Uzaktan Çalışma: %7,1
Her 10 profesyondan yaklaşık 8’inin mesaisini ofiste geçirmesi, mekân kalitesini doğrudan çalışan memnuniyeti, kurumsal bağlılık ve yetenek yönetimi için stratejik bir rekabet parametresi haline getiriyor.

Dengeli Katılımcı Profili
Türkiye genelinde 2.000 kişilik veri tabanı üzerinden 196 profesyonelin katılımıyla gerçekleşen araştırmada katılımcıların %62,8’i erkek, %37,2’si kadındır. Yaş dağılımında 30-49 yaş aralığının %60,6’lık paya sahip olması, kariyer ortası ve karar verici düzeyin güçlü temsilini yansıtıyor (20-29 yaş: %27,7; 50+ yaş: %11,8). Katılımcıların unvan dağılımında uzmanlar %30,8 ile ilk sırada yer alırken; şirket sahipleri ve yöneticilerin toplam payı %48’e ulaşıyor.

Gelecek Beklentisinde Konfor Zirvede
“Geleceğin ofislerinden beklentinizi en iyi yansıtan ifade hangisi?” sorusuna verilen yanıtlarda konfor ve kişiselleştirme %64,3 ile zirveye yerleşiyor:
• Daha konforlu ve duyusal bir ofis: %36,2
• Daha kişisel ve özelleştirilebilir bir ofis: %28,1
• Daha teknolojik bir ofis: %14,3
• Daha modüler ve esnek bir ofis: %12,8
• Daha sürdürülebilir bir ofis: %7,1
• Daha renkli bir ofis: %1,5
Tasarımın İtici Güçleri Ve Duyusal Bağ
Araştırma, yeni nesil çalışma alanlarını şekillendiren temel dinamikleri şu oranlarla özetliyor:

- Ev Sıcaklığı (Resimercial) ve Workspitality (%86,2): Çalışanlar soğuk ve kurumsal yapılar yerine ev sıcaklığı sunan davetkâr alanları tercih ediyor.
- Modülerlik ve Esneklik (%84,1): Mekânların toplantı, bireysel çalışma ve sosyalleşme arasında hızla dönüşebilmesi kritik bulunuyor.
- Görünmez Teknoloji (%82,6): Teknoloji entegrasyonu önemli görülmekle birlikte, doğrudan mobilyaya gömülü ve arka planda çalışan çözümler isteniyor.
- Dokunsal Konfor (%82,6) ve Biyofili (%82,0): Doğal yüzeyler, yumuşak kumaşlar ve canlı bitkiler zihinsel odaklanmayı destekliyor.
- Kişisel Çalışma Alanları (%77,6): Açık ofislerdeki dikkat dağınıklığına karşı mikro odalar ve telefon kabinleri talep ediliyor.
Tasarımda En Öncelikli Kriter: Ergonomi Ve Akustik
Ofiste en öncelikli görülen özelliklerde ergonomik mobilyalar (%28,2) ile sessiz ve akustik konforlu alanlar (%23,6) toplamda %51,8 ile ilk iki sırayı paylaşıyor. Bunları teknoloji uyumu (%21,0), sosyalleşme köşeleri (%17,9), renkli mobilyalar (%5,6) ve sürdürülebilir malzemeler (%3,6) takip ediyor.
Duyusal Bağ Performansı Artırıyor
Katılımcıların %94,6’sı iyi hissettiren bir tasarımın kendilerini olumlu etkileyeceğini belirtiyor:
• Keyifli çalışmamı sağlardı: %36,7
• Verimliliğimi artırırdı: %35,2
• Aidiyet



