MİMARLIK VE YAPILI ÇEVRE PLATFORMU

The Kemilau Ubud: Tropikal Ormanın İçinde Akan Bir Konaklama Deneyimi

Fotoğraf: Mario Wibowo 

Endonezya’nın Bali adasında PSA Studio tarafından tasarlanan The Kemilau Ubud, mimariyi tropikal peyzajın içerisine yerleştirmek yerine yapı, su ve bitki örtüsünü tek bir mekânsal deneyimin parçaları olarak ele alıyor. 2025 yılında tamamlanan 1.973 metrekarelik konaklama yapısının çıkış noktasını, Ubud’un yoğun tropikal ormanlarında ilerleme hissini yeniden üretmek oluşturuyor.

Ahşap, taş ve yerel bitki örtüsünün belirlediği doğal malzeme paleti; açık ve yarı açık mekânlar, çapraz havalandırma ve gün ışığından yararlanan pasif tasarım kararlarıyla bir araya geliyor. Ağaçların arasında kıvrılarak ilerleyen organik biçimli yüzme havuzu ise geleneksel bir rekreasyon alanından çok, ormanın içerisinden geçen bir nehir gibi kurgulanıyor.

Fotoğraf: Mario Wibowo 

Mimari Bir Orman Deneyimine Dönüşüyor

The Kemilau Ubud’un tasarımında peyzaj, yapının çevresinde kalan tamamlayıcı bir unsur değil, mimari organizasyonun başlangıç noktalarından biri.

PSA Studio, projeyi tropikal bir ormanda yürürken karşılaşılan yoğun bitki örtüsü, su, gölge ve değişen görüş açılarını çağrıştıracak biçimde kurguluyor.

Bu yaklaşım özellikle yapı ile bahçe arasındaki sınırların belirsizleştiği noktalarda görünür hale geliyor. Mimari kütleler peyzaj içerisinde birbirinden kopuk nesneler olarak konumlanmak yerine bitki örtüsü, dolaşım yolları ve suyla birlikte sürekli değişen bir mekânsal sekans oluşturuyor.

Yapının farklı bölümleri arasında ilerlemek böylece yalnızca işlevsel bir dolaşım meselesi olmaktan çıkıyor. Kullanıcının odaya ulaşana kadar geçirdiği yolculuk da konaklama deneyiminin bir parçasına dönüşüyor.

Fotoğraf: Mario Wibowo 

Kamusal Ve Özel Alanlar İki Bölgede Toplanıyor

Proje alanı temel olarak kamusal ve özel kullanımların bulunduğu iki bölgeye ayrılıyor.

Ön bölümde resepsiyon ve ticari alanlar yer alıyor. Açık planlı olarak tasarlanan bu bölümde gün ışığı ve doğal hava hareketinden mümkün olduğunca yararlanılıyor.

Kamusal mekânlarda klima kullanılmıyor. Bunun yerine karşılıklı açıklıklar üzerinden çapraz havalandırma sağlanarak hava dolaşımı ve termal konforun pasif yöntemlerle desteklenmesi amaçlanıyor.

Konaklama birimleri ise arazinin daha özel karakter taşıyan arka bölümünde bulunuyor.

Odaların dolaşım hattı yapının arkasına alınarak kullanıcıların odalarına doğrudan ulaşması yerine peyzaj ve mimari arasında kademeli olarak ilerlemesi sağlanıyor. Koridorlar bu nedenle yalnızca odaları birbirine bağlayan geçiş alanları değil, projenin mekânsal deneyiminin parçaları olarak çalışıyor.

Fotoğraf: Mario Wibowo 

Odalar Peyzaja Açılıyor

Konaklama birimlerinde Ubud’un yoğun bitki örtüsüyle görsel ilişkinin korunması tasarımın temel kararlarından biri.

Geniş pencereler odalara doğal ışık sağlarken aynı zamanda çevredeki yeşil dokuyu çerçeveliyor. Özel balkon ve teraslar ise iç mekânların dışarıya doğru genişlemesini sağlıyor.

Bu alanlar kullanıcıların yalnızca manzarayı görmesine değil, açık havayı ve çevredeki doğal sesleri doğrudan deneyimlemesine de olanak tanıyor.

Mimari böylece peyzajı uzaktan izlenen bir görüntü olarak ele almak yerine konaklama deneyiminin günlük bir parçasına dönüştürüyor.

Fotoğraf: Mario Wibowo 

Havuz Ormanın İçinden Geçen Bir Nehir Gibi

The Kemilau Ubud’un en belirgin peyzaj öğelerinden biri organik biçimli yüzme havuzu.

Geleneksel otel havuzlarının geometrik ve yapıdan bağımsız organizasyonu yerine burada su, bahçenin içerisinden kıvrılarak ilerleyen doğal bir akış gibi tasarlanıyor.

Ağaçların ve yoğun bitki örtüsünün arasından geçen havuz, tropikal ormanın içerisindeki bir nehri temsil ediyor. Suyun kıvrımlı geometrisi, yapıların daha tanımlı mimari çizgileriyle karşılaşarak doğal ve yapılı çevre arasında bir geçiş oluşturuyor.

Fotoğraf: Mario Wibowo 

Havuz kenarlarının peyzajla bütünleşmesi de su, toprak ve bitki örtüsü arasındaki sınırları yumuşatıyor.

Bu nedenle havuz yalnızca yüzme ve dinlenme işlevine sahip bir tesis olarak değil, bahçenin mekânsal karakterini belirleyen temel peyzaj elemanlarından biri olarak çalışıyor.

Mevcut Yapının İzleri Korunuyor

Projenin önemli kararlarından biri de arazide bulunan yapının tamamen ortadan kaldırılmaması.

PSA Studio, mevcut strüktürün bazı bölümlerini koruyarak yeni yapılaşmanın konfigürasyonunu önceki yerleşimin izleri üzerinden geliştiriyor.

Yeni mimari böylece boş bir arazi üzerinde sıfırdan oluşturulmuş bağımsız bir kompozisyon yerine mevcut yapının bazı fiziksel katmanlarını devam ettiriyor.

Bu yaklaşım arazinin önceki kullanımı ile yeni program arasında mekânsal bir süreklilik kurulmasını sağlıyor. Korunan bölümler yeni mimari ve peyzaj kararlarıyla birlikte yeniden yorumlanarak yapının güncel kimliğinin parçalarına dönüşüyor.

Geleneksel Bali Çatısının Çağdaş Yorumu

Yerel mimariyle kurulan ilişki projenin çatı geometrisinde de görülüyor.

Yapının çatısı, geleneksel Bali mimarisinde kullanılan limasan çatı geometrisinden hareketle geliştiriliyor. Ancak geleneksel biçim doğrudan tekrar edilmiyor; geometri daha dinamik bir forma dönüştürülerek çağdaş mimari dil içerisinde yeniden yorumlanıyor.

Böylece The Kemilau Ubud’un yerel mimariyle ilişkisi yalnızca doğal malzeme kullanımına dayanmıyor.

Fotoğraf: Mario Wibowo 

Çatı formu, peyzaj organizasyonu ve yapı ölçeği üzerinden Bali’nin mimari karakteriyle bağ kurulurken projenin çağdaş bir konaklama yapısı olarak okunması korunuyor.

Malzemeler Olduğu Gibi Görünür Kalıyor

Projede ahşap ve taş başta olmak üzere doğal malzemeler ağırlıklı olarak kullanılıyor.

PSA Studio, bu malzemelerin yüzeylerini yoğun işlemlerle dönüştürmek yerine doğal karakterlerinin görünür kalmasını tercih ediyor. Malzemenin dokusu, rengi ve yüzey farklılıkları iç ve dış mekânların atmosferinin bir parçasına dönüşüyor.

Bu yaklaşım, tropikal peyzajla bütünleşme fikrini de destekliyor.

Yapının çevresindeki yerel bitki örtüsüyle birlikte kullanılan ahşap ve taş, mimari ile peyzaj arasında görsel ve dokunsal bir süreklilik oluşturuyor.

Doğal malzemeler, pasif iklimlendirme stratejileri ve mevcut yapının belirli bölümlerinin korunması projenin kaynak kullanımına ilişkin yaklaşımının da temel bileşenlerini oluşturuyor.

Turistik Ubud’da Doğayla Yeniden Bağ Kurmak

The Kemilau Ubud, yoğun turizm faaliyetlerinin bulunduğu Ubud’da konaklama yapısını çevresinden izole edilmiş bir iç mekân olarak ele almıyor.

Bunun yerine peyzaj, su, doğal hava hareketi, gün ışığı ve yerel malzemeler mimari deneyimin içerisine dahil ediliyor.

Özellikle kamusal alanlarda mekanik soğutma yerine doğal havalandırmanın tercih edilmesi, odaların geniş açıklıklarla bitki örtüsüne yönelmesi ve havuzun bağımsız bir rekreasyon elemanı yerine peyzajın devamı olarak tasarlanması bu yaklaşımın farklı ölçeklerdeki karşılıklarını oluşturuyor.

PSA Studio’nun tasarımında mimari, tropikal doğayı kontrol altında tutulan bir manzaraya dönüştürmek yerine onun içerisinde hareket etmeye olanak veren bir çerçeve kuruyor.

The Kemilau Ubud böylece konaklama deneyimini yalnızca odalar üzerinden değil; odaya giden yol, ağaçların arasındaki su, doğal hava hareketi ve iç ile dış mekân arasındaki sürekli geçişler üzerinden tanımlıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlginizi Çekebilir