
New York’taki Bernard and Anne Spitzer School of Architecture, “Design Matters: In Favor of Urban Public Space” sergisiyle Avrupa Kamusal Alan Ödülü’nün 25 yıllık birikimini kent ve kamusal mekân tartışmaları üzerinden yeniden ele alıyor. Centre de Cultura Contemporània de Barcelona (CCCB) iş birliğiyle hazırlanan sergi, 10 Eylül 2026–26 Şubat 2027 tarihleri arasında Spitzer School Atrium Gallery’de ziyaret edilebilecek.
Avrupa’nın farklı kentlerinde kamusal alanları oluşturan, dönüştüren veya yeniden kullanıma kazandıran projelerden oluşan seçki; tasarımın kentteki gündelik yaşamı nasıl etkilediğine odaklanıyor.
Sergi yalnızca başarılı kamusal alan projelerini bir araya getiren retrospektif bir seçki olarak kurgulanmıyor. Tasarımın eşitlik, yönetişim, ekoloji ve kolektif yaşamla ilişkisini tartışmaya açarak kamusal mekânın çağdaş kentteki rolünü yeniden düşünmeyi amaçlıyor.
Avrupa Kamusal Alan Ödülü’nün 25 Yılı
CCCB tarafından 2000 yılından bu yana iki yılda bir düzenlenen European Prize for Urban Public Space, Avrupa kentlerinde kamusal alanların yaratılması, dönüştürülmesi ve yeniden kazanılmasına yönelik projeleri görünür kılıyor.
Ödül programının çıkış noktasında kamusal alanın yalnızca fiziksel bir kentsel boşluk olmadığı düşüncesi bulunuyor. Sokaklar, meydanlar, parklar, kıyılar ve ortak kullanım alanları aynı zamanda kentlilerin karşılaştığı, birlikte yaşadığı ve kamusal hayata katıldığı mekânlar olarak değerlendiriliyor.
“Design Matters: In Favor of Urban Public Space”, ödülün çeyrek yüzyıllık arşivinden hareketle kamusal alan tasarımının bu süre içerisinde nasıl değiştiğine bakıyor.
Bir banktan oyun alanına, su yolundan kent meydanına kadar farklı ölçeklerdeki müdahaleler, kamusal mekânın dönüşümüne ilişkin geniş bir perspektif sunuyor.
Tasarım Tarafsız Bir Eylem Mi?
“Design Matters”ın temel tartışmalarından biri de tasarımın kent üzerindeki etkisinin yalnızca fiziksel sonuçlarla sınırlı olmadığı düşüncesi.
Sergiye eşlik eden etkinlik programı; mimarları, kent tasarımcılarını, akademisyenleri ve düşünürleri bir araya getirerek tasarımın çağdaş toplumdaki genişleyen rolünü tartışmaya açıyor.
Kamusal hesap verebilirlik, çevresel dayanıklılık, kültürel özgünlük ve küresel karşılıklı bağımlılık programın ele aldığı başlıklar arasında bulunuyor.
Bu çerçevede tasarım, nötr bir teknik faaliyet olarak değil; aldığı kararlarla kullanıcıları, kaynakların dağılımını ve kamusal yaşamın koşullarını etkileyen bir pratik olarak değerlendiriliyor.
Sergi ve etkinlik programı bu nedenle “iyi tasarlanmış kamusal alan nasıl görünür?” sorusunun ötesine geçerek “kamusal alan kim için, nasıl ve hangi koşullarda tasarlanıyor?” sorusunu gündeme getiriyor.
Tasarım Eşitsizlikleri Güçlendirmeden Nasıl Dönüştürebilir?
Programın açılışındaki “Why Design Matters? In Favor of Urban Public Space” başlıklı kolokyum da bu sorular üzerinden şekillendi.
10 Eylül’de gerçekleştirilen oturumda Barcelona Belediyesi Baş Mimarı Maria Buhigas, Harquitectes kurucu ortağı Josep Ricart ve New York merkezli mimarlık pratiğinden temsilciler kamusal alan tasarımının güncel sorumluluklarını tartıştı.
Oturumun temel soruları arasında tasarımın mevcut eşitsizlikleri güçlendirmeden güncel sorunlara nasıl yanıt verebileceği, hızla değişen kentlerde dayanıklılığın nasıl tanımlanması gerektiği ve farklı toplumsal grupların tasarım süreçlerinde nasıl söz sahibi olabileceği bulunuyordu.
Tartışma aynı zamanda tasarımın yalnızca mevcut problemlere çözüm üreten bir araç olmaktan çıkarak kolektif geleceklerin hayal edilmesine katkı sağlayıp sağlayamayacağını sorguladı.



