MİMARLIK VE YAPILI ÇEVRE PLATFORMU

URBANJOBS’tan Deneyim Odaklı Bir Restoran Tasarımı: AINEN

Tersane İstanbul’da konumlanan AINEN, URBANJOBS imzasıyla gastronomi mekânı kavramını yeniden yorumlayan çağdaş bir iç mimari proje olarak öne çıkıyor. İç Mimar Murat Dede öncülüğünde tasarlanan AINEN, yalnızca bir restoran değil; hareket, atmosfer, zaman ve kullanıcı deneyimi üzerinden şekillenen çok katmanlı bir mekânsal kurgu sunuyor. Geleneksel restoran tipolojilerinin mimari kodlarını bilinçli biçimde reddeden proje, küçük ölçekli ve lineer bir hacmi dinamik bir deneyim alanına dönüştürüyor.

AINEN’de Mekânsal Deneyim Ön Planda

Tersane İstanbul içerisinde konumlanan AINEN, sınırlı metrekareye sahip bir restoran alanının yaratıcı iç mimari çözümlerle nasıl dönüştürülebileceğini gösteriyor. Mekânın dar ve lineer planı, geleneksel bir koridor etkisi yaratma riski taşısa da URBANJOBS bu problemi yatay düzlemde çözmek yerine düşey hacmi aktive ederek ele alıyor.

Bu yaklaşım doğrultusunda tavan yüksekliği yalnızca teknik bir unsur olarak değil, mekânın karakterini belirleyen temel bir tasarım aracı olarak kullanılıyor. Üç boyutlu tavan müdahalesi sayesinde restoran içerisinde ritim, yön ve hareket hissi oluşturulurken kullanıcı algısı da yeniden tanımlanıyor. Böylece AINEN, yalnızca yemek yenilen bir alan olmaktan çıkarak deneyim odaklı bir iç mimari projeye dönüşüyor.

URBANJOBS’tan Çok Katmanlı İç Mimari Yaklaşım

AINEN’in iç mimari tasarımında mutfak programı belirleyici bir unsur olarak ele alınsa da tasarım kararlarının merkezine yerleştirilmiyor. Açık mutfak kurgusuna paralel biçimde servis alanı ve bar iki yana konumlandırılırken merkez aks güçlü bir dolaşım omurgası olarak tanımlanıyor.

Bu aks üzerinde yer alan ada servis ünitesi ise projenin en dikkat çekici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Gündüz saatlerinde servis elemanı olarak çalışan yapı, gece kullanımında DJ booth’a dönüşerek restoranın farklı atmosferlere adapte olabilmesini sağlıyor. Bu dönüşebilir kurgu, AINEN’in statik değil yaşayan bir mekân olarak tasarlandığını ortaya koyuyor.

URBANJOBS’ın gastronomi mekânları üzerine geliştirdiği deneyim odaklı yaklaşım, AINEN projesinde esnek kullanım senaryolarıyla güç kazanıyor. Mekân içerisinde kullanılan hareketli mobilyalar sayesinde alan farklı kullanıcı yoğunluklarına ve etkinlik formatlarına göre yeniden şekillenebiliyor. Böylece restoran tasarımı tek bir kullanım biçimine sabitlenmek yerine sürekli dönüşen bir yapıya kavuşuyor.

Aydınlatma Tasarımı Atmosferin Bir Parçasına Dönüşüyor

AINEN’de aydınlatma tasarımı yalnızca dekoratif bir unsur olarak değil, doğrudan mekânsal deneyimi yönlendiren bir araç olarak ele alınıyor. NOX danışmanlığında geliştirilen aydınlatma stratejisinde noktasal ışık kullanımından özellikle kaçınılıyor.

Bunun yerine mimari yüzeylerle bütünleşen katmanlı bir ışık sistemi tercih ediliyor. Tavan geometrisiyle birlikte çalışan bu sistem, kullanım senaryolarına bağlı olarak geri çekilen ya da öne çıkan farklı atmosferler yaratıyor. Böylece restoranın gündüz ve gece deneyimleri birbirinden ayrışırken mekân sürekli değişen bir sahneye dönüşüyor.

Tersane İstanbul’un Tarihsel Katmanları Çağdaş Bir Dille Yorumlanıyor

AINEN’in malzeme seçimlerinde, bulunduğu çevrenin endüstriyel geçmişini doğrudan taklit eden nostaljik bir yaklaşım yerine eski ile yeniyi birlikte var eden çağdaş bir tasarım dili tercih ediliyor. Bu yaklaşım, Tersane İstanbul’un tarihsel dokusuyla güçlü bir ilişki kurarken aynı zamanda güncel bir mekânsal karakter yaratıyor.

Projede kullanılan koyu tonlu ahşap sandalyeler, Giancarlo Piretti tarafından Cassina için tasarlanan seriden seçiliyor. Zamana karşı değer kazanan bu parçalar, AINEN’in çağdaş atmosferi içerisinde tarihsel sürekliliği görünür kılan önemli tasarım unsurları arasında yer alıyor.

URBANJOBS’ın yaklaşımı burada yalnızca estetik bir tercih üretmekle sınırlı kalmıyor; zaman içinde dönüşebilen ve yaş aldıkça yeni anlamlar kazanan bir mekânsal katman oluşturuyor.

AINEN Çağdaş Restoran Tasarımına Yeni Bir Yaklaşım Sunuyor

AINEN, güçlü mimari formuna rağmen yalnızca biçim üzerinden tanımlanan bir restoran değil. Kullanıcı hareketleri, gün içerisindeki değişen atmosferler, ses, ışık ve sosyal etkileşimlerle birlikte dönüşen deneyimsel bir iç mekân olarak kurgulanıyor.

Bu yaklaşım sayesinde proje, klasik restoran tasarımının ötesine geçerek programlar arasında akışkan biçimde hareket eden hibrit bir deneyim alanı sunuyor. Gastronomi, müzik, sosyal etkileşim ve mimari atmosferin aynı potada birleştiği AINEN, çağdaş restoran tasarımı alanında dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.

Architizer tarafından “En İyi Genç İç Mimari Ofisi” kategorisinde jüri özel ödülüne layık görülen ve Archello tarafından yılın en iyi iç mimari ofisleri arasında finalist gösterilen URBANJOBS, geliştirdiği özgün mekânsal dil ile İstanbul’un gastronomi sahnesine güçlü katkılar sunmaya devam ediyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir